Temizlik kültürümüz...

17 Haziran 2019 Pazartesi

Eskiden sık sık hamama gidip, kokulu sabunlarla yıkanan insanımız, “mis” kokardı. Modernleştikçe ter kokusuna parfüm karıştırmaya başladı. Tabii ortaya dayanılmaz bir koku çıktı: Bir bakıma kokuştuk!

Kanuni İstanbul’unda 15 bin şehir hamamı varken, Avrupa’da sık yıkanmanın dinsizlik anlamına geldiğini iddia eden papazlar yıkanmamayı öğütlüyordu. Doktorlar, “Her hastalığın başı saç yıkamaktır” diyordu. Onlar “pis” kokardı, biz “mis” kokardık. Sonunda parfümü icat ettiler. Eskiden her parfüm şişesinin üstünde, “Tuvaletten sonra kullanılır” anlamında, “Eau de toilette” şeklinde Fransızca bir cümle yazardı: Gerçekten de parfüm yıkanmayı sevmeyen Batı insanının üstüne sinen kokuları kısmen bertaraf etmek için icat edilmiştir. Malum: Her icat bir ihtiyaçtan doğar!

“Temizlik imandandır” anlayışının bir ürünü olarak, Osmanlılar, bazıları sanat ve estetik açıdan da “şaheser” olan hamamlarla şehirlerini donatırken, Avrupa insanı yıkanmayı “günah” sayıyordu. Çünkü yıkandığı takdirde vaftizden çıktığına, bu yüzden cehenneme gideceğine inanıyordu.

Osmanlı’nın su ile bütünlenmiş hali, 1552 yılında Osmanlılara esir düşüp, üç yıl boyunca Kaptan-ı Derya Sinan Paşa’nın yanında kalan ve bu süre içinde kölelikten hekimliğe yükselen İspanyol Pedro’nun kaleme aldığı, “Kânunî Devrinde İstanbul” isimli kitabında şöyle anlatılır: “İspanya’da ömrü boyunca iki kere yıkanmış hiçbir kadın ve erkek göremezsiniz. Türkler ise sık sık yıkanırlar. Türk hamamlarında bol su harcanır. Dünyada İstanbul kadar çeşmesi olan hiçbir şehir yoktur, her sokakta muhakkak bir çeşmeye rastlanır.” 

Bu durum sadece İspanya’ya has bir durum değil, o dönem Avrupa’sında geçerli bir yaşam biçimidir. Zaten o dönem Avrupa’sında, doktorlar banyo tavsiye etmedikçe yıkanmanın sağlık açısından son derece zararlı olduğuna inanılırdı. 

Meselâ Jean de Renoe isimli bir doktor, “Sadece ellerinizi ve ayaklarınızı yıkamanızda bir mahzur yoktur; başa su sürmek, son derece tehlikelidir. Unutmamalıdır ki, başa sürülen su, her türlü derdin kaynağıdır” diyor. 

Yazar Theophrashe Renaudot, su konusunda daha temkinli: “Doktorlar tavsiye etmedikçe banyo yapmak sadece lüzumsuz bir hareket değil, tehlikelidir de... En büyük zararı da müstakbel annelerin karınlarındaki hayat meyvelerini yok etmesidir.”  

XVI. yüzyılda Aziz Benedikt, “Banyoya, ancak bazı durumlarda izin verilebileceğini” söylüyor.

Aziz Francis ise “Yıkanmamış vücut dindarlığın işaretidir” diyerek, yıkanan Hıristiyanları neredeyse “kâfir” ilan ediyor: 

İspanya Kraliçesi İzabel,biri doğumunda, diğeri gerdek gecesi olmak üzere, tüm hayatında sadece iki kez yıkanmış olmakla övünüyordu.

Yani Avrupalının, “suya-sabuna dokunmama” geleneğinin bir de “dinsel” boyutu var…

Sonunda Fransızlar parfümü icat etti. Ama hâlâ Fransız Sarayı, dayanılmaz derecede kötü kokuyordu. Neden derseniz, Osmanlıların evlerde, saraylarda tuvalet yaptıkları tarihten yüz yıl sonra bile Fransız sarayında tuvalet yoktu.

İhtiyaç leğenler vasıtasıyla (kralların-imparatorların leğenlerinin altından olduğunu söylemeye sanırım gerek yok) gideriliyordu. Sonra bu leğenler hizmetçiler tarafından sarayın penceresinden sokağa boşaltıyordu. Pisliğin kafalarına dökülmesinden korunmak isteyen Fransızlar ise saray bahçesinde şemsiye ile dolaşmak zorunda kalıyordu. Kaçınılmaz olarak da sarayları koku götürüyordu…

Dolayısıyla öğleden önce saraya hiçbir elçi kabul edilmiyordu. Ancak tüm pencereler açılıp ortam iyice havalandırıldıktan sonra, elçi kabulüne başlanıyordu. Bu ihtiyaç da oda spreyinin icadını getirdi.

Dedik ya: Her icat bir ihtiyaçtan doğar! 

 

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • ATATURKCUATATURKCU1 ay önce
    YAVUZ BEY SEN BIRAK 1000 SENE ONCESINI SIMDI GIT BAKAYIM BIR SAHILE ORMANA HER TARAF PET SISE NAYLON SIGARA KUTUSU ICKI SISESI MOLOZ YIGINI.NE TEMIZLIGIBUTUN SAHIL KENARLARINA HER DALGADA TONLARCA COP VURUYOR HELEKI PIKNIGE GITSEK HER AGAC ALTI POSET
  • TemizTemiz1 ay önce
    Ve mekanı cennet olsunki sadece ezanı türkçe yapmaktan başka bir hatası olmayan (ki kendiside bunu anlamış görmüş değiştirmeye vakti kalmamıştır) ama dini;Allah yolunda yürüyenlerin yoluna adeta gümrük kapısı kurmuş Allaha gidenden gümrük kesen izin makamı uyduran Allahtan gelenden gümrük kesen onay makamı uyduran mendebur sevimsiz gudubet ruhbanlardan temizlemeye çalıştı..Gazi paşaya kast edeceğinize önce bunları görün..sizi akla vicdana adalete davet edşyorum..Allah yakının uzağın ayırmayacaksın iyiye iyi kötüye dşyeceksin ayrım yapmayacaksın der hoca...
  • TemizTemiz1 ay önce
    Etrafınızdakilere kıyamıyorsunuz dimi..yada dokunmayıp es geçiyorsunuz politik..nasıl kendi çocuğuna kıyamayıp gürlemeyenler onların suç ve günahından hissesine düşeni alır ve onlarıda kendinide yakar ya..işte durumlarınız bu..iğneyi sağlam bi sapla bakalım sevdiklerine cesaretin varsa..işte din bunu emreder..yakın uzak yok der..iyiye iyi kötüye kötü de der..ne islamı ne türklüğü taşıyabilecek güç yok sizlerde..
  • TemizlikTemizlik1 ay önce
    Cesur olun cesur..ona buna değil kendimize bakacağız diye gürleyip bunu öğütlesenize..kimden korkuyorsunuz..Allahtan korkun Allahtan...biz neredeyiz onu tahlil etsenize...biz kendimizle yarışırız ancak temizlikte iyilikte onurda şerefte diye desenize sizi dinleyip takip edenlere..bu yazdıklarınız hep boş şeyler boş bomboş...
  • UmutUmut1 ay önce
    Tamam saygıdeğer hocam biz temizdik gene temiziz derim ama yaz gelsin istemiyorum insanimiz ter kokuyor çalışan da ayni ofiste oturan da hele toplu taşıma bir binin ne kadar puri pak milletmisiz anlarsınız cok üzücü
  • TemizlikTemizlik1 ay önce
    Şehrin içi olsun dışı olsun çöpten poşetten pislikten geçilmiyor..yere tükürenlermi arabasının camından çöpü güm diye dışarı atanlarmı..ağzından küfür kafir düşmeyenlermi iftira hakaret gırla..sen neden bahsediyorsun hoca..hamam romalılardada en alasından vardı..elhamdülillah müslümanız tabiki lakin memleketteki bu halleri gayri müslimle karşılaştırsak onlardan daha iyi filan sayılmayız..şapkamı takkemi külahmı her neyse artık çıkarıp önümüze koyalım diyeceğinize yok üç yüz sene şöyleydi beş yüz yıl önce şuydu buydu diye bişeyler demeninizin ne manası var..yani bugünü görmeyip avunma yolları aramanın alemi ne...cesur olun cesur..bu ne kepazelik bu ne saçmalık deyip iğneyi sizi takip edenlere bi batırsanıza...dışı temiz etrafı temiz kalbi temiz dili temiz insan olun be deyip bi gürlesene muhafazakar dindar liberal yurdum insanına..din önce büyük cihattan bahsetmezmi..dine yakışır müslümanmı kaldı memlekette..temizlikmiş..sen avrupayı gezmiyormusun hiç..bırak ,üç yüz beşyüz sene önceleri bugüne bak..osmanlı ayağa kalksa önce osmanlıdan bahsedip en büyük hokkabazlıkları yapanları falakaya yatırır buna emin ol...
  • sema emine aydınellisema emine aydınelli1 ay önce
    Sayın yazar, çok eski yıllarda, Türklerin Avrupa lılardan daha temiz olduğunu hepimiz biliyoruz.Bin yıl öncesini anlatmanın bir anlamı var mı...Şimdi hamamlarımız da var,Allah a şükür evlerimizdesuyumuz, duşlarımız da var...Deodorant larduş sonu, temiz vücuda sıkılır, bu bir kültürdür, yaz günü ,işinde gücünde olan insan aradaeve ya da hamama gidemez, sabah duşunu alır ,deodorant ını kullanır ve gün boyu temiz kalır,eve dönünce yine duşunu yapar. Şehrin temiz kokması için bunlar öğretilir insanlara.Osmanlı daki hamamların bize artık bir faydası yok, bugüne göre temiz olmayı öğreneceğiz.Yani, Orhan Gencebay ın oynadığı reklam filmi dahi, özür dileyerek söylüyorum, sizin yazınızdan dahayararlı temizliği öğretme açısından.

Günün Özeti