--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Hani “yuva yıkanın yuvası olmaz”dı!..

Zekeriya Say
Zekeriya Say
10

Ünlü davulcu ve aranjör Murat Yeter, bir şirkette pazarlama müdürü olan Elif Pehlivanlı ile 5 yıllık evliydi.

Çiftin bu evlilikten bir kız çocukları dünyaya gelmişti.

Bebek dünyaya geldikten sonra tüm ilgisini kızına veren Elif Hanım etrafında olup bitenin farkında bile değildi.

Eşi Murat Yeter’deki değişikliğin ise bebekten kaynaklandığını düşünüyordu.

Bu yüzden uğradığı ihaneti hissetmiyordu.

En azından bunu evladının babası Murat’a konduramıyordu.

Murat Yeter bir gün karşısına geçerek eşine “ilişkim var” dedi.

İhanete uğradığını öğrenen Elif Hanım soluğu hemen mahkemede aldı. Kızının velayetini üzerine alarak evliliğini sessiz sedasız bir şekilde ilk celsede bitirdi.

Elif Hanım’ı en çok üzen şey ise “birlikte yaşlanma hayali” kurduğu eşini, evine elini kolunu sallayarak giren, hatta düğününde göbek atan şarkıcı Sıla Gençoğlu’na kaptırmak olmuştu.

*

Bu olaydan sonra ismi “yuva yıkan kadın”a çıkan şarkıcı Sıla, Murat Yeter’i de tez zamanda sepetledikten sonra, başta gazeteci Uğur Mumcu’nun oğlu Özgür Mumcu olmak üzere, kısa sürede birkaç kişiyi daha gönül defterine yazıp, sildi.

Şarkıcı Sıla’nın “özel hayatı”yla bir kez daha gündeme gelmesi,

“mahrem sırlarını” anlattığı erkek arkadaşı Ahmet Kural’ın, duyduklarına tahammül edemeyerek Sıla’ya sumsuğu basmasıyla olmuştu.

O dönem bu fakir hariç, hemen her kesimden destek gören Sıla, bir tokat yüzünden oyuncu Ahmet Kural’ı deyim yerindeyse resmen linç ederek, insan içine çıkamaz hale getirmişti.

*

Hani;

“Alışmış kudurmuştan beterdir” derler ya….

 Şarkıcı Sıla Gençoğlu da mahut “şiddet” hadisesini kısa sürede atlatarak yine en iyi bildiği işi yaptı ve bir yuva daha yıktı.

Bir kez daha 5 yıllık bir yuvayı kendine kurban seçen Sıla,

Evli barklı yemek şefi Hazer Amani ile bir aracın içinde sarhoş ve sarmaş dolaş bir vaziyette kameralara yakalandı.

Eşi Hazer Amani’nin, Sıla ile uygunsuz görüntülerini magazin programlarında izleyen zavallı Deniz Mumcuoğlu ise tıpkı diğer bir Sıla mağduru olan Elif Pehlivanlı gibi uğradığı ihaneti affetmeyerek beş yıllık evliliğini bir çırpıda bitirdi…

Böylece,

Sıla bir kez daha “yuva yıkan kadın” payesini almaya hak kazandı.

*

Ve!

Dün ilginç bir olay yaşandı…

 

Yıllardır yuva yıkan Sıla, son vukuatının suç ortağı olan ünlü şef Hazer Amani ile Nişantaşı’ndaki evlerinde düzenlenen törenle CHP’li Bakırköy Belediye Başkanı Bülent Kerimoğlu’nun kıydığı nikahla dünyaevine girdi.

Böylece….

Sıla, yıktığı yuvanın enkazı üzerinde kendisine bir yuva kurmuş oldu.

Başkasının gözyaşları üzerine kurulan bu yuva bakalım 5 yıl dayanabilecek mi?

***

Şimdiye kadar ki kısmı “boş muhabbet” olan ve hiçbir Müslümanı zerre-i miskal ilgilendirmeyen bu yazıyı, sırf Adalet Partisi Denizli eski milletvekili Rıza Gençoğlu’nun Sıla’nın dedesi olduğu için değil…

Bu yazıyı;

Demokrat Parti Denizli eski Milletvekili Muzaffer Balaban’ın da Sıla’nın bir diğer dedesi olduğu için de değil….

Bu yazıyı;

Yıllarca DYP’nin Denizli İl ve Merkez ilçe Başkanlığı görevinde bulunan Şükrü Gençoğlu’nun, Sıla’nın babası olduğu için ise hiç değil…

Bu yazıyı, halihazırda 40 yaşında olan ve nikahı CHP’li bir belediye başkanı tarafından kıyılan şarkıcı Sıla’nın esasında nasıl biri olduğu anlaşılsın diye yazdım….

Zira!

Gayrı meşru ilişki yaşadığı sevgilisi Ahmet Kural tarafından hafif bir şiddete maruz kalır kalmaz, başta “Aile”den sorumlu bakan tarafından teselli edilen ve “geçmiş olsun” dileğinde bulunulan şarkıcı Sıla, yukarıda detaylı olarak anlattığım gibi “tam bir aile” düşmanıdır.

Sıla ayrıca,

Alkol zehirlenmesinden hayatını kaybeden İngiliz şarkıcı Amy Winehouse'un ölümünü fırsat bilerek, mütedeyyin insanlara;

“Size sıra gelince Sırat'ta dengeniz kaçmasın sakın! Aman diyeyim” sözleriyle sataşacak kadar mukaddesat ve maneviyat düşmanıdır….

Hele!..

“Sivil bir darbe” girişimi olan “Gezi isyanı”na destek verip, onu “müthiş bir şahitlikti” diye niteleyen Sıla’nın,

Gezi’den yalnızca üç yıl sonra ülkemizin bütünlüğünü ve bağımsızlığını hedef alan 15 Temmuz FETÖ alçak darbe girişimini telin etmek için 7 Ağustos 2016’da düzenlenen “Yenikapı Demokrasi ve Şehitler Mitingi”ne ise “şov” demesi, tam bir küstahlık örneğidir.

*

Bu küstah tavrından dolayı Ak Partili belediyeler tarafından birkaç konseri iptal edilince, başta Kırklareli Belediye Başkanı Mehmet Kesimoğlu olmak üzere bazı CHP’lilerin devreye girerek, zararının tanzimi için Sıla’ya yeni konserler teklif etmeleri ise CHP’liler ile Sıla arasındaki organik bağın en iyi delilidir.

*

Özetle…

Dün başka kadınların acıları üzerine mutluluk inşa eden Sıla Gençoğlu adlı şarkıcı, bir “rol model”den ziyade ibretlik bir hayatı olan “yuva katili”dir.

Geçmişi böyle karanlık olan bir şarkıcı müsveddesinin ise il il dolaşarak konserler vermesi ise resmen Türk ailesine ve Türk gençliğine karşı kurgulanmış bir suikasttan farksızdır.

Bundan dolayıdır ki, başta Ak Partili belediyeler olmak üzere millet ve mukaddesat sevdalısı hiçbir yönetici Sıla denen şarkıcıyı kendi şehrine sokmamalıdır.

Zira, devir değişti.

Yuva yıkanlar artık kendilerine yeni bir yuva kurabiliyorlar…

Fakat yıkılan yuvalar, yıkıldıklarıyla kalıyorlar…

 

 

Yorumlar

(10)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Ayşe

16 Ocak 2020 03:04

Evlenmiş olması yuva kurduğu(!) anlamına gelmez. Yuva başka bir şey. Rezillikle başlayıp öyle devam ettiğinden adım gibi eminim. Çok yakında yeni bir rezillikle de biter zaten.:(((

Aslan akbey

14 Ocak 2020 22:08

Siz sılaya kızmışsınız. Bence esas suçlu akp dir akppp. Ccumhurbaskaninin kadın sevdasıdır. Yani kadınlara hep kol.kanat germek istemesinden erkekler mağdur olmaktadır. Fakat o mağdur erkekleri zerre umursamayip hala magdur rolu oynayan kadinkarla politikasini sekillendirmektedir.

fanidar

14 Ocak 2020 21:38

cesur, güzel, aydınlatıcı bir yazı olmuş. satır aralarında anlattığınızı anlamayanlara anlatacak bir şey yok. bazı arkadaşlar sıladan bahsediyorsunuz diye serzenişte bulunup meseleyi anlamamışlar. yazık..

nuri

14 Ocak 2020 17:47

Üstat. bunlar hakkın da bu kadar uzun ve gereksiz yazıya neden gerek duydun ?! merak ettim?? ben AKİT De yazandan fikir,okumaya değen yazılar beklerim!!! VESSELAM...

Gökmen

14 Ocak 2020 14:52

Ellerine sağlık üstad

Tatanga muharrem

14 Ocak 2020 11:12

Teşekkür ederim Zekeriya kardeşim yine müthiş yazmışsın zevkle okudum ellerine sağlık

Zekeriya efendi

14 Ocak 2020 10:46

Sıladan bilmem kimden bize ne herkesin gunahi kendine.bi aralar birisi soylemisti hatirlamissinizdir kisinin gunaha girme ozgurlugu var diye o da onun sorunu bizene. Issizligi asgari ucreti zamlari yazsaniza silayla bilmem kimle ograsicaniza.ama boyle daha kolay ve basit oluyo dimi.kimseyi elestirme kinama allaha dua et sen onlardan olma ve onada hidayet nasip etmesini dile muslumanlikta boyledir

Şahin

14 Ocak 2020 09:27

Bakalım evliyken ne kadar durabilecek yada durulabilecekmi

Mehmet

14 Ocak 2020 08:30

Zekeriya Bey Peygamber çocuğu olup ta kafir olanlar yok mu ? Dedesi ve babasının ismini yazmanız doğru değil...

Neden evli erkeleri seciyor

14 Ocak 2020 08:10

Cunku evli olan mutsut ilgisiz nezama evli olanin arasina biri girdi ,ayrilmasida kolay oluyor bekar evliye gonul eglendirir her ikiside dusunnez yuvanin yikildigina hayallerin yok olduguna sadece kirli emmelkerini gerceklestirmis olur.

Zekeriya Say Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle