Cemaatler kendilerine çekidüzen vermek zorundadır

14 Nisan 2019 Pazar

   Nefs muhasebesinden kimse kaçamaz/kaçınamaz. İyi taraf varsa geliştirilmeli, yanlış varsa yanlıştan vazgeçilmeli, ifrat varsa itidal ve istikamet çizgisinde bulunmalı. Cemaatsiz, cemiyetsiz olmayacağına göre ‘sosyal bir muhasebe’ye de ihtiyacımız vardır. Cemaatlerin de köklü bir muhasebe yapmaları da şarttır. Toplumda bazı fırsatperesetlerin televizyon televizyon dolaşarak cemaatlere / tarikatlere yaptıkları saldırının, bu toplumun Müslüman omurgasını çökertmeyi amaçladığı asla unutmamalıdır. Değerli Hocamız Yusuf KAPLAN’ın şu tesbitine biz de dikkat çekmeliyiz.

‘Ehl-i sünnet omurga, İslâm’ın sigortasıdır; İslâm ise bu ülkenin, medeniyet coğrafyamızın sigortasıdır. Eğer cemaatler / tarikatler çökerse, ehl-i sünnet omurga çöker; ehl-i sünnet omurga çökerse, İslâm’ın varlığı tehlikeye girer; İslâm’ın varlığı tehlikeye girerse, bu ülke paramparça olur, tarihten silinir, medeniyet coğrafyamızın umutları biter -Allah muhafaza.

Başka bir ifadeyle, eğer cemaatler, hele de tarikatlar çökerse, kısa ve orta vadede deizm, hatta ateizm dalga dalga yayılır ve uzun vadede ise bu toplumda İslâm’dan eser kalmaz.

Kadıyanîlik gibi, FETÖ gibi, bu kez İslâm’ı, içerden vuracak, küresel sisteme boyun eğdirecek, sahte cemaatler icat ettiler. 15 Temmuz bunun zirve noktasıdır. FETÖ’yle cemaatleri eşitleyip bütün cemaatleri önce devletten sonra hayattan uzaklaştırmak istiyorlar. Onun için de önce İslâm’ın kurucu kaynaklarına saldırtıyorlar, sonra da Müslüman oluşumları birbirlerine saldırtacaklar. Çok sinsi bir operasyon bu! Oysa elimizde sadece cemaatler kaldı.  

Son çeyrek asırdır İslâmî ehl-i sünnet omurga çökertilmeye çalışılıyor.’ Başka yazılarında da değil, bir milletin, ümmetin hatta insanlığın tek güvenip ümit beslediği ülke Türkiye ve millet de Türk milletidir. Kafaya göre din olmaz. Dine göre kafa olur. Dine uyacağız, dini kendimize uydurmayacağız. Âyet, hadis, sünneti seniye sıralamasına da dikkat edeceğiz.

Mensubiyetini ‘efdaliyet (üstünlük) hastalığı’ haline getirenlerin yüzünden bu itidal ve istikamet çizgisi dindar geçinenlerin yüzünden şer güçlere malzeme vermişlerdir. O hale getirilmiştir ki İslam’ı kafasına göre yaşayanların yapılan hatalarla özdeş bir din anlayışı yerleştirilmiştir. Zulmeden, katliam yapan emperyalist devletler, DEAŞ gibi terör örgütlerine dini kisveyle, Allah diyerek adam öldürterek İslam ile terörü aynı göstermişler, insanların İslam’a gelmelerine mani olmuşlardır.

Ehl-i sünnet akidesine göre keramet haktır. Ama keramet insana Allah’ın özel alanına müdahale edebilme gücü vermez. Kalbi bilmenin bir gayb meselesidir. Allah da buyuruyor ki, 

‘biz seçtiğimiz peygamberler dışında gaybı hiç kimseye bildirmeyiz’. Din bu değildir, tasavvuf da bu değildir.Dindar, dinde olanı yaşamaktır.

İmam Rabbanî Hazretlerinin şu tespiti burada da yol göstericidir: ‘Zahirle batın arasında bir çatışma varsa, batın bilgi atılır, zahir alınır. Farklılık kıl kadar olsa bile’. Tasavvuf şeriatı en hassas çizgilerle yaşamaksa doğrunun yegâne ölçüsü şeriat olmalıdır. Bunun başka da bir izahı yoktur. Tasavvuf Peygamberimizden beri var olan bir anlama, yaşama ve hissediş biçimidir. Nefis tezkiyesi, züht, takva ve ibadet eğitimidir. Şimdi yaşamayanlar için “bugün tasavvufun adı var, hakikati yok; oysa eskiden hakikati vardı, adı yoktu”, sözü meşhurdur.

