“Güzel yurdum ellere, bir mal gibi satıldı!”

23 Nisan 2019 Salı

“Yeryüzünde sadece Türk çocuklarının bayramı var, çocuklar!”

Başöğretmenim (o tarihte ilkokul müdürlerine “Başöğretmen” deniyordu) Hikmet Bey böyle söyledikçe, ben “Avrupalı, Amerikalı yaşıtlarımın bayramı yok” diye acırdım. Karınları toktu belki, ama bayramları yoktu; bizim karnımız açtı, ama bayramımız vardı!

Neden sonra pek çok ülkede “çocuk şenliği” olduğunu öğrendim. Anladım ki, koskoca başöğretmenimi de kandırmışlardı.

İlkokul çağında hayat zaten “şiir gibi” yaşanır, ama milli bayramlarda cebren ezberletilen uyduruk şiirler, “şiir gibi” hayatımızın ahengini bozardı! 

Neden derseniz, bayramlarda disiplin zirveye çıkar, bağıra-çığıra sıraya sokulurduk. Büyüklerin bitmez tükenmez nutukları “cebren ve hile ile” dinletilirdi. Onlar çok konuşur, biz çok üşürdük!

Hemen hemen her 23 Nisan, Doğu Karadeniz’de soğuk ve yağışlı geçerdi. Okulumuz da denize birkaç yüz metre mesafedeydi. Üstelik hemen önünden dere geçerdi. İki taraftan esen buz gibi rüzgâr kemiklerimizi ısırır, titreşip dururduk…

Ben, her milli bayramda, çalakalem yazılmış övgüleri şiir niyetine okumak zorundaydım. Bunun en güzel tarafı, biraz ısınmamdı. Başöğretmen Hikmet Bey’in özenle seçtiği şiiri bas bas bağırarak okurken, biraz olsun ısınırdım:

“Güzel yurdum ellere, bir mal gibi satıldı,

Ata’mın gür kaşları birden bire çatıldı...”

“Neden satmış”, “kime satmış”, “kaça satmış” bilemezdim? Daha çok küçüktüm. Başöğretmenim, “Vatanı Vahdettin sattı” diyordu, “Atatürk de kurtardı!” 

İyi ama babam, “İngiltere’nin İstanbul’u işgal ettiğini, ama Kurtuluş Savaşı’mız boyunca hiçbir cephede İngiltere ile savaşmadığımızı, İngiltere’yi hiçbir cephede yenmediğimizi, İstanbul’u bir süre işgal altında tutup, sonra geldikleri gibi gittiklerini” söylüyordu.

Büyüyünce fark ettim ki, pek “geldikleri gibi” gitmemişler: “Halife-i Ruy-i Zemin”i alıp götürmüşler! Bir daha da Ümmet-i Muhammed’in (kısa bir süreliğine Abdülmecid) halifesi olmamış; ümmet, ipi kopmuş tespih taneleri gibi savrulmuş, bu savrulma esnasında Filistin’de bir “Siyonist Devlet” kurulmuş, petrol yatakları Avrupalı büyüklere peşkeş çekilmiş...  Acaba bunun için mi gelmişlerdi? 

Ayrıca şiirin, muhtemelen kafiye tutturma endişesiyle uydurulmuş mısralarına da fena halde takılırdım: “Çarpsaydı damarında eğer halis Türk kanı/ Satar mıydı Vahdettin keyfi için vatanı?” 

“Halis Türk kanı” nasıl bir kandı meselâ? Bildiğimiz kan gruplarının içinde miydi, dışında mı? Acaba aynı ülkenin vatandaşı olan Lâzların, Kürtlerin, Çerkezlerin, Abhazların, Romanların, Arnavutların kanı da “halis” miydi? Bir kanın “halis” olup olmadığı nasıl anlaşılır, ne tür tahliller gerektirirdi?

Çözemezdim. Yalnız bu değil, çözemediğim öyle çok muamma vardı ki, sonunda patladım: O günlerde okuduğum bir kitabın da etkisiyle, Atatürk’ü Samsun’a Sultan Vahdettin’in (Vahidüddin) gönderdiğini, bu durumda “hain” denemeyeceğini söyledim Başöğretmenime… Ardından hesap sorar gibi sordum:

“Neden ders kitapları, şiirler ve siz ısrarla ‘hain’ diyorsunuz?” 

Dedim, ama ense köküme de şaplağı yedim: “Ben ne diyorsam o!”

Gerçek ne olursa olsun, belge ne söylerse söylesin, o gün bugündür “onların” dediği oluyor!

“Bugün 23 Nisan/ Neşe doluyor insan” diyorsa, neşe dolacaksınız çocuklar! 10 Kasım’da “matem” tutacak, üzüleceksiniz! 

“Onuncu Yıl” kitabında yazılı olduğu üzere, padişahların, “Sarayın dört duvarı arasında ömürlerini zevk ve sefahatle geçiren mirasyediler” olduğunu tekrarlayarak büyüyeceksiniz!..

“Sarayın dört duvarı arasında ömürlerini zevk ve sefahatle geçiren mirasyedi” padişahların nasıl dünyayı dize getirdiklerini, Bizans’ı nasıl fethettiklerini, tekmil Avrupa’ya nasıl hükmettiklerini, Viyana kapılarına nasıl dayandıklarını, ülke sınırlarını nasıl 22 milyon kilometrekareye çıkardıklarını merak etmeyeceksiniz.

Merak ederseniz, şaplağı ense kökünüze yersiniz, çocuklar!

Sahi bir de bu işin “Milli Egemenlik” boyutu var ki, o da yarına kalsın!

 

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • Hadisler Melhame-i Kübra SavasıHadisler Melhame-i Kübra Savası29 gün önce
    "Şeyh Ahmed Ziyaüddin Gümüşhanevi’nin “Kıyamet Alametleri” adlı eserinden alınan hadis-i şerifler:    Hz.Peygamber buyurdu ki:"64/14. İki azatlı, Arab azatlısı ve Rum azatlısı Melik olduklarında, onların elleri ile melhameler  doğar.  “Hz. İbn-i Amr RA”"66/7. Melhameler vuku bulduğunda Allah-u Teàlâ Şam cihetinden, Mevali kabilesinden bir grubu gönderir ki onlar Arap'ın en iyi ata binenleri ve silahlı olanlarıdır. Allah onların sebebi ile bu dini kuvvetlendirir.  “Hz. Ebû Hüreyre RA”"351/8. İnsanlar için üç temerküz noktası vardır. Antakya Amik'inde olan Melhame-i Kübrâ'da toplanma merkezi Şam olur. Deccal vak'asında merkezleri Kudüs; Ye'cüc ve Me'cüc hadisesinde Tur-i Sinâ. “Hz. Hüseyin RA”"393/10. Müslümanların melhamede merkezleri Şam, Deccalde merkezleri Kudüs ve Ye'cüc Me'cüc vak'asında merkezleri Tur-u Sinâ'dır. “Hz. Ebû Zahiriyye RA” "319/11. Beytül-Makdis'in mâmur olmasını Medine'nin harab olması takip eder. Onu da Melhamenin çıkışı ve onu da Kostantiniyye'nin  fethi takip eder. Onu ise Deccal'in çıkması takip eder. “Hz. Muaz RA” "236/18. Melhame-i Kübra, Kostantıniyye'nin fethi ve Deccal'in çıkması 7 ay (sene) içinde olur. “Hz. Muaz RA”"246/4. Melhame-i Kübra ile Kostantıniyye'nin fethi arasında altı sene vardır. Yedinci de Mesih Deccal çıkar. “Hz. Abdullah ibn-i Buğra RA”"354/13. Allah bu ümmete Deccal ile Melhamenin kılıcını birden vermez.  “Hz. Muaz RA” "298/4. Size dünya fetholunacak. Eğer bir menzilde muhayyer kılınırsanız Şam denilen şehre bakın. Zira orası melhamelerde müslümanların toplandığı yerdir. Onun karargâhı da "Guta" denilen yer olacaktır.""322/10. Melhame-i Kübra gününde müslümanların merkezi Şam şehrinde Guta denilen yerdedir. O gün müslümanların menzillerinin en hayırlısı orasıdır. “Hz. Ebüd-Derdâ RA”""74/3. Kıyametin önü sıra altı şeyi say: Benim ölümüm, koyun kıran gibi ölüm çokluğu, Kudüs'ün fethi, mal bolluğu; öyle ki, bir kişiye yüz dinar (altın para) verilir de beğenmez. Arap evlerinden girmedik hiç bir evin kalmadığı bir fitne,  Benî Esfer'in (Rumlar'ın) sizinle olan sulhunun bozulması  ve 12.000 kişilik 80 sancakla size hücüm etmesi. “Hz. Avf ibn-i Mâlik RA” "296/7. Altı şey kıyamet alâmetlerindendir: Benim ölümüm, Kudüs'ün fethi, bir adama bin dinar (altın para) verildiği halde azımsaması, her müslümanın evinde ateşi duyulan fitne, koyun boynuzu kıvrımları gibi insanlar arasında ölüm çokluğu, Rum'un gadri (müslümanlara ihaneti), şöyle ki: Her biri 12 000 kişilik 80 sancakla  müslümanların üzerine yürümeleri.“Hz. Muaz RA" "296/8. Ey ümmet! Altı şey vardır ki onlar olmadan kıyamet kopmaz: Peygamberinizin vefatı, aranızda malın artması. Öyle ki, bir adama on bin dirhem (gümüş para) verilecek de yine öfkelenecek. Sizden her erkeğin evine giren bir fitne… Koyun boynuzu kıvrımları gibi ölüm çokluğu. Benî Esfer'le (Rumlar'la) aranızdaki sulh. Öyle ki, kadının hamileliği süresi gibi, dokuz ay toplanırlar, sonra size gadirlik (ihanet ederler) yaparlar. "Medine’nin fethi." "Denildi ki: "Hangi medine?""Buyurdu ki: "Kostantıniyye.(İstanbul)""258/3. Sizinle Benî Esfer (Rumlar) arasında sulh olur. Sonra onlar muahedeyi bozarlar(ihanet ederler) ve onikibin kişilik seksen fırkalık bir kuvvetle üzerinize yürürler. (Amik Ovası harbi) “Hz. Avf ibn-i Mâlik RA”"298/1. Yakında siz Rumlar'la emin bir sulh yapacaksınız. Sonra siz gaza edeceksiniz. Onlar da gerinizde sizin gaza ettiğinize düşman olacaklar. O harpten muzaffer çıkacak ve ganimet alacaksınız. Sonra yeşil bir ovaya konacaksınız. Orada bir Rum neferi salibini kaldıracak ve diyecek ki: "Haç galip geldi." Ona müslümanlardan biri karşı koyup, kendisini öldürecek. Bunun üzerine Rumlar muahedeyi bozacak ve gadredecek. Büyük muharebeler olacak. Sizin için toplanacaklar ve seksen sancak halinde üstünüze gelecekler. Her bir sancak altında onbin (on iki bin) kişi olarak.  “Hz. Zu Mihmer RA” "299/8. Yakında, sizinle Rumlar arasında dört sulh anlaşması olur. Dördüncü Âl-i Harun'dan biri ile gerçekleşir. Ve bu yedi sene devam eder. "Denildi ki: "Yâ Rasûlallah, o gün insanların imamı kimdir?"Buyurdu ki: "İmam, benim evlâdımdan kırk yaşında, yüzü parlar bir yıldız gibi olan, sağ yanağında siyah bir beni bulunan ve üzerinde iki kutvânî aba olan, bir kimsedir. Tavrı Benî İsrâil ulemasına benzer. Yirmi sene hüküm sürer. Arzdaki hazineleri çıkarır ve şirk beldelerini fetheder."“Hz. Ebû Umame RA”
  • Hadis-i ŞerifHadis-i Şerif29 gün önce
    Hz. Sevban Radıyallahu Anh'ın Peygamberimizden rivayet ettiği hadiste ( Yakında, yemek yiyenlerin birbirlerini sofraya çağırması gibi dusmanlarinizda sizinle savaşmak için birbirlerini davet edecekler.Orada bulunanlardan biri : O gün bizim azlığımızdan diye sorar?. Hayır, Bilakis siz çoksunuz. Fakat sizler selin üzerindeki köpük ve selin getirip yığdığı çer çöpler gibi zayıf olacaksınız. Allah düşmanlarımızın kalbinden size karşı duyduğu korkuyu çıkaracak ve sizin kalbinize vehn atacak. Orada bulunanlardan birisi : Vehn nedir ey Allah Resulü? diye sordu. "Dünya sevgisi ve ölüm korkusudur" diye buyurdular ) (Ebu Davud Melahim ,5) , (Ahmed b. Hanbel Müsned 2/359)
  • Kx5e6gzt84 yKx5e6gzt84 y1 ay önce
    Tarih,uzerinde uzlaşilmiş yalanlar toplulugudur ,olarak tanimlamis biri. Yorumcularin ezbercilerı var,beyni şablonlanmis olanlari var,ukala olanlari var....Anlamadigimiz sey,bir yonetici hainse, iceri dost gorunuyorsa ,dusman bu yoneticiyi ayakta tutar, başa getirir destek olur nige yikmak istesin?
  • Ayşe Ayşe 1 ay önce
    ...Hem şanlı ve kahraman bir millet, mağlubiyeti hengâmında, böyle istidraclı ve şanlı ve tali'li ve muvaffakıyetli ve kurnaz bir kumandanı bulunduğundan gizli ve dehşetli olan mahiyetine bakmayarak kahramanlık damarıyla onu alkışlar, başına kor, seyyielerini örtmek ister. Fakat kahraman ve mücahid ordunun ve dindar milletin ruhundaki nur-u iman ve Kur'an ışığıyla hakikat-ı hali göreceği ve o kumandanın çok dehşetli tahribatını tamire çalışacağı rivayetlerden anlaşılır.RN-Şualar/595
  • AyşeAyşe1 ay önce
    Bir rivayette "İslâm Deccalı Horasan taraflarından zuhur edecek" denilmiş. لَا يَعْلَمُ الْغَيْبَ اِلَّااللّٰهُ Bunun bir tevili şudur ki: Şarkın en cesur ve kuvvetli ve kesretli kavmi ve İslâmiyet'in en kahraman ordusu olan Türk milleti, o rivayet zamanında Horasan taraflarında bulunup daha Anadolu'yu vatan yapmadığından, o zamandaki meskenini zikretmekle Süfyanî Deccal onların içinde zuhur edeceğine işaret eder. Garibdir hem çok garibdir: Yediyüz sene müddetinde İslâmiyet'in ve Kur'an'ın elinde şeref-şiar, bârika-âsâ bir elmas kılınç olan Türk milletini ve Türkçülüğü, muvakkaten İslâmiyet'in bir kısım şeairine karşı istimal etmeğe çalışır. Fakat muvaffak olmaz, geri çekilir. "Kahraman ordu, dizginini onun elinden kurtarıyor" diye rivayetlerden anlaşılıyor.RN-Şualar/596
  • AyşeAyşe1 ay önce
    Bir zaman Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm Hazret-i Ömer Radıyallahü Anh'a yahudi çocukları içinde birisini gösterdi, "İşte sureti" dedi. Hazret-i Ömer Radıyallahü Anh, "Öyle ise ben bunu öldüreceğim" dedi. Ferman etti: "Eğer bu Süfyan ve İslâm Deccalı olsa, sen öldüremezsin; eğer o olmazsa, onun suretiyle öldürülmez." Bu rivayet işaret eder ki; onun sureti, hâkimiyeti zamanında çok şeylerde görüneceği gibi, kendisi yahudiler içinde tevellüd edecek. Garibdir ki, onun suretindeki bir çocuğu katledecek derecede ona hiddet ve adavet eden Hazret-i Ömer Radıyallahü Anh, o Süfyan'ın en çok beğendiği ve takdir ettiği ve çok defa ondan senakârane bahsedeceği bir memduhu, Hazret-i Ömer olacakmış. RN-Şualar/595
  • AyşeAyşe1 ay önce
    ON DÖRDÜNCÜ MESELE: Rivayette var ki, “Deccalın mühim kuvveti Yahudidir. Yahudiler severek tâbi olurlar.” 2 Allahu a’lem, diyebiliriz ki; bu rivayetin bir parça te’vili Rusya’da çıkmış. Çünkü, her hükûmetin zulmünü gören Yahudiler, Almanya memleketinde kesretle toplanıp intikamlarını almak için, komünist komitesinin tesisinde mühim bir rol ile Yahudi milletinden olan Troçki namında dehşetli bir adamı, Rusya’nın Başkumandanlığına ve terbiyegerdeleri olan meşhur Lenin’den sonra Rus hükûmetinin başına geçirerek Rusya’nın başını patlatıp bin senelik mahsulâtını yaktırdılar. Büyük Deccalın komitesini ve bir kısım icraatını gösterdiler. Ve sair hükûmetlerde dahi ehemmiyetli sarsıntılar verip karıştırdılar.(5. Şua Risalei Nur/şualar)
  • AyşeAyşe1 ay önce
    Gizli anlaşmanın entrikası:Türkler'e dinlerini ve din temsilciliğini feda ettirmek şartıyla, sun'î istiklal işinde gizli anlaşmanın müessiri, tek kelime ile Yahudiliktir. Buna memur-u müşahhas kimse de, şimdi Mısır Hahambaşısı bulunan Hayim Naum'dur. Bu Hayim Naum, bu korkunç teşebbüse evvelâ Amerika'da Türkler lehinde bir seri konferans vermek ve emperyalizma şeflerine, Türk'ün maddesini serbest bırakmaları, buna mukabil ruhunu, tâ içinden ve kendi öz adamlarına yıktırmaları fikrini telkin etmek suretiyle başlamıştır. Yani masonluk hasebiyle Kur'anın ahkâmını kaldırmak, milleti dinsiz yapmak. Hayim Naum müdhiş plânının zeminini Amerika'da hazırladıktan sonra İngiltere'ye geçmiş ve hâlis Yahudi olan Lord Gürzon ile temas ederek şu teklifte bulunmuştur: "Siz Türkiye'nin mülkî tamamiyetini kabul ediniz. Onlara ben İslâmiyet'i ve İslâmî temsilciliklerini, ayaklar altında çiğnetmeyi taahhüd ediyorum." Aynı Hayim Naum, Türk murahhaslar heyetine müşavir sıfatıyla sokulmanın da yolunu bulmuş, yani Mustafa Kemal ve İsmet'i kendine dost bulmuş. Onun için üçü birleşmiş ve artık arada santralın intizamla işlemesine hiçbir mani' kalmamıştır. Hayim Naum o sırada Ankara'ya kadar da uzanarak plânın muvaffakıyeti için gereken en mühim ve merkezî şahıs nezdinde -yani Mustafa Kemal yanında- emin bulunduğu tesirinin derecesini ölçmek istemiştir. Öyle ki bu tesir, mahud mevzuda Hayim Naum'dan daha heveskâr ve gayretli bir İslâmiyet düşmanına tesadüf etmekle muradına ermiş ve artık Türk'ü içinden vurmanın plânını gerçekleştirmek için her unsur tamamlanmıştır. RN-Emirdağ Lâhikası 2/32
  • AyşeAyşe1 ay önce
    Büyük Doğu'nun yirmidokuzuncu sayısında; "Lozan'ın İçyüzü" diye yazılan makaleden: İngiliz murahhas heyeti reisi Lord Gürzon, nihayet en manidar sözünü söyledi. Dedi ki: "Türkiye İslâmî alâkasını ve İslâmı temsil rolünü kendi eliyle çözer ve atarsa, bizimle hulûs birliği etmiş olur ve Hristiyan dünyasının hürmet ve minnetini kazanır; biz de kendisine dilediğini veririz." Lozan'da Türk murahhas heyeti başkanı bulunan ve henüz hakikî kasıdları anlayamayan İsmet Paşa, bir aralık bütün Hristiyan emellerinin Türkiye'yi mazisindeki ruh ve mukaddesatı kökünden ayırmak olduğunu sezdiği halde, şu gizli ivaz ve teminatı veriyor ve diyor ki: "Eskiden beri kökleşmiş ve köhne engellerden (yani an'ane-i İslâmiyet'ten) kurtulmak hususunda besledikleri (yani İsmet'in beslediği) azmin, inkâr edilmez delilidir." Harfi harfine iktibas ettiğimiz bu sözlerle, Türk başmurahhasının yani İsmet'in, eskiden kökleşmiş ve köhne olmuş engellerden kurtulmak hususunda Türk milletine beslediği kat'î azimle ne kasdettiğini ve bunu hangi maksad altında İslâmiyet düşmanlarına ivaz diye takdim ettiğini sormak lâzımdır. Konferansın birinci defasında Türk başmurahhası, bizzât karar vermek vaziyetinde olmadığı ve büyüğüne, yani Mustafa Kemal'e bildirmek zorunda olduğu için, memlekete dönüyor; kendisini Haydarpaşa'dan Ankara'ya götüren tren ve devlet reisini (Mustafa Kemal) İzmir'den Ankara'ya götüren trenle Eskişehir'de buluşuyor. Bir arada ve başbaşa seyahat... Sonra Ankara gizli meclis toplantıları... Fakat esas mes'elelerde daima başbaşa. Mustafa Kemal ile İsmet beraber içtimaları ve karar: "Din öldürülecektir." Lozan Konferansı'nın ikinci sahifesi: ...Artık herşey Türkiye hesabına çantada hazırdır. Yani dini terk ile herşey yapılacak. Yeni hizbin (Kemalizm ve İsmet hükûmeti) bundan böyle bu millette, İslâmiyet'i katletmek prensibiyle hareket etmekte, hasım dünyanın kumandanlarından, yani düşman ehl-i salib kumandanlarından, dini vurmakta daha hevesli olduğu ve örnekler vereceği ve bilhâssa hudud dışı değil de, hudud içi ve millî irade yaftası altında çalışacağı şübheden vârestedir. RN-Emirdağ Lâhikası 2/31
  • mn hcmn hc1 ay önce
    üstad ingilizleriistanbulakimgetirdi
  • Bagiye Bagiye 1 ay önce
    ALLAH emperyalist evanjelist amerika ile siyon israil devletinin ve bütün aşağılık Amerikangillerin belasını versin
  • EmeklEmekl1 ay önce
    Zaten bu gün başımıza gelenler ve 70 ırktan oluşmamızın ana kökeninde bu yatmıyormu biraz gerçekçi olalım Türkler Tanrı dağlarının eteklerindeki bozkırlardan çıkıp söğüte geldiklerinde saf Türk kanı taşımıyorlarmıydıevlilikler obalar arası yada kendi obalarının içindende Avrupa’ya uzanan diğer Türk kavimleri bugün Macarlar Bulgarlar vs vs orada gördükleri örf ve kültür ve dinle ve yabancı evliliklerle zaman içinde yozlaşarak öz Türk benliklerimi yitirdiler Arap yarımadasına inen diğer Türk kavimleri Arap kültür ve dinini seçti ve osmanlı kuruldu 22 milyon m2 toprak kazanıldı bu kazanılan topraklardaki milletlerle olan evlilikler değişik örf ve adetlerlede zamanla kaynaşıldı Türklerden geriye ne kaldığı ortada 70 millet ten oluşan birbirinden farklı adet ve ırk ve şimdi Türkler nerde diyoruz
  • ATAKURTCUATAKURTCU1 ay önce
    Sayin yazar,sizin farkina vardiginiz yalan dolanlar da bir sey mi?Daha kavunun buyugu heybede.Bekleyin bakalim biraz daha...Neler cikacak neler...insan yasadikca daha neler ve nelerin farkina varir!Akil ve mafsalanin almayacagi kadar insanlarin alcaldigini ve kuculdugunu farkeder yasadikca ve cogu seyin ahlaki ve beyinsel temeli olmayan yalanlar dolanlar uzerinde yukseltildigini anlar.Ancak yine de kara yiginlar hic bir seyin farkina varmadan ve hic bir seye alindirmadan kendilerini klonlayan efendilerine hizmet etmede kusur gostermeden topraga duserek gocup giderler bu kisacik dunyadan bir bilge edasiyla "egitim sart....egitim sart" diye geveleye geveleye...
  • süleyman csüleyman c1 ay önce
    Kurtuluş savaşında deV ler cüce, cüceler devyapılmış uyduruk tarihkitaplarında..... öyle istemiş ingiliz keferesi..yıllarca o ingiliz emirlerini milletimize zorla empoze ettirmiş chp.. Kendi ecdadına, tarihine, dininesanki onlar bizim geçmişimizde hiç yaşamamış, bizim dinimiz İSLAM değilmiş,gibizorlabu millete inanç olarak kokuşmuş sömürüye dayalı İgiliz, Fransızmedeniyetinikısaca batı'yı beyinlere nakşetti buCHP ......
  • 145314531 ay önce
    Kozalak,açılmamış kozalaksın belli ki.Sevr'i Yunanistan hariç hiç bir devlet imzalamadı zaten,Atatürk Nutukta Sevr için proje der ANTLAŞMA demez.İmza edilmemiş bir antlaşma da antlaşma olmaz proje olarak kalır.İncele bak bakalım Lozan'nın tanıtımında biz nasıl tanıtılıyoruz,diğer taraflar nasıl tanıtılıyor,sözde galip devletiz lakin mağlupların ayağına İsviçre'ye gidiyoruz ve antlaşma da kullanılan diller İngiliz,Fransız ve İtalyanca,yani galip devlet olarak bizim dilimizin dâhi kullanılmasına müsaâde edilmemiş.Yani Sevr'i değil ama Lozanı dürüp elimize vermişler.Lozan'da ne maddeler var haberinde yoktur şimdi,sadece 129.maddeyi söyleyeyim yeter,diğerlerini de incele/ 129.Madde Çanakkale Arıburnu bir Ingiliz toprağıdır.
  • ..1 ay önce
    Sorgulamadan yana olan (!) insanların bu konuları sorgulamaması ve hatta sorgulatmaması gerçekten üzücü bir durum.
  • AbdulhamitAbdulhamit1 ay önce
    Yazılarınızı beğenerek takip ediyorum.Teşekkürler hocam. Doğruları yazmaya devam ediniz ki vatandaş ecdadına kin ve nefretle bakmasın. Bize altın kasede sununanların hiç de öyle olmadığı gerçeği herkes tarafından bilinsin.
  • KozalakKozalak1 ay önce
    Yavuz bey...Sevri Atatürk mü imzaladı? Sevri imzalayan ödlekler kahraman, sevri dürüp haclının gözüne sokanlar hain öyle mi?
  • İsmail BAŞTUĞİsmail BAŞTUĞ1 ay önce
    Hala daha toplumu dizayn çalışmaları devam ediyor. kaç kişi çıkıpta sizin gibi gerçekleri haykırabiliyor. Sesimiz daha da gür çıkmalı. Saygılar sunuyorum Hocam.
  • Türk Türk 1 ay önce
    Bazi yorumlara bakiyorumda, eger yalana en asik yarismasi olsa, Türkler birinci gelir. MK bes ilkesi var mesala, birisi halkcilik. Himm simdi bakiyorum fotograflara halk perisan, carikli salvarli, acliktan kiriliyor. Bakiyorum bizim en büyük halkcimiza, üzeri piril piril, bir elinde bal bir elinde süt, gururlu gurulu toz atiyor meydanlarda. Halkin hic sofrasina oturmusmu bu büyük halkci?
  • KeremKerem1 ay önce
    Bu dostça bir yazıdır Yavuz bey. Bir pedagog olarak şunu belirtmem gerek çocuk eğitiminde en önemli kurallardan biri değerleri doğru oturtmaktır. Eğer siz bir çocuğa farklı kanallardan farklı ve birbirine ters mesajlar verirseniz çocukta kalıcı travmalara yol açarsınız. Evde başka okulda başkaçevrede başka değer yargıları çocukta kişilik bölünmelerine yol açacak seviyede zararlı olabilir. Babanız sizi ya okuldan alıp kendi eğitmeliydi ya da sabretmeliydi. Yanlış öğrenilen şey sonra düzelir fakat travma düzelmez. Çok defa bu örnekleri verdiğinizi gördüğüm için yazayım dedim kusura bakmayın lütfen.
  • NihalNihal1 ay önce
    Gerçek tarihi bilmiyoruz bize ne verildiyse nasıl sunulduysa o kadarını biliyoruz.Sorgulamaya başladığımız zaman hain oluyoruz susturuluyoruz.sorgulam,düşünme kabul et sen kim oluyorsun denir.Sultan Vahdettin başarısız olabilir neden hain deniliyor bilmiyoruz.Osmanlı büyük bir imparatorluktu bunu yönetmek zordur.Bütün padişahlar için karalama yapmak değersizleştirmek haklarını yemek olur.Osmanlıyada, Cumhuriyetede saygı duyuyorum.O zamanki şartlarda ellerinden ne geliyorsa yapmışlardır at gözlüğü ile bakmıyorum.Eleştirmek yıkmak değerleştirmek çok basit peki o şartlarda olup saha içersinde yönetmek ayakta durabilmek dengeli olabilmek hükmetmek kolay değil 600 yıl çok zor...
  • MardinliMardinli1 ay önce
    Sayın yavuz hocam dilinize sağlık.Hocam türkiye gibi tarihine düşman dünyada devlet yoktur.Siz tarihi bilenlenlerdesiniz vatan hani ile vatan sever le karıştırıyorlar gençlerimizi zehirliyorliyorlar karayı bayaz bayazida kara böylece gerçek kahraman hayin hayin olanlar kahraman gösterdiler böyle tarif etti
  • Nesrin KömürNesrin Kömür1 ay önce
    Devlet hala simit parasından bahsedip günde 3 simide insanları razı etmeye çalışırken bu Viyana kapıları, 22 milyon km. falan bunlar nereden çıktı şimdi? Hala bunlarla övünmemizi mi istersiniz sevgili bir zamanlar hayran olduğum Yavuz Bahadıroğlu... Simit'e razıyızinsan gibi düşüncelerimizi söyleyebilsek keşke... Ama Viyana kapıları çok önemli tabi..!!!!!!! Yazık....
  • ataata1 ay önce
    bu terörist sevici güruhun iştahlanmaları inşallah milletin ruhunun canlanması ile son bulacak. şaplağı da yiyen son derece ahlaksız ve kültürsz bu azgın güruhunensesi olacak... o zaman bu millet hangi karanlığın içine düştüğünü görecek... milyonlarca km.lik toprağı yitirmenin acı bir yenilgi dilinin kültürünün çalınmasının en büyük hırsızlık oluduğunu görecek...
  • Bugün 23 nisan neşe doluyor avrupa amerikaBugün 23 nisan neşe doluyor avrupa amerika1 ay önce
    Düşmanın laikliği kanunları eğitim sistemi alındı onlar kutlaması lazım. Bu işte de bir yanlışlık var.
  • ATATURKCUATATURKCU1 ay önce
    TEK KURSUN ATAMADAN TERK ETTIGIMIZ BALKANLAROSMANLI DAHA RUS ASKERLERINI GORMEDEN SOGUKTAN KAYBETTIGIMIZ SEHIT VERDIGIMIZ 90 BIN MEHMETCIK ALLAHUEKBER DAGLARINDA .GALICYADA TRABLUSDA ARAP COLLERINDE HEP GERI KALMISLIK EZIKLIK FAKIRLIK BASARISIZLIK HURAFE CEHALET M.KEMAL VE ARKADASLARININ ZORUNA GUCUNE GIDIYORDU.YAZAR GIBI DUSUNENLER ISE ADI IMPARATORLUK OLAN FAKAT GERCEKTE UZATMALARI OYNAYAN SON GUNLERINI YASAYAN SALTANAT TA SORUN YOKTU.BIRSEY YAPMAYA CALISAN BU INSANLARIN CABALARINI YAZARIN ABLAMAMASI GAYET NORMAL
  • ATATURKCUATATURKCU1 ay önce
    SON 300 SENESINI YENILGILERLE BOZGUNLARLA GECIREN SANAYI DEVRIMINI KACIRAN MATBAAYI AVRUPADAN 270 SENE SONRA ANADOLUYA SOKAN BATMIS BITMIS IFLAS ETMIS HASTA ADAM OSMANLIDAN ENKAZ VE ODENECEK BIRSURU TAZMINAT BORC KALMISTI.YENI BIR CUMHURIYET YENI BIR KIMLIK ILE ULUS DEVLET KURAN M.KEMAL VE ARKADASLARI OSMANLININ 600 YILDA YAPAMADIGI ISLERI 20 SENEDE YAPMAYA CALISTI.
  • ahmet koçahmet koç1 ay önce
    yavuz abi her zamanki gibi muhteşemsin...seni seviyoruz...
  • Süleyman Sırrı DinçerSüleyman Sırrı Dinçer1 ay önce
    Gemilerle..el..sallaya..sallaya..vedalaşarak..evet..yıldız sarayında..veda..çayı..düzenleyip..sarılıp..öpüşerek..ayrıldılar..kimler..mi..sonradan..kemalizmçatısı..altında..birleşecek..olan..güruh..Albay..İsmet..İşgal..kuvvetleri..komutanı..ile..Başbaşa..yediği..samimi..yemek....hele..hele..Samsun'a..gidiş..için..padişahımız..Vahdettin'in..tahsis..ettiği..modern..tam..teçhizatlı..subaylar..ve..ekipten..oluşan..Vapur...HAAA..unutmadan..M.kemal'in..İngilizlerden..Samsuna..gidiş..için..aldığı..izin..(yazılı..belge'nin..fotosu..İnternette..dolaşıyordu..eğer..yok..edilmediyse)..Samsun'a..gidince..İstanbul..Hükümetine..çektiği..telgraf..geldim..göreve..başladım..
  • Mehmet AliMehmet Ali1 ay önce
    Bu 17 yıllık AKP iktidarı çocuklara müthiş bir gelecek yarattı. Gençler de umutla bakıyor hayata. Millet zenginledi iyice. Allah razı olsun.

Günün Özeti