Yaşamak veyazmak üzerine...

20 Ağustos 2019 Salı

Yazmak zor iştir, yorucu iştir, acıtıcı iştir. Üstelik yazar, “ebedi yorgun kişi”dir: Başlangıçta yorgun, bitişte yorgundur. Zira üretken beyinler yorulur, acıyan beyinler üretir! Yazdıkça yorulur, yoruldukça yazarsınız...

Kelimeleri kimi zaman mermi olup fırlar, kimi zaman sevgi soluğuna dönüşür, hayatı öper. 

Fakat kelimeler istiflenip hayat buldukça derinden bir endişe açar içinde: “Acaba doğru yazmış mıyım, her şey yerli yerinde mi?”

Ve son soru: “Tam istediğim gibi mi?”

Ah yasalar, yasaklar, töreler ve yayıncılar!.. Durmadan kendilerine “uygun” olanı isterler.

Oysa yazarın amacı “istenileni yapmak” değil, “istediğini yazmak”tır...

Ama her zaman istediğini yazdığını söylemek güç: Piyasa şartları yayıncıyı, yayıncı yazarı zorlar; sonuçta ortaya ne yazarın, ne de yayıncının istediği şey çıkmayabilir: O zaman da henüz bitmiş kitap, içindeki hayatlarla birlikte çöpe gider.

Onca insan doğarken ölür!.. Onlarca hayat yaşanmadan biter. 

Bunun da bir nevi cinayet olup olmadığını zaman zaman düşündüğümü itiraf edeyim. Cinayet olsa bile hiçbir cezası ve müeyyidesi (yaptırımı) yok ki!

Dedim ya: Sonu hüsran bile olsa, her başlangıç yeni bir umuttur.

Bu sebeple yeni başlangıçlar yapmaya asla boş vermeyin. 

Yeni bir kitap okumaya başlayın... Şiir yazmaya başlayın... Namaz kılmaya, oruç tutmaya başlayın... 

Yeni bir şeyler yapın kısacası, kendinizi yenileyin.

O zaman göreceksiniz ki, yeni umutlar hep vardır. 

Yeni umutlar bizi yeni ufuklara taşıyacaktır.

¥

Biliyor musunuz, aslında alışkanlıklarımızdan (yanlış da olsa) kurtulup yenileşmekten korkuyoruz...

Çünkü yenileşmek “değişmek” demektir, değişmek ise risk almak anlamına gelir...

Oysa çoğumuz risk almaktan pek hoşlanmayız...

Küçük dünyamızda kalmalı ve hiçbir tehlikeye atılmadan yaşamalıyız!

Kimi kaplumbağalar gibi...

Bilirsiniz, kaplumbağaların kabukları çok sert olur. Başlarını ve ayaklarını kabuklarının içine çekip kendi içlerinde büzüldüler mi, üzerlerinden kamyon geçse etkilenmezler.

Ancak yeni yerler görmek ve karınlarını doyurmak için yürümek, yürümek için de kafa ve bacaklarını kabuklarından çıkarmak zorundadırlar...

Ama kafa ve bacaklarını kabuklarından çıkarmaları demek riske girmeleri demektir.

Bunu bilirler ve tercihlerini yaparlar: Tercihleri sonucu ya kabuklarında büzülmüş olarak ölürler, ya da ölümü bile göze alarak hedeflerine yürürler.

Ölenler geri dönmez, hiçbir hedefe ulaşamaz, hiçbir şey de başaramazlar; ama yaşayanlarda her zaman umut vardır.

Zaten hayat bir umut çeşmesidir.

¥

Bir gün ilkokul öğretmenimiz tüm sınıfa bir tavsiyede bulundu: “Bugün değişik bir şey yapın, eve her gün kullandığınız yoldan değil de, başka bir yoldan dönün.”

Üç kişi dışında kimse bu öğüdü tutmadı. O üç kişinin içinde ben de vardım. Biraz dolambaçlı, ama değişik dere yolundan gittim eve. İlk olduğu için de çevreye dikkat ettim...

Yolun iki tarafı yabani çiçeklerle süslüydü. Yer yer ağaçlar tepede kafa kafaya vermiş, patika yol tam anlamıyla yeşil bir tünele dönüşmüştü. Yeşilin her tonu yol boyu sere serpe uzanmıştı. Bir renk armonisinin içindeki notalara dönmüştük. Görüntü gerçekten de muhteşemdi. 

Ertesi gün, öğretmenimiz, kimlerin değişik yollardan eve döndüğünü sordu. İki arkadaşımla birlikte parmak kaldırdım. Karatahtayı gösterdi: 

“Gel ve gördüklerini arkadaşlarınla paylaş.”

Dilim döndüğü kadar muhteşem güzelliği anlattım. Herkes hayran hayran dinledi. Ve o gün herkes aynı yoldan eve döndü. 

En çok neye şaştım biliyor musunuz?....

Hani birlikte yürüdüğüm iki arkadaş vardı ya: Bunlar ilk teneffüste sağlı-sollu kollarıma girdiler ve benim sınıfta anlattığım hiçbir şeyi görmediklerini söylediler.

Anladım ki, görmek için, bakmayı bilmek lâzım. 

 

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • Avrupacaya uydurukçaya türkçe diyenlerAvrupacaya uydurukçaya türkçe diyenler26 gün önce
    Selamün aleyküm müslümanca söylemektir. Esenlik gibi kelimeler avrupaca ve uydurukçadır. Harflerde latin harfleridir müslüman olmayan harflerdir. Arapçadaki harfler müslüman harfleridir.
  • ayıklanacak taşlarayıklanacak taşlar26 gün önce
    Cumhurbaşkanımız Erdoğan' ın 2023 seçimlerinden önce, mansur' a ve ekrem' e oy veren "ülkücüler" isimli pislikten kurtulması gerekir! Bunlar öyle bir pisliktir ki; Bahçeli' nin de bunlar üzerinde hiç bir etkisi yoktur, meral kuyruğunu sallaya sallaya ortalıkta dolanmıştır!

Günün Özeti