--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Bu ayıp size yeter!..

Zekeriya Say
Zekeriya Say

“Boğazımıza kadar b.k içindeyiz, işte bu nedenle başımız dimdik yürüyoruz!”

Bu söz, geçtiğimiz yıl hayatını kaybeden İtalyan yazar Dario Fo’ya ait.

Belli ki;

Kendisi gibi boydan boya pisliğe bulanmış insanları tarif etmek için sarf etmişti bu sözleri.

Dario Fo;

yazar, yönetmen ve oyuncuydu.

1997 yılında Nobel Edebiyat ödülüne layık görülen Fo;

azılı bir Türkiye düşmanı olduğu kadar, iflah olmaz bir Abdullah Öcalan sevdalısıydı.

Öyle ki;

Bebek katili Öcalan’a “başkanım” diye hitap ederdi.

Fo;

kendisi gibi PKK yandaşı olan ve 21 Mart 1998’de Diyarbakır’da düzenlenen Nevruz kutlamalarındaki kışkırtıcı eylemleri nedeniyle tutuklanan PKK yanlısı İtalyan provokatör gazeteci Dino Frisullo'nun kitabı için yazdığı önsözde Türkiye'ye hakaretler yağdırıp, o yıl İtalya'ya getirilen ve sığınma hakkı isteyen Abdullah Öcalan'a övgüler dizmişti.

Öcalan'ı "Kürt toplumunun atası, kurtarıcısı, kutsal lideri" addeden Fo, katıldığı tüm radyo ve televizyon programlarında Türkiye'yi "Terörist ülke" ilan etmekte bir beis görmemiş, İtalyan hükümetinden Türkiye'ye müeyyideler uygulanmasını istemişti.

Güneydoğumuzdan "Kürdistan" diye bahseden müptezel;

Türkiye'nin, Kürtlere toprak, özerklik ve özgürlük vermesi için AB'den, Ankara'ya baskı yapmasını isteyecek kadar küstahlaşmıştı.

Öclan’ın İtalya’da olduğu sıralar,  Roma'da düzenlenen PKK nümayişlerine eşi ile katılıp destek veren Fo;

Atatürk'e hakaretler yağdırıp, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Kürtleri katlettiğini öne sürmüştü.

Hatta daha da ileri gidip;

Che Guevara'ya benzettiği Öcalan'a, Nobel Barış Ödülü verilmesi talebinde bulunmuştu.

"Türkiye'nin isteklerine boyun eğmek"le suçladığı Başbakan Massimo D'Alema'ya;

“Yüzyılın son kahramanını elinizle teröristlere teslim ederken vicdanınız sızlamıyor mu?" diye haykıran da Dario Fo’dan başkası değildi.

Bugünlerde terörle mücadelede göğsümüzü kabartan, %60’ı yerli olan Türk-İtalyan ortak yapımı Atak helikopteri için açılan ihaleye katıldığı gerekçesiyle ülkesini suçlayan gene Dario Fo’ydu.

21 Mart 2000’de, Roma'da yapılan PKK’nın Nevruz gösterilerini organize eden de.

*

Gördüğünüz gibi,

Türk düşmanı ve Öcalan hayranı olan Fo’nun, PKK çetelesi uzadıkça uzuyor fakat biz bu kadarıyla iktifa edelim.

Zira,

Dario Fo’nun ne menem biri olduğu hakkında hepinizde yeterince kanaat hasıl oldu sanırım.

Şimdi de;

Ne diye? durduk yere bu ahlaksız adamdan bahsetme gereği duyduğumu izaha çalışayım…

Efendim,

Bu Fo’ soyadlı “Türkiye karşıtı” mülevves tipin eserlerinin(!) “Fikri Hakları”;

geçtiğimiz yıl Cumhuriyet paçavrasına verdiği mülakatta; “Dağlardaki gerilla kızları, bir gerilla annesi ya da anneannesi”ni canlandırmak isteği içinde ukde kaldığını belirten Füsun Demirel’e ait.

Gördüğünüz gibi,

Füsun hanım, Türkiye düşmanı ve PKK sevicisi birinin Türkiye mümessili.