Şark’ta, Batı’yla kültürel-fikri-siyasi mücadele yürütebilecek birikime sahip bir millet yoktur. Sadece biz varız, ama kendimizde değiliz. Bu çağı bizden başkası yorumlayamaz, değerlendiremez, tercüme edemez, yönlendiremez. Batı’yı biz biliriz. Dünyaya hakim olan Batı medeniyetinin hastalıklarını da, müsbet vasıtalarını da biz biliriz. Beş asır onlarla aynı coğrafyada mücadeleler ve münasebetler içinde yaşadık. Bu tecrübeye başka bir millet sahip değildir. Varsa, insaf sahibi Batıcılara anlatmak lazımdır ki: Türkiye sevginin, şefkatin, merhametin, insanı insan yapan değerlerin medeniyetine sahiptir. Vahşetin ‘uygarlık’ diye yutturdukları bir uygarlık yolcusu değiliz. Yeter ki, biz kendimize gelelim. İfrat’lar, tefritler her konuda görülebilir ancak temel tercihlerdeki ifrat ve tefrit kökleri apayrı bir önem taşır. Bizim toplumumuzda, “devletle kavga etmek” gibi bir gelenek çizgisi ve özelliği yoktur. “Nasılsak öyle idare olunuruz” bilgisi ile kendini (nefsini) değiştirmeyi öne alan bir hayat anlayışının üst bakışı vardır. Temel tercihlerdeki itidal ve istikamet ilkesini, ölçü ve dengeyi hayatımızda göstermemiz gerekir. Bu topraklarda İslam böyle yaşandı. Hatalar olabilir, yetersizlikler görülebilir. Ama her zaman, bir “basiret istişaresi” ile “kendi kendini ikaz” etme mekanizması bir teminat rezervi gibi korunmalı, şer güçlere malzeme verilmemeli. 

Bizim toplumumuz mutedildir. “Ilımlı-uyumlu” falan değil, mutedil. 

Hangi göze ve gözlükle bakacaksın, hangi akılla düşüneceksin, hangi ışıkla aydınlatacaksın, hangi terazi ile tartacaksın? Hangi ölçüyle hareket edeceksin? İslam özünden kaynağından öğrenilmeyince Müslümanların hataları, kusurları dine mal edilmiştir. Bize düşen ‘üsveyi hasene’ (örnek insan) olmaktır. ‘İslam kusursuz Müslümanlar kusurlu’ sözü önemlidir.

Bu millet, İslâmi esaslar içinde kalarak insanların ırkları, dilleri, renkleri ne olursa olsun adaletten ayrılmadığı, ‘emri bil maruf, nehyi anil münker’ yaptığı, ırkçılığa hiç ülfet etmediği müddetçe yelkenlerimizi İslâm rüzgârıyla aziz devleti ve milleti bina etmeye muvaffak olmuşuz. Elhamdülillah…

Türk milleti, bu millet etnik farkları kaynaştırıp ölümsüzleştiren manevileşmiş tarihi varlığıyla bir bütündür. Türk milleti Müslüman’dır. Dinini kaybedince milli özelliklerinin bütününü kaybeden ve milliyeti ile maneviyatı birbirinden ayrılmaz hale gelmiş bir millettir.

Türkiye, Türk milletinin anavatanıdır. Din-dil-tarih şuuru milli sıhhatin teminatıdır. Millet olmak manevi, tarihi ve idealist bir gönül beraberliği içinde bulunmaktır. Şer ittifakı bile ‘ulus’ diyemedi. ‘Millet ittifakı’ dedi/demek zorunda kaldı.

Vahyin inşa ettiği bir tasavvur, diğeri vahiy dışı bir kaynağın inşa ettiği bir tasavvur. Vahyin inşa ettiği bir tasavvura sahip olan için problem yok. Onlar probleme doğru teşhis koymayı bilirler. Diğerleri ise problem hakkında en azından tereddüde düşerler. Bir “acaba” oluşur. Değerleriyle ilişkisini değil, değerlerini sorgulama yanlışını tercih eder. Önce, tasavvurumuzu yoklamamız gerekiyor. Ondaki istikamet sapmalarını tesbit etmemiz, bu sapmaları doğru ölçüye göre yeniden kontrol etmemiz ve düzeltmemiz gerekiyor. Bunu yapması gerekenler elbette kitleler değil. Sokaktaki adamdan bunu bekleyemeyiz. Alimlerden, entelektüellerden, aydınlardan ve önder konumundaki insanlardan bekleyeceğiz bunu.

Mukaddesliğin, kutsiyetin, kaynağı ve aslî konusu; sadece imandır, dindir, İslâm’dır. Kemalizme, alet olmaya, Müslümanları kullanılır hale getirmeye, onları vatan ve devlet düşmanı çizgide tutmaya tahammülümüz yoktur. İbni Haldun’un ‘Devletin, halkını din ve inanca çağırması, devletin temelini sağlamlaştırır’ sözünü nasıl hatırlamayız bile.  Statükoya razı olmak, her şeyi olduğu gibi kabul etmek, ‘olan’a kendini uydurmak, elbet tasvip edilir bir davranış olamaz. Ama bunun tam zıddı, her şeyi reddetme, yani sadece tepkide bulunma, fakat yeni bir çözüm getirmek için hiçbir çaba sarf etmeme de, kabul edilecek bir tavır olamaz. Ülkeye sahip çıkmak, milletimize ve insanımıza sahip çıkmak birinci görevimiz olmalıdır. Halkta iman şuuru uyandırılmalı. Halk dindar olmazsa, ne ilim ne de teknik insanları koruyamaz/himaye edemez. Halkın dinen zayıflaması, devlet için tehlikedir. Unutmayalım ki ağaç doğrulmadan gölgesi doğrulmaz.

 

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • FeritFerit2 ay önce
    Eleştiri iyidir. Ekeştiri şart. Aman eleştirmeyelim.... diyenler, canı yanınca bırak eleştirmeyi söverken sözlükte kelime bırakmıyorlar.
  • DayıDayı2 ay önce
    Sahtekarlar daha cesaretli gerçek cemaat ler çok pasif.
  • HalilHalil2 ay önce
    Herkes başkasını eleştirmekten ne kadar da zevk alıyor...
  • BilalBilal2 ay önce
    O yuzdenmi feminizm sapkın fikir ve gayrı ahlaki yayınlar yasayla korumaya alındı.aile diye bir sosyal kavram ve yaşam tarzı hukumetimiz tarafından ağır bir darbe yedi halada ısrarla devam ediyorlar.hükümet inandırıcı vasfını kaybetti Allah basiret versin ne diyelim .
  • salihsalih2 ay önce
    tarikatlar çökerse diyor sayın yazar.. Bu üşke ye ne katkıları olmuşki çökünce sıkıntısı olsun.. Yani duamozdan ne gördükki bedduanız zarar versin?
  • İbrahimİbrahim2 ay önce
    Alemlerin Rabb'inin bir kulu ve bir Müslüman olarak benim hiçbir cemaat ve tarikat ile bağım yoktur. Sünnet ehli de değilimdir. Hadislerle Kur'an neshetmeyi de "beceremem". Ariflerin ağzıyla konuşursak ben avamım,onların hikmet dolu sözlerini anlayamayacak kadar cahilim. Zira onlar keşif ehli,ilham ehli,batın ehli,sır ehli,ilmi ledün ehli ben ise naçizane Allah'ın kendisine Kur'an'ı Kerim ile hidayeti lütfettiği bir zavallıyım. Tasavvuf uluları şefaat ile 27 mt. genişlikte olduğunu iddia ettikleri sırat köprüsünden müridlerini geçirsinler, ben hesap gününün çetinliğine hazırlanıyorum.
  • cemaat nerde pardon?cemaat nerde pardon?2 ay önce
    Süleymancılar: kendi içlerinden çıkmadığı sürece_ ki biiznillah başımıza böyle bir afet gelmeyecektir inşallah_ hiç bir müslümanı kabul etmezler; bilakis gavur ilan ederler. Allah fitne ve şerrlerinden korusun. Saadetçiler: gerçi bunlar ne cemmat, ve ne de ümmetin aklı başında bir parçası: tam bir mikrop, yaşlısıyla genciyle tam bir serseri taifesidirler.
  • İnci Avcısı İnci Avcısı 2 ay önce
    Erdoğan'ın Başbakan Olacağını 1999 Yılında Öğrendim - Erol MütercimlerBu videoda cemaatlerden bahsetmiş cemaatlerin içine yerleştirilmiş fetöcü önce kendini göstermeyip düzen kurdukdan sonra baskı ve tarikata uymayan şeriata uymayan usulünü ortaya çıkarınca tepki gösterenlere Tarikatlara Cemaatlerezarar gelecek korkusuylasindiriyor Cemaat Parayla ve farklı mafya tarzı baskı sistemiyle tepki görüncekabuğuna çekiliyor ülkede yine bir olay sebebiyeti Medya Para Bakan Arkalarında Lütfen Cemaatleri Bu kadar rahat eleştirmesinler Tarikat Edepdir Bir vekil görevden alındığındabakan ile görüşmesiyle mescidi vermiyorsabunun adı Fetö dür
  • hakhak2 ay önce
    Cemaat ve tarikatler secim öncesi aciklama yapmayi birakin sadece tevhidi anlatin.Hicbir siyasetciye ve siyasete bel baglamayin.
  • sadece hakikatsadece hakikat2 ay önce
    ya kardeşim güya ıslah edecem derken ancak milletin kafasını karıştırıyorsunuz hayatında hiç ehli sünnet bir cemaat veya tarikat cemaati içinde bulundun mu nasıl yaşadıkların ne yaptıklarını ne öğrendiklerini gördün mü. kafanıza göre ithamda bulunup ahkam kesiyorsunuz.söyle bakalım bu cemaatler ne gibi şeriata aykırı işler yapıyor veya nasıl şeyhlerini uçuruyorlar.şeriata aykırı hangi batıni bilgiyi kabul ediyorlar. münferit hadiselerden kişilerden veya fetö adnan oktar gibierden de bahsetme.bir de akıl veriyorsun bilmeden.yok kalbi bilmek gayb meselesiymiş.şuymuş buymuş.evet peygamberlere bildirdiği gibi veli kullarına da gaybı bildirebilir. başkasının kalbini de göstrebilir.tasavvuf tarihi bunlarla doludur. kimse cemaatler tarikat cemaatleri 4 4lük yaşıyor demiyor.maalesef gidişatın kötülüğü dünya düşkünlüğü insanlara bulaşıyor. lakin yapıcı ve gerçekçi doğru somut şeyler söylemeniz lazım.bu arada devletin tavrına hakiki cemaaterden uzaklığına, sapık tarikat cemaaatleri ayıklamamasına ne demek lazım...
  • Ali rızaAli rıza2 ay önce
    Hocam biraz geniş düşünseniz , yani şöyle bir dünyaya baksanız , ehli sünnet itikadı mensuplarına baksanız , ki islam ümmetinin galip ekseriyeti elli beş ülke bu itikattan hiç sorgulamadan kuraanı kerimle uyumu HzMuhammed’in yoluyla uyumu hiç sorgulamadan ki gazaliden bu yana sorguluyanıda kafir ilan edip emevilerin yolunda gidip din bu demelerine ne demeliyiz , bir tek soru soracağım ıkra -oku diye bir emirle başlıyan kuraanı keriminyolundan kim gitti kızları okutmadık erkeklerin düşünmelerini gazali buhari sayesinde yasakladık , aklımızı kullanmayı günah saydık ,işlediğimiz günahların müsebbibi şeytan dedik e sonuç ortada gittiğimiz yolu hala korkutarak korumaya çalışıyoruz , deniz bitti,?
  • Yaşlı DoçentYaşlı Doçent2 ay önce
    Sayın Cumhurbaşkanımız; Malumunuz, Profesör olmak için Doçent olarak 5 yıl beklemek gerekmektedir. 25-30 yıl boyunca Üniversitelerde öğretim elemanı olarak çalışmış; 10 binlerce öğrenci mezun edip deneyim kazanarak EMEKLİLİK HAKKINI ELDE ETMİŞ Yaşlı Doçentleri, yaşlılıkta beklenmesi bir ömür kadar uzun olan söz konusu bu 5 yıllık bekleme süresi belasından kurtarmanızı saygılarımızla istirham ediyoruz.
  • Şehbaz Şehbaz 2 ay önce
    Takarrur etmiş usûldendir: Akıl ve nakil taâruz ettikleri vakitte, akıl asıl itibar ve nakil tevil olunur. Fakat o akıl, akıl olsa gerektir. RN-Muhâkemat/12
  • Garip YolcuGarip Yolcu2 ay önce
    Cemaatim de Adem.şener adında biri tarikat ve şeriate zıt hareketinden görevden alındı bütün şehrin cemaat ihvanına baskıya başladı göz dağı verdi yetmedi iftiralar attı yetmedi bakanlarla resim çektirdi yetmedi komutanlarla resim çektirdi ilginçtir ki seriat ve tarikata zıt olan biri nasıl hoca vasfıyla itibar gördü ve hala zulmü devam etmekte herkez susuyor
  • Mehmet Mehmet 2 ay önce
    Marasin ilçesinde eski hizbullahçılar şimdiki mustafa islamogluna mensup,ehli sünnete muhalif grup milli eğitim ve özellikle diyanette istediğini yaptırıyor. Bunlar namaz 3 vakit,güneş doğana kadar sahur yapılır ve sünnet delil değil diyenler.Kuran kursunda ve okulda bunların yaptığı tahribata kim izin veriyor. En önemlisi karşı çıkanları da surduruyorlae
  • Hayrettin HatunoğluHayrettin Hatunoğlu2 ay önce
    İslamda tek bir cemaat vardır. İSLAM CEMAATİ siz bu sudan sebeplerle çıkar elde etmek isteyen grupların bölünmelerine hoş bakarsanız işte islam ümmetinin hali bu olur. Kur'an'ı anlamadan papağan gibi okuyan ve ezberleyenlerle islam bir yere varamaz. Önemli olan içeriğini kavramak ve yaşamak ve yaşatmak. Kimse her nedense Kur'an'ı anlamak ve anlatmak için bir çalışma içinde değil. Anlamadan oku, okut, ezberle, ezberlet. sonuç ortada İsrail'in ayakları altında inleyen uyuşuk sözde müslüman. Okumaktan murat ne / Kişi Hakk'ı bilmektir / Çün okuduğun bilmezsin / Ha bir kuru emektir. Yunus Emre
  • AliAli2 ay önce
    mercedes konvoyları ile cennete gideceğine inanan müridler, o hızla cehenneme gidiyorlarr
  • KocasolakKocasolak2 ay önce
    Aksaray da Avni baba var, adam gerçekten hizmet veriyor dediler. Gittim, büyük bir cami, içerde yüz e yakın öğrenci, onar kişilik guruplar hslinde, başlarında bir eğitmen. Hafızlık çalışıyorlar dediler, Avni baba burdamı dedim, yok dergaha bsk dediler. Dergaha vardım, koca bir salon şark usulü sıradan yastıklara yaslanmış yirmi otuz çoğu genç insanlar. Birisinin elinde bir tef yanık sesiyle güzel güzel kafiyeli ilahi okuyor, diğerleri başlarını hafşfçe sapa sola sallayarak eşlik ediyorlar. Biraz ilahi dinledim, ilahi DOLDUR GURBAN ÇAY DOLDURnakaratlı bir ilahiden sonra, çaylar geldi. Çay almıyayım, Avni baba burdamı dedim, yok, evine bak dediler. Evine gittim, tarlaya soğan patates sökmeye gitti dediler, öğrendim ki, o hafızlar için, kendi ekip biçtiği tarlalarından yetişenler ile bakarmış. Hayır mı ne yapacsktın dediler, hiç tanışmıyoruz, bir duasını almak için gelmiştim, selam söyleyin, dedim ayrıldım. Dergahda onlarca adam çala kaşık çay keyfi süren MÜRİDLERLE dolu, adam tarlada TEK başına patates soğan söküyor; ben göreceğimi gördüm. Ülkemizde kaç adetböyle var? Gerçek tarikat nerde var, olanlar, DENETİMSİZ kendi cebine,zekat fitr, sadaka adak TAHSİLİ yapan kurumlardır.Gerçek tarikat,bu devirde ancak Avni baba kadar olabiliyor, Allah ona hakiki müridler nasib etsin.
  • NurNur2 ay önce
    Tarikatlerin ticaret yapıp servet edinmeleri hakkında ne düşünüyorsunuz hastaneleri olan mütahitlik yapıp daire satantarikatler yiyicek içecek satan market olmasada örtülü olarak satıyorlar giyecek te aynı şekilde ve oldukça pahalı veriyorlar hastaneleride öyle acıbadem hastaneleri gibi muayene olup tahlil yaptırmak her kesin harcı değil zengin kitleye hitab ediyorlar dinen doğrumu acaba bigilendirilmek isteriz
  • Cemaatler kendilerine çekidüzen vermek zorundadırCemaatler kendilerine çekidüzen vermek zorundadır2 ay önce
    Öyle bir zorunluluk yok, çünkü cemaat diye bir şey yok ortada. (Çok cüzi olanlar hatiç)
  • HalimHalim2 ay önce
    Tamam da binlerce insanın inandığı ve cemaat dediği bir yapıyı yok edeceğim diye tüm cemaatleri pasifize etmedik mi,onları kısırlaştırmadık mı,politize etmedik mi ,sesi çıkan var mı.Hepsi küçük çıkarlar peşinde

Günün Özeti