--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Türkiye’nin ucube anayasası ve küfürbazlar

Vehbi Kara
Vehbi Kara
9

Danıştay’ın kuruluşunun 154. yıldönümünde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan “Türkiye’yi yeni, tamamen demokratik yaklaşımla ve yalın dille yazılmış yeni bir anayasaya kavuşturmak için Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) bünyesinde defalarca teşebbüste bulunduklarını” söyleyerek çok önemli bir konunun altını çizdi. Çünkü hâlâ içinde ucube metinlerin bulunduğu ve müebbet hapis cezası alarak ölmüş faşist bir darbecinin yaptırdığı akla ziyan bir anayasa ile idare ediliyoruz.

1960 yılından beri daima “CHP + Ordu = Darbe” düzeni içinde idare edildik. Her ne kadar belirli aralıklarla sivil yöneticiler işbaşına geçmiş ise de her 8-10 yılda bir yapılan darbe tarihi; faşist yönetim süresinin sivil yönetimden daha fazla olduğunu göstermektedir. Zira darbe yapan askerler, uydurdukları faşist anayasa ve askeri vesayet kurumları vasıtası ile çok uzun zaman dilimleri içinde iktidarlarını sürdürmüşlerdir.

CHP’nin tek partili faşist yönetiminden sonra 1950’de iktidara gelen DP’nin 10 yıllık iktidarı ve 2010 yılından itibaren Ak Parti’nin iktidarı ile sadece 22 yıl sivillerin iktidarını gördük. Ülkemiz askeri vesayet kurumlarının desteği ile çoğu zaman askerler tarafından yönetilmiştir. Çünkü darbeci askerler, daima kendi generallerini Cumhurbaşkanı olarak seçtirip sivillerle dalga geçtiler.

Ülkemizin en önemli kararları; Milli Güvenlik Kurulu ve Yüksek Askeri Şura gibi askerlerin çoğunlukta olduğu ve demokratik oylamalarla(!) alınmıştı. Üstelik bu toplantılarda halkın oyları ile seçtiği siyasetçilere karşı argo kelimeler kullanılmakta ve boncuk boncuk terlemeleri sağlanabilmekteydi.

28 Şubat 1997 sürecinde faşist rejimin en çirkin uygulamaları çok fazla göze çarpmaya başlamıştı. Daha önce silah gösterilerek tehdit edilen milletvekilleri ve siyasetçiler, bu sefer açıkça küfür edilerek aşağılanıyordu. Onurlu askerler bu nedenle taşıdığı üniformadan dolayı utanır hale gelmişlerdi. 

Darbeci generallerin rezillikleri öyle bir noktaya gelmişti ki; bu çirkin durumdan rahatsızlık duymayan kalmamıştı. Örneğin: Orgeneral Çetin Saner, İçişleri Bakanı Akşener hakkında “İleri geri konuşmasın, geldiğimizde İçişleri Bakanlığı önüne koyduğumuz bir yağlı kazığa kendisini oturturuz” diyebilmişti. Osman Özbek denilen haddini bilmez bir general Başbakan Erbakan hakkında “pezevenk” diyecek kadar alçalabilmişti. 

Bu çirkin ve iğrenç sözlere rağmen bahse konu generaller hakkında hâlâ hiçbir ceza verilmemiştir. Burada en büyük suç CHP ve bu partinin zihniyetindeki insanların kafalarındaki faşist anlayıştır. Meclis kürsüsünden “İhtimaldir ki bazı kelleler kesilecektir” tehdidini hâlâ savunabildiklerine göre daha çok beklemek zorundayız.

CHP ve kendisini destekleyen “Millet Koalisyonundan” hukuk devleti ve sivil bir anayasa beklemek boş ve ham hayaldir. Zira koalisyonun ikinci ortağı Akşener, vakti zamanında Başbakan Çiller’den farklı olarak 28 Şubat’ın darbeci generallerine karşı dava bile açmamış bilakis kendisi ile yapılan mülakatlarda darbeci generalleri destekleyen ifadeler vermişti. Gerçekten de Başbakan Tansu Çiller, bu iğrenç durumu Cumhurbaşkanı Demirel’e iletmiş fakat 28 Şubat’ın destekçisi bu siyasetçi, olayı örtbas etmişti. Bir müddet sonra ise Demirel’in Başbakan Erbakan’a kameralar karşısında küfreden Osman Özbek’i korumak için söylediği sözler ise yenilip yutulacak cinsten değildi.

28 Şubat’ın destekleyicisi olan ve dindar insanlar üzerinde büyük hukuk skandallarının yaşandığı bir devrin Cumhurbaşkanı olan Demirel, bu küfürbaz generalin görevden alınması için Başbakan’ın talepte bulunulduğu bir zamanda “Bu bir boşalmadır” diyerek küfürbazların önünü açacak çirkin bir tutum sergilemişti. Bu iğrençliği “Başörtülüler Arabistan’a gitsin” diyecek kadar ileri seviyelere götüren Demirel’den güç alan sözde gazeteci Fatih Altaylı, başörtülü kızlar için bu sefer “kevaşe, fahişe” diyecek kadar alçalmıştı. Bütün bu çirkinliklerden daha kötüsü ise şu tutum olmuştur. Küfürbaz General Özbek tuğgenerallikten tümgeneralliğe terfi ettirilmiş, küfürbaz gazeteci Altaylı ise gazete televizyonların haber merkezlerinde yönetici konumuna yükseltilmiştir.

