--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Osmanlı padişahları neden hacca gitmediler?

Yavuz Bahadıroğlu
Yavuz Bahadıroğlu
29

Soru şöyle: “Bir gazetede hiçbir Osmanlı padişahının hacca gitmediğini, bazılarının şarap içip şiir yazdıklarını okudum. Bunlar ne kadar doğru?” 

Elcevap: Tarih bilgisinin gazetelerden değil, tarihî belgelerden alınması gereğini hatırlattıktan sonra, Osmanlı padişahlarının çoğunun şiir yazdığını, hatta bazılarının (meselâ Fatih) “divan” sahibi olduğunu belirteyim. 

Ama şarap içtikleri hem bir genelleme, hem de bir aldatmacadır. Bu iftira öncelikle Yıldırım Bayezid’e yöneliktir ki, dini salâhatı, yaşça geçkin olmasına rağmen, “Bize böyle fazıl ve kâmil bir damat gerektur” diyerek kızını büyük din bilgini Emir Sultan’a (asıl ismi Şemsüddin Muhammed Buharî) verecek kadar yüksek seviyededir.

Öte yandan, Emir Sultan’ın dini hükümlere bağlılığını bilenler, padişah bile olsa, içki içerek dinin hükmüne karşı gelen birinin kızını almayacağını da iyi bilirler.

Sultan Dördüncü Murad’ın içki içtiği söylentisi ise, Safevi casusları tarafından, milleti padişahından soğutmak amacıyla çıkarılmış bir dedikodudur. 

Sultan Murad “gut hastalığı”na müptelâ idi. Mafsallarında zaman zaman dayanılmaz ağrılar hissederdi. Biraz olsun rahatlamak için de, doktorlarının tavsiyesiyle afyon alırdı. Afyonun uyuşturucu etkisi olduğu için, bazen padişahın dengesi bozulur, salınarak yürürdü. Osmanlı Devleti ile arası açık olan Safevi casusları, işte bu görüntüyü kullanarak padişahın içki içtiğini yaydılar.

Hac meselesine gelince: Osmanlı padişahları tüm icraatlarını şeyhülislâmın fetvasına dayandırmak zorundaydılar…

Bu hükümden biraz olsun ayrılan (meselâ Yavuz Padişah, bir gün Hıristiyanların zorla Müslüman yapılmasını emredince, Şeyhülislâm Zembilli Ali Cemali Efendi buna şiddetle karşı çıkmış, böyle bir yetkisi olmadığını, ısrar etmesi halinde ise tahttan indirilmesi için “fetva” vereceğini söylemişti. Yavuz Padişah ancak bu ciddi tehdit karşısında verdiği karardan dönmüş, iş tatlıya bağlanmıştı) padişahlar, karşılarında şeyhülislâmı buluyor, şiddetli tepki görüyorlardı. 

O kadar ki, Kanuni Süleyman, her icraatını Şeyh’in fetvasına uygun yaptığını göstermek için fetva dolu sandığın mezarına konmasını istemiş, İslâm inancında buna yer olmadığını söyleyerek merak içinde sandığı açtıran Şeyhülislâm kendi fetvalarını görünce, başını ellerinin arasına alıp şöyle mırıldanmıştı: 

“Sen kendini kurtardın Süleyman, ya biz kendimizi nasıl kurtaracağız!”

Böyle bir dünyada, dinin hükmüne aykırı icraat yapmanın imkânsızlığı ortadadır. Demek oluyor ki, padişahların hacca gitmemesi, altı yüz yıl Osmanlı’yı İslâm çizgisinde tutmak için kılı kırık yaran İslâm alimlerinin fetvasıyla gerçekleşmiştir.

Peki ama neden böyle bir fetva verdiler?..

1. Osmanlı Devleti İ’la-yı Kelimetullah” (Allah inancını yayma) gibi bir misyon üstlendiğinden sürekli savaşın içindeydi. Savaş içindeki bir ülkenin padişahı, uzun süre başkentten ayrılamazdı. Hacca gidip gelmek ise, o günlerin şartlarında aylar sürüyordu. Bu zaman içinde devlette fitne çıkabilirdi. Sultan İkinci Murad’ın (Fatih’in babası) Manisa’ya çekilmesini fırsat bilen Avrupa’nın, Macaristan öncülüğünde birleşip Osmanlı üstüne haçlı seferi açtığını unutmayalım.

2. Padişahlar sıradan vatandaşlar gibi tek başlarına hac edemezlerdi. Kara ve deniz yoluyla giderken, uğrayabilecekleri saldırılardan korunabilmek için, yanlarına bir ordu almaları gerekiyordu. Ayrıca aşçıları, özel muhafızları, danışmanları, vezirleri ve komutanları da yanlarında olmalıydı. 

Devlet boşluk kabul etmez. Bu yüzden padişahlar hacca giderken de devleti idare etmek zorundadırlar. Elçiler gönderecekler, gelen elçileri kabul edecekler, geçtikleri bölgelerin fukarasına sadaka dağıtacaklardı…

İstanbul’la aralarındaki iletişimin devamı için de, ulakların (habercilerin) sürekli gelip gitmeleri lâzımdı…

Yani hacca savaşa gider gibi gidecekler, bunun için de çok büyük masraflara katlanacaklardı…

Hiçbir padişah kişisel servetinden bunu karşılayamazdı. Çünkü hiçbir padişah o kadar zengin değildi. Masrafları devlete yüklemeleri ise helâl olmazdı: Neden derseniz hac devletin üzerine değil, kişinin (yani padişahın) üzerine farzdır…

Fetva işte bu değerlendirmeler sonucu verilmiş, padişahlar bu yüzden hacca gitmemişlerdir. 

Devamını yarın yazalım…

 

Yorumlar

(29)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Halil Orhan Acar

17 Ağustos 2019 08:43

Hac Farz değil mi? Koskoca padişah kendi sınırları içinde güvenle hacca gidemediyse normal vatandaş nasıl gitsin? Aslında bu sorunun cevabı bir çok padişahın ( Bizans İmparatoru) kiliselerde gömülü olmasındadır.

Mehmet Demirel

17 Ağustos 2019 05:21

Teşekkürler hocam tarihimizi karalayanlara güzel cevab olmus.hicbir kaynak bilgim olmadan sayenizde bilgi sahibi oldum.

Osmanlı şeriat devletidir!

17 Ağustos 2019 00:05

Bahadır bey diyen içmiş herhalde.Yavuz Bahadıroğlu Bey gayet doğru bilgi veriyor,Allah razı olsun.Prof.Dr.Ahmet Akgündüz’le müttefik yazıları. Şeriat devletinde o an şeriate uygun olan uygulanır,recm edilmez;gerekirse asılır!

Nuri Tulum..

17 Ağustos 2019 00:05

Devlet boşluk kaldırmaz,,hacc çok uzun bir seyahat vb mazeretler ileri sürülerde Yavuz S.Selim Mısır seferini 5,6 ayda gerçekleştirdi.. O zaman boşluk olmadımı..??

Davut

16 Ağustos 2019 23:20

3 şeyhülislamın kellesi kesilmiştir, padişah öyle istediği için. Bahadır bey ise padişahların şeyhülislam fetvasına aykırı davranamayacağını söyleyerek yanlış bilgi veriyor. Padişah ne derse o olur. Şeyhulislam etkisiz olup görevi sultanın emirleri doğrultusunda fetva vermektir. Öyle olmasaydı osmanlıda zinanın cezası recm olurdu ama uygulanmamıştır.

Medine Sevdalısı

16 Ağustos 2019 22:37

Osmanlıyı tanıdıkça ona daha çok hayran oluyorum Osmanlıyi bize doğru tanıttığıniz için Allâh râzı olsun sizlerden

Osmanlı tabiiki onların kanı değil!

16 Ağustos 2019 22:36

Osmanlı benim kanım değil diyenler rum,ermeni,yahudi(beyaz türk(!))...gayr-i türk ve gayr-i müslimler! Ayrıca Türkiye’de yaşayan hiçbir TÜRK %100 Türk değildir;ırkçılık da budalalıktır! Türkler Turanoid ırkı:yani Mongoloid+Europoid ırkların karışımı bir ırk olarak Hunlardan yaratılmışlardır!Türkmenler orjinallerinde çekik gözlü,baskın gen olan koyu saçlı tipik Asyalı özelliklerini belli eden ama Avrupa’dan da BASKIN gen almış ırklardır.Aramızda sarı kafalar,mavi,yeşil gözlüler çok;bunlar GARANTİ başka ırkların karışımıdırlar ya da başka ırktan T.C. vatandaşlarıdırlar! Bunu tamamemen ırkçılık herzelerine karşı olduğum için,soy ağacını bilen bir Azeri-Türk olarak yazıyorum.

hasan zıngıl

16 Ağustos 2019 22:28

nasıl da işine geldiği gibi eğip büküyorsunuz herşeyi. demek hiç bir osmanlı kadir abi içmezmiş. ahhh ah bu kafa...

AŞIK

16 Ağustos 2019 21:31

Öncelikle siteye söylüyorum bu siteyi takip eden islam düşmanı paralı calışan bir veya iki kişi deyişik isimler kullanarak milletin beynini karıştırmaya calışıyorlar buna alet olmayın BU SATILMIŞ KİLAVYECİLEREDE AMACINIZIN NE OLDUĞUNU ÇOK İYİ BİLİYORUZ SİZİN İÇİN YAŞASIN CEHENNEM

Nihal

16 Ağustos 2019 18:26

Sapıklar Osmanlıyı ya muhteşem yüzyıl denen gezicilerden izlemişlerdir yada CHP li Yaşar Nuriden dinlemişlerdir.eeee kör ile yatan şaşı kalkar:)))))

Yavuz Bahadıroğlu Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle