Nereden nereye?

03 Temmuz 2019 Çarşamba

19. yüzyılda Paris’te yayınlanan “Neuf annees a Constantinople” (Konstantinopolis’te Dokuz Yıl) isimli eserinde, Türk tevazuu konusunda, Fransız yazar A. Brayer şunları söylüyor:

“Türkler arasında kibir ve gurur adeta bilinmez. Kur’an’ın en şiddetle yasakladığı temayüllerin biri de budur... (O Rahman [olan Allah]ın kulları, yeryüzü üzerinde alçak gönüllü olarak yürürler ve cahiller kendileriyle muhatap oldukları zaman ‘selam’ derler.” (Furkan Suresi, 63)… 

“Bir taraftan da sürekli olarak alçak gönüllülük telkin edilir... İşte bundan dolayı Müslüman Türk’ün yürüyüşünde vakar ve ihtişam olmakla beraber, katiyen kibir yoktur. Daima yavaş sesle konuşur; el ve kol hareketlerinde hiçbir zaman zorla hükmeden bir eda sezilmez; hizmetinde tatlılık ve kolaylık vardır.” 

Osmanlı asırlarında devlet ve millet “vakıf” statüsü kazanırken, Avrupa kendi bencilliğinde tükeniyordu. Bu yüzden Osmanlı Devleti’ne uğrayan gezginler hayretten hayrete düşüyor, Avrupa’ya Osmanlı insanını ve onun devletini örnek gösteriyorlardı.

Bir zamanlar Londra Ticaret Odası’nın en görünür yerinde şu mealde bir tavsiye levhası asılıydı: “Türklerle alışveriş et!” 

Ayrıca, tertemiz insanlardık. Osmanlı askerî teşkilatını Avrupa´ya tanıtmasıyla meşhur Comte de Marsigil, yere tükürmedikleri için, atalarımızı eleştiriyor: 

“Türkler hiçbir zaman yere tükürmezler. Daima yutkunurlar. Bunun için de saçlarında sakallarında bir hararet olur ve zamanla saçları, kaşları, sakalları dökülür.”

Osmanlı’da ilk vakıf Orhan Gazi tarafından vücuda getirilmiştir (Osmanlı, vakıf müessesesini kendinden önceki doğru bazı uygulamalardan aldı. Ancak onları yeniden inşa edercesine geliştirdi).

Kurucu Osman Bey’in şanlı oğlu, Hıristiyanların kutsal kenti İznik’te ilk Osmanlı medresesini (üniversitesini) kurarken, üniversitenin ilmi özerkliğini devam ettirebilmesi için gereken ekonomik bağımsızlığı temin konusunda bir kısım gayrimenkullerini vakfetmişti. 

Bu bağış, Osmanlı’nın “vakıf devlet” statüsüne dönüşünün en belirgin adımıdır.

Fransız generallerinden Comte de Bonneval, eski dürüstlüğümüze hayran kaldığını şöyle belirtiyor:

“Haksızlık, tekelcilik, hırsızlık gibi suçlar Türkler arasında adeta yok gibidir. Kısacası ister vicdani bir akideden, ister ceza korkusundan mütevellit olsun, o kadar dürüstlük gösterirler ki, insan çok defa Türklerin doğruluğuna hayran kalır… Türkler vaatlerine dindarane bir sadakat gösterirler.” 

“Müslüman Türkler yeminleriyle ahitlerine de son derece sadıktırlar.” (Mouradgea d’Ohsson). 

Yüzyıllar boyu Osmanlı ülkesine gelip tetkiklerde bulunan Avrupalı gezginler, Avrupa ile mukayese kabul etmez insan hakları uygulamaları karşısında şaşkınlıklarını dile getirmekten kendilerini alamamışlar, kendi toplumları için de böylesine “hakça” ve “insanca” bir yönetim temenni etmişlerdir. Bunların arasında özellikle Comte de Marsigli’nin tespitleri dikkate değerdir: Marsigli, Osmanlı Devleti’nin insanlara verdiği değerle, riayet ettiği insan hak ve hürriyetlerinden bahsetmiştir.

Devamında bakalım inşallah…

 

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • GaziGazi1 ay önce
    Siz cepheden cepheye koşmuş vatan evlatlarının gazilerimizin ne dediklerine kulak verin ve anlatınsayın yavuz bey..samimi olanlar ancak onlar...yakup çavuşları..gerisi yalan dolan...masal.! 1.dünya harbinde ve milli mücadelede askerlikten kaçanların yunanla ingilizle kaçanların eşkiyalık yapanların nesillerini değil..çok yanlış insanları dinliyor ve dinletiyorsunuz..vatanın has evlatları savaşan atalarını dinler ancak..bunuda iyi bilin..
  • Yaz dostumYaz dostum1 ay önce
    Gazi paşamıza her fırsatta dil uzatan zavallılar...gazş paşa sizin gibi ensar mensar sapıklıklarına masonluklara yolsuzluklara göz yumarmıydı..türklükten bahsetme hoca..git eskişehirli son gazilerimizden süvari yakup çavuşu(mekanları cennet olsun) dinle..Atatürk düşmanlığı yapacaksanız doooğğğrruu geldiğiniz yerlere..
  • AnlatAnlat1 ay önce
    Anlat anlat..masal anlat..türk gençliği şuurlu ve taş gibi kaya gibi geliyor..bolu beyi gibi olmuşlara karşı köroğlu ruhuyla geliyor..Atatürk düşmanlığı yapacaksanız türklükten bahsetmeyeceksin hele dinden hiç bahsetmeyeceksin..doooğğruuu yunanistana gidip adınıda değişip orda yazacaksın..eskişehirli son gazimizin (mekanı cennet olsun) dediklerinemi sanamı kulak vereceğiz...tabiki onlara...
  • Hikmet YılmazHikmet Yılmaz1 ay önce
    İBB'den istifa edenlerin. (İdari kadrodan) çoğunluğu Trabzon ve Rize'li olmaları sizi rahatsız etmiyor mu ? Bunlar uyanıkdırlar, bir yolunu bulup yine iş başına başka yolla yola devam edeceklerdir.
  • REİSREİS1 ay önce
    Yürürlükte olan KANUN'lar buna bağlı hayatın her alanına ŞEKİL veren HUKUK....Sınır had hudut örf anene edeb erkan karekter meziyet kişilik toplamı AHLAK"tır... 1923, de bir avuç CHP'li ALLAH'sız KAFİR eliyle CARİ olan KAFİR KANUN ve hukuku bu milletin BİR KISMI"nıinsanlıktan ÇIKARMIŞ"tır bunadirenen ŞEREFLİmüslümanlar CHP'nin YARAT"tığı kafir AZIN"lıktan KURTULMAZSA onlarda gelecekte insanlıktan ÇIKACAK"tır.
  • 1 ay önce
  • AhmetAhmet1 ay önce
    Sayin enfilasyon dusurme bakani damat beyde bir kulak verse sizlerin uyarilarina.enfilasyon almis basini gitmis milletle dalga gecercesine yuzde 5-6 zam lutuf ediyorlar.unutmasinlar allah haz.omere vetdigi adalet ila bogar bunlari.bir bardak cay ile bir simit parasina zam yaptik diye ogunmrsinler.
  • gfgggggfgggg1 ay önce
    bugünkü liderlerimizin durumunu anlatmışsın
  • FiraFira1 ay önce
    Hocam çok güzel örnekleri"kızım sana söylüyorum gelinim sen anla". İnşaallah ahlâkî erozyona sebep olanlar biraz birşeyler anlar. Bunu hep yaşıyoruz. Örneğin bir süre önce cuma namazına giderken önümde camiye giden bir müslümanın" lap" diye sokağa tukurmesi, bir diğerinin elindeki sigara izmaritini cami avlusuna atması, başka bir yerde tesettürlü bir hanımefendinin pusetteki 1_2 yaşındaki çocuğunun yanında fosur fosur sigara içmesi ne halde olduğumuzun somut olguları. Oysaki iman ve İslam hayatın her anında davranışlarımızın merkezinde olmalı....Zira müslüman güzel ahlakın mumessilidir...
  • Yeni bir perde açılıyor:Yeni bir perde açılıyor:1 ay önce
    Açılan bu perdede yer alan sahnede artık atatürkçülük: Abdullah Gül' e, Davudoğlu' ya, Babacan' a devir ve teslim edilecek. Devamı da var: Mesela süleymancıların iplerini ellerinde tutanlar, onları bir önceki seçimde iyi partiye bağlamışlardı. Son seçimle karşımızda chp' li süleymancıları gördük. Müteakip aşama full kemalist süleymancılık olacaktır.
  • ZIR CAHILZIR CAHIL1 ay önce
    Sayin yazar,nostalji takilmayi ne zaman birakacaksiniz ve gerceklere doneceksiniz?Bu bahsettiginiz olgular Turkler Ataturk ve emperyalistler tarfindan donusturulerek emperyalizmin kolesi yapilmadan onceki zamanlarla alakali.Simdi Turkiyede ne Turk kaldi ne insan....Bu uc kurusluk dunyaicin icin yapmayacagi cirkeflik ve sahtekarlik bulunmayan on milyonlarca tuketici laik kara proletar yiginlarla doldu ulke.Hatirla,"emperyalizmin marsi"nda genizlerini yirtarcasina neyi bagittiriyorlar bu embesil kara kafali ve kara kalpli proletar yiginlara?:"On yılda onbeş milyon genç yarattık her yaştan" -Yeni genclerin hayirli olsun !!!
  • SECİH BAŞARAN SECİH BAŞARAN 1 ay önce
    BUGÜN İÇİMİZDEKİ GAFİLLER BATIYA HAYRAN OLDUKLARINDAN OSMANLI'YA SÖVERLER. CAHİLLİKTEN OLSA GEREK DİNİN TOPLUMU GERİ BIRAKTIĞINI DÜŞÜNÜRLER OYSAANLATTIĞINIZ BÜTÜN ÖRNEKLER OSMANLI'YA BU GÜCÜ VE KUVVETİ İSLAM DİNİNİN VERDİĞİ BİR GERÇEK. BU CEHALET, RÖNESANSIN BİR SANAT AKIMI OLDUĞUNU VE BATIYA ÇAĞ ATLATTIĞINI İDRAK ETİRİR Kİ RÖNESANS İSLAM DİNİNİN BİR KOPYASI VE İSLAM A YÖNELİŞİN ÖNÜNÜ KESMEK İÇİN BÜTÜN AVRUPA VE BİZDEKİ CAHİLLERE YUTTURULMUŞTUR. İSLAM KIYAMETE KADAR DÜNYADA EN ASİL, EN UYGAR VE EN ADİL SİSTEMDİR.
  • AvcıAvcı1 ay önce
    Hocam yazının enaltında özeti. Müslüman Türkler

Günün Özeti