Şimdilerde Özbek ve Altaylı, hâlâ paşa paşa gezmekte sarf ettikleri iğrenç sözlerden dolayı hiçbir ceza almadan halkımızın karşısına geçip pişkin pişkin konuşabilmektedir. Bir özür dilemeden küstahlıklarını sürdürebilmektedirler. Hukuksuzluğun, yüzsüzlüğün bu kadarına dünyanın hiçbir yerinde rastlanmamıştır. 

Erdoğan, anayasada değişiklik yapmak istediklerini fakat bu teşebbüslerinin muhalefet partilerinin süreci tıkayan, uzlaşmaz tavrı sebebiyle akamete uğradığını söylemiştir. Gerçekten de önceki yıllarda yeni bir anayasa için tekrar harekete geçilmiş fakat ruhunu 12 Eylül vesayetçilerinin üflediği darbe mahsulü mevcut anayasadan kurtulma imkânı olmamıştır. Yine de anayasada bazı değişiklikler yapılabilmiş 134 madde değiştirilmiştir.

Buradan Cumhurbaşkanına bir tavsiyede bulunmak istiyorum. Eğer ülkemizde sivil bir anayasa ve hukuk devleti meydana getirmek istiyorsanız öncelikle halkımızın seçtiği bir başbakana hakaret edip paşa paşa gezen generallere ceza vermek zorundasınız. İkinci olarak başörtülü kadınlarımıza hakaret ederek kariyer yapan ve basınımızda hâlâ hakaretlerine devam eden Fatih Altaylı gibi küfürbazların haddini bildireceksiniz. Sonrasında ise ordudan eşinin başörtüsü yüzünden atılmış askerlere gasp edilmiş haklarını vermek zorundasınız. Aksi takdirde sözleriniz tesirini göstermeyecektir, vesselam…

 

Yorumlar

(9)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Vesselam filan...

15 Mayıs 2022 08:38

Ergenekon, balyoz kumpaslarinda şehit ettiğiniz, ailelerini perişan ettiğiniz TÜRK askerlerini de yazar mısın vesselam ....

Vehbi Kara

14 Mayıs 2022 19:31

Aile kurumunun başına gelen felaketleri sık sık dile getiriyorum. Bu durum 28 Şubat sürecinde yaşanan aile felaketlerinden ileri değildir. Netice olarak yapılması gerekenleri yazıp iktidarı teşvik etmeye çalışıyoruz. Vesselam...

Vatandaş

13 Mayıs 2022 22:33

Bu ülkede milyonlarca erkek, 6284 sayılı kanunun kendilerine verdiği sözde hakla kadınların iftiradan ibaret mücerret ithamlarıyla, delil aranmadan nice insani ve hatta anayasal hakkından mahrum ediliyor sayın yazar. 28 Şubat kaç kişiyi evinden, eşyasından, çocuğundan etti, düşün lütfen. Dünü bırakın da bugünkü zulme engel olmaya çalışın biraz.

İsmail Kartal

13 Mayıs 2022 19:32

Fatih Altayli derin devletin tetikçisi yazarıdır. Hükumetin gücü yetmez buna...

Rabbim

13 Mayıs 2022 12:01

İlminizi ve ömrünüzü artırsın, hep istikamet üzere olun. Âmin.!

can

13 Mayıs 2022 11:23

anayasa hükümleri keyfi uygulandikca degistirsen ne fark var. önemli olan zihniyet gerisi sirf süslü laflar. kuzey kore nin anayasasinda özgür bireysel haklar hükümleri var uygulamasi ortada misali. Altayli icin kendin suc duyurusunda niye bulunmuyorsun her seyi Reis ten bekliyorsun

ADİL

13 Mayıs 2022 09:33

VEHBİ ABİ MERAL HANIM ŞİMDİ KALKMIŞ REİSE KARŞI NARA ATIP ABDULHAMİT HAZRETLERİNE DE ATIFTA BULUNARAK MANGALDA KÜL BIRAKMIYOR HELE O SAADETLİLER VARYA UTANMAZLAR HOCAYA YAPILAN KÜFÜRLERİ UNUTTULARMI YUH YUH OLSUN O SAADETLİLERE EĞER BU MİLLET O YAŞANANLARI BU KADAR ÇABUK UNUTURSA YADA ÖNEMLİ GÖRÜRSE OZAMAN YAPACAK BİRŞEY YK DEMEKTİR KENDİ DÜŞEN AĞLAMAZ

Mehmet Aktepe

13 Mayıs 2022 07:37

Var mı itirazı olan? Peki oyalanmak niye? Zalimin zulmünü yüzüne çarpıyorsan bu işi uzaylılar mı yapacak? Adalet Kalkınmadan öncedir.

sıkıysa

13 Mayıs 2022 06:24

bir darbederin ağzından ilk çıkan söz: ‘yeni bir anayasa hazırlayacağız’ olur ve hazırlar ve koyar. seçimle gelen hiç bir kimse: ‘biz de yeni bir anayasa hazırlayacağız’ diyemez, demeye yrk ister(yürek)

Vehbi Kara Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle