• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Zekeriya Say
Zekeriya Say
TÜM YAZILARI
03 Kasım 2019

Faşist Laikçilerin Baskı Aracı, Onuncu Yıl Marşı!..

Sözleri Behçet Kemal Çağlar ve Faruk Nafiz Çamlıbel tarafından kaleme alınan ve seksen altı yıldır Kemalistler tarafından olur olmaz her yerde okunan “Onuncu Yıl Marşı”, 1933'de, Cumhuriyet’in 10. yıl kutlamaları kapsamında düzenlenen “marş yarışması” için yazılmıştır.

Besim Tibuk yıllar evvel 10. Yıl Marşı’nın hikâyesini şöyle anlatmıştı:

“Bu şiirin marş olarak hazırlandığı 1933 yılında Türkiye’nin pek de övünülecek bir yanı yoktu. Bu sebeple Atatürk, İnönü’yü görevden almak istiyordu. O da iki kez Rusya’ya gitmişti. İşte bu dönemde hazırlanan marş bugün belli kesimler tarafından söylenip duruyor. Oysa bu marş, sanıldığı gibi özgürlük ve demokrasiyi değil aksine totaliter, militarist ve aynı zamanda faşist zihniyeti temsil eder” demişti.

Yine bu dönemde inşa edilen “Taksim Anıtı”nda Atatürk’ün arkasında duran iki generalin de birer Rus subayı olduğuna dikkat çeken Tibuk;

“Cumhuriyet’in 10. yıl kuruluşuyla ilgili kutlama törenlerinin bizzat Rusya tarafından organize edildiğini ve bunun da övünülecek bir yanının olmadığını” belirtmişti.

*

1998 yılına gelindiğinde ise Cumhuriyet'in 75. yılı kutlamaları için Kültür Bakanlığı tarafından açılan güfte yarışmasında hiçbir eserin dereceye girememesi üzerine yazar Doğan Hızlan, Hürriyet gazetesinde;

‘‘Onuncu Yıl Marşı, Cumhuriyet Marşı Olsun’’ başlıklı bir yazı yazmış, Emin Çölaşan da ona destek vermişti.

İşte ne olduysa ondan sonra olmuştu!..

CHP’nin tüm toplantılarından tutun da…

Dönemin Cumhurbaşkanı, Anıtkabir Özel Defteri'ni imzalarken dahi Onuncu Yıl Marşı çalınmaya başlamıştı.

Marş öyle abartılmıştı ki;

4 Kasım 1998’de yapılan ve koyun, keçi, balık, tavşan gibi canlı hayvan meselelerinin konuşulacağı “Birinci Hayvan Kongresi”nin açılışında dahi Onuncu Yıl Marşı seslendirilmişti.

*

Bu abartılı vaziyeti gören Rusların “Kızıl Ordu”su bile, Türkiye’de verdiği konserlerde, Tarkan’ın “Oynama Şıkıdım” şarkısından sonra 10. Yıl Marşı’nı çalıyordu.

*

Marş, şarkıcı Kenan Doğulu sayesinde diskoların vazgeçilmezi olmuştu.

Ellerinde içki bardakları, kafaları dumanlı, gözleri kaymış Kemalist gençler, diskolarda barlarda "Çıktık açık alınla" diye tepinerek "Onuncu Yıl Marşı”nı okuyorlar ve bu sayede çılgınca eğleniyorlardı.

*

Bu ülkenin en önemli üniversitelerinden biri olan İstanbul Üniversitesi’nin rektörü Kemal Alemdaroğlu, bir "koro şefi" edasıyla öğretim üyelerine ve öğrencilerine hep bir ağızdan 10. Yıl Marşı’nı okutuyordu.

Bununla da yetinmeyen Alemdaroğlu, üniversitenin konferans salonunda çekimi yapılan “32. Gün” programında öğrencilere bir kez de televizyonda aynı marşı okutmaya çalışmış…

Öğrencilerin dirayetli duruşu sayesinde geri adım atmak zorunda kalmıştı.

 *

O dönem trilyonlarca liralık vurgun yapmakla suçlanan Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu (TŞOF) eski Başkanı Derviş Günday ise şoförlere araçlarında 10. Yıl Marşı çaldırarak, kendi yolsuzluğunu unutturmayı başarmıştı.

