Bakırhan’dan o iddialara tepki: Bu, Sayın Erdoğan'a da Bahçeli’ye de haksızlıktır!
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, cezaevinde tutuklu bulunan Selahattin Demirtaş ile Figen Yüksekdağ’ın tahliye edilerek partilerinin 6 Eylül’deki kongresine katılmasını beklediklerini açıkladı. Bakırhan partisinin AK Parti ile seçim pazarlığı yapıp yapmadığı iddialarına da tepki göstererek “Bir ülkenin Cumhurbaşkanı gelip bizimle seçim pazarlığı mı yapacak? Bu kadar mı ucuz, bu kadar mı basit? Bu, Sayın Erdoğan'a da Sayın Bahçeli'ye de haksızlık yapmaktır” dedi. Bakırhan, Çerçeve Yasası sırasında Yeni Parti’nin tavrını ise ‘Hayal kırıklığı’ olarak tanımladı.
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, partisinin 20 Eylül’den 6 Eylül’e çekilen kongresinin yasal zorunluluk nedeniyle bu tarihte yapılacağını açıkladı. Bakırhan, 6 Eylül’deki kongrenin ardından daha kapsamlı ve geniş katılımlı bir “büyük kongre” düzenleyeceklerini söyledi.
DEMİRTAŞ VE YÜKSEKDAĞ İÇİN TARİH VERDİ
Bakırhan, eski HDP Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ın büyük kongrede yer alıp almayacağı sorusuna, “İnşallah, beraber olacağız. Zaten ana hedeflerimizden birisi o. Biraz o büyük kongreye işaret etmemizin sebebi de bu” yanıtını verdi.
Bakırhan, Demirtaş ve Yüksekdağ’ın tahliyesi için yeni bir yasaya ihtiyaç olmadığını belirterek, “Demirtaş ve Yüksekdağ için yasaya gerek yok. AİHM kararı var, dolayısıyla bir saat sonra bile bırakılabilirler. İnşallah 6 Eylül’deki kongreye yetişirler. MHP de bizim gibi istekli. Selahattin Başkan da Figen Başkan da ve diğer arkadaşların tamamı da sürekli bizim gündemimizde. Cumhurbaşkanının da bütün devlet muhataplarımızın da gündemlerinden birisi budur” dedi.
SEÇİM PAZARLIĞI YOK
Bakırhan, AK Parti ve MHP ile yürütülen temaslarda seçimlere ilişkin herhangi bir pazarlık yapılmadığını da söyledi. Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile görüşmelerde seçim pazarlığı yapıldığı yönündeki iddiaların hem Erdoğan’a hem de Bahçeli’ye haksızlık olduğunu belirten Bakırhan, “Bu, Sayın Bahçeli'ye de Sayın Erdoğan'a da haksızlık yapmaktır. Bir ülkenin Cumhurbaşkanı, çok önemli bir partinin başındaki insan gelip bizimle seçim pazarlığı mı yapacak? Bu kadar mı ucuz, bu kadar mı basit? Bu düşünceyi dile getirenler çok ucuzluk ve basitlik yapıyorlar. Emin olun böyle bir şey yok” dedi.
EKİMDE SOMUT ADIM BEKLENTİSİ
Sürecin önümüzdeki dönemde Meclis gündeminde daha somut bir aşamaya taşınacağını belirten Bakırhan, “Ekim’de Meclis’in açılmasıyla inşallah daha somut adımlar atılacak. Barış, her şeyden daha büyüktür. Bir başlarsan durdurmak imkânsızdır. Başlayanın durduramayacağı bir aşamaya girdik” dedi.
Bakırhan, “Çerçeve yasa” kapsamında ilk etapta cezaevlerinden 3 bin 800-3 bin 900 civarında kişinin çıkacağını, yasanın toplam 125 bin dosyayı etkileyeceğini belirterek bazı hükümlülerin ise ilk aşamada kapsam dışında tutulacağını ifade etti.
Bakırhan, “İlk etapta 2005 ve öncesi ağırlaştırılmış müebbet, müebbet hapis cezası alan, şiddet ve öldürme gibi fiillerle yargılanan insanlarımız yararlanmayacak. Onların durumu ikinci aşamada değerlendirilecek. Bunun toplam sayısı 900. Bu 900 kişinin dışındaki, soruşturması ve kovuşturması devam eden, sürgünde bulunan, cezaevinde bulunan, kırsaldakiler dahil olmak üzere tamamını kapsayan bir yasa” dedi.
YENİ PARTİ HAYAL KIRIKLIĞI
Bakırhan, YENİ Parti’nin tutumunun DEM Parti tabanına hayal kırıklığı yaşattığını belirterek Kürt seçmenin beklentilerinin farklı olduğunu söyledi. Bakırhan, “Tabanımızda çok ciddi bir hayal kırıklığı oldu. YENİ Parti’den beklentileri farklıydı. 5 seçimdir destek veren insanlar haklı olarak ne bekler? Beş defadır onların istediği sonuçlarda katkımız oldu. Bir defa da ‘Çocuklarımız ölmesin, hele bir bu yasayı geçirelim, demokratikleşmeyi birlikte verelim’ diyen bir tabanımız var. YENİ Parti’nin bu mevcut durumu görerek kendisini yeniden onararak Türkiye’nin demokratikleşmesi, Kürt meselesinin demokratik yollarla çözümü konusunda daha fazla sorumluluk alabileceğine inanıyorum. Tarih kimin lafı güzel söylediğine bakmıyor. Bu zor süreçlerde kimin daha fazla sorumluluk aldığına bakıyor. Hayırı gerekçelendirmek de bizim tabanımızı çok kırıyor. Hayırsa hayır, açıkça söyleyin” ifadelerini kullandı.
