• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Zekeriya Say
Zekeriya Say
TÜM YAZILARI
03 Mart 2019

Bir hafta yeter, CHP İzmir’i kesin kaybeder!

CHP’liler, din-diyanetten bahsedildiğinde “kırmızı görmüş boğaya” dönerler ama sıra Yunan mitolojisinin “uyduruk tanrıları”na gelince, onlar adına “festival” düzenlemekte bir beis görmezler…

Bu huylarını eleştiren bendeniz gibi yazarları da, “AKP yalakası” diye yaftalamayı da ihmal etmezler.

Müsaade buyurursanız, bugün;

Yunan mitolojisinden başlayarak günümüze uzanan ve içinde Ak Parti geçmeyen bir İzmir yazısı çiziktireyim de, bari CHP’lilerin neşesi yerine gelsin…

*

Malumunuz ben Tokatlıyım…

İzmir’in hâlihazırdaki Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu da Tokatlıdır.

Diğer bir Tokatlı ise;

"İzmir'in denizi kız, kızı deniz/ Sokakları hem kız hem deniz kokar!.." dizelerinin şairi olan Cahit Külebi’dir.

Şiirden de anlaşıldığı gibi Cahit Külebi, İzmir’e olan sevgisini “kokular”la ifade etmiştir…

İşin ilginç yanı ise,

Tokatlı hemşehrimiz Aziz Kocaoğlu, kifayetsizliğiyle İzmir’i lağım kokan bir şehir haline getirerek, hem İzmir’e hem de Cahit Külebi’ye ihanet etmiştir.

Evet!..

Her ne kadar CHP’liler itiraf etmekte zorlansalar da İzmir, 2009 yılından beri lağım kokuyor.

Ve!..

Ne hikmetse, İzmirliler bu yoğun “b.k” kokusundan hiç rahatsız olmuyorlar…

*

Bu mesele ile ilgili kafa yorarken, Celal Başlangıç’ın, 27 Mayıs 2000’de yazdığı;

“Smyrna' beş bin yaşında” başlıklı yazısında, küçük değişikliklerle alıntılamış olduğum aşağıdaki mitosa rastladım:

“Beş bin yıllık bir şehir olan İzmir'in ilk kralı, Tantalos” adında biriymiş.

Tantalos’un, Yunan tanrıları(!) ile arası can-ciğer kuzu sarmaymış.

Öyle ki;

Yunan tanrılarının sofrasına oturabilen tek insan, o’ymuş.

Tantalos bir gün güya tanrılara kızmış.

Onların yamyam olduklarını kanıtlamak için de, oğlu Pelops’u pişirip ikram etmiş.

Tantalos’un oynadığı bu oyununu anlayan tanrılar, zelzeleyle yerle bir etmişler İzmir’i.

Tantalos'u da cehenneme gönderip özel bir işkence uygulamışlar:

Dizlerine kadar su içindeki Tantalos’un başının üzerinde meyve yüklü dallar koymuşlar. Susayıp su içmek için eğildiğinde sular çekiliyormuş.

Acıkıp meyve yemek için uzandığında ise dallar uçuşuyormuş.

Tantalos'tan bu güne;

Bir mezar…

“Tantalos işkencesi” diye anılan bu öykü…

Bir de;

İzmir Körfezi’nde isminin verildiği bir “meyhane” kalmış.

Körfeze karşı bir kadeh şarap içmek isteyen İzmirliler, “Tantalos'un Yeri” meyhanesine giderek orada zıkkımlanıyorlarmış.

*

Tantalos’tan beş bin yıl sonra İzmir’in idaresine, yine Yunanlıların uyduruk tanrıları ile arası çok iyi olan bir isim talip oldu.

Bu kişi, sizin de tahmin ettiğiniz gibi;

CHP’nin İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Tunç Soyer.

Malumunuz, Tunç Soyer;

Milattan önce 1000 yıllarında kurulan ve “Tanrıların şehri” olarak da anılan “TEOS Antik Kenti”nin, günümüzdeki adıyla Seferihisar’ın hâlihazırdaki belediye reisi.

Soyer’in bir de;

1992’de, belediyeden 41 yıllığına kiralayarak işlettiği ve 2017 yılında satışa çıkararak yine kendisinin talip olduğu bir tatil köyü var.

1998’de, üniversitelerde görevli bazı akademisyenlerin, öğrencileriyle aşk yaşadığı ve kamuoyunun “Uçkurgate” diye hatırladığı skandalın yaşandığı yer olan Soyer’e ait bu tatil köyünün adı da “Teos.”

Tunç Soyer’in  “Yunan sevgisi” bununla sınırlı değil tabii.

Soyer, 2011 yılında;

İzmir Seferihisar Sığacık Limanı ile Yunanistan’ın Sisam Adası arasında başlatılan feribot seferleriyle ilçeye gelen Yunanlılara “veresiye defteri” açmış, bir de onlara kefil olmuştu.

Yunanlıların, borçlarını ödememeleri halinde, esnaf parasını Soyer’den alacaktı.

Soyer’in açtığı bu veresiye defterine, Sisam Belediye Başkanı Thanos Styliamos ile Sisam Valisi Nikolas Katrakazo dahi adını yazdırmıştı.

*

Gelelim Tunç Soyer’in uyduruk Yunan tanrılarına olan hürmet ve muhabbetine…

Soyer, Seferihisar belediye başkanı seçildikten sonra en büyük projelerinden birinin;

Kefil olduğu Yunanlılarla birlikte ‘Dyanissos’ adıyla bir “Türk-Yunan Şenliği” düzenlemek olduğunu söylemişti.

Diyanisos (Dionysos ) kim mi?

Yunan mitolojisinin şarap ve bağlardan da sorumlu “ayyaş” tanrısı(!)

Soyer’in,

Sürekli sarhoş ve anadan üryan gezdiği için “edepsiz” lakabı takılan Dionysos adına “şenlik” tertip etmek istemesini, doğrusu aklım almamıştı…

Ta ki;

Hürriyet gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Vahap Munyar’ın;

“Kedi çişi kokan şarap içtiniz mi?" yazısıyla karşılaşana kadar…

Arşivde gezinti yaparken rastladığım mahut yazıda, Yunan mitolojisinde “tanrıların içkisi" olarak anılan ve kutsal kabul edilen şarabın;

“küf, nemli bez, eski yapı, ağır ahşap, petrol, katran, çakıl taşı, kireç, saman, deri, ahır ve kedi çişi” koktuğu yazıyordu…

Hatta!

Yıllanmış şaraplar “at eğeri” ve “at dışkısı” bile kokabiliyormuş.

Mesela!..

1982 Petrus, at dışkısı ve saman kokan bir şarapmış.

*

Ertuğrul Özkök’ün;

"Türkiye’de şarap kültürü yeni yeni gelişiyor. Yazılarınla milleti şaraptan soğutacaksın. Şarabın ‘Kedi çişi’ kokması da ne demek?.." sözleriyle  Vahap Munyar’ı fırçaladığı o yazıdaki “kokular”ı dikkatlice incelediğimde, aklıma;

Sürekli “şarap” güzellemesi yapan ve “şarap festivalleri” düzenleyen CHP’li siyasetçiler geldi…

Meğer CHP’lilerin;

“kedi çişi” ve “at dışkısı” kokan şarabı ölümüne savunmaları,  boşuna değilmiş…

Düşünsenize!..

“Tantalos Meyhanesi”nin bulunduğu İzmir Körfezi’nde bir hafta şarap içilmese, insanlar;

dışkı kokusunun şaraptan değil, CHP’nin içine ettiği İzmir’den geldiği anlayacaklar…

O zaman ne olacak?

Aklı başındaki İzmirliler, İzmir’i “insan dışkısı kokusu”na maruz bırakan CHP’ye oy vermeyecekler…

Şimdi anladınız değil mi?

CHP’nin, İzmir siyasetini neden “şarap” üzerine bina ettiğini!..

*

Bakın,

“Ak Parti” demeden de, CHP’yi eleştirebiliyorum!..

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23