Eski camiler hayat merkeziydi

10 Haziran 2019 Pazartesi

Eskiden camiler sadece “namazgâh” değil, aynı zamanda “Yaşam Merkezleri”ydi: İnsanlar camilerin etrafında yoğunlaşır, hayat cami çevresinde şenlenip renklenirdi...

Zaten büyük camiler, “külliye” dediğimiz, her türlü ihtiyaca cevap verecek şekilde tasarlanmıştı.

Merkezde “Beytullah” (Allah’ın evi) olarak tanımlanancami... 

Caminin çevresinde darüşşifa (hastane ve tıp fakültesi), sıbyan mektebi (ilkokul), medrese (üniversite), imaret (fakirlerin ücretsiz yiyip içtikleri yer), hamam (temizlik ve su medeniyetinin şubeleri), han (otel) yahut kervansaray (büyük otel), kütüphane (en olmazsa olmazlardan biri), türbeler (hayatla ölümün iç içe girdiği yerler), tekke, zaviye, dergâh (yürek eğitimi veren kurumlar)...

Çevresinde kıraathane (hem okuma evi, hem de kahvehane), bedesten (değerli kumaşlar, mücevherler ve buna benzer kıymetlerin satıldığı üstü kapalı çarşı) ve bakkal, manav, terzi, bakırcı, berber, ayakkabıcı esnafı...

Anlayacağınız, şimdiki AVM’lerin işlevini, geçmişte cami merkezli külliyeler görüyordu. Meselâ, alışveriş ihtiyacı camilerin çevresindeki dükkânlardan karşılanıyordu. Yıkanmak için caminin yanındaki hamam tercih ediliyordu. Kitap okuma ihtiyacı cami kütüphanesinden karşılanıyordu, Mektup/dilekçe yazdırmak ya da elindeki yazma kitabı çoğalttırmak isteyen, cami avlularını mekân tutmuş hattatlardan yardım alıyordu...

Eski camilerin fonksiyonlarını da şöyle özetleyebiliriz...

İbadethâne: Toplu veya kişisel ibadetlerin yapıldığı yer...

İstirahathâne: Dolaşmaktan yorulan insanların mola verip dinlendiği, hatta namaz vaktine kadar uyuduğu yer...

Sohbethane/Muhabbethane: Mahallenin sorunları camide görüşülür, caminin sohbethânesinde halk sohbetleri olurdu...

Buluşma yeri: İnsanlar birbirlerine camide randevu verir, “Öğle namazında filan camide buluşalım” derlerdi...

Yol tarif: Eski camiler bir nevi navigasyon işlevi de görürdü. Yol tarif ederken, camiyi merkez alırlardı: “Filan caminin köşesinden sağa dön, falan camiyi geç, soldaki sokağa gir...” (şimdi aynı işlevi alışveriş merkezleri görüyor)...

Nikâh Sarayı: Nikâh camilerde kıyılır, bu da resmi ve dini nikâh anlamına gelirdi...

Yaygın Eğitim Kurumu: Her direğin altında bir müderris (profesör) ders yapar, medrese talebelerinin yanı sıra halk da bu derslerden yararlanırdı. Böylece, camiler aracılığıyla “yaygın eğitim” sağlanırdı...

İstişare Merkezi: Sorunlar camiye taşınır, imam ve cemaatle istişare yapılır, çözüm üretilirdi...

Kültür Merkezi: Büyük camilerde, her namaz öncesi mutlaka va’z-u nasihat olur, konular genellikle hayatın içinden seçilirdi...

Sanat Merkezi: Kubbeler ve duvarlar müthiş bir estetik anlayışla inşa edildiği içinseyrine doyum olmaz, her duvar anlamlı bir tabloya dönüşüp kendini dikkatli gözlerin önünde sergilerdi. Ayrıca hat ve süsleme sanatlarının en nadide örnekleri camilerdi.

Öyle ki, sanat ve estetikten anlayan müdavimler, camide mümkün olduğu kadar fazla kalır, zamanın büyük kısmını orada geçirmeye bayılırlardı.

İnsanlar camilere sadece namaz kılmak için değil, aynı zamanda “yaşamak” ve “seyretmek” içinde giderlerdi. 

 

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • Süleyman Sırrı DinçerSüleyman Sırrı Dinçer1 ay önce
    Kaleminize..sağlık..Hocam.
  • HAMİT HAMİT 1 ay önce
    Yavuz bey tarih boyunca insanlar ibadethanelerin çevresinde yaşamışlar. Bknz göbelitepe. Bu sırf camiler için değil kilise için de böyledir havra için de böyledir eski çağlardaki tapınaklar için de böyledir. Ama gördüğünüz gibi bu geçmiş devirlerin alışkanlığıdır.
  • BilalBilal1 ay önce
    Eveet kulliyenin tanimini çok guzel yapmişsiniz tesekurler, simdi gelelim halkin vergileri ile halka sormadan yapilan katrilyonkuk saraylara,halkkizmasin diye ama biz kulliye yaptik diyen akp nin yalanlarina. Bu nasil kylliyedir ki 2 km yanna yaklasamiyoruz bu nasil kulliyedir ki hicbir islami calisma yoktur.
  • SulumanSuluman1 ay önce
    AVM yi nasıl öğrendik kim icat etti son 20 senede çıkan dinsizlik yerleri

Günün Özeti