• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Zekeriya Say
Zekeriya Say
TÜM YAZILARI
05 Ocak 2019

Çanakkale Savaşı’na “ayıp” demiş Zarifoğlu’na “meczup” dese, n’olur?!..

Geçen sene, ‘Turkcell Gelibolu Maratonu’  vesilesiyle Çanakkale’ye gitmiştim.

Şehir merkezine ayak basar basmaz bende oluşan ilk izlenim, Çanakkale’nin; Türkiye’deki değişime ayak uyduramadığı yönünde olmuştu. Zira şehir, modern bir köy görünümündeydi.

Belli ki;

3 Kasım 2002 seçimlerinde milletvekili olmak için görevinden ayrılan dönemin belediye başkanı İsmail Özay'ın yerine, meclis üyelerinin oyu ile “başkan” seçilen ve deyim yerindeyse; 16 yıldır oturduğu makama “kazık çakan” Ülgür Gökhan, Çanakkale’ye bir “çivi”yi çok görmüştü.

İdeolojik saiklerle kemikleşen oylar, hizmetin kalitesini ve yeterliliğini sorgulamayan seçmenler sayesinde  CHP’li Ülgür Gökhan, onca yıl yan gelip yatmıştı..

Kimileri;

Domatesiyle ve şeftalisiyle ünlü olan Çanakkale’nin “modern bir köy” görünümünde olmasını normal karşılayabilir.

Fakat ben;

Şehitliği ve Anzak mezarları nedeniyle turizm potansiyeli hayli yüksek olan bir kıyı kentini böyle perişan bir vaziyette gördüğümde, resmen sükûtu hayale uğramıştım.

İstanbul’a döner dönmez de,

“Seçim barajını aşan HDP için şükür pilavı” dağıtmasıyla tanıdığım Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan’ı eleştiren bir yazı yazmıştım.

Zira!..

16 yılda eline yüzüne bulaştırmadan yaptığı tek icraatı, “Uluslararası Troia Festivali”ni her yıl aksatmadan düzenlemek olan CHP’li başkanın diğer tüm icraatları tam bir fecaatti.

Mesela;

CHP’li Başkan, “Kent çöplüğü” yapayım derken, onlarca hektarlık ormanlık alanı talan etmişti.

*

Eski Müftü Cevat Altun'un “cami inşa edilmesini” önerdiği İskele Meydanı'na, “Protestan kilisesi yaptıracağım” diye tutturmuştu.

*

Tabi bir de, CHP’li Belediye Başkanı Ülgür Gökhan’a, aralarında bazı belediye meclisi üyelerinin de bulunduğu 39 kişi ile birlikte “imar”la alakalı bazı davaların da açıldığını hatırlatmakta fayda var.

*

Yazıya başlamadan evvel,  bay başkanın son bir yılda neler yaptığı ile ilgili kısacık bir tarama yaptığımda, aradan geçen süre içinde Çanakkale’de pek bir şeyin değişmediğini fark ettim.

Ulaşımdaki sıkıntı eskiden olduğu gibi devam ediyormuş.

Çanakkaleliler, ne zaman geleceği belli olmayan, gelenlerin ise ağzına kadar dolu olduğu toplu taşıma araçlarından bu yıl da şikâyetçiler.

“Üç durak arasında bir öğrenciyi taşıyamamak çok zavallıca bir şey” diyerek, CHP’li belediyenin acizliğinden illallah etmiş vaziyetteler.

*

Hele, Başkan Ülgür Gökhan’ın;

“Çanakkale’nin altyapı sorununu çözdük. Altyapıyı A’dan Z’ye değiştirdik. Yağmur yağdığında su basardı etrafı ve kordonu, bunların hepsini hallettik” şeklinde, bir gazeteye röportaj verdiği gün;

“Yağmur yağıp, Çanakkale’nin sular altında kaldığını” öğrendiğimde, acı acı gülümsemekten kendimi alamadım.

Ee!..

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun “örnek” diye gösterdiği İzmir’in, b.k kokusundan yaşanılamaz hale geldiği bir dönemde, Çanakkale’nin bu durumda olmasına da doğrusu pek şaşırmadım.

*

İşin trajikomik yanı ise;

CHP’nin Çanakkale Belediye başkan aday adayını belirlemek için Kasım ayının sonunda yapılan “eğilim yoklaması”ndan birinci çıkan isim, 16 yıldır belediye başkanlığı koltuğunu işgal etmesine rağmen, yine Ülgür Gökhan olmuş.

Eğilim yoklamasına katılan dört adaydan biri olan ve hâlihazırda Kepez Belediye Başkanlığı görevini yürüten CHP’li Ömer Faruk Mutan da bu duruma şaşırmış olmalı ki;

 “Üçümüzü toplasan bir Ülgür Gökhan etmiyor!” diyerek isyan etmiş.

İnanılır gibi değil!..

Ülgür Gökhan ne yaparsa yapsın, CHP’liler tarafından eleştirilmiyor. Üstüne üstlük kendisine verilen destek daha da artıyor.

*

Geçtiğimiz yıl, Belediye Meclisi toplantısında söz alan AK Parti Grubu Başkanvekili Tülay Ömercioğlu’nun konuşmasına müsaade etmek şöyle dursun, hakaret üstüne hakaret yağdırdığında…

Bir hanımefendiye karşı sergilenmeyecek ne kadar küstahça tavır varsa hepsini teker teker sergilediğinde de, hiçbir CHP’li, Ülgür Gökhan’a “ayıp oluyor başkan!” diyememişti.

*

Hadi bunu da geçelim…

Peki ya;

2014 yılında, ‘Barış Kadınları’ adıyla bir araya gelen yaklaşık 200 kişilik kadın grubunun, iki ayda hazırladıkları 7 metreye 4 metre ebadındaki bir dantel örtüyü, şehir merkezinde bulunan ve Çanakkale Savaşlarında kullanılan tarihi topların üzerine örtmek için düzenledikleri etkinliğe eşi Hale Gökhan’ın ile katılan CHP’li Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan’ın:

Çanakkale Savaşları’ndan kalma topun meydanda bulunmasından rahatsız olduğunu belirterek, “Bu topu koyanların bizimle alakası yok. Ama kaldırılması talebimiz vardı. Sonuç olarak kaldıramadık.. (…) En azından Çanakkale’nin ayıbını örttük” dediğinde, orada bulunanlar tarafından alkışlanmasına ne demeli?

Öyle ya!

Bir CHP’li belediye başkanı, yurdumuzu emperyalistlerin işgaline karşı savunmak için yapılan Çanakkale Savaşı’nı “ayıp” olarak nitelendiriyor.

Ayrıca,

Mustafa Kemal Atatürk tarafından kullanılması muhtemel tarihi savaş toplarını da bu ayıbın bir parçası olarak görüyor.

Bu ayıbı da, birkaç kadının ördüğü dantel parçasıyla örttüğünü iddia ediyor…

Her ne hikmetse;

Her biri birer şehit torunu olma potansiyeline sahip Çanakkalelilerin, hem de Atatürk’ün partisi olduğu iddiasındaki CHP’li bir belediye başkanının hezeyanlarına gıkları çıkmıyor…

Akıl alır şey değil.

Hani, merhum Mehmet Akif;

“Atiyi Karanlık Görerek Azmi Bırakmak” şiirinde diyor ya:

“His yok, hareket yok, acı yok... Leş mi kesildin?

Hayret veriyorsun bana... Sen böyle değildin.”

Çanakkalelilerin bu anlamsız sessizliği de, bana hayret vermişti.

*

Aradan bir yıl geçtikten sonra yeniden Çanakkale’yi yazmama, dünkü Akit gazetemizde, Muhammed Uzun imzasıyla yayımlanan haber vesile oldu.

Uzun’un;

“O skandalın ardından ‘pilavcı başkan’ çıktı” başlıklı haberi;

Türk Edebiyatı’nın önemli isimlerinden biri olan şair Cahit Zarifoğlu’nun “Bir Değirmendir Bu Dünya” isimli eserine karşı Çanakkale’de başlatılan linç kampanyasını CHP’li Belediye Başkanı Ülgür Gökhan’ın organize ettiğini…

Zarifoğlu’na “meczup” diyen CHP’li Gökhan’ın;

 “Liselerdeki öğrencilerin velilerine bu kitapları okutmamalarını tavsiye ederim. Çanakkale’nin çocukları Mustafa Kemal’i severler. Meczup gibi adamların peşinden gitmezler. İşte burada çok önemli bir kazanım olan Mustafa Kemal’in peşinden giderler” şeklinde provokatif ifadeler kullandığını…

Bunu emir telakki eden  CHP il örgütünün ise Zarifoğlu’nun kitabını öneren Milli Eğitim hakkında suç duyurusunda bulunduğu öğrendiğimde..

Aklıma geçen sene yazdıklarım geldi ve kendi kendime dedim ki;

“CHP’li Ülgür Gökhan, Çanakkale Savaşı’na “ayıp” diyecek kadar edepten yoksun biri..

Cahit Zarifoğlu’na “meczup” dese n’olur, Zarifoğlu’nun kitabını yasaklasa ne?!..

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23