• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Zekeriya Say
Zekeriya Say
TÜM YAZILARI
13 Ağustos 2020

CHP’nin “Etekli Derviş”i yine sahnede!..

2014 yılının Eylül ayında, gece yarısı, kucağında bilgisayarıyla ertesi gün yapacağı sunuma hazırlanırken, telefonu çaldı. 

Arayan, babasının Hacettepe’den öğrencisi Tekin Bingöl’dü.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Bingöl, gecenin o geç vaktinde, ona, yarın (5-6 Eyül 2014) yapılacak kurultaya, bizzat CHP Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu tarafından davet edildiğini haber veriyordu.

Düşünmek için biraz zaman isteyerek telefonu kapattı.

Eşini uyandırarak ona fikrini sordu.

“Olur” aldıktan sonra Bingöl’ü arayarak; “yarın kurultaya geliyorum” dedi.

O güne kadar CHP ile doğrudan bir teması yokken, ertesi gün en yüksek oyu alan 3. kişi olarak “Parti Meclisi”ne girdi.

8 gün sonra da CHP’nin “Ekonomi Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı”na getirildi.

İki yıl sonra “Parti Sözcülüğü” de ona verildi.

Mayıs 2017’de ise, “mevcut yönetim anlayışının parçası olmayı uygun bulmuyorum” diyerek partideki tüm görevlerinden istifa etti.

*

Geçtiğimiz ay yapılan CHP’nin 37. Olağan Kurultay”ında, Kemal Kılıçdaroğlu’nun “anahtar listesi”nde yer alan ve önceki gün açıklanan yeni MYK’da, “CHP Genel Sekreterliği”ne getirilen Selin Sayek Böke’nin siyasi hayatının kısa özeti böyle.

Evet!

IMF üniversitesi olarak bilinen Duke Üniversitesi’nde öğrenim gören ve annesi ve babası ile uzun yıllar küs kalmak uğruna IMF’de çalışan “Etekli Derviş” lakaplı Selin Sayek Böke, “kurultay” görünümlü “çadır tiyatrosu”nun ardından bir kez daha CHP’nin yönetim kadrosuna girdi.

Hem de bu kez eskisinden daha güçlü bir konumda.

Kılıçdaroğlu’nun “tek adam”lığını 6. kez tescil ettiği 37. kurultaydan sonra CHP’nin “yönetim anlayışı”nda nasıl bir değişiklik oldu ki, Selin Hanım “uygun bulmadığı” mevcut yönetim anlayışının bir kez daha parçası olmakta sakınca görmedi?

Üstelik Böke’nin desteklediği İlhan Cihaner, Kılıçdaroğlu’nun yerleştirdiği mezhepçi delegeler yüzünden değil genel başkanlığı kazanmak, “aday” bile olamamışken, Selin Sayek Böke bu görevi nasıl kabul etti?

*

Bence bu “görevlendirme” de tıpkı siyasete girişi gibi bir “davet” sonucu oldu.

Tek farkı, bu kez davet Kemal Bey’den değildi.

Kılıçdaroğlu’nun, “koltuğunu korumaktan” başka bir hesabı olmadığını görenler onu koltuğuyla baş başa bırakıp etrafını yeniden dizayn etmeye başladılar.

“Etekli Derviş” lakaplı IMF eski raportörü Selin Sayek Böke’yi “Genel Sekreterliğe”…

Kemal Derviş’in, IMF’nin “sömürge yasaları”nı dayatmakta “aracı” olarak kullandığı Faik Öztrak’ı da “Ekonomi Politikaları”nın başına ve “Parti Sözcülüğüne” getirdiler.

Hasılı, CHP’nin üst yönetim, şu durumda IMF’ye uygun şekilde dizayn edilmiş oldu.

*

Selin Sayek Böke’nin bir diğer yanı ise 2015 yılının Haziran ayında, Avustralya’da düzenlenen “Bilderberg” toplantısına davet edilen sayılı isimlerden biri olması.

Bilindiği gibi, “Bilderberg toplantıları”, küresel güçlerin “dünyayı nasıl yöneteceklerini belirledikleri” konferanslar olarak biliniyor.

Ayrıca!

CHP lideri Kılıçdaroğlu, “planlanan düzeyde temas sağlanamadığı”…

Türkçesi, kendisini muhatap alacak kimseyi bulamadığı için Amerika gezisini iptal ederken…

Selin Sayek Böke, “tanıtım” (Roadshow) toplantılarına, ABD’nin eski Ankara Büyükelçisi Francis J. Ricciardone eşliğinde götürülüyordu.

Yanisi…

Kılıçdaoğlu, Ricciardone’nin ayağına giderken…

Ricciardone, Selin Sayek Böke’nin peşinde “emir eri” gibi dolaşıyordu.

*

Tahmin ettiğiniz gibi, Selin Sayek Böke, “Küresel Baronlar”ın, “CHP’nin başına” getirmek istedikleri isimdi.

“Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi” ile “genel başkanlığın” bir hükmü kalmayınca, bu kimseler, Kılıçdaroğlu’nu koltuğuyla baş başa bırakarak, bu kez “Başkanlık” sistemine uygun bir “CHP” ve “muhalefet” dizayn etme senaryosunu devreye soktular.

CHP’de Böke ve Öztrak gibi IMF’cilerin başköşeye oturtulması..

Israrla “IMF’nin kapısının çalınmasını” savunan diğer bir Bilderbergçi olan Ali Babacan’a “Deva Partisi” kurdurulup, Kılıçdaroğlu’na; “önümüzdeki ilk seçimlerde dostlarımızla birlikte iktidar olacağız” cümlesinin kurdurulması, bu siyaset mühendisliğini açıkça ortaya koyuyor.

Israrla “erken seçim” iddialarının gündeme getirildiği şu süreçte “flu” olan tek şey, kurulmakta olan “IMF Korosu”nun “şef”liğine kimin getirileceği…

Diğer bir “Bilderbergçi” olan Fehmi Koru keşke bu ismi açıklasa da biz de öğrensek!..

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Deli İbo

2023 seçimlerinden sonra CHP'nin başına kimin geçeceğinj, kimlerin dağılıp yekna yeksan olacağını göreceğiz. Yani kritik eşik 2023 seçimleri.
  • Yanıtla

ferda

Hayal gücümüze MAŞALLAH film senaryoları yazsanız iyi olur
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı