• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Zekeriya Say
Zekeriya Say
TÜM YAZILARI
30 Temmuz 2019

Hediyeleşmek sünnet mi rüşvet mi karar verin!..

Bu köşenin müdavimleri hatırlayacaktır, 29 Mayıs’ta; “CHP’nin ziyaretçileri ve “ibne başkan” tehlikesi!..” başlıklı bir yazı yazmış ve YSK tarafından İBB seçiminin yenilenmesi kararına kadar hepi topu 18 gün “İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı” makamında oturan CHP’li Ekrem İmamoğlu’nu kimlerin ziyaret ettiğine dair bir yazı yazmıştım.

O yazıda bahsettiğim kişilerden biri de Almanya eski Cumhurbaşkanı Christian Wulff’tu.

Wulff,

CHP’li Ekrem İmamoğlu’nu mazbatasını aldıktan 12 gün sonra İBB'deki makamında ziyaret etmişti.

Wulff’u ilginç kılan ise, şaibeli herifin teki olması ve hakkındaki soruşturmalardan dolayı Almanya Cumhurbaşkanlığı görevinden “istifa” etmek zorunda kalmasıydı.

Wulff’u istifaya götüren süreç ise, henüz başbakanken eşi Bettina’yla birlikte Noel tatiline gittiği özel havayolu şirketi Air Berlin’den aldıkları “ekonomi sınıfı” biletlerin, şirketin yönetim kurulu başkanı tarafından “business”a çevrildiğinin ortaya çıkmasıydı.

Zira!..

Alman kanunları gereği, siyasetçinin 10 Euro’dan fazla hediye alması yasaktı.

Wulff, hakkında soruşturma açıldıktan sonra bilet farkını cebinden ödemiş, üstüne bir de Alman halkından özür dilemişti fakat eleştirilerin ardı arkası kesilmeyince, daha fazla dayanamayarak cumhurbaşkanlığından istifa etmek zorunda kalmıştı.

*

İşbu Wulff’un karıştığı mahut “hediyeleşme” olayı ortaya çıktığında, Kemalistlerin “ruhani lideri” yılmaz özdil, bu meseleyle ilgili;

“Pürüzsüz siyasi hayatındaki ilk ve son skandal bu oldu.” diyerek Christian Wulff’u aklamaya çalışmış, diğer yandan biletlerin “business”a çevrilmesinin ise “skandal” olduğunu kabul etmişti.

Zira Özdil, siyasetçilerin pahada ağır “hediye” kabul etmelerine oldu olası karşıydı.

Öyle ki, bugüne kadar kabul ettikleri hediyelerden dolayı Ak Partilileri eleştirdiği 250’den fazla yazı kaleme almıştı.

Mesela;

“Müslüman geleneğine göre, devlet işinde ‘hediye’ adı altında alınan, rüşvettir, hıyanettir.” fetvası, bizzat yılmaz özdil’in köşesinden alıntıdır.

Bu bilgilerden sonra, birkaç hediyeleşme hadisesini daha hatırlatarak yılmaz özdil’e;

Devlet işinde çalışanların hediyeleşmesi hususunda fikrinin değişip-değişmediğini sormak istiyorum…

*

Bildiğiniz gibi Ekrem İmamoğlu, 23 Haziran seçim sonuçlarından sonra mal varlığını açıklamış ve sayfalar tutan liste saymakla bitmemişti.

Bunca servetin sahibi olmasına rağmen Ekrem İmamoğlu için seçim öncesi “bağış” kampanyası başlatılmış, yapılan bağışların toplamı ise 15 milyon TL’yi geçmişti.

“Dar gelirli ailelere 6 bin ile 13 bin lira arası nakdi yardım yapacağını…

İhtiyaçlı ailelerin kapısına ücretsiz süt, ekmek ve damacana su bırakacağını” vaat ederek seçimlere hazırlanan İmamoğlu, tam aksine, ekserisi garibanlardan oluşan bağışçılardan toplanan paralarla kampanyasını cebinden beş kuruş harcamadan tamamlamıştı.

“Bağış” toplamak kanunen serbest olduğu için Solculuk edebiyatı parçalayan Kemalistlerin bu legal dilenciliğe sessiz kalmalarını görmezden geliyorum ve sözü doğrudan “rüşvettir, hıyanettir” dedikleri “hediyeleşme” bahsine getirmek istiyorum…

*

Malumunuz!

13 Nisan’da, Vodafone Arena’da oynanan Beşiktaş-Başakşehir maçında, iş adamı Atalay Demirbaş’a ait loca Beşiktaş yönetimi tarafından Ekrem İmamoğlu’na tahsis edilmişti.

Demirbaş’ın 254 bin dolar vererek kiraladığı loca, yasa dışı bir şekilde İmamoğlu’na peşkeş çekilmiş, taraftarlar da “Mazbatayı ver” şovuna alet edilmişti.

Kaba bir hesapla günlük kirası 700 dolara gelen böyle bir jesti İmamoğlu zevkle kabul ederken, her ne hikmetse hediyeyi “rüşvet” kabul eden Kemalistlerin “gık”ı dahi çıkmamıştı.

*

Tabii konu hediyeleşmekten açılmışken, Ekrem İmamoğlu’nun 23 Haziran tekrar seçiminden önce, 5 Haziran’da, Trabzon ve Ordu’ya gerçekleştirdiği ziyareti hatırlamamak olmaz…

Mahut ziyarette İmamoğlu, söylediklerinden ziyade Ordu valisine ettiği küfür ve seyahatte kullandığı Koç Holding’e ait özel jet ile gündeme gelmişti.

İmamoğlu, valiye ettiği küfrün arkasında duramamış “basitlik” diyerek kelime oyunlarıyla bu skandaldan sıyrılmaya çalışmıştı.

Öte yandan,

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, CHP'nin İBB başkanı Ekrem İmamoğlu’na, Koç Holding tarafından fiyatı 410 milyon, kirası 400 bin TL olan uçağın ücretsiz tahsis edildiğini iddia etmişti.

Soylu’nun söz konusu iddiasına açıklama getirme vazifesini ise bizzat Koç Holding üstlenmişti..

Setair’e ait uçağın faturalarının kesildiği ve uçuşlar öncesinde tahsilatın gerçekleştiği iddia edilmişti fakat her ne hikmetse kirası 400 bin TL olan uçağın Ekrem İmamoğlu’na kaç liraya kiralandığına dair en ufak bir bilgi paylaşılmamıştı.

İşin trajikomik yanı ise,

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na ve Ekrem İmamoğlu’na tahsis ettiği jetlerin kiralama ücretini açıklamayan Koç Grubu’na bağlı havacılık şirketi Setair’in, 2016 ve 2018 yıllarında devlete tek kuruş vergi ödemediği, 2017’de ise yalnızca 9 bin TL’lik komik bir vergi ödediği ortaya çıkmıştı.

Bu durumda, uçaklarını Kemal Kılıçdaroğlu ve Ekrem İmamoğlu’na ücreti mukabilinde kiraladıklarını iddia eden Setair’in önümüzdeki yıl hayli yüksek bir vergi rakamı ödemesi gerekecek. Aksi halde mızrak çuvala sığmayacak ve İmamoğlu’na yaptıkları jest kabak gibi ortaya çıkacaktır.

*

Dedik ya…

Kemalistlerin, dar gelirlileri sıkıntılarından kurtaracağına inandıkları CHP’li Ekrem İmamoğlu, elini nereye uzatsa bir bolluk bir ikram değmeyin gitsin…

Tabii şimdilik bu bolluktan yalnızca kendisi ve ailesi nemalanıyor ama o kadarı da olsun.

Son olarak, “kaybedecek bir saniye vaktimiz yok" diyerek mazbatasına kavuşmak için acele eden Ekrem İmamoğlu’nu, Bodrum’da dizüstü şortlarıyla tatil yaparken gördük.

İmamoğlu, 2 Temmuz’da Harbiye’de katıldığı Zülfü Livaneli konserini bir kez de Bodrum'da dinlemek istemiş olmalı ki, henüz görevde bir ayını doldurmadan 7 günlük tatile çıkmıştı.

Gündüzleri sahilde midye dolma keyfi yapan Ekrem Bey, tekne ile koylara açılıp deniz keyfi yapmayı da ihmal etmemişti…

Gelin görün ki, tekne kiraları kişi başı 400 Euro’dan başlarken,

“yoksul dostu” Ekrem İmamoğlu, Bodrum koylarında turladığı tekne için de beş kuruş para ödememiş…

Zira hayırsever bir iş adamı, İmamoğlu'nu çok sevdiği için teknesini Ekrem Bey’e ücretsiz tahsis etmiş…

Tabii!..

Beşiktaş stadında yıllık kirası 254 bin dolar olan locanın…

Trabzon-Ordu ziyaretinde kullandığı ve kirası 400 bin TL olan Koç Holding’e ait jetin…

Ve son olarak,

Kişi başı en ucuz kirası 400 Euro’dan başlayan yatın, Ekrem İmamoğlu’na bilabedel tahsis edildiğine şahit olunca, insan,

yılmaz özdil’in paylaştığı;

“Müslüman geleneğine göre, devlet işinde ‘hediye’ adı altında alınan, rüşvettir, hıyanettir.” fetvasını hatırlatmadan edemiyor…

Sahi sayın özdil,

Ekrem İmamoğlu’na daha şimdiden bu kadar kıymetli hediyeler verilmesini nasıl yorumluyorsunuz?

Ayrıca!..

Madem Ekrem İmamoğlu “devlet işi” görüyor, kabul ettiği bu hediyelere “rüşvet” diyebilir miyiz?!..

Hıımmm!..

Anladımmm!…

“Hediyeleşmek sünnettir” diyorsunuz!..

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı