--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Ataklı’nın “kimya”sı niçin bozuldu?

Zekeriya Say
Zekeriya Say
36

Can Ataklı, “dinci” dediği merhum Erbakan’ı bir gezi sırasında kıldığı iki rekât “sefer namazı” nedeniyle “riya” yapmakla suçlamıştı.

*

“Türkiye’nin İslam Devleti’ne dönüşmesi halinde, televizyonlarda bacakları ile ‘yürek hoplatan’ sunucuların olmayacağını, kumarın kökünün kazınacağını, meyhanelerin kapanacağını, güzellik yarışmalarının yapılamayacağını, faizin kalkacağını” yazarak, “İslam Devleti”ni savunanları; “desteklediğiniz düzende bunlar olmayacak” diyerek uyaran da yine “irtica” düşmanı Ataklı’ydı.

*

Yemin etmesine izin vermedikleri halde sırf Merve Kavakçı’nın Meclis Genel Kurulu’na girmesine müsaade ettikleri için “tüm siyasi partileri kınamak gerek”tiğini yazan da…

*

Kadın polislere “türban serbestisi” getirilmesini, “sadece sinir uçlarıyla oynamak değil aynı zamanda devletin temeline dinamit koymak” olarak değerlendiren de;

“Ortada bir ‘dinci’ varsa, bir de ‘dinsiz’ vardır” tezini savunan bu “zat”dı.

*

Son olarak;

“Koronavirüs” tedbirleri kapsamında pazartesi günü başlayan “uzaktan öğretim” derslerindeki öğretmenin “başörtülü” olmasını hazmedemeyerek,

“Milyonlarca öğrenciye türbanlı öğretmeni rol model olarak vermek çok yanlış. Bana bunu özgürlük diye anlatamazsınız” diye ortaya çıkan yine Can Ataklı oldu.

*

Peki, ne zaman bir Müslüman görse “kimyası” bozulan “Can Ataklı” esasında kimdir?

Ataklı, kimya öğretmeni bir anne ve babanın çocuğu olarak dünyaya gelmiş.

Babası, elinde Atatürk resmi ile “Demokrat Parti”ye karşı yürümüş.

General amcası Mucip Ataklı ise daha da ileri giderek, tankları Adnan Menderes’in üzerine sürerek 27 Mayıs darbesini gerçekleştiren Milli Birlik Komitesi’nde yer almıştı.

Aileden gelen bu “postal sevdası” Ataklı’ya da sirayet etmiş olmalı ki; o da tıpkı “cuntacı ebeveynleri” gibi 28 Şubat darbesinin “sivil ayağı”nda yer almıştı.

Çevik Bir’in,

“Şöyle bir şey yazın da bu kişinin kafasını koparalım” şeklinde talimat verdiğini…

“28 Şubat sürecinde yayınladıkları haberlerin yüzde 90’ının yalan” olduğunu bizzat kendisi itiraf etmişti.

*

Ataklı, belki de hayatı boyunca yalnızca bir kez “dürüst” davranmıştı.

Onda da;

Egebank skandalından sonra başlayan “Murat Demirel’den 1 milyon dolar alan gazeteci” tartışmaları üzerine Fatih Altaylı’nın “Medya’da ahlâk” konusunu ele alacağı, ancak davet edilen “ahlaklı”(!) gazetecilerin tümünün çeşitli mazeretler ileri sürerek Teke Tek programına katılmaması üzerine yaptığı;

“Konuşursam başımız hep birlikte belaya girer” açıklaması olmuştu.

Zira mahut itirafın akabinde;

Her ne kadar  “çok yakın bir aile dostunun lösemi hastalığına yakalanan çocuğu” için aldığını söylese de Can Ataklı’nın, Yurtbank’ın içini boşaltan “batık bankacı” Ali Balkaner’den 10 bin dolar aldığı ortaya çıkmıştı.

*

Ataklı’nın o dönem bir gazeteciden ziyade “iş takipçisi” gibi çalıştığı ise;

Eski Deniz Kuvvetleri Komutanı emekli Oramiral Özden Örnek’e ait günlüklerde yazılı olan “21 Temmuz 2004” tarihli notla deşifre olmuştu.

Meğer Ataklı, patronu Cem Uzan’ın askerlik durumunu halletmesi için Örnek’i ziyaret edip, ondan yardım istemişti.

*

Siyasete de yakın duran, bir gün Çiller’ci, ertesi gün Uzan’cı olan, CHP’den İBB aday adaylığı için başvuran, hemen ardından DSP’ye geçerek 2014 seçimlerine Beşiktaş Belediye Başkan adayı olarak giren ve yüzde 1 bile oy alamayarak boyunun ölçüsünü alan Ataklı;

“siyaset”i de tıpkı mesleği gibi “ahlak”tan yoksun bir şekilde yürütmüştü.

Öyle ki;

“Bab-ı Ali’nin Dikenleri” adlı kitapta, “Tayyip Bey’le teke tek yemek yediği ve eski eşi ile birlikte o masalarda içki içtiği” şeklinde bir yalan üfürdüğü de ortaya çıkmıştı. 

Bu iddialar üzerine konuşan eski eş Ayşe Ataklı ise; 90’lı yıllardan beri ağzına içki koymadığını belirterek;

“Eski kocam, Başbakan ile yakınlığını anlatabilmek için eski karısını sofraya meze yapmıştır!” diyerek, Ataklı’nın kendisini “asılsız ve yakışık olmayan kelimelerle” rencide ettiğini belirtmiş ve onun nasıl yalanı “iddia”, dedikoduyu da “gerçek” diye pazarladığını gözler önüne sermişti.

*

Ezcümle;

Ortalıkta “inançlı” birinigördüğünde “kimyası” bozularak kendini kaybeden ve terbiye sınırlarını aşarak işi hakarete vardıran Can Ataklı’nın;

EBA’da “başörtülü” bir öğretmeni ders verirken görür görmez  “deli”ye dönmesini de çok görmemek lazım…

Zira adam yalnızca tıynetinin gereğini yaptı, o kadar!

 

Yorumlar

(36)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Her sey güzel olacak

2 Nisan 2020 17:29

Mansur yavas ve Ekrem imamoglu Adam gibi adamdir

Omer

2 Nisan 2020 13:54

 Harika, hic bir detayi es gecmemisiniz.

H.Eren

2 Nisan 2020 08:57

İslama düşman aptalın teki.Ataklı'yı çok güzel tasvir etmişsiniz.Tebrikler.

Bir Yolcu

2 Nisan 2020 08:40

Cehennem kütüğü Can Ataklı'ya fazla yüklenmeyin; önderlerinin kemiklerini sızlatıyorsunuz!..

Muh.

27 Mart 2020 01:22

Can ataklı puşttur herşeyi yapar

Şahin 66

26 Mart 2020 22:34

Can ataklının ne başörtülü öğretmen nede dekolte giyen öğretmen umurunda adam kendi reklam filminde oynuyor 

Baybars

26 Mart 2020 21:27

Gariban; Reis'imiz biz Müslümanların Ulu'l Emr'idir. Devlet Başkanı olduğundan beri ülkemizi Sünni ağırlıklı Müslümanlarca yönetiliyor. Sünni düşmanı .....ler hasetlerinden çatlasın patlasın inşallah. Biz Laiklik ilkesi gereği hiç bir zaman ayrım yapmadık. 

Kadir

26 Mart 2020 18:34

Bu sahisi millet  ........olarak danidi mayası bozuk

Akan

26 Mart 2020 17:40

CAN ATAKLI DENEN MÜSLÜMAN DÜSMANI .........IN TA KENDISIDIR

Serdar

26 Mart 2020 17:35

 açık mini etek giyseydi inancı ne olduğu belli olmayan bu zatın sesi çıkmazdı.Korona virüsünün sebebi bu din düşmanları.Can Ataklı haddini bil artık o eski Türkiye değil İslamasavaş açarsan ölümüne milyonlarca Müslüman bulursun ama kendi eşrafında can korkusundan bir kişi bulamazsın,çünkü sizin herşeyiniz bu dünya.

Zekeriya Say Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle