• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Zekeriya Say
Zekeriya Say
TÜM YAZILARI
25 Ekim 2019

Boğazlarına kadar pisliğe battılar, işte bu yüzden başları dimdik!..

Dario Fo.

Yazar, yönetmen, oyuncu.

1997 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’ne layık görüldü.

Azılı bir Türk düşmanı, iflah olmaz bir Abdullah Öcalan sevdalısıydı.

Bebek katili Öcalan’a, “başkanım” diye hitap ediyordu.

Kendisi gibi PKK sempatizanı olan ve 21 Mart 1998’de Diyarbakır’da düzenlenen Nevruz kutlamalarında, kışkırtıcı eylemler yaptığı gerekçesiyle tutuklanan İtalyan provokatör gazeteci Dino Frisullo'nun kitabı için yazdığı önsözde, Türkiye'ye hakaretler yağdırıp, o yıl İtalya'ya getirilen ve sığınma hakkı isteyen Abdullah Öcalan'a övgüler dizmişti.

Dario Fo,

Öcalan'ı "Kürt toplumunun atası, kurtarıcısı, kutsal lideri" kabul ediyordu.

Katıldığı tüm radyo ve televizyon programlarında ise Türkiye'yi, "Terörist ülke" ilan ediyordu.

Bununla da yetinmeyerek, İtalyan hükümetinden Türkiye'ye yaptırımlar uygulanmasını istiyordu.

Güneydoğumuzdan "Kürdistan" diye bahseden bu müptezel;

Türkiye'nin, Kürtlere toprak, özerklik ve özgürlük vermesi için AB'den, Ankara'ya baskı yapmasını istiyordu.

Öcalan’ın İtalya’da saklandığı yıllarda Fo, Roma'da düzenlenen PKK nümayişlerine eşi ile birlikte katılıp destek veriyordu…

Atatürk'e hakaretler yağdırıp, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin ise “Kürtleri katlettiğini” öne sürüyordu.

Daha da ileri giderek;

Che Guevara'ya benzettiği Abdullah Öcalan'a, “Nobel Barış Ödülü” verilmesi talebinde bulunuyordu.

“Türkiye'nin isteklerine boyun eğmekle” suçladığı dönemin İtalya Başbakanı Massimo D'Alema'ya karşı;

“Yüzyılın son kahramanını elinizle teröristlere teslim ederken vicdanınız sızlamıyor mu?" diye haykırarak, Türk milletine “terörist” muamelesi yapıyordu.

Dario Fo,

Son dönemlerde terörle mücadelede göğsümüzü kabartan ve PKK’lılara göz açtırmayan %60’ı yerli, Türk-İtalyan ortak yapımı Atak helikopteri için açılan ihaleye katıldığı gerekçesiyle ülkesini “suçlu” ilan ediyordu.

21 Mart 2000’de Roma'da, PKK paçavralarının gölgesinde düzenlenen Nevruz gösterilerini organize eden Fo,

Mart 2014’te, ölümünden iki yıl önce ise Le Monde gazetesine yayımlanan yarım sayfa ilanla “Öcalan’a Özgürlük” istiyordu.

*

İşbu Dario Fo adlı “Türk düşmanı” müptezelin eserlerine maalesef ülkemizde şimdiye kadar herhangi bir kısıtlama getirilmiş değil.

Fo’nun kitapları tüm kitapçılarda satılıyor, oyunları ise serbestçe sahneleniyor.

İşin trajikomik yanı ise,

Fo’nun eserlerinin “Fikri Hakları” 2016 yılında Cumhuriyet paçavrasına verdiği bir mülakatta;

“Dağlardaki gerilla kızları, bir gerilla annesi ya da anneannesini canlandırmak istiyorum” diyen oyuncu Füsun Demirel’e ait.

Deyim yerindeyse;

Füsun Demirel, Türk düşmanı ve PKK sevicisi birinin Türkiye mümessilliği görevini icra ediyor…

CHP’li bazı belediyeler ise Füsun Demirel’e kol–kanat geriyorlar.

Bunlardan bazıları, 2016-2017 arasında “Çağdaş Sanatlar Merkezi”nde, Dario Fo’nun yazdığı oyunların sahnelenmesine imkân tanıyan CHP’li Çankaya Belediyesi ve 2018’de Mevsim Tiyatro Salonu’nu Demirel’e tahsis eden CHP’li Ankara Yenimahalle Belediyesi’ydi.

CHP’li Çankaya Belediyesi, “3 kitap 1 bilet” adlı sosyal sorumluluk(!) projesi kapsamında Ankaralıları terör sevici Dario Fo’nun yazdığı, Füsun Demirel’in oynadığı “Aşk Dersleri” adlı cinsel içerikli oyunla buluşturuyor, buradan elde ettiği gelirle de köy çocuklarına kitaplar satın alıyordu.

Belediye Başkanı Alper Taşdelen de terör sevici Fo’nun oyununa atıfla;

“Çankaya Belediyesi olarak, Mustafa Kemal Atatürk’ün ilçesi olarak, sanat ve kültür konusunda Ankara’nın çölleştirilmesine asla izin vermeyeceğiz” diyor, Öcalan sevdalısı birinin oyunlarını Ankaralılara izletmekle gururlanıyordu.

İşin trajik yanı ise,

CHP’li belediyelerin sahnelerini “Gerilla annesi”ni oynama arzusuyla yanıp tutuşan Füsun Demirel’e açtıkları günün bir gün öncesinde, Batman Kozluk’taki PKK saldırısında 22 yaşındaki Şenay Aybüke Yalçın öğretmen şehit olmuştu.

*

Derken…

İki yıl sonra dün, yani 24 Ekim 2019’da İstanbul’da, yoksulların yaşadığı bir semtin kadınlarınca yağmalanan bir süpermarketin yağmalanması sürecindeki gelişmeleri konu alan “Ödenmeyecek! Ödemiyoruz!” adlı tiyatro oyunu, saat 20.30’da Kadıköy Halk Eğitim Merkezi’nde sahnelenmeye başladı.

Oyunun yazarı, sizin de tahmin ettiğiniz gibi PKK hayranı Dario Fo

Oyunun çevirmeni, sizin de tahmin ettiğiniz gibi “Garilla annesi” rolü heveslisi Füsun Demirel.

Biletleri 67,50 TL yerine indirimli olarak 45 TL’den satılan oyunun yönetmeni ise Arzu Gamze Kılınç.

Yaptığım araştırmalarda yönetmen hanımın herhangi bir siyasi parti veya terör örgütü lehine tek satır sözüne rastlamadım.

Bu nedenle hüsnü zanda bulunmak istiyorum ve Dario Fo’nun oyununun yönetmenliğini üstlenmesini, Arzu Gamze Kılınç’ın saflığına, temizliğine ve kendisini sanata adamasına vermek istiyorum.

Fakat!..

Bu kez de Dario Fo’nun;

“Sanatı siyasetten, felsefeden, ideolojiden ayırmak çok tehlikeli… Sanat diğerlerinden arındırılmış, saf ve temiz kalabilir mi? Sanat kirlidir, bozuktur. Saf ve temiz sanat olamaz..” sözü aklıma geliyor ve yönetmen hanımdan da kıllanıyorum…

Bu yüzden de bu rezilliğe bir an önce son verilsin istiyorum…

Zira…

Askerimizin, polisimizin PKK ile mücadele ettiği bir ortamda…

İnsanların, PKK sevici bir yazarın oyunuyla eğlenmesi kanıma dokunuyor!

***

Hamiş:

2017 yılında CHP’li belediyeleri, “terör sevici” Dario Fo’nun oyunlarını sahnelemekten vazgeçmeleri için uyarmıştım fakat kimse oralı olmamıştı.

Dün, yani 24 Ekim 2019’da yeni bir Dario Fo oyunu ilk kez sahnelenmeye başladığı için ben bugün yine üzerime düşen sorumluluğu yerine getirerek, Fo’nun nasıl bir PKK kutsayıcısı ve Türk düşmanı olduğu bir kez daha hatırlatıyorum.

Fakat bugünkü yazımın da hiçbir tesiri olmayacak ve “Ödenmeyecek! Ödemiyoruz!” adlı tiyatro oyunu planlandığı şekilde sahnelenmeye devam edecek…

*

Biliyorum ki;

CHP’nin, HDP ile ittifak yaptığı…

Kemal Kılıçdaroğlu ile Erdal Aksünger’in, PYD'yi terör örgütü olarak görmediği…

Ekrem İmamoğlu’nun, Selahattin Demirtaş’ın çizgisini beğendiği…

Muharrem İnce’nin, HDP’li Ahmet Türk’ün ayağına gittiği...

Daha fenası…

Emekli Tuğamiral Türker Ertürk’ün, sınırımızda PKK devleti kurulmasını istediği bir zamanda…

PKK sevicisi bir yazarın oyunun sahnelenmesi kimsenin umurunda olmayacaktır…

*

Ve yine biliyorum ki;

PKK’yı kutsayanlar…

Teröristlerin yaktığı ormanları görmezden gelenler…

Şehit çocuklarının çığlıklarına kulaklarını tıkayanlar…

Yine bildiklerini okuyacaklar ve başları dik bir şekilde aramızda dolaşmaya devam edecekler…

“Nereden bildiğime?” gelecek olursam...

Çünkü bu sorununun cevabını DarioFo vermişti de oradan biliyorum.

Bakınız Fo, kendisi gibi düşünenleri nasıl tarif ediyor;

“Boğazımıza kadar bok içindeyiz, işte bu nedenle başımız dimdik yürüyoruz!”

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

SEDAT KALFA

KÜLTÜR BAKANLIĞI BU HABER SİZE .YOKSA BAKAN HALA ERTUĞRUL GÜNAY MI YÖNETİYOR
  • Yanıtla

Yılmaz

Dario FO, ............ bir kişilikmiş belli oluyor,lakin kendini ve kendi gibi düşünenleri çok iyi tarif etmiş ; B.k içinde yürüyen,başı dik kişilikler !
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23