İktidar evreleri

25 Haziran 2019 Salı

Kanuni Sultan Süleyman, Şeyh Yahya Efendi’ye sormuş: “Mamur devletler neden yıkılır?”

Şeyh Efendi tek kelimelik bir cevap vermiş: “Nemelâzım!”

Padişah anlamış ki, devleti yönetenler, halkın sorunlarına “nemelâzım” diyerek ilgisiz kalırsa, devlet yıkılır! 

İbni Haldun bu konudadaha fazla ayrıntıya girerek “iktidar” evrelerini inceliyor…

1. Kuruluş Devresi: 

Bir siyasi hareketin en canlı, heyecanlı ve etkin dönemi kuruluş dönemidir. Bu dönemde tevazu, fazilet, paylaşım, kanaatkârlık, tasarruf gibi özellikler vardır. 

Yöneticiler kendilerini yönettikleri insanlardan üstün, ayrı ve farklı görmezler. Yönettikleri insanların yediğinden yer, giydiğinden giyer, benzer evlerde otururlar. Bu sayede hareket hızla kökleşir, yerleşir, temelleşir (Osmanlı’nın ilk yılları gibi).

2. Otorite Devresi: 

Siyasi iktidarı ellerinde tutanlar, yönettikleri toplum üzerinde tesirlerini gittikçe artırırlar. Lider, otoritesini tümüyle tesis eder. Ondan sonra da gücü kendinde toplamak ister. Gücün nimetlerinden etkilenir. Yöneten kadro içinde kendisine rakip olabilecekleri bir bir etkisizleştirir, temizler. Kendine körü körüne bağlı itaatkâr kişileri yönetime getirir. 

3. Rehavet Devresi: 

Siyasi iktidarı ellerinde tutanlar iktidarının nimetlerini toplar, servete, şöhrete kavuşurlar. Bu devrede gösteriş tutkusu ön plâna çıkar. Karşılama ve uğurlama törenlerine büyük paralar harcanır. Siyasi lider kendi adını ebediyete taşıyacak büyük âbideler dikmeye başlar. 

Bu devre, önderin hem kendi grubunu, hem de diğer grupları tam egemenliği altına aldığı dönemdir. Artık iktidarını koruyan güçlü bir ordusu, kendine işleyen bir bürokrasisi vardır. Vergiler düzenli olarak toplanmakta, ekonomisi büyüdükçe büyümektedir. 

Fakat her ekonomik gelişmenin bir üst sınırı vardır. O sınırda devlet limite olur. Ondan sonrası duraklama ve gerilemedir. Tahrik edilen insani ihtiyaçların artma hızı, bunları karşılayacak kazanç ve gelirlerin artış hızından fazla olduğu için, bir noktada yetersizlik başlar. 

4.Taklit Devresi: 

Bu devrede siyasi iktidar (ya da lider) geçmişten kalma mirası yeterli görmeye başlar. En doğru yolun, geçmişi takip etmek olduğuna inanır. Buna göre strateji belirler. Yani bir bakıma geçmişi takip ve taklit eder. Tabiatıyla bu gelenekçi yaklaşım, her türlü yenileşmenin önünü kapatır. Böylece eskime, hatta çürüme başlar.

5.İsraf Devresi: 

Bu devrede siyasi iktidar sahibi yahut sahipleri geçmişten gelen mirası heva ve heveslerine göre israf etmeye yönelirler… 

Ekonomi git gide bozulur, devlet zaruri giderlerini bile karşılayamaz duruma gelir. Bu duruma gelen iktidarın iki seçeneği kalmıştır: Ya giderleri kısacak ya da gelirleri artıracaktır. Ne yazık ki, bu bir sarmaldır; rahatlığa alışıp rehavete düşmüş kitleler kemer sıkamazlar. O zaman devlet, gelirlerini artırmak için ya mevcut vergileri yükseltir yahut da yeni vergiler koyar. Böylece vergi ile kazanç arasındaki sınır aşılır. Teşebbüs gücü kırılır. Sermaye göç etmeye yönelir.

Yönetici bunun da fayda etmediğini görünce, vergi borçlarını, borçluların fabrikalarına filan el koyarak tahsile yeltenir. Bu da vatandaşların yönetimden yüz çevirmesine, dış güçlerle ittifak yapmasına, ekonomik hayatın durmasına ve devletin iyice zayıflamasına yol açar. 

Çöküşü nihayet fark eden “devletlü”, üzerine sorumluluk alacağına ya içerideki “hainler”i ya da “dış güçler”i suçlamaya başlar… 

İbni Haldun, siyasi iktidarları dış faktörlerden ziyade iç etkenlerin yıktığına inanıyor. 

 

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • Refıgül BaltacıRefıgül Baltacı26 gün önce
    SayınYavuz BahadıroğluYazınız herşeyı anlatıyor evet bır şefkat tokatı na ıhtıyacımız vardıSayın Erdoğan dışında ınsanlar kıbır abıdesı neoldum delısıKadın kollarında en lüks yerlerdebayanların kahvaltı ve sefılerı ve daha bırçok neden bu sonu hazırladı hazırladılarSayın Erdoğan tüm bunları hak etmedıSelam ve dua ıle Yazılarınızın devamını beklıyoruz
  • Salih DemirSalih Demir26 gün önce
    Sayın Bahadıroğlu simdiye kadar neredeydiniz. Ya da bu yazdıklarınızı reis bilmiyormuydu. Bilmiyorsa danışmanları nerede idi. Doymak bilmeyen avam buldukça isteyen istedikce bulan sonra da nankörlük eden tabanın hiç mi suçu yok.
  • MaveraMavera26 gün önce
    Hocam DAMADI UNUTMUŞSUNUZİKDİDARIN SAHİBİ KİM. TEŞKİLATLA İSTEDİĞİ GİBİ OYNAYAN MEGA MÜTEAHHİTLERLE İLİŞKİDE ÖN PLANA ÇIKAN PELİKAN İLE İLİŞKİLERİ OLDUĞU SÖYLENEN TASFİYECİLİĞİN MİMARI. KİM BU ADAM. TEŞKİLATLAR GİDİN REİSİN SÖZÜ BİLE GEÇMİYOR. DİREKTİFLERİ DAMAT MI VERİYOR.
  • Halit KayaHalit Kaya26 gün önce
    Muhterem hocam ne güzel analiz etmiş.Evet tamda bugünü yaşadıklarımızı ve hatta yaşayacaklarımızı gün gibi serivermiş.Reisimizi seviyoruz fakat yanında yeni taze kanlar yetiştirmediği müddetçe zillete düşeceğimiz gün çok yakın korkarım
  • Seyfeddin Yılmaz Seyfeddin Yılmaz 26 gün önce
    Tevazudan yoksun, halktan kopuk; israf, gösteriş ve debdebeli hayata yönelen yöneticiler; kendileriyle birlikte, yönettikleri kurumu da yok ederler.
  • HayretHayret26 gün önce
    Kabul etmiyorum. Bizde iktidarları sabatayistler, siyonistler masonlar yıkar. İktidarın asla kusuru olmaz.
  • OSMAN OSMAN 27 gün önce
    Hocam soğuk sudan uzak durmuş kıyıdan kıyıdan yazmışsın. Biraz sert olmuş yarın geri almazsın inşallah.
  • Fatih Demirhan Fatih Demirhan 27 gün önce
    AKP iktidarının özeti olmuş hocam güzel tespit
  • mertmert27 gün önce
    Sayın Bahadıroğlu 2013 de her şey güzeldi enflasyon %4, faizler % 5 İMF ye borç silindi. O zaman ne oldu da Gezi olayı başladı. Tüm dünya basını canlı yayınladı. Bu dami iktidardan kaynaklandı. Dış güçler hiç yokmu. Bize hep tarihi anlatıyorsunuz Abdülhamit dönemini bu döneme benzetiyorsunuz ama şimdi başka türlü yazıyorsunuz.
  • Hikmet YılmazHikmet Yılmaz27 gün önce
    ÜsküdarBelediyesi'ndenihalealan Karadeniz'liler oy vermedikleri gibi; "sınama süreçini " geçemediler. Vefasızlık eden Kürd'ler vefa borçlarını hemen unuttular !.." Yiğidolar" gösterdiler mertliklerini.Uzun sürmeyecek6-7 ay sonra herşey daha kötü olacak...
  • saffet durmuşsaffet durmuş27 gün önce
    sayın bahadıroglu,1970 li yıllarda sizin sunguroğlu,turgut alp,buhara yanıyor gibi romanlarınızı okuyarak büyüdüm.ancak bugün geldiğim noktada sizin gibi yazarların yazdığı hiçbir kitabı okumadığım gibi,kalinizin ve halinizin birbiri ile çelişkisinden dolayıda artık dindar hiçbir yazarın kitabını okumuyorum.bu ülkenin gençliğine ve islam meselesine büyük zarar verdiniz ve verdiğiniz zararın farkında değilsiniz.sizleri Allaha havale ediyorum.
  • hüseyinhüseyin27 gün önce
    Nasıl kaybettiklerini sorgularken bizim vergilerimizle ayakta duran "Trt" isimli kuruluşta bölükbaşının kardeşiitin ne işi vardı? cumhur ittifakı bunu yanıtlasın.özellikle Balgattaki koltuk değneği'nden cevap bekliyoruz.
  • Abdullah KILIÇAbdullah KILIÇ27 gün önce
    Hocam, isminizi çok duyduk. Lakin çok takıp edemedik. Çok tanımıyoruz açıkçası sizi. Bu yazınız sağlam olmuş saygılar.
  • Nusret SARI Nusret SARI 27 gün önce
    S. Aleykum Ibni haldunun sozleriyle sanki su durumunda da benzerlikler var
  • Ramazan TatlıRamazan Tatlı27 gün önce
    Aynen İmzalık bi Yazı, Tamda AKP nin İktidar Sürecini Anlatmışsınız. Eliniz Dert Görmesin.
  • Tahir AlagözTahir Alagöz27 gün önce
    Devletler samimiyetsizlikten, ehliyetsizlikten, vefasızlıktan, ülkenin kurucularına iki ayyaş deyip Mursiye ağlamaktan, Osman Öcalanı televizyona çıkarmaktan, dini sömürmekten, ikiye bir aldanmaktan, aldatılmaktan, iftira atmaktan yıkılır cancağızım.
  • ŞaşkınŞaşkın27 gün önce
    Hangi dağda kurt öldü anlayamadım! Daha düne kadar Ak Patininin tüm iktidar evrelerini, "israf evresi" dahil, canla başla savunan size ne oldu?
  • AhmetAhmet27 gün önce
    Hocam sen de gemileri yaktın galiba
  • ademadem27 gün önce
    ak partinin istanbul ve diğerbirkaç büyükşehir belediye başkanlığını neden kaybettiğinin kısa bir özeti.
  • Adem AdemoğluAdem Ademoğlu27 gün önce
    Evet Sayın Yazar, Bugün gelinen noktada Türkiyedeki mevcut iktidarda bu yazdığınız evrelerin hepsi yaşanmakta ve çöküş başlamıştır.Keşke bu hususları bir kaç yıl önce hatırlatmış olsaydınız.Ama siz Yaşanan yanlışlıkları halka, iyilikleri de İktidara ve hasseten lidere vererek bu çöküşün ortağı ve müsebbibi konumuna düştünüz.Sizin geçmişten bugüne kadarki çizginizi bildiğimden son yatığınız davranışlardan tamamen mesul olduğunuzu düşünüyorum. Bu güne kadar bu iktidarın hiç bir yanlışını görmediniz zira içinde bulunduğunuz medya Fanatik bir AKP savunucusuydu. Bugün bile gerçekleri görmemekte direnmektedir. Örneğin 31 Mart seçimlerindeki hukuksuz Adaletsiz seçim iptalini savundunuz ve en sonunda milleti vicdanını isyan ettirdiniz ve son tahlilde 450 bin AKP ve MHP seçmeni CHP ye oy vermek zorunda kaldı.Ama sizler dindar olarak ÇALDILAR iftirasını savundunuz bunu sizin medyanıza ve hassaten size yakıştıramadığımı belirtmek isterim. Şunu da belirteyim ki Her fani gibi bu mevcut iktidar ve onun mutlak hakimi gibi gördüğünüz ve kutsallaştırdığının lideride gidicidir ve gidecektir.Ama sizin görevinizin gereğini yapmanızın hesabını hem bu dünyada hemde ahirettte hele hele sizi gibi Ahir zaman davasında haberi olan birinin dünyalık makam için o güzide yolu terk edip Dini siyasete alet eden Siyasalislamcıların peşine düşenlerin hesabının çok çetin olacağını hatırlatmak isrerim.
  • Yılmaz Yılmaz 27 gün önce
    Güzel tespit
  • selmanselman27 gün önce
    Dış güçler diye bir şey yok mu yani?
  • Cem İYİ Cem İYİ 27 gün önce
     Bu yazıyı AKP genel merkezine pano yapıp, asmak lazım.

Günün Özeti