THY - TR Çıkışlı Güney Avrupa Kasım
impression

Dün “öcü” diyerek korkuyorlardı, bugün “şehvet”le bakıyorlar!...

25 Temmuz 2018 Çarşamba

Rıza Zelyut.

Vaktiyle Türkçe öğretmenliği yapmış…

“Mezhepçi” kimliğiyle dikkatleri çeken bir yazar.

Bir ara, CHP Bakırköy Belediye Meclis Üyeliği yapmıştı…

Görevdeyken görmezden geldiği yolsuzlukların kitabını, kovulduktan sonra yazacak kadar dürüst(!)tür kendisi.

28 Şubat sürecinde, “gönüllü postal yalayıcılığı” yaptığı için dili sapsarı kesilmişti.

Emekli Orgeneral Çetin Doğan’ın hazırladığı ve FETÖ’cü alçakların ihanetleri nedeniyle arada kaynatılıp üstü kapatılan “Balyoz Darbe Planı”nda, ismi;

“kullanılacak gazeteciler” arasında geçiyordu.

Nisan 1997’de;

Fethullah Gülen’i “gönül adamı” ilan edip, beğendiğini ve biraz da örnek aldığını belirttiği için, birkaç ay sonra, yani Aralık 1997’de, Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı tarafından “Hoşgörü Ödülü”ne layık görülmüştü.

Ekim 2012’de, Gülen’in kardeşi Hasbi Nidai Gülen öldüğünde ise, başsağlığı dileğinde bulunanlar listesinde ilk sıralarda yer almıştı.

Zelyut kendisini “Alevi Dedesi” sayıyor ama;

“Deniz Baykal, ‘Besmele'yi, 'Muhammedün Resulullah'ı çıkarmadan okuyor” diyecek kadar İslam’dan bihaber, cahilin teki.

Basına yansıyanlara göre, evinde de geçimsiz biriymiş…

Karısı Özden Zelyut'un doğradığı soğanların boyutunu beğenmeyip eşiyle tartışmış…

Eşine; "Sen geri zekalısın” diye hakaret ettiği için de adliyelik olmuş.

*

Rıza Zelyut,

Şapka takmadığı için idam edilen merhum İskilipli AtIf Hoca’nın şahadetinin sene-i devriyesinde yapılan etkinliklerden rahatsız olmuş;

“İskilipli Atıf’tan uzak duran Allah’a yakın olur” diye saçmalamıştı bir ara.

“Alçaklık” rekorunu ise;

“Medreseden tecavüzcüler çıkar” iftirasıyla kırmıştı.

70 yaşını deviren, millet ve mukaddesat düşmanı bu bunak, önceki gün; “Safiye İnci” denen ve “Atatürk’e hakaret”ten tutuklanan tesettürlü kıza haddini bildirmek isterken, bu kez başka bir çirkin yüzüyle gündeme geldi.

Zelyut, torunu yaşındaki başörtülü bir hanım için ahlaksız ifadeler kulandı.

*

İsterseniz o konuya geçmeden evvel, geçmişte başörtülüler için kullanılan ifade ve benzetmelere hep birlikte göz atalım:

“Laikçi azınlık” eskiden başörtülüleri “kamusal alan” bahanesiyle toplumdan dışlar, onları;

“öcü, kara fatma, yarasa” ve “ninja” gibi sıfatlarla tahkir ve tezyif ederdi.

Bu tür hakaretlerde bulunanlar arasında, geçtiğimiz günlerde telefon dolandırıcılarına 12 bin 620 dolar kaptırarak, kaz gibi yolunan dönemin kudretli paşalarından Org. Hurşit Tolon da vardı.

Tolon 2004’te, İzmir’in Kemalpaşa İlçesi Damlacık Köyü’nde düzenlenen bir törende başörtülü kadınları;

 “Kara Fatma” ve “öcü”lere benzetmişti.

Papa Francesco’nun simültane tercümanlığını yapan Serra Yılmaz adlı hilkat garibesi kadın müsveddesi de, çıktığı bir TV programında başörtülüleri kastederek;

Geçen gün hastaneye gittim, içeri girdim simsiyah bir öcü geldi üstüme. Korktum, korkutucu geliyor bana" diyerek, benzer bir rezalete imza atmıştı.

*

Başörtülülerin;

Eğitim haklarının gasp edilmesini…

Okul kapılarında bekletilmelerini…

Polisler tarafından sopalarla dövülmelerini…

Örtülerinin başlarından zorla alınmasını…

İkna odalarında, beyin yıkama seanslarına maruz kalmalarını…

Kamu kurumlarında çalışmalarının yasaklanmasını, saymazsak…

Türkiye’de karşılaştıkları en büyük problem,

“Kara Fatma” ve “öcü”lere benzetilmeleriydi.

*

Aradan geçen onca yılın ardından, başörtülü kadınlar özgürlüklerine kavuşmuş gibi gözükseler de, aslında şimdi daha zor durumdalar.

Öyle ya!..

Eskiden yalnızca eğitim ve çalışma haklarından mahrumdular ve dış görünüşlerinden dolayı da hakir görülüyorlardı.

Biz de bu durumu, merhum Mehmet Akif’in;

"Kızımın iffeti batmakta rezîlin gözüne... Acırım tükürüğe billâhi, tükürsem yüzüne” dizeleriyle geçiştiriyorduk.

Şimdi ise, durum eskisinden çok daha ciddi.

Zira şu an tesettürlü kadınların dış görünüşleri değil, namusları ve iffetleri saldırı altında..

*

70 yaşındaki mezhepçi bunak Rıza Zelyut’un, güya “Atatürk’ü savunmak” adına, başörtülü Safiye İnci’ye hangi gözle baktığına dikkat ettiniz mi?

Zelyut;

Safiye’yi dudaklarından gözlerine, yüzündeki allıktan başındaki gözlüğe kadar iyice bir süzdükten sonra, onu “davetkar” buluyor ve “arandığına” hükmediyor…

Rıza Zelyut’a göre Safiye İnci, Atatürk’e hakaret ederken, aslında;

“Cinsel açlığını gençlere duyurmak” maksadındaymış..

Rıza dede(!)nin, tweetinin sonunda yaptığı;

“Atatürk'e hakaret eden kadınların hastalığı, fikirsel değil cinseldir” tespiti ise akıl alır gibi değil…

*

Başörtülüler bu tür bir sapkın analizle, son olarak Nisan 2014’te,

Yazar ve akademisyen kimliğiyle tanınan Pınar Kür’ün, bir TV programında;

"Başını kapatan kadınla Playboy'a soyunan kadın arasında fark göremiyorum” diyerek,fahişelerle denk tutulduklarında karşı karşıya kalmışlardı.

İnfiale neden olması gereken bu alçakça sözlerin, maalesef birkaç duyarlı hanımefendiden başka kimse yargıya taşıyıp, takipçisi olmamıştı.

*

Görüyorsunuz değil mi?

Tesettür artık onları korkutmuyor, bilakis azdırıyor.

Başörtülü kadın gördüğünde azan bir diğer isim de, kendi ifadesiyle “baş yol gösteren” (Pez…nk) Müjdat Gezen’den başkası değil..

Ayı oynatıcısı Gezen,

Halk TV'de yayınlanan Uğur Dündar'ın sunduğu Halk Arena'sı adlı programa telefonla bağlanmış, İkinci Abdülhamid'in 5'inci kuşaktan torunu olan Nilhan Osmanoğlu hakkında iğrenç ötesi, gayri ahlaki imalarda bulunmuştu. Orada bulunan birkaç insan müsveddesi de bu şerefsizliğe kahkahalarla gülmüşlerdi.

*

Özetle:

Rıza Zelyut’un attığı skandal tweet, aslında bir kadına had bildirmekten ziyade,

başörtülü ve tesettürlü kadınları gördüğünde azgınlaşan sapkın bir azınlığın gerçek yüzünü bir kez daha tüm çirkefliğiyle ortaya koymuş oldu.

Bu bir avuç azgın azınlık artık “öcü” dediği, “Kara Fatma”lara benzettiği tesettürlülerden korkmuyor, bilakis onlardan tahrik oluyorlar.

Bu tacizlerden rahatsız olan kadınlar ise, açtıkları davalarda yalnız başlarına mücadele etmek zorunda kalıyorlar.

Tıpkı;

Akit TV sunucusu Ahmet Keser’e açılan o meşum davada, Keser’e yalnızca;

Doğan Kasadolu adlı Yahudi asıllı işadamının sahip çıkması gibi…

Bunlar iyi günlerimiz…

Biz böyle kayıtsız kaldıkça, 70 yaşında bir bunağa bile yargı eliyle hesap soramadıkça, korkarım başımıza daha çok belalar gelecektir.

Benden uyarması…

YORUM YAZ

  • mustafa akgülmustafa akgül3 ay önce
    bu mezhepçi, sözde gazetecikılıklı adamdan iğreniyorum.
  • Din adına aldanmaDin adına aldanma3 ay önce
    Adnan 'dinsel' değil 'cinsel' bi azgındı! Komşu harf farkıyla işi götürüyordu; Zelyut- gelyut da aynı bezden..
  • ORHAN İNANORHAN İNAN3 ay önce
    BU AHLAKSIZLAR VE MÜSLÜMAN KESİMİN TEPKİSİZLİĞİ İLE ALAKALI OLARAK YAPTIĞINIZ TESPİTLER ÇOK YERİNDE VE İKAZ EDİCİ YOL GÖSTERİCİ OLMUŞ.ELLERİNİZE SAĞLIK
  • menekse akozmenekse akoz3 ay önce
    Sayin yazar soralim o vakit islami giyim tarzinda carsaf giyip yuzune makyaj yapip acik alanda cimlere uzanmak var mi .baskalarinin laflarindan once kendi hareketlerini sorgulayin.carsaf giyecek kadar mutedeyyin isen bu sekilde makyaj yapamazsin dinde yok ayrica bak etrafina islami giyim adi altinda taytlar dar ustler yuzunde makyajlar ile disarda gezen kizlara bu mu islami giyim alli pullu feraceler yuzlerde makyajlar disarda yuz islami giyimden sadece 10 nu islami giyim gerisi ne alli gullu basortu ustunde vucut hatlarini gosteren giysi ayaginda topuklu....Cafelere dogru gidin karsi cinsle konusmalarins gulusmeletine bakin bu mu islami davranis bunlari gormeden... Sosyal medyaya makyajli yatar vaziyette resmini koymus zat boyle pozlari koyarsa sonuc bu olabilir ama onemlisi islamda bu tur pozlar vermek varmidir