Beratımızcennetimiz olsun!

19 Nisan 2019 Cuma

Kandil, Lâtince “candela” kelimesinden Arapçalaşıp oradan Türkçemize geçmiş bir kelimedir: “Mum, lâmba,aydınlatıcı” anlamına gelir…

Günahlardan temizlenmek, bir bakıma “aydınlanmak” sayıldığından, iç dünyamızın günahlardan temizlenip aydınlanmasına vesile olan mübarek gecelere “kandil” denmiştir. 

Başka bir rivayet daha var: Buna göre, Sultan İkinci Selim (1566-1574), mübarek gecelerde camilerin ışıl ışıl aydınlatılıp minarelerde kandiller yakılmasını emretmiş, bu yüzden mübarek gecelerin ismi “kandil” olarak kalmıştır.

En doğrusu, “Regaib Gecesi”, “Mirac Gecesi”, “Berat Gecesi” ve “Kadir Gecesi” diye, kendi özel isimleriyle yâdetmektir.

Arapça “gece” anlamına gelen “leyl” kelimesini başa getirerek, kutsal geceleri “Leyle-i Kadr”, “Leyle-i Berat” şeklinde telaffuz edenler de vardır.

“Berat” dışında, bu gecenin, dört adı daha var: “Berae gecesi”, “Sakk gecesi”, “Rahmet gecesi” ve “Mübarek gece” (Kur’an’da “mübarek gece” olarak geçer: “Apaçık kitaba yemin olsun ki, biz Kur’an-ı mübarek bir gecede indirdik. Biz, gerçekten uyarıcıyız. O mübarek gecede, her hikmetli iş katımızdan bir emirle ayırt edilir.” Duhan sûresi, 44/1-4).

Denilmiş ki, Allah Teâlâ bu gece mümin kullarına beraat senedi yazar…

Bu gece bağışlanma ve af gecesidir: Tabii ki, Peygamber-i Âlişan Efendimiz’in yaşadığı ve öğrettiği gibi geçirmek kaydıyla…

Buyuruyor ki: “Şaban ayının onbeşinci gecesini ibadetle geçirin, gündüzünde de oruç tutun. Çünkü Yüce Allah, bu gece dünya semasına rahmetiyle tecelli eder ve ‘Tövbe eden yok mu, tövbesini kabul edeyim! Rızık isteyen yok mu, rızık vereyim! Şifa isteyen yok mu, şifa vereyim! … Başka isteği olan yok mu, ona da istediğini vereyim’ der.” (İbn Mace, İkâmetü’s-Salât, 191).

Peygamber-i Âlişan Efendimiz’in, bu gecede ibadetle meşgul olmayı ve gündüzünde oruç tutmayı teşvik ettiği nakledilir. 

Mekke halkı, Berat geceleri Mescid-i Haram’da namaz kılar, Kâbe’yi tavaf eder ve Kur’an okuyarak geceyi değerlendirirdi. 

Tarih boyu farklı şekillerde de kutlanmıştır. Meselâ, onbirinci yüzyılın ortalarından itibaren, Şam’daki Emeviyye Camii’nde kandiller yakılırdı. Bunu “bid’at” sayan âlimlere rağmen, uygulama uzun süre devam etmişti. 

Selçuklularda Berat geceleri halka tatlı dağıtma geleneği vardı. İbn Kesir (ö. 310/923), bu geleneği Selçuklu vezirlerinden Fahrülmülk’ün başlattığını kaydeder. Bu geleneğin dinle alakası yoktur, hayır yapma anlayışının bir ürünüdür.

Osmanlılar, diğer mübarek geceler gibi, Berat gecesini de büyük bir coşkuyla kutlarlardı. Camiler renkli fenerlerle donatılır, mahyalarla, “Berat geceniz mübarek olsun” anlamında kutlama mesajları yazılırdı.

Mübarek gecelerin kutlanmasına itiraz edenler var, ama imparatorluk kültürüyle bütünlenerek şenliğe dönüşen toplu ibadetlerin ne zararı olabilir?Herhangi bir vesile ile ibadet etmenin, hayır yapmanın ne mahzuru var?

Müfessir sahabilerden İkrime el-Berberi, Duhan Suresi’nde (44/3) sözü edilen “mübarek gece”nin Berat Gecesi olduğunu söyler…

Mübarek aylar (Recep, Şaban, Ramazan), mübarek günler (Cuma, bayram arifesi ve bayram) ve mübarek geceler, (Mevlid, Regaib, Mi’rac, Berat ve Kadir geceleri) Allah’ın, bizi bağışlamak için yarattığı vesilelerdir…

“De ki: ‘Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Şüphesiz Allah bütün günahları affeder. Çünkü O, çok bağışlayan, çok merhamet edendir.” (Zümer Sûresi, 39/53).

Beratımız beraatımız, beraatımız cennetimiz olsun! 

 

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • Görkem>>hasanGörkem>>hasan1 ay önce
    ben farkli birsey söylemedim.. Kadir gecesi haric kandiller, Mevlidler vesaire insanlarin sonradan icat ettikleri yani "udurma" diyorum.. ikinci "dogum haftasi" da öyle degil miydi? Siz ona galiba Bi'dat diyorsunuz.. Fakat yine de "abartmamak" sartiyla dinin yerinde gecmemesi gerektigini düsünüyorum.. Mübarek olsun inanalara :)
  • hasan hasan 1 ay önce
    Pek güzel bir "Berâet Gecesi" yazısı olmuş... @Görkem:Sâdece bir tâne "Mevlid Gecesi" vardır ki o da, Peygamber Efendimiz (sav)'in dünyâyı teşrîflerini ifâde eder.Merhûm Süleymân Çelebi Hz.'nin kaleme aldığı "Mevlid i Şerîf" kitâbı, kâinâtın Efendisi Hz. Muhammed Mustafâ (sav)'i târîf ve medh ü salevât içindir. O'nun ümmeti ve şefâtine tâlib olduğunu iddiâ edenlerin bu pek güzel eseri çok okumalarına her hangi şerî bir mâni yoktur...Sünnet i seniyye, Kur'ân ı Kerîm'i ilk ve en güzel şekilde tefsir ve tatbîq eder...Vesselâm...
  • ŞükûhŞükûh1 ay önce
    Saygıdeğer Yavuz bey,hayırlı günler dilerim öncelikle ve tüm müslümanların Berat alması dileği ile.İbadetlerimizi,kulluk görevlerimizi yaparak berat diplomasını alabilmemiz ne kadar mümkün veya yeterli mi acaba ? ALLAH size taşıyacağınızdan fazlasını yüklemez,diyor ayet.Peki taşımaya gücümüz yettiği halde yapmadıklarımızı ! ne yapacağız ? İslam coğrafyasında ki zulüm,katliam,işkence ve tecavüzlere karşı bizlere yüklenen nedir,sadece onlar için dua etmek mi yoksa bu zulümlerin müsebbiblerini lanetlemek mi,bunları dile getirerek görevimiz tamamlanmış oluyor mu,sizler için din olarak islamı beğendim ayetinin bizlere yüklediği sorumluluk nedir,İmanın şartları,namaz,oruç,zekat,gücümüz yetiyorsa hac vesair,bunları yerine getirerek yüklendiklerimizden kurtuluyormuyuz acaba ? Ümmet,Şeriat,müminler kardeştir gibi kelimeler bizlere ne anlatıyor.Müslüman kimliği ile dolaştığını iddia eden lakin Şeriat istemiyorum diyen,müslümanım ama bana ne Araplardan,bana ne diğerlerinden diyerek,müslüman olmanın ne demek olduğunu bilmediğini itiraf etmiyor mu aslında.ALLAH'ın bizim için beğendiği islamda cihad nedir,sadece savaşmak mı,mallarınızla ve canlarınızla uyarısı da cihat olmuyor mu,Alimin bildiğini öğretmesi,ana - babanın temel islami kuralları çocuğuna anlatması,yanlışa ve hataya düşen birini uyararak günaha düşmesine engel olmak,ALLAH,peygamber,İslam ve Kur'an'a saldıranlara,dil uzatanlara güç ile,yetmiyorsa söz ile,o da yetmiyorsa kalbi ile hidayet dilemek ve azgınlaşmaya devam ediyorsa ALLAH'a bırakmakta cihat değil mi ? Evet islam cografyasında,müslümanlarda da bir çok eksikler ve hatalar var,lakin bu bizi kurtarır mı,kurtulmamıza yeter mi,düşmanın silahı ile silahlanmak sadece öldüren silahlar mı acaba.Teknoloji,bilim,sanayi,tıp vesair üretimler de silah değil mi,kabul ediyoruz İslam coğrafyası bunları üretmeyerek hataya düşüyor da ! bunları üreten ve kızdığımız,lanetlediğimiz Batı'nın ürettiği zaruri olmayan ihtiyaçlardan neden vazgeçmiyoruz,tamamından vazgeçmek insanın doğası gereği mümkün değil tamam,peki üretmenin yollarını ararken aynı zamanda bir süreliğine boykotda mı edemiyoruz.Batının ürettiği arabaya binerek,en keyiflisi bu diyerek sigarasını içerek,telefonuna üç- beş maaş ödeyerek,ayakkabı,kot,tişort ve benzeri ürünlerini üçer beşer istifleme yarışına girmek ve daha bir çok benzeri eylemleri gerçekleştirip elhamdulillah müslümanım,Türküm,Kürdüm,o,şu,buyum,milliyim,vatanseverim,kahrolsun Batı,kahrolsun emperyalizm demekle sorumluluklarımızdan kurtulabilecekmiyiz? Yorum bunları size sormuşum gibi algılanabilir,lakin haddim olmayarak müslüman diyen herkese,kendimce ve dilim döndüğünce cihat yapmak istedim,ALLAH tüm müslümanlığa feraset,cesaret,birlik ve beraberlik nasip etsin,Cumanız ve kandiliniz mübarek olsun.
  • görkemgörkem1 ay önce
    Kadir gecesi haric hicbiri Kuranda yer almiyor.. Araplar hicbirini anmiyor, onlarin lügatinda yok böyle seyler.. Mevlit geceleri 300-400 sene önce bizimkiler" tarafindan icat edilmistir(Süleyman Celebi v.s):)) Abartmamak sartiyla iyi-hos seyler Allah kabul etsin.. amin..

Günün Özeti