Füsun Demirel izin vermediği takdirde Fo’nun eserlerini ülkemizde sahnelemek mümkün değil.

Fakat Füsun Hanım lütfettiğinde;

Dario Fo gibi bir PKK destekçisi ve azılı Türk düşmanının oyunlarını, ülkemizde istediğiniz gibi sahnelemek mümkün.

*

İşin daha da vahim kısmı ise CHP’li bazı belediyelerin Füsun Demirel’e kol–kanat germeleri.

Öyle ki;

Füsun Demirel, Ekim 2016’dan beri, CHP’li Çankaya Belediyesi’nin himayesinde, Ankara’da, Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde, Dario Fo’nun yazdığı oyunları ara ara sahneliyor.

Çankaya Belediyesi geçtiğimiz hafta sonu,

Köy çocuklarını kitapla buluşturmayı amaçladığı “3 kitap 1 bilet”  adlı sosyal sorumluluk(!) projesi kapsamında Ankaralıları yeniden Dario Fo’nun yazdığı, Füsun Demirel’in oynadığı “Aşk Dersleri” adlı cinsel içerikli oyunla buluşturdu.

11 Haziran Pazar günü Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde sergilenen mahut oyunun ardından sahneye çıkan CHP’li Çankaya Belediye Başkanı Alper Taşdelen, yaptığı konuşmada;

“Çankaya Belediyesi olarak, Mustafa Kemal Atatürk’ün ilçesi olarak, sanat ve kültür konusunda Ankara’nın çölleştirilmesine asla izin vermeyeceğiz” demiş, Ankaralıları sanatla(!) sulayacaklarının müjdesini vermiş.

İşin dramatik yanı ise,

Çankaya Belediyesi, “Gerilla annesi”ni oynamak isteyen Füsun Demirel’in gösterisiyle Ankara’yı sularken,

Batman Kozluk’taki hain saldırıda, henüz 22 yaşında, çiçeği burnunda bir öğretmen olan Şenay  Aybüke Yalçın kardeşimizin kanıyla suladığı vatan toprağı henüz kurumamıştı.

Füsun Demirel, Fo’nun sözlerini Ankaralı izleyicilere haykırırken, Aybüke öğretmenin yakınlarının feryadı göğü inletiyordu.

Evet, sayın Alper Taşdelen,

Şenay Aybüke Yalçın’ın kanı toprağa döküleli henüz birkaç saat olmuşken, Ankara’yı sanatla sulayacak başka birini bulamadınız mı?

Aybüke öğretmenin şehadetinden yalnızca bir gün sonra,

Atatürk’e dahi dil uzatıp hakaret eden, PKK sevicisi bir yazarın oyununu, yine “gerilla hayranı” bir oyuncuya oynatmak reva mıydı?

Noldu?

Kültür sanatla suladığınız vicdanlarınız yeşerdi mi?

Dün sosyal medyadan yaptığınız paylaşımlara bakılırsa sanata doymuşsunuz.

Ayrıca,

kampanyanız da gereken ilgiyi görmüş, sanat merkezinin lobisi kitaplarla dolmuş.

Fakat

bu kitapları kolilere doldurup, Anadolu’nun muhtelif köylerinde göndermekle payınıza düşen sorumluluktan kurtulamazsınız.

Topladığınız o kitapları, köylü çocuklarının okuyabilmesi için Aybüke öğretmenlere ihtiyaçları olduğunu çok iyi biliyorsunuz.

Fakat ne yazık ki,

sizin himaye ettiğiniz sanatçıların sempati duyduğu teröristler;

Şenay Aybüke öğretmeni şehit etti.

Pazar günü o oyunu iptal etmeliydiniz Alper Bey.

Bu ayıpla nasıl başınız dik bir şekilde gezeceksiniz, hiç düşündünüz mü?..

Yoksa siz de Dario Fo gibi,

Boğazına kadar pisliğe batanların, başları dik bir şekilde gezilebileceklerine inananlardan mısınız?

Zekeriya Say Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle