Can Akın Çağlar için kimler “sefer görev emri” çıkardı?
Can Akın Çağlar, İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’nden mezun olduktan sonra “Hazine Müsteşarlığı Bankalar Yeminli Murakıplar Kurulu”nda çalışmaya başladı.
On yıl kadar burada görev yaptıktan sonra, 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in yeğeni Yahya Murat Demirel’in, “off-shore” kanalı ile soyup soğana çevirdiği Egebank’ında 1995-1997 arasında “Genel Müdür Muavinliği” yaptı.
Akabinde faizsiz finans kuruluşlarına geçerek orada yöneticilik yapmaya başladı.
Milletin parasının hortumlandığı batık Egebank’tan, faizsiz finans kuruluşlarına geçince;
Toplumun bu tür şirketleri “dini” birer müessese olarak gördüğünü bizzat kendisi söyledi.
Hatta bu durumdan kendisine de pay düştü.
Hakkında,
“Muhteviyatında alkol olduğu için ıslak mendil bile kullanmayacak kadar hassas” olduğuna yönelik söylentiler çıktı.
*
Çağlar artık “Sol”un hedefindeydi.
“Faisal - Family Finans’ın el değiştirmesi” sürecinde “tasfiye” raporu hazırlayan AK Parti öncesinde atanan İçişleri Bakanlığı Mülkiye müfettişleri, onu; TCK’nın 313. maddesine göre “çete oluşturmak” suçundan bir yıldan üç yıla kadar ağır hapis cezasıyla cezalandırmak bile istediler.
*
Tarihler 27 Mart 2003’ü gösterdiğinde ise Çağlar artık “Ziraat Bankası Genel Müdürü”ydü.
Bu atamadan ilk önce IMF rahatsız oldu.
IMF yetkilileri çirkeflik yaparak Çağlar’dan “özgeçmişini” bile istediler.
Tam işler yoluna girmişken, bu kez de Çağlar’ın, 2003 yılı şartlarında “maaşını aylık 30 milyar liraya çıkarma operasyonu”na giriştiğine yönelik iddialar ortaya atıldı.
Tayyip Erdoğan, “30 milyar lira maaş olmaz” diyene kadar bu konu epeyce tartışıldı.
Fakat Çağlar hakkında iddiaların ardı arkası bir türlü kesilmedi.
Bunlardan bir tanesi de dönemin BDDK Daire Başkanı Oğuz Kayhan’la, Ziraat Bankası çalışanı Berrin Akçaoğlu’nun nikâh şahitlerinden biri olan Can Akın Çağlar’ın “düğün hediyesi” olarak gelin Akçaoğlu’nu, Yenişehir Şubesi Bölüm Müdürlüğü’nden, Genel Müdürlük Organizasyon Daire Başkanlığı’na terfi ettirerek, “devletin makamını düğün takısı” olarak sunduğu yönündeydi.
*
Çağlar, “Ziraat Bankası Genel Müdürü” olarak tam sekiz buçuk yıl boyunca genelde “başarılı” bir grafik çizse de, sürpriz bir şekilde görevinden istifa etti.
İstifasının hemen ardından, bu kez de Çağlar’ın bindiği attan “düşmesi”, o dönem bankacılar arasında epey bir espri konusu oldu.
İstifası, Çağlar’ı “sol”cuların hedefi olmaktan kurtaramadı.
Sonrasında “Çağlar üstadımdır” diyerek “tükürdüğünü yalasa” da bir “yolsuzluk” iddiası da 2012 yılında CHP Genel Başkan Yardımcısı Aykut Erdoğdu tarafından ortaya atıldı.
*
2003’ten 2011’e kadar Ziraat Bankası Genel Müdürlüğü, 2011’den 2014’e kadar ise Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nda “Yönetim Kurulu Üyeliği” yapan Çağlar, 2014 yılında Eureko Sigorta’nın yeni Genel Müdürü olarak tekrar “kamu”dan “özel sektör”e geçiş yaptı.
Hatta bu geçişini;
“Yeni bir sayfa açıyorum. Kamu görevi askerlik olarak adlandırılır. Askerlik bitti, eve döndüm” şeklinde tanımladı.
Derken…
7 Temmuz’da paylaştığı;
“Merhaba, @istanbulbld Başkanı Sayın @ekrem_imamoglu önderliğinde güzel ve kadim İstanbul’umuza en güzel hizmetleri yapmak adına yola çıktık. Her şeyin çok güzel olacağı inancıyla.” mesajıyla…
KOÇ’un sahibi olduğu Tüpraş’ın CEO’su iken, “Sapanca Gölü’nden izinsiz su çektiği iddiasıyla hakkında 3 yıla kadar hapis talebiyle” dava açılan Yavuz Erkut’un yerine “İBB Genel Sekreter”i olarak atandığını duyurdu.
Bu atama kararı şimdilik;
Çağlar hakkındaki “yolsuzluk” iddiaları ve “CHP’de adam mı kalmadı?” tartışmaları üzerinden yürütülse de…
Ben…
2014 yılında “askerlik” görevini tamamlayarak sivil hayata döndüğünü açıklayan Can Akın Çağlar için, kimlerin “sefer görev emri” çıkararak onu tekrar “asker”e çağırdığı üzerine duruyorum…
Öyle ya…
Ortada bir “savaş” durumu olmadıkça, kimse kolay kolay yeniden askere çağrılmaz…
Hele bir de o kişi,
Eskiden “düşman” olarak görüldüğü “ordu”nun saflarına katılmışsa!..







