Beyaz aşk

13 Nisan 2019 Cumartesi

İlm kesbiyle rütbe-i rif’at/ Arzu-yı muhal imiş ancak...

“Aşk imiş her ne var ise âlemde/ İlm bir kıl ü kal imiş ancak!” 

Fuzuli’nin bu mısralarını ilk kez okuduğumda, tepe üstü bulutlardan düşmüş gibiydim. Bir süre toparlanamadım: Boş boş bakınıp durdum öyle... 

Sonra mecazlar dolu mânâsını düşündüm.

“İlimle yükselme aramak/ Ulaşılmaz bir hayaldir...

Âlemde ne varsa aşktır/ Onun yanında ilim boştur!”

O gün bugündür, “Aşk imiş her ne var ise âlemde” mısraı, “mıh gibi” yüreğime çakılıdır. Ne var ki, günümüzde aşklar da kirlendi: Ehl-i tasavvufutasavvurdan tasannua, tasannudan tasarrufa,tasarruftan hilkata, hilkattan mahlûkata, mahlûkattan hakikata, hakikattanvelayete çıkaran aşkın yerini çoktan “hazcılık” aldı! 

Ne Mecnun var artık, ne Leyla; ne Kerem kaldı, ne Aslı, ne de “maksud”una ulaşmak için maksadı Şirin’leştirip uğruna dağları delen Ferhad!..

Herkes öylesine bir koşturmaca içinde ki, hayatı fark etmeden, envai çeşit aşkı hissetmeden yaşıyoruz!

Derin aşkla birlikte baharı da, yazı da, kışı da ıskalıyoruz!

Nedense, aşkla mevsimler arasında derin bir ilişki ve ahenk olduğuna inanıyorum. İkisinde de hızlı değişmeler, inişler çıkışlar var. 

Su ile toprağın buluşması, aşkın gönüllerde yeşermesine benzemiyor mu?.. 

Meselâ bahar, aşkın gönüllere düşme anıdır...

Ardından tomurcuklanma başlar. Nihayet çiçekler-güller açar. 

Papatya müthiş bir simge...

Bir kere beyaz: Beyaz masumiyetin rengidir...

Yani bu tür aşklar masumdur... 

Ve bu tür aşklar beyazdır!

Papatya aynı zamanda hüzünlü; hatta biraz da mahçup ve mütereddittir. Bu şekilde dizilişi, gerçek aşkta daima var olan ayrılık korkusuyla vuslat neşesi arasındaki çelişkili gel-gitleri anımsatır bana.

Bir bakmışsınız bütünüyle sendedir, sendir; bir de bakmışsınız ulaşılmaz derecede uzaktır, uzaktadır...

Çelişkilere dolanır yüreğiniz. Bir derin seversiniz, bir nefret edersiniz! Aslında nefret ederken bile ona tutulur, ona tutunursunuz.

Sonra diğer mevsimler: Her biri aşkın evrelerini anlatır...

Mevsimde hâzân, aşkta hüzün zamanıdır; ayrılıklar hep güz zamanı gerçekleşir...

Sonra karakış: Umut dağlarına kar yağdığı mevsim: Bir büyük üşüme, hatta yürek titremesi gelmezse bahar yakın demektir!

Bilmiyorum, meşhur allame Ak Şemseddin aşkı keşfettiğini sandığında (sanırsınız, ama hiçbir zaman keşfedemezsiniz) kaç yaşındaydı? “Bu aşkı ben bilmez idim” demesine bakılırsa, hayli yaşlı olmalı... 

“Bu aşkı ben bilmez idim,

“Bir acaib sevdâ imiş...

“Bir zerresi ay-u güneş, 

“Bir damlası derya imiş.”

Hazret zaten söylemiş, en söylenmemişi!..

Bunun üzerine ne denir ki? 

 

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • Yaşlı DoçentYaşlı Doçent1 ay önce
    Sayın Cumhurbaşkanımız; Malumunuz, Profesör olmak için Doçent olarak 5 yıl beklemek gerekmektedir. 25-30 yıl boyunca Üniversitelerde öğretim elemanı olarak çalışmış; 10 binlerce öğrenci mezun edip deneyim kazanarak EMEKLİLİK HAKKINI ELDE ETMİŞ Yaşlı Doçentleri, yaşlılıkta beklenmesi bir ömür kadar uzun olan söz konusu bu 5 yıllık bekleme süresi belasından kurtarmanızı saygılarımızla istirham ediyoruz.
  • METİN P.METİN P.1 ay önce
    İLİM OLMADAN AŞK OLMAZ.AMA BİRİLERİ HERŞEYİ TERSİNE ÇEVİRMEK İÇİN ELLERİNDEN GELENİ YAPIYOR MAALESEF.
  • hercaihercai1 ay önce
    Ask olmadan ilim olmaz.
  • hasan hasan 1 ay önce
    @Yaşlı Doçent: Muh. Hocam, anladığım kadarıyla şimdi emekli olmanıza herhangi bir mâni yok..!Bir parça ekmeğe muhtâc insanlar varken emeklilikte "keyfime keyif katayım" zihniyeti bize nerden ve nasıl bulaşmış.?!Fe sübhânellâh..!Lâ havle ve lâ kuvvete..!
  • METİN P.METİN P.1 ay önce
    BU TASAVVUFTAKİ AŞK MEFHUMU SANKİ İNSAN AŞKA ULAŞIP HER ŞEYİ KURTARMIŞ GİBİ BİR İZLENİM VERMEKTEDİR.HALBUKİ ALLAH RESULÜ SON DEMLERİNE KADAR KENDİ AKİBETİNDEN KORKMUŞ.KURANDA PEYGAMBERİMİZE HİTABEN DE Kİ:BEN BANA VE SİZE NE YAPILACAĞINI BİLEMEM.BEN ANCAK BANA GÖNDERİLEN BİR VAHYE UYARIM DİYE HİTAP EDİLMİŞKEN BU ADAMLARA NE OLUYOR DA UÇUYOR KAÇIYORLAR ÖYLE.BİR AŞK HİSSEDEBİLİRSİN.BU TAMAM.ANCAK BU DURUMDA KALABİLECEK BİR GARANTİN VAR MI?VE BUNU NEDEN RİYAKARLIK İÇİN İNSANLARA ANLATIYORSUN.DEĞİL Mİ ÇOK MUHTEREM ŞIH EFENDİ HAZRETLERİ.
  • hasan hasan 1 ay önce
    Pek güzel ve isâbetli bir yazı olmuş, Yavuz Beyefendi...Bu âlemdeki her şey, aşkullâh ve ibâdât ü ubûdiyetüllâh iç[email protected]: Mutasavvıflar, bugünkü mânâda filozof değildirler, belki (muhakkak) mütefekkirdirler..!Vesselâm...
  • Yaşlı DoçentYaşlı Doçent1 ay önce
    Sayın Cumhurbaşkanımız;Malumunuz, Profesör olmak için Doçent olarak 5 yıl beklemek gerekmektedir. 25-30 yıl boyunca Üniversitelerde öğretim elemanı olarak çalışmış; 10 binlerce öğrenci mezun edip deneyim kazanarak EMEKLİLİK HAKKINI ELDE ETMİŞ Yaşlı Doçentleri, yaşlılıkta beklenmesi bir ömür kadar uzun olan söz konusu bu 5 yıllık bekleme süresi belasından kurtarmanızı saygılarımızla istirham ediyoruz.
  • HIRSLI KOKANALAR CUMHURIYETIHIRSLI KOKANALAR CUMHURIYETI1 ay önce
    Degerli Bahadiroglu,dunya sevgi(nefret)uzerine tasarlanmis ve kurulmustur.Sevgisi olmayan insanlar icin bu dunyada varlar diyemeyiz.Kan ve goz yasi genellikle hep bu sevgisizler kaynaklidir.Bu ic acici yazinizdan dolayi sonsuz tesekkurler.
  • BilalBilal1 ay önce
    Ah şu tasavvufçular ah şu feylezoflar, bir aşk diye tutturmuşlar ne oldugu da belli değil. Anneye babaya aşık olunmaz aaaa çok ayıp derler sonra yüce Allaha aşk şiirleri yazıp çizerler. HELE şu şiire bak islam ile ve ya karşı cins muhabbeti ile ne ilgisi var?“Âlemde ne varsa aşktır/ Onun yanında ilim boştur!”

Günün Özeti