Batılılaşma sürecinde neler kaybettik?(3)

22 Mayıs 2019 Çarşamba

Üç gündür “Neler kaybettik” sorusuna cevap arıyoruz ya, kaldığımız yerden devam edelim…

Her zengin ailenin sadakalarını bıraktığı bir “Sadaka taşı” vardı. Genel olarak cami ve türbelerin en kuytu köşelerinde bulunan bu taşlara bırakılan sadakalar sayesinde, zenginler riya ve gösterişten, fakirler dilenmekten kurtulurdu. Zengin imkânı nisbetinde parayı sadaka taşının oyuğuna koyar, fakir ihtiyacı kadarını alırdı. Osmanlı’nın fakiri “fukara-i sabirin”, zengini “ağniya-i şakirin”di. Ne alan vereni, ne veren alanı tanır, bu şekilde aralarında minnet sözkonusu olmazdı… 

Tanısın tanımasın herkes bir birlerine selam verir, sesini duyuramayacak uzaklıkta olan elini önce “kalbimdesin” anlamında göğsüne koyar, oradan “başımın üstünde yerin var” anlamında başına götürüp “temenna” ederdi…

Hal-hatır sorma seremonisi bile başbozuk değildi: Büyükler küçüklere hâl hatır sorarlar, ev halkına selam söylerlerdi…

Ramazan öncesinde yoğun sadaka verilir, fakir fukaranın Ramazan alışverişi yapması sağlanırdı…

Her zenginin, yaşadığı mahallede birkaç fakir ailesi vardı: Zenginler kendi aileleri dışında bu ailelerin ihtiyaçlarıyla da ilgilenir, çocuklarına kendi çocukları gibi bakarlardı…

Ramazanlar muhteşem geçerdi. Mahalle imamı ile ihtiyar heyeti önceden tespit ettikleri fakir-fukara için esnaftan erzak toplar, bunlar ihtiyaç sahiplerine dağıtılırdı (şimdi bazı belediyeler yapıyor)…

Özellikle Ramazan ayında zenginler fakir semtlerin esnafını ziyaret eder, inanç ve ırk ayırımı yapmadan fakir mahallelinin borçlarını kapatırlardı…

Mahallenin zenginleri Ramazan’da fakir komşularını iftara davet eder, aile fertleri fakir komşularına bizzat hizmet ederdi. Böylece zengin-fakir ayırımı ortadan kalkar, arada haset olmaz, birbirlerine dua ederek kardeşçe yaşarlardı…

Konakların mutfak kapıları ramazan boyunca açık olurdu. Yolcular başta olmak üzere, oruçlu-oruçsuz herkes kolayca konağa girip karnını doyururdu. Hatta bu konuda Müslüman-gayrimüslim ayırımı bile yapılmazdı. Yemekten sonra “Bize misafir ağırlama sevabı kazandırdığın için teşekkür ederiz” anlamında bir hediye verilir (genelde altın para), bu hediyeye “diş kirası” denirdi…

Yemek şimdiki gibi alelacele yenmez, sofraya büyük saygı gösterilir, sohbet eşliğinde yemek yenirdi… Osmanlı sofrası hem estetik, hem de kültürel bağlamda bir sanat eseriydi! Ayrıca Osmanlı sofrası, “tatbiki adab-ı muaşeret” (görgü) ve “temsili hayat dersleri” açısından da bir okuldu. Yani Osmanlı sofrasının, “beslenme” ile sınırlanamayan bir dini ve millî misyonu vardı. O sofra sohbetleri sayesinde tarihimizde nice “adam gibi adam”lar yetişti.

Devamı var, dostlar!

 

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • Celil yağmuroğluCelil yağmuroğlu27 gün önce
    Satın hocam ilk okuldan 3 sınıftan beri Tarih merakım vardı bizler Irak,ta Saddam rejimi öncesi Eğitim düzeyiniz Türkiyedeki Eğitim düzeyinden daha yüksekti Örneğin Tarihi Taş devrinden tüt Avrupa tarihi Osmanlı Kuruluşun ,dan çöküşüne özet olarak okuduk, Arap tarihi ,islam tarihi, düşünün İngilizlerle Fransız arasındaki Vatorlo savaşını bile okuduk,,Balkan savaşını okuduk ,Mısır tarihini,Memlükluları,Moğulları,daha neler neler okuduk,,aklımda kalan bu,,,,Türkiyede Üniversite yıllarında ,Tarih ve Coğrafya bölümü 3 sınıfta okuyanlarla tarih ve Coğrafya konusunda tartışırdık ,,ama bir Lise bilgisiyle onları sustururdum,,bizim Irak,ta bu kadar zengin bir Müfredat okuduğumuza hayret ettiler,, Çünkü bizim Eğitim sistemimizi kuranlar Osmanlı çöküşünden sora Iraka dönen Arap ve Türkmenler kurdu,,Enderünde okmuşlardı,, Kusura bakmayın Sizi ve Mustafa Armağanı,,ve Ebubekir Sofuoğlu| çok severim Türkiyenin değerli hocalarındansınız ,,Ama cesur ve açıkça ayrıca gerçekleri tam olarak anlatmıyorsunuz,,biliyoruz Siyaset gereği olarak,, onun için Kitaplarınızı okumuyoruz ,,İnternetten araştırıyoruz ,,bu sayede çok gerçekleri sizlerden önce öğreniyoruz ,,Şimdi ben bir Türkmen olarak ve bir Osmanlı torunu olarak neden Osmanlı torunu dedim çünkü Dedem Ruslarla ve Ermenilerle 7 sene Erzurum dolaylarında savaştı ,ve kerkükte döndü ama Abisi Abbas Sarıkamışta Şehit düştü,,Cumhuriyetçi değilim,,çünkü Cumhuriyetçiler bizi Türkiyenin dışına Şutladı iyi ki Şutladı,,100 sene Avrupanın altında yaşamadık sizin gibi,,,
  • LATİFLATİF27 gün önce
    Sayın yazar bu konuların hangisi batılılaşma ile alakalı. Günah keçisi arıyorsunuz o da zaten hazır:batılılaşma ve laiklik.Kuldunuz (padişahın kulu, yalan mı?) Batılılaşma sayesinde eşit (hatta devlet yetkilileri ile bile eşit) birer vatandaş oldunuz. Allaha kulluk hepimizin kabulü ama sizinki kula kulluk. Vatandaş olmak size 3 gömlek büyük geliyor. Size kalsa meşrutiyet bile yanlıştı.
  • İleriİleri28 gün önce
    Osmanlı benim mazim eyvallah.Avrupa ise benden çok ayri bir inanisi ve yasantisi olan bir toplum.Ondan istedigimi alirim istemexigimi almam.Yahu hoca bizim agzimiza eden Arap be Arap kafasi.Sicayim araba.Bizi mahveden bu kafa.Birgûnde arablarin pisliklerini yaz.
  • mehmetmehmet28 gün önce
    Allah razı olsun sizden. Sizi seviyoruz.
  • okurokur28 gün önce
    zavallı "uğur" isimli yorumcu,cumhuriyet kurulduktan sonra insana hizmet askıya alındığı için yazarın yazdıklarına inanamıyorsun.çünkü bunlar size anlatılmadı ,sizde cumhuriyette böyle güzellikler görmediğiniz için kabul edemiyorsunuz.yerli kaynakları boşverin yabancı yazarların osmanlı hayatıyla ilgili yaptıkları araştırmaları okuyun,bakın osmanlı halkı için nasıl hizmet vermiş.bana örnek verin cumhuriyetle beraber sosyal olarak bu millete ne verdiniz.askere hayvan pisliği içinden saman ayıklatan sizin ATALARINIZDI .hangi vakıf kurulmuş,hangi imaret aş dağıtmış.kurulan fabrikalar bile osmanlının paralarıyla kuruldu.yazacak çok şey varda gerek yok.çünkü sizler zaten kabul etmeyeceksiniz.lakin o güzellikleri bizim ceddimiz bize yaşattı.
  • ORHAN İNANORHAN İNAN28 gün önce
    YAZINIZI İMRENEREK VE GIPTA EDEREK OKUDUM.OSMANLI BENİM SOYUM ,ONLAR BENİM GURUR DUYDUĞUM ATALARIM.SİZİ OKUDUKÇA ONLARA OLAN SEVGİM ,İMRENME DUYGUM ARTIYOR.ALLAH(CC) İNSAN KIYMETİNİ BİLEN OSMANLIDAN VE ONLARI UNUTTURMAYAN SİZ DEĞERLİ HOCALARIMDAN RAZI OLSUN.GERÇEK MEDENİYETİN NE OLDUĞUNU, ŞU PAZULARI ŞİŞKİN ,KILIKLARI DÜZGÜN YAMYAM İŞTAHLI BATILILAR BAKSIN VE ÖĞRENSİNLER DİYECEĞİM AMMA BUNUN MÜMKÜN OLMADIĞININ FARKINDAYIM.BU SEBEPLE O ATALARIN TORUNLARINI YENİDEN O MEDENİYETİ İNŞAA ETMEYE DAVET EDEREK,SAYGILARIMI SUNUYORUM.
  • abdulmetinabdulmetin28 gün önce
    bütün bunlara rağmen içimizdeki bazı soysuzlar/köksüzler hala daha osmanlı'ya laf atarlar, beğenmezler
  • Veysel Karani Veysel Karani 28 gün önce
    Sayin muhterem...Batililaşma süreci bugünde hem iktidar ve hemde millet tarafindan son surat devam ediyordur hemde sadece batililaşma değilde birde Dinsizliğe doğru ilerlemek son surat devam ediyordur. Lütfen sadece geçmişten değil birde bugünden bahsediniz,unutmayinizki sizde bizde geçmişten değilde bugünden sorumluyuzdur.Lütfen bu sorumluluğu hakkiyla yerine getirelim...
  • uğur cinyakoğluuğur cinyakoğlu28 gün önce
    sayın yazar,Osmanlının hangi yerinde hangi semtinde bu tür uygulamalar varmış ? o nasıl bir dönemmiş yarabbiii ? o günlerden çanakkale savaşı dönemi asker menüsüne nasıl gelmiş ?onlarıda yazarmısın lütfen ?

Günün Özeti