THY - TR Çıkışlı DAB

Aday olacağına; “Geyik, Üveyik” hatta “Bufalo” olsaydın!..

05 Mayıs 2018 Cumartesi

Kemal Kılıçdaroğlu, hayalindeki cumhurbaşkanı adayını tarif ederken ne diyordu:

“Adayımız, kavgacı olmayan, ekonomiden anlayan, bir başarı öyküsü olan ve ülkeyi bu değerlerle yönetebilecek birisi olacak!..”

Peki, Bay Kemal, kimi aday gösterdi?

Fizik öğretmeni Muharrem İnce’yi.

Yanlış anlaşılmasın;

“Fizik öğretmeni” derken maksadım, “mukaddes” bildiğim öğretmenlik mesleğini aşağılamak değil.

Zaten Muharrem İnce de,

Twitter’daki profiline “Fizik öğretmeni” yazarak, öğretmen kimliğini, milletvekili kimliğinden öncelemiş.

*

Her neyse?

Madem Türkiye’yi ilgilendiren bir konudan, “cumhurbaşkanı adaylığı”ndan bahsediyoruz, o halde gelin Muharrem İnce’yi bir kez de “alıcı gözüyle” yakından tanıyalım:

Bilenler, hatırlar…

Erken seçim tarihi “24 Haziran” olarak açıklandığında, Kemal Kılıçdaroğlu’nun ilk beyanatı;

“Haziran kiraz mevsimidir” şeklinde olmuştu.

Tesadüf müdür? bilinmez ama;

CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce,

1964 yılında Yalova'nın Elmalık Köyü'nde bir çiftçi çocuğu olarak dünyaya gelmiş.

İnce'nin doğum tarihi ise kesin değil.

Ailesi, "kirazlar kızarırken doğduğunu" söylüyor.

Anlayacağınız,

Muharrem İnce muhtemelen Haziran ayında doğmuş. Çocukluk yıllarında ise köyde çobanlık yapmış.

11 yaşındayken, teyzesinin "Büyüyünce ne olacaksın?" sorusuna, hiç düşünmeden "Milletvekili" diye yanıt vermiş.

(Cumhurbaşkanı seçilemeyeceği içine doğmuş olmalı)

Muharrem İnce;

babasının sık sık bozulan traktörüne üzüldüğü için, Yalova Endüstri Meslek Lisesi Torna-Tesviye Bölümü'nü tercih etmiş. Liseden sonra “tesviye dükkânı” açmayı hayal ederken, bir arkadaşının teşvikiyle üniversite sınavına girip, Uludağ Üniversitesi Necatibey Eğitim Fakültesi Fizik Öğretmenliği Bölümü'nü kazanmış.

Buradan mezun olduktan sonra bir süre fizik öğretmenliği yapmış.

Sonrasında ise 38 yaşında milletvekili seçilerek meclise girmiş.

Bu arada,

Fizik öğretmeni İnce, askerliğini “onbaşı” olarak yapmış.

*

Evet!

Gördüğünüz gibi;

Muharrem İnce’nin, Bay Kemal’in aklındaki “cumhurbaşkanı profili”yle uzaktan yakından alakası yok.

CHP’den milletvekili seçilmesini “başarı” saysak bile, İnce;

Ekonomi bilgisi “tesviye dükkânı açmak”la sınırlı olan, kavgacı, gürültücü biri.

Ha!..

Bu arada, Fizik öğretmeni Muharrem İnce,

“İftiranın daniskasını” da yapabiliyormuş.

Dünkü tanıtım toplantısında kendisi söyledi.

Tabi,

Muharrem İnce’nin meziyetleri bununla da sınırlı değilmiş.

İnce’nin bir de şiir kitabı varmış.

Bildiğiniz kitap, canım;

Hani şu “okumalık” olanlardan, kapaklı.

İnce,

Şiir kitabının kapağına bir “bufalo” resmini münasip görmüş.

Kitabın adı ise, Kızılderililer'in bufalolara verdiği isim olan "tatanka"dan geliyormuş.

Muharrem İnce’nin yazdığı şiirler için ise, ne desem bilemedim?!..

En iyisi bir örnek verip, kararı size bırakmak…

İnce’nin en meşhur(!) şiiri şöyle;

“Vurulmaya hazır geyik olayım senin için,

Ya da bozkırda bir üveyik.

Tatanka olayım senin için,

Vur beni ta böğrümden.

Kıyamadınsa eğer,

Öp beni ta küçük dilimden..."

*

Tövbe tövbe…

Evlerden ırak!

Geyiği, üveyiği, bufaloyu anladık da, “öp beni ta küçük dilimden” de nedir arkadaş!..

Bu neyin kafası, ya hu?

Anlayan beri gelsin.

Tamam!..

“Fizik öğretmeni Muharrem İnce”nin, kitabının geliriyle doğduğu Elmalık Köyü İlköğretim Okulu’na bir “Fen Bilgisi Laboratuvarı” kurarak öğrencilere faydası dokunmuş olabilir, ama…

Maazallah,

“Öp beni ta küçük dilimden” mısraını bir ilköğretim okulu öğrencisi okusa, o sabinin psikolojisi n’olur?

Bu nasıl bir öğretmen?!..

Kemal Kılıçdaroğlu’nun dün Ankara’da,

Ahmet Taner Kışlalı Spor Salonunda düzenlen aday tanıtım toplantısı sırasında yaptığı;

“Öğretmen nedir? Toplumun aydınıdır, öğretmen. Elinde meşale ile toplumu aydınlatan kişidir. Öğretmen baş tacı ettiğimiz kişidir. Öğretmen, toplumu aydınlatan bilge bir kişidir” tarifine uyuyor mu?

Elbette hayır!..

Öyle ya!

Bay Kemal, “öğretmen baş tacıdır” diyor.

Muharrem İnce ise;

“Gel bakalım buraya” komutunu duyar duymaz koşa koşa Bay Kemal’in ayağına gidiyor.

İnanın Muharrem İnce’yi o halde görünce içim acıdı.

İçimden “Keşke fizik yerine mantık okusaydı” dedim.

En azından,

Bay Kemal’in kendine yaptığı o çirkin hitabın ne manaya geldiğini anlardı.

Tabi bir de,

24 Haziran’da yapılacak seçimde;

“Partili Cumhurbaşkanı” seçtiğimizin farkında olur da, yakasındaki CHP rozetini çıkarıp, Kılıçdaroğlu'na teslim etmezdi.

Zira, kanımca bir daha o rozeti yakasına zor takar.

*

Evet!..

Fizik öğretmeni Muharrem İnce, dün itibariyle resmen CHP’nin cumhurbaşkanı adayı oldu.

Aslında seçilemeyeceğini o da biliyor.

Zaten, 11 yaşındayken teyzesinin “Büyüyünce ne olacaksın?” sorusuna da “milletvekili olacağım” demiş.

Her neyse!..

Şakayı bir kenara bırakıp, biraz da ciddi şeyler konuşalım.

Öncelikle tüm öğretmenlerden özür dileyerek, “Solak”ların en çok okuduğu yazar olan Yılmaz Özdil’in, öğretmenler hakkında daha önce yazdığı bazı satırları aktarayım.

Özdil, 16 Temmuz 2005’teki yazısında;

“Kimler öğretmen oluyor?

Kızmaca darılmaca yok.

En az puan alanlar...

İlkokulda başlaması gereken kalkınmayı nasıl sağlayacağız, en az puan alabilen kadrolarla?" demiş.

 

Yenilir yutulur sözler değil.

Fakaaat!..

Bu yazının üzerinden 13 yıl geçmesine rağmen Özdil hala yazı yazabiliyorsa;

Demek ki bu hakaretler yenilip yutulmuş, hatta hazım bile edilmiş.

 

*

Şimdi, bu satırlardan hareketle Muharrem İnce’ye soralım:

Kızmaca darılmaca yok!”

Eski bir “Fizik öğretmeni” olarak seni ve 18 milyon öğretmeni aşağılayan…

Sizleri, yani öğretmenleri;

“İlkokulda bile kalkınmayı başlatmaktan aciz” gören…

Bir salon dolusu partilinin huzurunda, cumhurbaşkanı adayı olarak sana;

 “Gel bakalım buraya” buyruğunda bulunan bu zihniyet;

Senin cumhurbaşkanı seçilebileceğine inansaydı, seni aday gösterir miydi?

Biliyorum!

Bu sözlerim belki ağrına da gidecek ama,

Muharrem İnce;

Sen kendi genel başkanının aklındaki “cumhurbaşkanı” ile “öğretmen” tarifine bile uymuyorsun.

Buna rağmen ne diye aday oluyorsun, be adam!..

*

Bir röportajında;

“Şiirle gündeme gelmek istemiyorum” demişsin.

Keşke,

Eski bir öğretmen olarak bu hallere düşeceğine,

“Geyik”li, “üveyik”li, “bufalo”lu şiirler yazsaydın da,

Sana “acımak” yerine “gülebilseydik...”

 

YORUM YAZ

  • Biralı, Cami AvlusundaBiralı, Cami Avlusunda4 ay önce
    Aday olacağına; “Geyik, Üveyik” hatta “Bufalo” olsaydın!.. e) hiçbiri f) geyik tezeği
  • Ibrahim akIbrahim ak4 ay önce
    Bu şiirleri herkesin okuyup ibret alması lâzım özellikle küçük dil işini çok anlamadım ama olsun chplilerin çoğu sözlerini zaten anlamıyorum
  • AlperenAlperen4 ay önce
    Zekeriya kardeş geçmiş olsun!
  • AhmetAhmet4 ay önce
    Görüyorsunuz. Anlatmaya gerek yok mükemmel. :)