Müslüman ve “sivil itaatsizlik”

03 Mayıs 2019 Cuma

Pek tabii farklı düşüncelerimiz, farklı siyasi eğilimlerimiz, farklı partilerimiz, cemaatimiz, tarikatımız, derneğimiz, vakfımız olabilir ve olmalı…

Desteklediğimiz partinin iktidar olması için çabalayabilir, o istikamette oy kullanabilir, çevremizi etkilemeye çalışabiliriz. 

Ahlâkî olması kaydıyla, buraya kadar her şey normal… 

Ama eğer mensup olduğumuz grubun yanlışlarına kılıf arıyorsak…

Eğrilerini de “doğru” gibi görüyorsak…

Bu uğurda akrabalarımızı, komşularımızı, dostlarımızı, arkadaşlarımızı kırıp döküyorsak…

Düşüncelerimizi siyasi gelişmelere göre eğip büküyorsak, arızalı yola girdik demektir! O noktada durup derin derin düşünmemiz gerekiyor. 

Çünkü biz her şeyden önce insanız. Üstelik de “Dindar Müslüman”ız! “Dindar Müslüman”ın hayatı, sosyal/siyasi eğilimlere, moda akımlara göre değil, İslâmî kriterlere göre şekillenir.

Unutmayalım ki, politika partilerin önceliğidir, Müslümanın önceliği değil. Müslümanın önceliği “iman kardeşliği”dir! 

Kavramlara daha geniş anlamıyla yaklaştığımız ve insanlara toleransla baktığımız takdirde, insan eksenli yeni uzlaşma alanlarına ulaşabiliriz.

Bir kere “Dindar Müslüman”ın hayatına “ihlâs” hâkimdir. İhlâs yerine “ihtiras” hâkim olursa, felaket kapıya dayandı demektir!

Hayat ve siyaset değişken, ama din değişmezdir: Siyaset sürece göre şekillenirken, din tamamlanmıştır… 

Şartlara göre değişeni değil, hiçbir şart altında değişmeyeni esas almak gerekir. 

Üzülerek söylüyorum: Bazen cemaatler bile asıl mecraından çıkıp şartlara ve imkânlara göre şekilleniyor.

“Sivil itaatsizlik” dediğimiz kavramı, sözün tam burasında bir kez daha değerlendirmekte fayda var.

Biliyorsunuz, yıllardan beri dindar Müslümana “itaat” öneriliyor: Cemaate, tarikata, siyasete, “önder”e, “lider”e, “şeyh”e, “abi”ye mutlak itaat...

Bireysellik “enaniyet”, özgürlük “isyan”, sivil itaatsizlik “kargaşa”, sorgulama “saygısızlık” olarak dayatılıyor.

Kişisel inisiyatif devre dışı, tefekkür kayıp, özgürlük algısı “mutlak itaat”le yer değiştirmiş… 

Kişisel sorumluluklarımızı bile başkalarının sırtına yıkma kolaycılığı uğruna, bir yerlere intisap edip, salt onların doğrusuyla yaşamaya başladık.

Belki de bu yüzden özgür ve özgün beyinler yetiştiremiyoruz. Düşünmenin aşağılandığı bir dünyada kimse düşünme zahmetine katlanmıyor. Tabiatıyla da “yeni terkip”lere varılamıyor, yeni “sentez”ler bulunamıyor... Dolayısıyla yeni Gazaliler, Malikiler, Sinalar, Mısrîler, Bediüzzamanlar, Süleyman Efendiler yetiştiremiyoruz. Geriye “Ugandalı çocuğa Türkçe türkü öğretmek”le övünmek kalıyor ki, Türkçe öğretemediğimiz Cizreli çocuklarımızı hatırlayınca, onun bile tadı kaçıyor.

Siyasetin ülkemizde çokça konuşulması, her yerel seçimin genel seçime dönüşmesi, bu zeminde kavgalar üretilmesi, buna karşılık fikri plânda varlık gösteremememiz böyle bir zihinsel tembelliğin ürünü olabilir. 

Gerçi kişisel hayatımızı herhangi bir “lider”e/ “önder”e endekslediğimizde, işimiz çok kolaylaşıyor: Zira bizim yerimize artık o düşünüyor, ne yapacağımızı o söylüyor, işimizi bile o buluyor, beceriksiz dahi olsak makamımızda o tutuyor, bizim yapmamız gerekeni o yapıyor…

Böylece hayatımız kolaylaşmış gözüküyor. Ama aslında zorlaşıyor: Çünkü insan “düşünen varlık”tır. Aklını başkasının güdümüne veren, robotlaşır! Yani insan olma nimetinden kopar, insanlığına ihanet eder!

Bu düşüncelerin ışığında, ne kadar “insan” olduğumuza bir daha bakmamız lâzım.

