--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Türkiye’nin gerçek kurucu ilkeleri

Vehbi Kara
Vehbi Kara
16

Ülkemizin kurucu ilkeleri konusunda hiç yüzü kızarmadan gerçeğe aykırı açıklamalar yapan sahtekârlar bulunmaktadır. Çoğunlukla materyalist inanca sahip ve faşist düşünce anlayışından gelen bu kişiler, insanların aklı ile adeta alay ederek kendi çürük fikirlerini halkımıza dayatmak istemektedirler.  

Eğer gerçekten “kurucu ilkeler” adı altında Cumhuriyetimizin temellerine sahip çıkmak istiyor isek sahtekârlıkta doktora yapmış kişilere değil; belgelere ve tarihi olaylara bakmak gereklidir. Zira hakikat değişmez ve değiştirilemez.

Cumhuriyetimizin temelleri öncelikle Osmanlı Meclis-i Mebusanında atılmıştır. Burada kabul edilen Misak-ı Milli, toplumumuzun kurucu ilkelerinin başında gelmektedir. Fakat İngilizler ve ortağı Batılı devletler, bundan rahatsız olarak İstanbul’daki meclisi dağıtmış ve bir kısım milletvekillerini Malta’ya sürgüne göndermişlerdir.

23 Nisan 1920 tarihinde Ankara’da bir Cuma günü Kur’an ve hadis hatimleri ile birlikte dualarla açılan meclis üyelerini; İstanbul’dan kaçarak gelen ve sürgüne gönderilenlerin yerine seçilmiş mebuslar teşkil ediyordu.

Meclis Başkanı ve Temsil Heyeti üyeleri bütün açıklamalarında Misak-ı Milli ile beraber “İstanbul’da esir tutulan Halife’nin kurtulmasını” öncelikli olarak dile getirmişlerdir. İşte bu iki madde kurucu ilkelerimizin başında yer almıştır.

Kurucu değerlerimizin diğer önemli bir parçası da Osmanlı meclisinden alınan “Kanuni Esasi” yani anayasa idi. Bütün bu gerçekler hâlâ muhafaza edilen evraklar ile resmi ve gayri resmi tarih kitaplarında yerini almış olup sahtekâr tarihçilerin gözlerine sokulacak cinstendir. Buna rağmen bazı kişilerin çıkıp CHP’nin altı ilkesini “kurucu değerler” olarak halkımıza benimsetmeye çalışması akıl almaz bir cüret ve saygısızlıktır. Bu dayatma sağduyu sahibi hiçbir insan tarafından kabul edilemez.

1980 darbecileri, özellikle 1960 faşist Anayasasında mevcut askeri vesayet maddelerini tekrarlayarak daha da ağır bir şekilde ortaya koymuştu. Maksat özgürlükleri boğmak idi. Olur ki halk gerçekten yönetimde söz sahibi olur endişesi ile ne kadar faşist ve baskıcı maddeler var ise hepsi bulup buluşturulup şu anda yürürlükteki 1982 anayasasına dâhil etmişlerdir.

Ne kadar düzeltme yapılırsa yapılsın mevcut anayasanın bir partinin yani CHP’nin altı ilkesini esas alması özgürlüğü ve insanlığın temel değerlerini öne almış kişiler tarafından kabul edilemez. Sonuçta askeri bir darbe dayatılmış ve zorla kabul ettirilmiştir. Bu ilkeler 1936 yılında anayasaya geçirilmiş olup gerçek kurucu değerlerimiz ayaklar altına alınmıştır.

Örneğin Halife, Türkiye’den kovulmuş Misak-ı Milli sınırları Lozan’da delik deşik edilmiş kurucu anayasamızın ikinci maddesi olan “Türkiye Cumhuriyetinin dini İslam’dır” maddesi, 1928 yılında ortadan kaldırılmıştır.

Milli Mücadelenin gerçek kahramanları çeşitli entrikalarla ya öldürülmüş ya da ülke dışına çıkmak zorunda kalmıştı. Meclis’in içinde öldürülerek şehit edilen generalimiz dahi vardı. Çünkü CHP yöneticileri muhalif bütün partileri kapatıyor yöneticilerini de “ihtimaldir ki bazı kelleler kesilecektir” sözleri ile tehdit ediyordu.

Nitekim Büyük Millet Meclisinin en önemli fırkaları olan İkinci Grup, Türkiye Komünist Partisi, Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası ve Serbest Fırka gibi partiler; bir bahane ile tasfiye edilmişti. Yöneticileri ise “Sürgün edilen 150’likler” listesinde olduğu gibi yurt dışına çıkmaya zorlanmıştı. Ülkede kalan muhalif yöneticilerin ise peşine hafiyeler takılıp evden dışarı çıkmasına dahi müsaade edilmemiştir.