*

O süreçte, İzmir’de oynanan Göztepe-Kayserispor maçında, İzmirli taraftarlar maçı izlemeyi bırakıp, önce “Türkiye laiklir laik kalacak...” sloganları atmış, sonra da hep bir ağızdan “10. Yıl Marşı”nı okumuşlardı.

*

28 Şubat sürecinin bu en çetrefilli günlerinde olay öyle bir hal almıştı ki;

“10. Yıl Marşı” marş olmaktan çıkarak adeta bir “laikçi faşistlerin baskı aracına” dönmüştü.

*

Mesela;

Dönemin Kara Kuvvetleri Kurmay Başkanı Orgeneral Doğu Aktulga, 10. Yıl Marşı’nı gözyaşları eşliğinde dinlemekle yetinirken….

Dönemin Genelkurmay 2. Başkanı Çevik Bir, mecbur olmadıkları halde sırf “10. yıl Marşı okunurken ayağa kalkmadılar” diye bu ülkenin şerefli kaymakamlarını, Başbakanlık Takip Kurulu’na ihbar etmişti.

*

Hakeza…

Polatlı İmam Hatip Lisesi öğrencilerinin bir tiyatro oyununda, 10. Yıl Marşı ile ilgili yaptıkları küçük bir şaka, YAŞ toplantısı sırasında askerler tarafından “irticai faaliyet” kapsamında ele alınmış, bu yüzden okul müdürü görevinden atılmıştı.

*

Samsun 19 Mayıs Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Osman Zümrüt ise Kur’an-ı Kerim derslerinden geçebilmeleri için öğrencilerin 10. Yıl Marşı’nı ezberlemelerini, “ders geçme” şartı koşmuş ve bir sınıfta topladığı öğrencilere zorla o marşı okutmuştu.

*

Daha da fenası…

1999 yılının 10 Şubat’ında, Magazin Gazetecileri Derneği'nin düzenlediği "Yılın En İyi 10 Müzik Yıldızı Yarışması" ödül törenine katılan ve ‘‘Ben PKK'lı değilim ve hiçbir zaman da olmadım’’ beyanatıyla tanınan şarkıcı Ahmet Kaya, sırf "Kürtçe şarkı söylemek, klip çekmek istiyorum" dediği için, Reha Muhtar öncülüğündeki sanatçılar tarafından “Onuncu Yıl Marşı” eşliğinde yuhalanmış ve kendisine çatal-bıçak fırlatılmıştı.

*

Türkiye Cumhuriyet’inin 75. Yılının kutlandığı ve 10. Yıl Marşı’nın, “Cumhuriyet Marşı” olarak kabul gördüğü 28 Şubat sürecinde, mezkûr marş ile yapılan en büyük taciz…

Haber sunucusu Ece Üner’in tabiriyle, en büyük “namussuzluk…”

Dönemin FP Genel Başkanı Recai Kutan'a yapılmıştı.

26 Ekim 1998’de, Cumhuriyet’in kuruluşunun 75. yılı münasebetiyle dönemin Ankara Ticaret Odası yönetiminin düzenlediği geceye katılan FP lideri Recai Kutan, hiç beklemediği bir davranışla karşı karşıya kalmıştı.

Yemeğin sonunda “10. Yıl Marşı”nı söylemesi için ayağa kalkmaya zorlanan Kutan’ın eline bir de mahut marşın yazılı olduğu bir kâğıt tutuşturulmuş, Recai Kutan’dan kâğıtta yazılı olan metni zorla okuması istenmişti.

FP lideri Recai Kutan’a bu terbiyesizlik yapılırken, geceye katılan diğer davetliler ise kahkahalarla gülerek ve pişkin pişkin sırıtarak “terbiyesizliğin” dozunu daha da artırmışlardı.

*

28 Şubat sürecinde bir İHL öğrencisi olan ve o baskı ve zulüm dolu günleri dolu dolu yaşayan biri olarak ben, geçtiğimiz gün;

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlamalarından dönen Kemalist bir “azgın azınlığın”, Marmaray’da karşılaştıkları cübbeli sarıklı Müslüman bir genci sırf kıyafetinden dolayı Atatürk posterleri ve 10. Yıl Marşı ile taciz ettikleri videoyu izlediğimde;

Aradan geçen onca yıla rağmen, laikçilerin eski alışkanlıklarını terk etmediklerine üzülerek şahit oldum.

Öte yandan, onları kısmen de olsa ehlileşmiş buldum…

Zira!

Marmaray’da kendi halinde yolculuk yapan sarıklı ve cübbeli bir genç, 28 Şubat sürecinde o kadar çok Kemalist’in arasında kalmış olsaydı, sırf kılık kıyafetinden dolayı muhtemelen oracıkta linç edilirdi.

İnanın abartmıyorum…

Hatırlayınız lütfen!

16 Temmuz 1995 günü, Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu'nun mezuniyet töreninde yaşanan ve insanın kanını donduran görüntüleri…

Okul müdürünün tahrikleriyle harekete geçen bazı kız öğrencilerin, “Okul Birincisi” Behiye Karadeniz'in başörtüsünü çekerek ve onu yerlerde nasıl sürükleyerek kürsüden uzaklaştırdıklarını ve o esnada; “sen bu mesleğe layık değilsin” şeklinde hakaret ettiklerini…

*

Aradan geçen yaklaşık çeyrek asrın sonunda geriye dönüp baktığımda;

Sırf başörtülü diye bir kızın, okul arkadaşları tarafından yerlerde sürüklendiği günlerin…

*

“Onuncu Yıl Marşı’nın ezberlenmesini, İlahiyat Fakültelerinde “Kur’an-ı Kerim dersinden geçme şartı” olarak dayatan dekanların…

*

Kürtçe şarkı söylemek istediği için meslektaşları tarafından “Onuncu Yıl Marşı” eşliğinde ve çatal bıçak yağmuru altında linçe tabi tutulan sanatçıların…

*

Eline “10. Yıl Marşı’nın yazılı olduğu bir kâğıt tutuşturularak onu okumaya icbar edilen siyasi parti liderlerinin” artık geçmişte kaldığını görüyorum…

*

Metroyla seyahat eden sakalı ve cübbeli masum bir genci 10. Yıl Marşı eşliğinde taciz eden azgın azınlığı ise eski günlerin özlemiyle yanıp tutuşan bir avuç “laikçi azınlık” olarak görüyorum…

Şimdilik pek önemsememekle birlikte, maazallah olası bir CHP iktidarı durumunda yeniden Türkiye’yi eski günlere götürecek bir sürecin de habercileri olarak görüyorum…

Son olarak…

“Tayyip Erdoğan’a ders vermek” amacıyla, geride bıraktığımız seçimde oyunu CHP’ye veren Müslüman ve mütedeyyin kardeşlerimden, bu yaşanan adi vakalardan ders çıkarmalarını ve bir daha aynı hatayı tekrarlamamalarını temenni ediyorum…

Zira!..

Bir daha ki sefere, 10. Yıl Marşı eşliğinde Kemalist lince tabi tutulan siz olabilirsiniz!..

Benden uyarması…

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Vatandas

Onlar hiç bir zaman vazgeçmediler renk değiştirdiler cunki anayasayı halen degistirebilmis değilsin.Onlarin çıkardığı yasalar değişmez teklif dahi edilemez olarak orada kitabın ortasında onların lehine metroda gezen sarıkli carsaflilarin aleyhine duruyor.Yeterki uzun adam o koltuktan bir düşsün.145 yıldır aynılar.
  • Yanıtla

ULUSLARARASI BOS KAFALILAR CEMIYETI

Anlattiklarinizin hepsi Turk irkinin kalitesinin duzeyini anlatiyor.En anlamlisi ise Recai Kutan isimli simdilerde cisini tutamayan embesilin kendisine bu hakaretleri reva goren hayvan surusuyle birlik olup musluman bir adamin ayagini kaydirmak adina is tutmasdir.Abdullah Gul Abdullatif,Davutoglu,Babacan,mizrakci M.Aksener ve daha bir suru cigersiz buna benzer sekilde fasistlerin hakaretine surekli maruz kaliyorlardi.Ve simdi kendilerini bu hakaretlerden kurtaran adamin ayagini kaydirabilmek icin kendilerine bu hakaretleri yagdiran adamlarla beraber can hiras calisiyorlar.Insan denen sey iste boyle zavalli bir yaratik.Emperyalist de bu yaratigi iyi tanidigi icin eline geciremeyecegi adam ve sistem yok diye yer yuzunde kan ve irin akitarak yoluna devam ediyor.
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23