Mekke’yi fethetmek!

14 Ocak 2019 Pazartesi

Biliyorsunuz, Resul-i Âlişan Efendimiz (sav) türlü işkence, zulüm ve ambargolardan sonra, nihayet doğup büyüdüğü Mekke’den de çıkarılmış, Medine’ye göçmek (Hicret) zorunda bırakılmıştı…

Yanında sadece Hz. Ebubekir vardı. Kalabalıklar Ebucehil’in safında yer almıştı.

Takipçilerinden kurtulmak için Sevr Mağarası’na saklandılar. Efendimiz’i yakalayacak olana Ebucehil’in vaat ettiği maddi menfaatle gözleri kararmış takipçiler mağaranın ağzına kadar gelmişti. Konuşmaları içeriden duyuluyordu.

Hz. Ebubekir endişelenmişti. Efendimiz sevgili yoldaşını bir âyetle teselli etti: “La tahzen innallahe meana!” (Mahzun olma, endişelenme, Allah bizimledir!)

Müşrikler Mekke’de bayram ediyor, Müslümanlar için her şeyin bittiğini, bir daha asla Mekke’ye dönemeyeceklerini sanıyorlardı.

Öyle olmadı. Resul-i Âlişan gidişinden sadece sekiz sene sonra geri döndü. Mekke’yi fethetti. Kovulduğu şehre bu kez “fatih” olarak dönerken, kalbinde en küçük bir “ben” izi dahi yoktu. 

Siyer kitaplarının tasvirinden anladığımız kadarıyla, Resul-i Ekrem Efendimiz, mübarek sakalı, “bindiği hayvanın yelesine değecek kadar” başını eğmiş, muzaffer bir komutan azametiyle değil, âdeta mazhar olduğu şereften mahcup bir vaziyette, “verilmezse alamazsın” havasında Mekke’ye girmişti. 

Resul-i Alişan Efendimiz, “beriki”ne (kendisi gibi inananlara ve yaşayanlara) sevgi-şefkat dolu, “öteki”ne (farklı yaşantıya) ise toleranslı ve alabildiğine müsamahakâr bir şahsiyetti...

Vaktiyle kendisini Mekke’den kovan insanları bir yere topladı. Normalde düşmanlarından intikam alması gerekiyordu. Çünkü ona her türlü zulüm ve baskıyı yapmışlardı…

Namaz kılarken başına çürük işkembe atmış, geçeceği yollara çukurlar açıp öldürmeye çalışmış, taşlamışlar, ambargo koymuşlar, nihayet doğduğu ve çok sevdiği Mekke’den çıkarmışlardı. Ama artık o devir tarihe karışmıştı. Yeni devir Müslümanların devriydi. 

Peygamberimizeski düşmanlarına sordu: “Şimdi size ne yapacağımı düşünüyorsunuz?“

“Sen bağışlayan iyilik eden bir kardeşsin” dediler, “Biz sana zulmettik, ama sen bize zulmedemezsin. Kerem ve iyilik sahibi bir kardeşin oğlusun. Bize sadece iyilik yapacağına inanıyoruz.”

Efendimiz buyurdu ki, “Öyleyse gidin, hür ve serbestsiniz. Size bugün kınama yoktur.”

Buradan yola çıkan Büyük Selçuklu Sultanı Alpaslan, kendisini yok etmeye gelen Bizans İmparatoru Romen Diyojen’i (Romanos Diogenes)yenip esir aldıktan sonra, karşısına alıp sordu: 

“Size şimdi ne yapacağımızı düşünüyorsunuz?” 

Diyojen, cezalandırılacağı yolunda görüş açıklayınca, Sultan Alpaslan, tıpkı Peygamberi gibi konuştu: “Sizi serbest bırakıyorum!”

Kendisini yok etmeye gelen düşmanının yanına muhafız verdi, cebine harçlık koydu ve ülkesine uğurladı (ama kendi vatandaşları tarafından öldürüldü, çünkü Batı kültüründe kaybedenin hayat hakkı yoktur: Altta kalanın canı çıkar.)

Tarihimizin içinde başka pek çok örnek var, ama yerimiz yok. Özetle diyeceğim şu ki, atalarımızın yüreği, Peygamber-i Âlişan Efendimiz’in yüreğiyle bir bütündü: Aynı yürek ritminde buluşmuşlar, aynı vicdan kıblesine yönelmişlerdi...

Selçuklularla Osmanlıları büyüten sır budur. Bu sırdan kopunca, kendi varlığımızdan da koptuk: Mekke sahipsiz kaldı!.. 

Toparlanıp yürek pusulamızın kıblesini yeniden ayarlayabilirsek, Mekke, yeni fatihleriyle buluşup Amerikan tasallutundan kurtulur!

 

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • Eyüp KARAEyüp KARA2 ay önce
    Tayyib Erdoğan dava adamidir ama fabrika ayarlarina geri donmesi gereken bi dava adamin biz onun refah partisi dönemindekj hallerini özluyoruz islami guncellemek kadina pozitif ayrimcilik 6284 bunlar RTE ye hiç yakismiyor eski hallleri ne guzeldi
  • Isa TorukIsa Toruk2 ay önce
    Bu zamanda fetih he rseyden once bilgi ilim irfan ve teknoloji ile olur.Bu da gunumuz gencliginin daha fazla mucadele etmesini gerekli kilmaktadir.
  • alkanalkan2 ay önce
    sayın yazar idaremizdeki ayasofya camisi esirken onuözbenliğine fethin sembolü haline getiremezken sizhangi mekkenin fetthinden bahsediyorsunuz.iktidarları boyunca destek verdiğiniz iktidar 70 eyakın kilise ibadete açarken aya sofyayı özgürlüğüne kavuşturacak adımları atamayanlar birde sultan ahmet camisini doldurun aya sofyayı ibadete açalım mazereti safsatası ile durmakyok yola devam derken sizlerde devam diyerek mekkenin fethini gerçekleştireceksiniz öylemi.yeter ya hakkı konuşun yada susun.
  • Mehmet GöktepeliMehmet Göktepeli2 ay önce
    Sayın yazar ''Mekke yeni fatihlereyle buluşup Amarikan tasallutundan kurtulur!'' derken ne demek istediğini biliyor-mu? Bu dilin anlamı üçüncü dünya savaşı! Acaba sayın yazar en öndeki birlikte-mi yer alacak?
  • Cabbar CokkibarCabbar Cokkibar2 ay önce
    Degerli Bahadiroglu,sunu hicbir zaman unutmamalidir ki ateist ve saldirgan embesillerle ugrasmak gercekten de sabir gerektiren bir istir,ayni akil hastanelerinde calisan ruh doktorlari gibi sonsuz sabrinizin olmasi gerekir.Cunku akil hastanelerinde yeterince yer olmadigindan ruh hastalarinin cogu disarida toplumun toleransiyla hayatini surdurmektedirler ve siz onlara karsiliksiz yardim elinizi uzattikca sizin karsiniza surekli olarak dikilmekteler size camurlar atarak.Ama belli ki siz hayatinizin cogunu bu sekilde gecirmissiniz.Yine de size peygamber sabirlari diliyorum.
  • misafirmisafir2 ay önce
    Mekke alinirken savas bíle olmamistir, müsrikler itaat etmistir..
  • volkanvolkan2 ay önce
    akitin yazı yorumlarına bakıyorum ...
  • misafirmisafir2 ay önce
    Milli ve yerli bir DEVLET KURULUSU olan Tank-palet fabrikamizi neden Ethem Sancak-Katar ortakligina devrediyorlar ANLAMIYORUM?.. Bu fabrikanin kurulusu 1965/66/67/68 benim Arifiye ilk Ögretmen okulundaki ögrenciligim esnasinda KARAR verilmisti, bizler de bayram etmistik.. simdi sadece hüzün ve üzüntü..
  • görkemgörkem2 ay önce
    ... Anlattiginiz olaylar Türk tarihine ait degil.
  • ANTİ DİNCİANTİ DİNCİ2 ay önce
    MEKKE FETHEDİLİRKEN ÖN SAFLARDA VURUŞAN KAHRAMANLARDAN BİRİ SENDİN DİMİ YAZAR HAZRETLERİ.. ))) SENİ ARAP İLAN EDİYORUM KOÇÇUM BENİM KİM TUTAR SENİ..
  • hüseyinhüseyin2 ay önce
    Tank Palet’in, Ethem Sancak ve Katar ortaklığındaki BMC’ye satılmasına yönelik tepkiler çığ gibi büyüyor. Yerli ve milli üretimi savunanlar, 19 Ocak Cumartesi günü Sakarya Gar Meydanı’nda, ‘Fabrikana Sahip Çık’ mitingi düzenleyecekler.
  • Abdulmuttalib el-Arabi bin Rükneddin..Abdulmuttalib el-Arabi bin Rükneddin..2 ay önce
    "Tarihimizin içinde başka pek çok örnek var, ama yerimiz yok. " Tarihimiz ?.. Nerden bizim tarihimiz oluyor anlamadim.. Bizim tarihimiz TÜRK TARiHi efendi...
  • ORHAN İNANORHAN İNAN2 ay önce
    ALLAH RAZI OLSUN.GÜZEL BİR YAZI OLMUŞ.İNŞALLAH RABBİM'İN LÜTFU İLE ÖZLENEN GÜNLER GELİR DE MÜBAREK BELDELER YENİDEN ASIL SAHİPLERİNİN HİMAYESİNE GEÇER.

Günün Özeti