Çeşitli aralıklar ile yapılan milletvekili ve yerel seçimler ise tamamen CHP yöneticilerinin uygun gördüğü kişiler arasından yapılıyordu. Zaten tek partinin iktidarda olduğu ve muhalif partilerin ortadan kaldırıldığı bu seçimlerin demokratik usullere göre yapıldığını kimse iddia etmemektedir.

Darbeci askerler sayesinde gerekli gereksiz birçok madde anayasaya doldurulmuş öyle ki halihazır anayasamız bir kitapçık hacmine ulaşmıştır. Fakat bir 4. Madde vardı ki evlere şenliktir. Bu madde der ki; Anayasa’nın ilk 3 maddesi değiştirilemez hatta değiştirilmesi teklif dahi edilemez. Haşa! Kur’an ayetlerine benzetmeye çalışmışlar.

Eğer gerçekten “kurucu ilkeler” adı altında Cumhuriyetimizin temellerine sahip çıkmak isteniyor ise Cumhuriyetimiz kurulduğundaki “kanuni esasi” esas alınmalı ”Türkiye Cumhuriyetinin dini İslam’dır maddesi yeniden anayasamızda yer almalıdır. 

Unutmamak gerekir ki milletimiz bu kurucu ilkeler ve anayasa ile emperyalist devletleri, Yunanistan’ı ve Ermenistan’ı mağlup etmiştir. Aynı ruh ve cesareti muhafaza etmek bu vatan evlatlarının boynuna borçtur, vesselam…

 

Yorumlar

(16)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Bülent

21 Ocak 2022 22:54

Vehbi Bey yüreğinize ve kaleminize sağlık. Mükemmel izah etmişsiniz

MT.AN

20 Ocak 2022 00:09

İslamın kanunlarını beğenmeyenler, bu yazıyıda beğenmez, hazmedemez

Gül

19 Ocak 2022 21:21

Biz Atatürk ilke ve inkilap larına bağlıyız

Erkmen

19 Ocak 2022 20:08

Me yazarsan yaz ne kadar uğraşırsan uğraş, bu milletin kalbindenATATÜRK sevgisini silemeyeceksin!!!

Sarp Kentmen

19 Ocak 2022 17:30

Sayın Kara, Sözlerinizin büyük bir bölümüne katılmakla birlikte iki noktada size itiraz ediyorum:1. Devlet hükmi şahsiyettir yani tüzel kişiliktir;dolayısıyla İslam insanlara gelmiştir.Devlete namaz kıldıramazsınız, kelime-i şehadet de getirtemezsiniz.Ancak devlet İslâmî kurallara göre kurulur ve yönetilir. Ancak burada 2. itiraz geliyor:2.İlk cumada, yanınızdaki tanımadığınız bir kaç müslümana "Ülkeye İslâm Şeriatı gelmesi konusunda ne dersin?" diye sorun bakalım... Ne cevap alacaksınız? Ben defalarca sordum.Cevabı buraya yazmasam daha iyi olur...

Vehbi Kara

19 Ocak 2022 16:52

Çatlasaniz patlasaniz da kurucu ilkemiz TÜRKİYE NİN DINI İSLAMDIR...

JALE ÖZSOY

19 Ocak 2022 16:32

BUGÜN SURIYE LIBYA IRAK AFGANISTAN YEMEN COGU ISLAM ULKESI EMPERYALİSTLER TARAFINDAN TIPKI BİZIM 100 SENE ONCEKI ISGALE UGRADILAR. 

Antikemalist Akpartili

19 Ocak 2022 15:00

Maraş isyanının işgalcilerin hanımların örtüsüne el uzatmasından çıktığını herkes bilir. Antepteki isyan da 14 yaşındaki ŞEHİD KAMİL’in yolda yürürken annesinin peçesine el uzatan Fransız askerlere direnmesi ve şehid edilmesi üzerine çıktı! Cepheye mermi taşıyan kadınların hepsi tesettürlü hanımlardı fakat cumhuriyet kurulduktan sonra aynı tesettürlü hanımların belediyede temizlikçi olmasına bile izin vermedi nankörler!! 

ATATÜRKÇÜ

19 Ocak 2022 14:58

TÜRKİYE CUMHURIYETİNİ TARİKATLER CEMAATLER KURMADIKİ. ATATÜRK KURDU. TARIKATLER ASIRETLER SEYHLER ŞIHLAR KURSAYDI TAMAM DEDİĞİN DOGRU OLACAKTI ?

Rıfat

19 Ocak 2022 14:23

Jale özsoy sen öyle zannetmeye devam et, iyi uykular..

Vehbi Kara Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle