Eskiden nasıl insanlardık?

19 Temmuz 2019 Cuma

Faziletli, adaletli, iffetli, izzetli, cesur, vakur, hoşgörü sahibi, dost, mütevazı (“alçak gönüllü” demeye dilim varmıyor) ve mütebessim (gülümseyen), gösteri ve gösterişten kaçan insanlardı…

 Osmanlı atalarımız, tanısınlar tanımasınlar, “Gülümseyiniz, müminin mümine gülümsemesi sadakadır” hadisi ve “Selamı yayınız” tavsiyesi çerçevesinde, karşılaştıkları herkese gülümseyerek selam verirler, tanıdıklarına ayrıca hal-hatır sorarlar, aile efradına (ailenin diğer bireylerine) selam yollarlardı.

Böylece gönüller birbirine ısınır, geniş anlamlı toplumsal bir mutabakat oluşurdu.

Osmanlı gerçek anlamda bir “Barış ve kardeşlik toplumu”ydu.

Hasbelkader nefsine yenilip biriyle kavga edeni, mahallenin önde gelenleri birkaç gün içinde barıştırırdı. Olmaz da küslük uzarsa, dört gözle bayram beklenir, bayramlar barışın ve kardeşliğin vesilesi yapılırdı.

Bu durumu Avrupalı gezginlerden Villamont, takdir hisleriyle kaydeder: 

“Her kimin bir düşmanı varsa, bayramlarda ona gidip af dilemek zorundadır. Öteki de el öpmeden ve tokalaşmadan önce affettiğini söylemek mecburiyetindedir. Aksi takdirde bayramlarının mübârek olması mümkün değildir. 

Bu esaslara riâyet etmeyen kimseler ise, neredeyse fâsık (tabii ki abartıyor) telâkkî edilip dışlanırlar.”

Du Loir, görüp incelediği toplumsal yapıdan o kadar etkilenmiştir ki, Osmanlı Türk toplumunun bazı kötülüklerden haberdar olmadığını düşünmekten kendini alamamıştır:

“Türkler herhangi bir intikam hissi beslemekten son derece çekinirler: Dinlerinin bu husûsa âit bir hükmü gereğince cuma namazına başlamadan önce düşmanlarını affettiklerini âdetâ îlân etmek durumundadırlar. Aksi halde namazlarının kabul edilmeyeceğine inanırlar. Ayrıca her bayramın birinci günü onlar için umumi bir barış günüdür. Birbirlerine rastladıklarında el sıkışırlar. Küçükler büyüklerin elini öptükten sonra başına koyup, ‘Bayramın mübârek olsun!’ der.” 

Böyleydi, çünkü kişisel ve toplumsal ilişkilere henüz “menfaat” hükmetmiyordu. “Kardeşlik” en belirleyici öğe idi. Bu yüzden insanlar arasında kıyasıya bir rekabet oluşmaz, en azından rekabet, kırıcı ve incitici boyutlara ulaşmazdı.

Osmanlı edebi ve nezaketi dünyaca meşhurdur. İslâm’la yoğrulan yürekler bugünkü halimizle mukayese edilemeyecek kadar duyarlıydı. 

“Tevazu” ve “doğallık” sıradan meziyetler sayılırdı. Hayata “Alçakgönüllülük” ve “yardımseverlik” hâkimdi.  

“Küstahlık” nedir bilinmez, büyüklerin sözü kesilmez, bilgiçlik taslanmaz, ar, namus ve hayâ gibi kutsallar es geçilmezdi.

Kadınlara karşı dinamiklerini imandan alan derin bir hürmet beslenirdi. Erkek ve kadın arasında mutlak surette bir mesafe vardı. Bunun belirleyicisi “Zinaya yaklaşmayın” mealindeki âyetti. 

Sokakta karşılaşılan kadına asla dik dik bakılmaz, derhal başlar öne inerdi. Kadının sokakta rahatça yürümesi için, erkekler kendilerini hafif alargaya çekerler, kadına yol verirlerdi. (Sonra nasıl olduysa bu durum tersine döndü: Köylerde kadınlar erkeklere yol vermek için kenara çekilip çömelmeye başladılar).

Her kadın toplumsal edebin bir gereği olarak anne, teyze, hala ve bacı olarak görülürdü. Onları rahatsız edecek en küçük davranışta bile bulunulmaz, bulunanı toplum müthiş yadırgar, büyükler derhal müdahale ederlerdi. 

 

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • CEMIL KARAKANCEMIL KARAKAN1 ay önce
    orhan inan bey.osmanliavrupanin sanayi devriminden ronesansdan once asarak keserek silah zoruyla cogu yeri zapt etti ele gecirdi.benim icin muhim olan fetih yaptigi yerlerden aldigi vergileri gelirleri ganimetleri cariyeleri topkapi sarayinami getirdi ? Yoksa ingiltere hollanda ispanya v.b gibi uljeler gibi anavatinda halkami dagitti ?Yemende galicyada kirimda baljanlarda allahuekber dagkarinda sehit dusen gariban fakir musluman anadolu erkeklerinin mezari bile belli degil.yokluk yoksulluk fakirlik egitimsizlik anadolu koy kasabalarinin malesef kaderi oldu.
  • ORHAN İNANORHAN İNAN1 ay önce
    İMPARATORLUK KURUP CİHANA NİZAM VERME GÜCÜNE KAVUŞABİLMENİN SIRRI,ATALARIMIZIN İNSAN VE TOPLUM YAPILARINDA GİZLİ..MÜBAREK İNSANLAR ULAŞABİLDİKLERİ HER YERE GÜZELLİKLER VE HUZUR TAŞIMIŞLAR.ALLAH(CC) ONLARDAN RAZI OLSUN.BİZLERİ DE ONLARA LAYIK EVLATLAR EYLESİN,İNŞALLAH..
  • mahmutmahmut1 ay önce
    Üstad'ın tespitleri çok doğru şu an Anadolu'nun tüm belde ve köylerinde eski örf adetler devam ediyor.Keşke şehirdeki durum köylerden farklı olmasaydı Selam yok komşu yok kapılarda güvenlik elamanı evin kapıları şifreli böyle mi olmalıydı keşke böyle olmasaydı..
  • hüseyinhüseyin1 ay önce
    "Biz bir ülkeyi/medeniyeti mahvetmek istediğimizde, onun servet ve nimetle şımarmış elebaşlarına emirler yöneltiriz/onları yöneticiler yaparız da onlar, orada bozuk gidişler sergilerler. Böylece o ülke/medeniyet aleyhine hüküm hak olur; biz de onun altını üstüne getiririz." İSRA 16
  • OsmanOsman1 ay önce
    Müslümanların Evrim geçirdiği kesin. Yalan, sahtekarlık, adaletsizlik, çalmak, öldürmek....
  • isaisa1 ay önce
    Patenti size ait olan cepler doldu ruhlar boşaldı sözü köglerde bile varoşlardaki apartmanlarda bile geçerli bir eve emekli bir anne babanın yanında kızlar oğlanlar da asgari ücretle bile olsa 3-4 maaş girince cepler doldu ihtiyaçlarda seninki benimki daha lüks olmalı yarışıyla kibirler gururlar şişti. Selam vermek için göz göz göze gelmek istemeyen karşı kaldırıma kaçan komşularla doldu etrafımız. Allah yinede bizleri depremle savaşşla ıslah et.ez inşallah
  • ATATURKCUATATURKCU1 ay önce
    YAVUZ BEYIN ANLATTIGI OSMANLI ISTANBULDAKI HANEDAN VE SARAY CEVRESINDEKI OSMANLI.600 YIL BOYUNCA OKURYAZAR ORANI% 2 BILE DEGILDI.ANADOLUDA MUSLUMAN TURKLER AC FAKIR YOKSULDU MESLEKLERI YOKTU .ANADOLUDAKI RUM ERMENILER BUTUN ZANAAT SANAT ESNAFLIK GEMICILIK V.B GIBI ISLERI YAPIYORDU DOKTOR ECZACILARIN COGU YAHUDI IDI.OSMANLININ SON 200 SON 300 SENESI TAM BIR FELAKETTI.ANADOLUDA LIMAN TERSANE IMALETHANE HAN HAMAM KERVANSARAYLAR HEP SELCUKLU ESERI IDI.DOGU VE GUNEYDOGU KURT ASIRET TOPRAK AGASI FEODAL YAPIYA TESLIM EDILMIS TURKLUKTEN UZAKLASILMISTI.OZELLIKLE KARADENIZDE 1 TANE BILE OSMANLI ESERI YOKTUR.ANADOLUDA OKUL YAPMAMISTIR OSMANLI.BU EKSIKLIGI HRISTIYAN MISYONERLER CESITLI YERLERE ERMENI RUM SIRYANI YAHUDILERE MISYONER YETISTIRMEK ADI ALTINDA OKULLAR ACTI.
  • AliAli1 ay önce
    Eskiden çok eskiden sağlam itikat bidat sız TEVHİD Lâ diyerek reddedilen Tâğût. Ve şirkten beri olurduk. Sonra ameller gelirdi. Şimdi ise önce bol nidatlı amel imanın yerini aldı.
  • MUSTAFA MUSTAFA 1 ay önce
    Eskiden ne isek şimdi de oyuz. Şerefsiz her dönemde aynı , adam gibi adam da...
  • Süleyman Sırrı DinçerSüleyman Sırrı Dinçer1 ay önce
    Kaleminize..yüreğinize..sağlık.Sevgili..Hocam.

Günün Özeti