Tarih, dizi ve gerçek

12 Nisan 2019 Cuma

Tarihi “tahrif” (değiştirme, bozma) eden romanlardan, oyunlardan, sinema filmlerinden ve televizyon dizilerinden millet olarak da, devlet olarak da yakınıyoruz…

Ancak ne bizim aklımıza, ne hükümetin aklına “doğrusunu yapmak” gelmiyor.

Gelmiyor, çünkü “doğrusunu” yapması gerekenler arasında ne niyet var, ne gayret var, ne sanat var, ne sanatçı var…

Yüzyıldan bu yana yapabildiğimiz “Diriliş Ertuğrul” dizisi ile “Payitaht” kabak tadı vermeye başladı. Üç bin yıllık şanlı tarihin içinde film ve dizi yapmaya müsait en az üç yüz konu varken, bula bula (Kutülamare ile birlikte) üç konu bulabildik. Onları da uzata uzata “yılan hikâyesi”ne döndürdük. Reyting derdi, konuyu kendi gerçeğinden çıkarıp “entrika”ya sardırıyor. “fitne-fücür” kol geziyor!

Bakıyorum da “Payitaht” dizisinde Sultan Abdülhamid’i öne çıkarma telâşı şehzadelerini yerin dibine batırma eğilimine dönüşmüş. Tarihi gerçekçilik artık dikkate alınmıyor. Her şey Padişah’ın iradesi çerçevesinde şekilleniyor.

Çok haksızlığa uğradığı için, Sultan II. Abdülhamid’in fazla ön plâna çıkarılıp övülmesi bir yere kadar makul karşılanabilir. Ama ipin ucu kaçtı. Sanki senaristler çalakalem gidiyor! Tarih danışmanları da kenardan seyrediyor.

Tabiatıyla şu soru havada kalıyor: “Bu kadar kusursuz bir Abdülhamid varsa, imparatorluğu neden kaybettik?”

Ve bir tane daha: “Birinci orduyu yönetenlerin sadakat yeminine rağmen, Padişah, neden “Selanik Ordusu”nu dağıtmalarını istemedi de iktidarı İttihad ve Terakki acemilerine devretti?”

“Bıkmıştı… Kardeş kanı dökmek istemedi” filan gibi mazeretler burada geçerli değil: Zira onun ataları “devletin bölünmez bütünlüğü” uğruna kardeş kanı dökülmesi gerektiği yerde döktüler. O kadar ki, “Devlet-i ebed müddet” için bazen kardeşlerini, bazen evlâtlarını elleriyle kurban ettiler.

Fatih’in fermanı ortada! Kanuni’nin ve diğer pek çok padişahın uygulamaları da ortada: Durum bu iken daha hangi “kardeş kanı”?

Osmanlı’da “Devlet mi, evlât mı?” sorusunun tek cevabı vardır: Devlet! Diğer sevdalar hep bunun arkasından gelir.

Tamam, “Muhteşem rezalet”ten sonra bu diziler yaralı yüreklerimize ilâç gibi geldi, lâkin biraz araştırma-soruşturma ile doğrusunu yapmak mümkünken, hatalarla malül hale getirmek akıl kârı mı?

Unutmayın ki, tarihle içli-dışlı olmayan büyük kitle, ekranda seyrettiği diziyi “tarih” sanıyor. Seyrettikleri şeyin “dizi” olduğunu, dizi filmlerin büyük bir bölümünün “kurgu” olabildiğini anlatmakta büyük güçlük çekiyoruz. 

Bana öyle sahneler aktarıldı ki, insan ister istemez düşünüyor: Acaba amaç, “İyi ki Osmanlı bitti” dedirtmek midir?

Sanmıyorum. Bu kadrodan böyle bir şey beklemem. Peki nedir? İş o tarafa doğru gidiyor.

Osmanlı Türkçesinin yazım hatalarına ve telâfffuz hatalarına, başkaları temas ettiği için, girmek bile istemiyorum. Mehteran konusu zaten başlı başına büyük hata…

Diyeceğim şu ki, iş uzadıkça tarihi diziler gerçeklerden uzaklaştı. Keyfi hayallerin ekrana yansımasına dönüştü. Tabii bu da onlarca soru getiriyor.

“Diriliş Ertuğrul”da ise her bölüm gitgide “cadı kazanı”na dönüştü. Kadınlar birbirleriyle, erkekler birbirleriyle cedelleşiyor. Neredeyse Bizans unutuldu, aralarındaki kavgadan Bizans’la savaşmaya vakit kalmıyor.

Bu dizilere büyük emek verildiğini, hiçbir masraftan kaçınılmadığını biliyorum. Yüzlerce “emekçi” buradan ekmek yiyor. “Emeğe saygı” babında şimdiye kadar bu konuya temas etmedim. Ama yeter: Tarihi diziler ya toparlanmalı ya da tümüyle “kabak tadı” vermeden bitirilmeli. 

 

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • Hadisi SerifHadisi Serif1 ay önce
    (Hz. Sevban radiyallahu anh Peygamberimizden rivayet ettigi hadisi serifte) :Yakinda yemek yiyenlerin sofralarina birbirini cagirdigi gibi yabancikavimler uzerinize ususecekler Orada bulunanlardan birisi şöyle dedi:Bu durum bizim azlığımızdan mı olacak? Allah Resülü (sav);Hayır, bilakis siz çok olacaksınız.Fakat sizin çokluğunuz selin üzerindeki çer çöp gibi olacaktır.Allah,düşmanlarinizin kalbinden sizin korkunuzu sökeceksizin kalbinize vehn bırakacak. Orada bulunanlardan birisi:Vehn nedir ey Allah Resulü?Vehn dünyayı sevmek ve ölümden hoşlanmamaktır. (Ebu Davud Melahim 5, Ahmed bin Hanbel Müsned 2/359)
  • Yaşar ÖzçelikYaşar Özçelik1 ay önce
    2 saatlik her hafta devam eden tarihi diziler süreyi doldurmak için saçma sapan senaryolar yazıp yönetiyor gösteriyorlar. Yavuz beyin dediği gibi ya toparlanmalı, hızlandırılarak tarih devam ettirilmeli dolayısıyla oyuncular daha hızlı değiştirilmeli yada bitirilmeli.
  • Süleyman Sırrı DinçerSüleyman Sırrı Dinçer1 ay önce
    Kaleminize..sağlık..Bu..diziler..bize..BÜYÜK..BİR..FIRSAT..veriyor..malum..95..yıldır..hatta..150..yıldır..OSMANLI..İMPARATORLUĞU..yani..Devlet-i.Aliyye..KÖTÜLENDİ..yalan..yanlış..bilgilerle..yerin..dibine..sokuldu..Bu..Dizelerde..DEVLET-İ..ALİYENİN..Adaleti..İnsana..verdiği..devlet..YÜCE..KUR7AN..a..uyumlu..işlerinde..elde..ettiği..başarılar..vs..inceden..inceye..SERGİLENMELİ..GÖNÜLLERE..BEYİNLERE..KALBİMİZE..kazınmaya..başlanmalı..GEREKİRSE..DEVLET..ÖZEL..BÜTÇE..İLE..YAPTIRMALI..VEYA..DESTEKLEMELİ..ÇOK..ÖNEMLİ..BU..Günümüz..KÜLTÜR..EMPARYALİSTLERİNE..KARŞI..ÖLDÜRÜCÜ..DARBE..VURABİLİRİZ..
  • EKOLL EKOLL 1 ay önce
    Sayın yazar siz doğruları biliyorsanız eleştirmek yerine katkı sunsaydınız. 
  • KENANISTKENANIST1 ay önce
    Sayin yazar,dizilerin carpitildigi dogrudur da siz de peki niye susuyorsunuz tarihi gercekler konusunda?Ornegin emperyalistler(icerideki hainlerinde iceriden kusatmasiyla)Turkleri sayisiz defa yendiler.Klozet kafa Muharrem Ince nin deyisiyle"adam gelmis de yenmis,yenmis de yenmis,sevmis de sevmis"Adam yenmekle kalmamis,almis seni bir marangoz ustasi gibi yontmus da yontmus,taaaa kii seni tumuyle degistirip kendine benzetesiye kadar.O kadar ona benzemissin ki konusmalarini adamin diline cevirsen konusmanin kime ait oldugu(onun mu yoksa senin mi)belli olmayacak!Bu gercekleri de yazmaya ne zaman baslayacaksiniz?
  • orhan orhan 1 ay önce
    Millet ittifakının bazı fanatik solcu paralelci olanlarının okudukları gazete veya televizyonlardanmıdır nedir hepsi aynı argümanla trt dizileri tarihi çarpıtıyor diyorlar
  • eminemin1 ay önce
    Özal döneminde yapılan dizileri hatırlıyor muyuz? Mesela Kuruluş dizisi! Ne kadar orjinal ve o zamanda yaşatan diziydi! Raiting kaygısı yoktu. Yaprak Dökümü dizisi harikaydı, Reşat Nuri'nin Acımak dizisi! O dönem, nasıl oldu, kim başardı bilmiyorum, son derece orjinal, gerçeğe yakın, diaylogların, karakterlerin o zamanı yansıttığı diziler yapılmıştı. Şimdikiler tiyatroya benziyor, Arada Payitaht'ı, izliyorum fakat orjinallik yok!
  • Kemal GökdoğanKemal Gökdoğan1 ay önce
    Diriliş ve Payitaht "MUHTEŞEM TARİH ROMANCILARINI" kabak tadıyla sıkmış olabilir. Fakat milleti sıkmıyor. Tam aksine sadakat ve ihanet arasındaki farkı ibretle izliyor. Ayrıca dizilerin başında "senaryo tarihten ilham alınarak hazırlanmıştır" diye uyarıyor ve millet bu dizileri "tarih dersi" veya Sn. Bahadıroğlu'nun "tarih romanı"dır diye izlemiyor.
  • ahmed saidahmed said1 ay önce
    işte bu... uzuuuuuun zamandan sonra veciz ,nal ve mıhına doğru yerden vuran bir makale
  • Hikmet YılmazHikmet Yılmaz1 ay önce
    Mustafa Armağan'la yaptığınız tarih proğramlarını beğeni ile izlerim. Tarihten ders almaları için rahmetli T.Özal'ın ailesi nasıl ki bu kıymetli devlet Ada'mızı yanlışlara sarmaladılarsa aynısını bugün Erdoğan'ın ailesidebu cesur Ada'ma yardım değil,zarar veriyorlar. İstanbul'da oyların düşüşünün bir sebebi budur. DOST ACI SÖYLER. Biz ulaşamayız lakin sizler gerekli yerlere iletin lütfen.
  • RecepRecep1 ay önce
    Abi Allah razı olsun. Duygularıma tercüman oldunuz.

Günün Özeti