--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Daryal Batıbay’ın şarap şişeleri!

Zekeriya Say
Zekeriya Say
11

Daryal Batıbay.

Kendisi emekli bir büyükelçimizdir.

İsmini Kafkasya’daki bir geçitten alan Batıbay, 90’lı yılların başında ODTÜ’de ders verirken “Kartal” model otomobile binerken…

Kısa bir süre sonra “Başbakan başdanışmanı” sıfatıyla, “Başbakanlık Tanıtma Fonu”ndan yaptığı keyfi harcamalarla ve Başbakanlık binasında “yazlık şortla” dolaşması nedeniyle “gensoru önergeleri”ne konu olmuştur.

*

Bülent Akarcalı, Batıbay’ın bu hızlı yükselişini, “Çiller’in öğrencisi” olmasına bağlasa da…

Başbakanlık’ta “şortla” gezerken, üç yıl sonra “Büyükelçi” sıfatıyla yaptığı alttaki konuşma, Batıbay’ın hızlı yükselişini özetler nitelikte.

Bakınız Batıbay, 1997 yılında, “Zagreb Büyükelçisi” sıfatıyla ne diyor?

“Kız Kulesi, Bizans medeniyeti... Onun bu tarafında minarelerle Osmanlı medeniyeti... Daha bu tarafta şapkasıyla geleceği selamlayan Demirel!” 

Demirel’in “cumhurbaşkanı” olduğu bir dönemde onun fötr şapkasını “Kız Kulesi” ve “Osmanlı Minareleri” ile denk tutan bir kişi büyükelçi olmayacak da, kim olacak?

*

Daryal Batıbay’a, Türkiye’nin “Avrupa Konseyi Daimi Temsilciliği” kapısını açan olay ise daha ibretlik...

Şimdilerde Ak Parti milletvekili olan “başörtüsü mağduru” Leyla Şahin’in(Usta) AİHM’e açtığı başörtü davasıyla ilgili Türkiye’den “ek savunma” istenir.

Batıbay’ın selefi Büyükelçi Numan Hazar da işgüzarlık yaparak, Ankara’dan habersiz;

“Siyasal simge haline getirilen türban özgürlük sorunu değil siyasetçiler tarafından şeriat amaçlı kullanılan bir olgudur” şeklinde haddi aşan bir savunma yazdırır. Dışişleri Bakanlığı tarafından geri çekilen bu “ek savunma” Hazar’ı yerinden ederken, boşalan koltuğa Daryal Batıbay oturur.

*

“Başbakan Başdanışmanı” iken Tanıtma Fonu’ndan bol bol yabancı misafir ağırlayan ve keyfi harcamalara alışkın olan Batıbay, yeni görevinde de aynı tavrı sürdürmeye devam eder. AKPM’nin “resmi davetlisi” olarak Strasbourg’a gelen ve Heybeliada Ruhban Okulu’nun açılması ve ekümeniklik meselelerini gündeme getiren Bartholomeos da dâhil, gelenin-gidenin onuruna resepsiyonlar verir.

Dönemin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün eşi Hayrünnisa Gül bile “davetiye eşsiz olduğu” halde Daryal Batıbay’ın verdiği resepsiyona kendi kararıyla son anda katılır.

Çünkü Batıbay, Strasbourg’daki Au Crocodile’da (Timsahlı restoranda) Gül çiftine “Kayseri usulü Perigord kuzusu” yedirecek kadar misafir ağırlamada mahirdir.

*

Türkiye’den din özgürlüğü taleplerinde bulunan Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri Thomas Hammerberg, Ak Parti Hükümeti’ne bir mektup göndererek, nüfus cüzdanlarından “din” hanesinin çıkarılmasını talep eder. 

Batıbay ise Hammerberg’in mektubuna verdiği cevapta;

“Nüfus cüzdanlarından din hanesinin kaldırılmasıyla ilgili incelemenin devam ettiğini belirttir.”

Leyla Şahin için verilen skandal “ek savunma” ile o koltuğa oturan Darbay Batıbay, bu cevaptan kısa bir süre sonra emekli edilmek üzere merkeze alınır.

Ne olduysa ondan sonra olur!

Sekiz yıl boyunca Avrupa Konseyi Daimi Temsilciliği yapan Daryal Batıbay’ın, “ev eşyası” beyanıyla bin kadar şişe şarabı yurda soktuğu ve “makam aracı” ödeneğinden kendisine “üstü açık spor BMW” aldığı ortaya çıkar.

En azılı Kemalistlerin bile “Yuh be Monşer!” diyerek tepki gösterdiği Batıbay, bin şişe şarabı kendi parasıyla aldığını söyler.

Ardından “şarap uzmanlığı” ile övünen Ertuğrul Özkök devreye girerek;

“Yedi yılda 900 şişe şarap biriktirmek fazla değildir” der.

Akabinde, “TRT’yi sahte belgelerle dolandırmaktan sabıkalı” Mehmet Ali Birand, “otuz yılı aşkın süredir tanırım” dediği Batıbay’ın, şarapları kendi parasıyla alıp depoladığına kefil olur.

Ankara Cumhuriyet Savcısı hazırladığı iddianamede, Batıbay için “nitelikli zimmet” suçundan 12 yıl 6 aya kadar hapis cezası istese de...

Avukatı Metin Feyzioğlu’nun, duruşma sırasında dinlenmesini istediği iki tanığın ifadesiyle davanın seyri değişir ve herkes, “Daryal Batıbay’a hapis yolu göründü” derken..

Batıbay, beraat eder.

*

Peki, ODTÜ’de öğretmen iken Kartal’a binen.

Avrupa Konseyi Daimi Temsilciliği sırasında ise “üstü açık spor BMW” ile Strasbourg caddelerinde turlayan.

Ve!

“Binlerce şişe şarabın değeri benim yıllık gelirimin yüzde 4.5’i kadar” diyen Daryal Batıbay kim mi?

“İstanbul Sözleşmesi”ni, 47’si Avrupa Konseyi üyesi, 5’i gözlemci, toplam 52 ülkeye imzalatmaya çalışan kişidir.

“Avrupa Konseyi Daimi Temsilciliği” görevinde en uzun süre kalma rekoruna sahip Batıbay, 8 yıl o koltukta oturmasına rağmen, fesat sözleşmesini yalnızca 13 ülkeye imzalatabildiyse...

Ahmet Davutoğlu, nasıl bir sözleşmeye ilk imzayı atmış, gerisini varın siz tahmin edin!

İşte İstanbul Sözleşmesinin imzalanmasında adı geçen şarapçı

Cumhuriyet 20 Mart 2012

Sabah Gazetesi, 19 Eylül 2012

 

Hürriyet gazetesi. 20 Mart 2012

Habertürk. 10 Temmuz 2015

Hürriyet Gazetesi 20 Mart 2012

Yorumlar

(11)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

İlginç

3 Şubat 2021 20:32

Mahkemeden beraat almış. Şimdi baktım. Boşuna okudum. Bu gazeteyle vakit kaybedilmez.

Bir gün osmanlı geri gelecek

24 Eylül 2020 18:12

Cennet mekan kadir mısıroğlu hocamız dememişmiydi Ahmet Mehmet ismini kullanıp kendisini kamufle eden bu içimizdeki gavurlar yunan gavurundan daha şedid yani daha şiddetli gavurdurlar diye adam haklıymış

Devlet protokolü

24 Eylül 2020 16:11

Hizip savar arkadaşımız doğru söylüyor 

Doğrucu Davut

24 Eylül 2020 15:29

Hey gidinin AKP iktidarı. Zerre menfaat elde edeceğim diye ne mendeburları makam ve mal sahibi yaptın.

Bir okur

24 Eylül 2020 15:20

Şu anda ak parti istanbul sözleşmesini savunmuyor mu abdurrahman dilipak gibi ses çıkaranların hali de ortada buna rağmen hep başkalarını sucluyorsunuz

Ulvi

24 Eylül 2020 15:10

Yazıkki.20-30 sene geçmesine rağmen şimdide büyükelçi atamaları farklı değil.Liyakatı falan ikinci plana atıp ilk akla geleni yada siyasi mesaj olsun diye atama yapıyorlar.Sonra oda görevli olduğu ülkeyi bırakıp başka ülkelerin başkanlarına demeç verip çakıyor.

Adile

24 Eylül 2020 14:38

Bizde bu illetin Avrupa dan geldiğini sanıyorduk. Meğerse onlara da biz imzalatmışız.  

sukru

24 Eylül 2020 14:07

Allah yürü ya kulum demiş buda yürüt ya kulum anlamış mesele bu.

hizipsavar

24 Eylül 2020 13:59

bu ufak bir örnek. senelerce kamusal alan deyip baş örtülüleri dışlayan okutmayan askere almayan sadece tavuk gibi gören bu yobaz zihniyetten sadece burda yoktu devletin en üst kısmından en alt kısmına kadar ayyaş gibi içerlerdi.  

Makam mevkii

24 Eylül 2020 12:09

Kardeş senin patronun sayın karahasanoğlununda fazlası var eksiği yok neden bir yere getirmediler anlamış değilim.ahmet hakan denilen dörtten bacaklıyı bile uçağına aldı sayın reis size hiçbir ehemmiyet vermedi.vallaa ben yerinizde olsam danışmanlık yardımcılık bir makamlar kapmaya bakarım.bu kadar yalakalığın bir bedeli olmalı.hadi kalın sağlıcakla.

Zekeriya Say Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle