Şu bizim “yerli” ve “milli” “manifesto”muz!

02 Şubat 2019 Cumartesi

Doludizgin seçime gidiyoruz…

Kimi gizli, kimi açık ittifaklar yapılıyor, adaylar belirleniyor, itirazlar yükseliyor, istifalar, parti değiştirmeler birbiri arkasından geliyor. Etraf şimdiden tozduman!

Bu tozduman arasında AK Parti“seçim manifestosu” dediği vaatlerini kamuoyuna açıklıyor…

Bendeniz öncelikle şu “manifesto” kelimesini merak ettim. Üşenmedim, TDK (Türk Dil Kurumu) sözlüğüne baktım. Açıklaması şöyle:

“1. Bir gemideki malları göstermek için kaptan tarafından boşaltma işlemlerinin yapılacağı gümrük idaresine verilen liste… 2. Bildiri. 3. Toplumsal bir hareketin siyasal inanç ve amaçlarının açık ifadesi”. 

Bu maddelerden birincisi, konu dışı. İkinci ve üçüncü maddeleri “siyasi inanç ve amaçların açıklanması için yayınlanan bildiri” olarak toparlayabiliriz. 

Yani, “beyanname”… Hadi olsun “bildiri”. Bilemediniz, “bildirge” olsun bari.Neden bunların hiçbiri değil de ille “manifesto”?

“Gâvurca” modasından mı? Türkçe’nin canına okuma alışkanlığının siyasete de bulaşmasından mı? Yoksa sırf daha “havalı” durmasından mı?

Zaten bendenizi de tıpkı Orhan Veli gibi, “bu havalar mahvetti”! Havalı ve de çakarlı arabaların içinde son sürat giden muhteremleri gördükçe, “Anan çarık giyerdi sen bunu unuttun mu?” diyesim geldi hep.   

Bazı dostlarımın hoşuna gitmeyeceğini bile bile tüm iyi niyetimle ifade etmek isterim ki, “yerli” ve “milli” olmanın elifi “dil”dir! Dil dudaktan kalbe, edebiyata, edebiyattan sanata, sanattan kalbe, kalpten bayrağa, bayraktan toprağa, topraktan tarihe, coğrafyaya, nihayet bütün olarak vatandan vatandaşlığa uzanan bir “temel çizgi”dir. Dili olmayanın edebiyatı, sanatı, ilmi, irfanı olmaz! Bu yüzden mütefekkirlerimiz “dil” üzerine titremiş, rahmetli Cemil Meriç,“her kelime milli namustur” anlamında, o veciz cümleyi bize emanet etmiştir: “Kâmus namustur!” 

Belediyecilik anlayışı olarak şehirlere sahip çıkmayı, her şehri kendi tarih dokusuna uygun biçimde geliştirmeyi, Avrupa-Amerika tarzı “dikey mimari”den “yatay mimari”ye geçmeyi vaat etmeden önce, lisanımızı “ihya” etmeyivadetmelidir.

Lisan insanla özdeştir ve bütündür. Kendi lisanına sahip çıkmak ise siyasetin birinci görevidir.

 “Yatay mimari”ye önce kelime olarak geçeceksiniz: Meselâ, Batı’nın “city”sini (şehir anlamında kullanılan bir kelimedir) bir yana koyup “mahalle”yi ihya edeceksinz. “Manifesto”yü çürük diş gibi aradan çekip, “beyanname”yigetireceksiniz ki, “milli” ve “yerli” olma iddianız mesnet (dayanak) bulsun!

Ama dikkat ettim, hâlâ milletin umudu olarak gözüken AK Parti’nin, Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından açıklanan “seçim manifestosu”nda “şehir dili” üzerinde hiç durulmadı…

Bence bu bir eksikliktir. Yerel şiveler güzeldir, korunmalıdır, ama “milli dil” kullanan bazı bölgelerimizdeki “temiz Türkçe”nin nesilden nesle intikali açısından da belediyelerin bir şeyler yapması lâzımdır. Hazin ki, Türkçemiz, soyu tükenmek üzere olduğu için koruma altına alınan kelaynak kuşları gibi korunmaya muhtaç hale gelmiş bulunuyor. Dil konusu, herhalde biçki-dikiş kurslarından daha önemli ve önceliklidir.

Bir başka eksiklik de 11 maddelik “manifesto”da “kültür” kelimesinin amaca uygun olarak sadece bir yerde geçmesi… Şöyle deniyor:

“Şehirlerimizin, geleceğe medeniyet mirasımız olarak bırakabileceğimiz iyilik, kültür, sanat ürünleriyle değerlenmesini sağlayacağız.”

Hayrola: Bizim bir “kültür sorunu”muz yok muydu?.. 

 

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • BaybarsBaybars1 ay önce
    Turkiyede halkin %90 i sehirlrde yasiyor yani griye kalan %10 luk kesim %90i beslemeye yetmiyor endustriyel tarim henuz yayginlasmadigi icin meyve sebze fiystlari ates pahasi hukumetin koy yasantisini cazip hale getirmek icin ulasim alt yapi ve ust yapi saglik ve egitimi koylerde yayginlastirmali ve ayrica koyde yasayanlara her ay bin lira maas vermeli uzak ulkelerdeki mazlumlar yerine kendi mazlumlarimizi dusunmeli ozaman turkiyede ekonomik refaha ulasilir
  • Fatih Fatih 1 ay önce
    Sömestr tatili bugün sona erdi.(Sömestr) sömestr sömestr yerli ve milliyiz.
  • ademogluademoglu1 ay önce
    Allah razı olsun sayın abim..geçen selam kelamına değinmistiniz dilimiz tehdit altındayken selamdan bahsetmenizi geçenki yorumda eleştirmiş hatta size serzenişte bulunmustum.Anadilimiz ve kadim dil olan Türkçemize değinmeniz milli hissiyatı olan bizleri sevindirdi..konuşurken ve yazarken yabancı kelimeler kullanmamak için hertürlü cenki veriyorum ve bunu istikrarlı bir seviyede hayatıma ve çevremdeki insanlara yansıtiyorum ve öğretiyorum..sizlerin bu konuyu sürekli köşenize taşımanız beni ziyadesiyle sevindiriyor ..sizlerin TDK ve milli eğitim nazırlıģımız ile görüşmeniz ve Osmanlı Türkçemizinde gerek okullarve içtimai hayatta uygulanması ve kanıksanması adına tasarılar getirmenizi arzuluyoruz .Sağolunuz efendim..
  • SelimSelim1 ay önce
    Sayın bahadıroğlu eger böyle objektıf yazılar tespıtler yaparsan
  • selamselam1 ay önce
    Teşekkurler.sağolun.
  • Mehmet GöktepeliMehmet Göktepeli1 ay önce
    Sayın yazar şu ''manifesto'' ifadesini gündem etmen doğrunun doğrusu. Olmazsa olmazı. Türkçe-mizi bana göre ön güzel anlatmış olan merhum yazarın adını ve eserini anarak yat edeceğim. Prof Dr Oktay Sinanoğlu ve BYE BYE TÜRKÇE kitabında bize Türkçemizi korumamızı anlatmış işte böyle eserlerden de yararlanarak Türkçemizi korumamız gerektiğini yazarlarımızda bazı bazı köşelerinde işlerse doğru yola kulaç atmış oluruz.
  • Kocasolak Kocasolak 1 ay önce
    Allah razı olsun hocam, ömrüne bereket, neslinin Rıza’ya erdiğini gör. Tam bam telinedokunmuşsun, yerli ve milli demekle,ANCAK bu kadar oluyor. Mücahit’ler oldu müteahhit. Gerçi, milli görüş cemaatini dahi KERMESkelimesinden kurtaramadık, gerisini siz düşünün.
  • sılasıla1 ay önce
    Biz ilk 100 günlük, ilk 500 günlük eylem planlarını da dinledik ne oldu?
  • misafirmisafir1 ay önce
    siyasete boguldunuz, milleti unuttunuz sn. yazar.. Birakin bunlari domates biber patlican sogana gelin.. Carsi-pazar yaniyor analar-babalar agliyor..
  • Cabbar CokkibarCabbar Cokkibar1 ay önce
    Degerli Bahadiroglu,kapanan ve unutulan bir yarayi surekli desmeyiniz, artik faydasi yok,olan oldu.Turklerin basini ezen dusman ruhunu da ezdi.Bunu da dil le oynayarak yapti,cunku dil sizin de belirttiginiz gibi her seyin beyni ve kalbidir.Bu Turkler toparlanip bir daha bizden intikam almasinlar diye(cunku tarihte bu hep boyle olmustur) galip gelen dusman yonetime oturttugu adamlarla ise dilden basladi ve Avrupanin yuzyillardir suren "hasta adam" olarak nitelendirdigi Turk sorunu bu sekilde ebediyyen tarihe karismistir.Yeni nesillere bu asagilanarak yok edilmeyi "yedi duveli yendik' gibi tatli ama traji komik sacmalamalarla yutturdular,cunku yeni neslin hic bir sey umrunda degil,tumuyle akilli telefon ekranlarina kendini haps etmisnihilist bilim kurgu yaratiklar hepsi de.Ye...ic...yat.. Baska hicbir sey ilgilerini cekmiyor.!
  • SayınyazarSayınyazar1 ay önce
    Eleştirilerinizi daha suya sabuna dokunan konularda bulunmanız dileğiyle.
  • DerinDerin1 ay önce
    Sayın yazar.. kpss kursunda öğretmenim. Okuyan özellikle de hukuk siyasal okuyan gençlerde ileri derecede ak parti düşmanlığı var. Ve eğitim seviyesi arttıkça ak Parti'ye giden oylar azalıyor. Bu konuya biraz egilsek
  • FerhatFerhat1 ay önce
    Yavuz hocam selamunaleykum. Hocam tespitleriniz cok dogru, fakat keske sadece kirlwnen milli kelimelerimiz olsa, zira bu bati hayranligi bize tanzimat dönemindeki devrisme padisahlarin siyonistlerin liberalizm isimli gayri milli projelerini osmanli döneminde hayata gecirmeleri ile basladi. Bu gayri milli ihanet ptojeleri cumhuriyet döneminden bugüne kadar son sürat devam ediyor malesef. Yozlasma sadece dil imiz ike kisitli kalmadi malesef, ayni zamanda ahlaki degerlerimiz, kültürel ve sanat alanlarinda dahi bati hegomanyasi bizi tutsak aldi. Malesef tanzimat döneminden bu yanabati hayranligina dayanan bir basiretsizlik devri diyebiliriz. Aklimiz var ama düsünemiyoruz, gözümüz var göremiyoruz malesef, zira akillarimizi ve duygularimizi ve bakis acilarimizi siyonizmin gelistirdigi liberalizm isimli azgin ve bozgun idelojilerin gelistirmis oldugu degerler dogrultusunda kullanmaktayiz. Af edersiniz ama ic camasirlarimizin modeli ve rengini dahi onlara endekslemisiz. Faizsiz bir ekonomi düsünemeyen ve iblisinorganizasyonu ve masonlarin merkezi AB nin isigi ile memleketimizi aydinlatmak isteyen siyasilerimizinbasiretsizligi de bu bati hayranliginin insanlarimiz üzerinde büyük bir tesiri olmustur. Sin günlerde artik umarim hepimiz farkindayizdir liberakizm denilen iblisin kurdugu kokusmus ve adi düzenden kaynaklanan azginligin ve bozgunculugun dünyada ve ülkemizde hat safhalara ulastigini. Günümüz devrinde ve yurdumuzda artik müminleri ile gayri müslimleri birbirinden ayirt edemez olduk. Ülkemizde milli lik idelizmi malesef siir ve dirilis dizileri ne mahsus bir durum hali aldi, zira söylemler ve uygulananlar katiyen birbirlerine uymamakta. Gecmiste malesef chp zihniyeti bizi köklerimizden ve milli degerlerimizden koparip iblisin insaa ettigi liberalizm in kucagina oturrtu. Fakat bugün birileri hala bizi Allah c. c. Ile bizi kandirip iblisin organizasyonu AB birliginin vizyon ve reformlari ile yönetmekte. Bu ülkenin kendi aklini kullanabilen kendi milli degerleri ile bilimsel arastirma yapabilen milli bir nizam partisine ihtiyac duymakta. Saygilarim ike
  • görkemgörkem1 ay önce
    Bugün güzel Türkcemizi savundugun icin tesekkürler.. Arapca hayranligini birakalim lütfen!..
  • Mehmet AliMehmet Ali1 ay önce
    Arapça diyordun kaç gündür. Ne oldu da fikir değiştirdin Türkçe'nin önemini yazmışsın bugün?

Günün Özeti