 

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • Kiyamet AlametleriKiyamet Alametleri1 ay önce
    Hz. Muaz( r.a) Peygamberimizden rivayet ettigi hadis-i şerifde (Altı şey kıyamet alâmetlerindendir: Benim ölümüm, Kudüs'ün fethi, bir adama bin dinar (altın para) verildiği halde azımsaması, her müslümanın evinde ateşi duyulan fitne, koyun boynuzu kıvrımları gibi insanlar arasında ölüm çokluğu, Rum'un gadri (müslümanlara ihaneti), şöyle ki: Her biri 12.000 kişilik 80 sancakla  müslümanların üzerine yürümeler) “Hz. Muaz RA"
  • nusretnusret1 ay önce
    Yavuz bey bu dediklerinizi dinlerse taraftarları, ne AK Parti devam eder ne de MHP, tabii ne de bütün tarikatlar. Mutlak itaat istemiyor mu bunlar? Bence arı kovanına çomak sokmuşsunuz.
  • Cabbar CokkibarCabbar Cokkibar1 ay önce
    Degerli Bahadiroglu,kitabi mubinde de insana surekli dusunmesi,adaletli ve olculu olmasi,hic bir zaman asiriliga gitmemesi sik sik emrediliyor ancak insanlar bu emirlere uymuyorlar.Dahasi insanlarin cogu kitabi mubini reddiyorlar.(Kufur).Diger bir cogu ise onun varligini yuzeysel olarak biliyor ve cok da dikkatlerini ve zamanlarini ayirmiyorlar.Yani insanlarin cogunda ruh eksikligi var ve hic bir seye gerektigi gibi odaklanamiyorlar mide ve ureme isleri haric.Emperyalist bunu bildigi icin bu kara yiginlarin onunden yemek kaplarini ve ciplak kucucuk kizlari eksik etmiyor.Ve bu kara yiginlar kendilerine sunulan bu kiskirtici zevklerin gercek olmadigini ve sadece ekranlarda kaldigini fark edemiyor cunku beyinleri programlaniyorlar ve bu imkansiz hazlara ulasacagim diye amansizca sonu olmayan bir kosturmaca icerisinde sersemleserek takatsiz bir sekilde topraga dusuyorlar ve mezarliklarda toplasiyorlar.
  • anadolu kartalıanadolu kartalı1 ay önce
    üstadım eline koluna diline sağlık idolojilerizm ler robot insan istiyor varlığı mutlak ALLAH CC düşünen tefakkuh eden anlıyan kul olmamızı istiyor işte bizim akidemiz yolumuz ALLAH yolu bunu istiyor herşeyimizle yaratılışımızın fıtratına uygun olanı istiyor bizleri müslümananadan babadan müslüman bir toplulukta müslüman olarak yaradan ALLAH AZZECELEYEsonsuzkere sonsuz hamdolsunyol onun varlık onun gerisi hep angarya üstadım.
  • BirolBirol1 ay önce
    Sayın Orhan İnan,siz yazıyı anlamışsınızdır galiba.Mensubiyetlere yazarın karşı olduğunu düşünmedim.Bende karşı değilim.Ancak mensubiyet başka şey,mutlak itaat başka bir şeydir.
  • ORHAN İNANORHAN İNAN1 ay önce
    YAZI GÜZEL OLMUŞ.ANCAK YORUMCULARIN HİÇ BİRİNİN NE DEMEK İSTEDİĞİNİZİ ANLAYAMADIĞI VE BAZILARININ DA ŞAŞKINLIKLARINI İFADE ETTTİKLERİ GÖRÜLMEKTEDİR..ONLARIN RENK DÜNYASI HEP İKİ RENKTEN MÜTEŞEKKİL OLDUĞUNDAN TEPKİLERİNİNBÖYLE OLMASI DA NORMAL.SİZİN BU MENSUBİYETLERE KARŞI OLDUĞUNUZU ZANNETMİŞLER.ASLINDA KARŞI OLDUĞUNUZUN MENSUBİYETTEN ÇOK MENSUP OLANIN DURUŞU İLE İLGİLİ OLDUĞU KANAATİNE VARDIM VE YAZINIZI TAKDİRLE KARŞILADIM.NE DİYELİM ,İNSANIMIZIN BİLGİLENMESİ NE KADAR MESAFE ALDI İSE ,İMANINA VE AKLINA HAKİMİYETİ DE O DENLİ GÜÇLÜ OLACAKTIR.AKILLI OLAN DAHA İYİ İNSANDIR DEMEK YANLIŞ ANCAK TAKVADA ÜSTÜN OLAN İYİ İNSANDIR.
  • DenizDeniz1 ay önce
    Yavuz Bey, herkese çamur atan, kaleminden kin fışkıran , beyninden iftira dökülen bir çok yazarı bulunan bir gazetede yazı yazmak,ekmek parası kazanmak sizce ahlâki ve vicdâni midir...
  • CeM CeM 1 ay önce
    Cemaatimiz, tarikatımız niye olmalı? Ayet midir?
  • GerçekGerçek1 ay önce
    Doğru sayın yazar. Şu söz denmeseydi keske Benim bir dinim yok bütün dinlerin denizin dibini boylamasini istiyorum.
  • AtilayAtilay1 ay önce
    Allah razı olsun,hocam.
  • Arka Sıradaki VatandaşArka Sıradaki Vatandaş1 ay önce
    Helal sana Yavuz Ağabeyim, Rabbim hakikati yazmakta tereddüt etmeyen kaleminin istikametini muhafaza etsin! (Âmîn!)
  • Ahmet Ahmet 1 ay önce
    Önceki bir çok yazılarınızla çelişen bir yazı olmuş. Önceden böyle demiyordun amma, derler ya...neyse Türkiyenin en büyük sorunu gerçek aydın bulunmaması ki bu kaht-ı ricalden daha önemli.
  • BirolBirol1 ay önce
    Çok şaşırdım doğrusu.Tesbitler yerinde,güzel bir yazı olmuş.Beşere mutlak itaat edilmez.Mutlak itaat yalnızca Allah'a dır.

Günün Özeti