• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Alihan Kuriş’in “Kureyşi, Mehdi ve iki peygamber yetkisinde” kurgusu gündemde: Cemaate yalanlarla algı operasyonu

Yeniakit Publisher
Haber Merkezi Giriş Tarihi:

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et

Süleymancılar cemaatinin lideri Alihan Kuriş etrafında oluşturulan dini liderlik anlatısına ilişkin yeni görüntüler ortaya çıktı. Afrika’daki bir cemaat sohbetinde konuşan hoca, Kuriş’i açıkça “Kureyşi” olarak tanıtıyor. Böylece Kuriş’in Hz. Muhammed’in mensubu olduğu Kureyş kabilesiyle bağlantılı olduğu algısı oluşturuluyor. Kuriş hakkında daha önce gündeme gelen “mehdilik” anlatısı ve Mehmet Görmez’in açıkladığı “iki peygamber yetkisi” görüşmesi de tabloyu daha dikkat çekici hale getiriyor.

Alihan Kuriş hakkındaki tartışmalar, Afrika'da gerçekleştirildiği belirtilen bir cemaat sohbetine ait görüntülerle yeniden gündeme geldi.

AFRİKA’DAKİ SOHBETTE DİKKAT ÇEKEN “KUREYŞİ” SÖZLERİ

Videoda konuşan cemaat hocasının Alihan Kuriş'i “Kureyşi” olarak nitelendirmesi dikkat çekti. Bu ifade, Kuriş'in soyunun Kureyş kabilesine ve dolayısıyla Hz. Muhammed'in mensup olduğu kabileye dayandığı izlenimi oluşturuyor.


Ancak Kuriş ailesinin Hz. Muhammed'in soyu veya Kureyş kabilesiyle bağlantılı olduğuna ilişkin söz konusu anlatıyı doğrulayacak güvenilir bir soy kaydı ya da bağımsız kanıt ortaya konulmuş değil.

İddialara göre “Kuriş” soyadının “Kureyşi” ifadesiyle ilişkilendirilmesi yalnızca Türkiye'deki cemaat mensuplarına yönelik değil, cemaatin yurt dışındaki yapılanmalarında da kullanılan bir söylem.

DOĞUM TARİHİ ÜZERİNDEN “MEHDİLİK” ALGISI İDDİASI

Kuriş hakkındaki bir başka çarpıcı iddia ise doğum tarihi üzerinden oluşturulduğu öne sürülen “mehdilik” anlatısı.

İddialara göre Alihan Kuriş'in gerçek doğum tarihi 28 Temmuz 1982 olmasına rağmen cemaat çevrelerinde 21 Kasım 1979 tarihi dolaşıma sokuldu.

Bu tarihin seçilmesinin tesadüf olmadığı ileri sürülüyor. Çünkü 21 Kasım 1979 tarihi, Hicri takvimde 1 Muharrem 1400 tarihine denk geliyor. Böylelikle Kuriş'in yeni hicri yüzyılın ilk gününde dünyaya geldiği algısının oluşturulmak istendiği ve bunun “mehdilik alameti” olarak sunulmaya çalışıldığı iddia ediliyor.

Kuriş'in anne ve babasının evlilik tarihinin 1981 olduğu yönündeki bilgi ise 1979 doğum tarihi iddiasıyla açık bir kronolojik çelişki oluşturuyor.

Bu nedenle söz konusu doğum tarihi anlatısının, Kuriş'in cemaat içerisindeki manevi konumunu güçlendirmek amacıyla sonradan oluşturulduğu öne sürülüyor.


“GERÇEK ADI ALİ ERHAN” İDDİASI

Kuriş hakkındaki tartışmalar isim meselesiyle de sınırlı değil.

Ortaya atılan iddialarda Kuriş'in gerçek adının “Alihan” değil Ali Erhan olduğu, “Alihan Kuriş” isminin ise kamuoyunda ve cemaat içerisinde kullanılan isim olduğu ileri sürülüyor.

Soy, isim ve doğum tarihine ilişkin bu iddialar birlikte değerlendirildiğinde, Kuriş'in çevresinde özel bir dini kimlik ve liderlik algısı oluşturulmaya çalışıldığı savunuluyor.

MEHMET GÖRMEZ “İKİ PEYGAMBER YETKİSİ” İDDİASINI BÖYLE ANLATMIŞTI

Alihan Kuriş hakkındaki tartışmalar daha önce çok daha çarpıcı bir iddiayla gündeme gelmişti.

Eski Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, Kuriş'le gerçekleştirdiği bir görüşmeyi anlatırken, cemaat içerisinde Kuriş'e olağanüstü dini yetkiler atfedildiğine ilişkin sözleri kendisine doğrudan sorduğunu açıklamıştı.

Görmez'in aktardığına göre Kuriş'e şu soruyu yöneltti:

“Siz iki peygamber yetkisine sahip misiniz?”

Kuriş'in bu soruya:

“Hâşâ!”

diye karşılık verdiğini belirten Görmez, tartışmayı burada bırakmadığını söyledi.


Görmez, Kuriş'in de bulunduğu bir ortamda, “Hem Hz. Peygamber'in hem de ahir zamanda gelecek olan Hz. İsa'nın yetkisi bizim efendimize verilmiştir” anlamına gelen ifadelerin kullanıldığını hatırlatarak, Kuriş'e bu sözleri neden o anda reddetmediğini sorduğunu aktardı.

Görmez'in anlatımına göre Kuriş ise kendisini:

“Vallahi hocam ben mühendis bir adamım, hocalar öyle dedi, ben de bir şey diyemedim.”

sözleriyle savundu.

KENDİSİ REDDEDİYOR, ÇEVRESİNDEKİ SÖYLEMLER TARTIŞMA KONUSU OLUYOR

Ortaya çıkan tablo dikkat çekici bir çelişkiyi beraberinde getiriyor.

Bir tarafta Kuriş kendisine “iki peygamber yetkisi” atfedildiği iddiasını “Hâşâ” diyerek reddediyor. Diğer tarafta ise cemaat içerisindeki bazı konuşmalarda Kuriş'e olağanüstü dini özellikler atfedildiği ve son olarak Afrika'daki görüntülerde “Kureyşi” olarak tanımlandığı görülüyor.

Bu nedenle asıl tartışma, yalnızca Kuriş'in kendisi hakkında ne söylediğinden ziyade, cemaat tabanında Kuriş hakkında hangi anlatıların oluşturulduğu ve bunların neden dolaşıma sokulduğu noktasında yoğunlaşıyor.

“Kureyşi” söylemi, değiştirilmiş doğum tarihi iddiası, “mehdilik” tartışmaları ve geçmişte gündeme gelen “iki peygamber yetkisi” sözleri aynı soruyu gündeme getiriyor:

Alihan Kuriş etrafında bilinçli şekilde kutsiyet ve olağanüstü dini liderlik algısı oluşturuluyor?

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Recep Aydın/ Sosyal Bilimci

İslam dininin en temel kaidelerini ve peygamberlik makamını kendi kişisel hırs ve güç arzularına alet eden Alihan Kuriş, cemaat üyelerinin saf inancını sömüren bir tüccardan farksızdır. Kendisini "Mehdi" veya "iki peygamber yetkisinde" ilan edecek kadar haddini aşan bu şahıs, din kisvesi altında açıkça bir algı operasyonu ve sahtekarlık yürütmektedir. İnsanların manevi duygularını yalanlarla ipotek altına almaya çalışan bu kibir kuleleri, tarihin her döneminde olduğu gibi bugün de maskeleri düştükçe rezil olmaya mahkumdur. Din, hiç kimsenin şahsi krallığını kuracağı bir basamak olmadığı gibi; Müslümanlar da bu tarz şarlatanların hezeyanlarına teslim olmayacak kadar basiret sahibidir. Kendini kutsallaştırma acizliğine düşen bu şahıs, dini tahrif eden ve inançlı insanları kandıran bir algı operasyoncusudur.

Davetçi

Bu adamın neden hiç sohbetleri yok. Kimse de bunu sorgulamadı.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23