Turgay Ciner ve küfürbaz haber kanalı
Askeri darbeler milyonlarca aileyi ekonomik olarak krize sokmuş olsa bile birçok kişiyi de zengin ve meşhur etmiştir.
28 Şubat 1997 darbe dönemin zengin olanlardan bir tanesi de Turgay Ciner isimli bir işadamıdır.
28 Şubat, ülkenin sadece bankalar vasıtası ile 70 milyar dolarının soyulduğu bir süreçtir. Meclis Araştırma Komisyonuna göre bu rakam 450 milyar dolar olup şu anki Gayrisafi Milli Hasılasının yarısıdır.
1997-2002 yılları arasında Türkiye’nin en büyük banka içi boşaltmaları gerçekleştirilmiş içi boşaltılan bankaların borçları Hazine tarafından yani milletimizin sırtından ödenmiştir.
Ak Parti iktidarı, politikacı-bankacı, politikacı-işadamı ve asker-medya mensubu arasındaki millet düşmanlığı adına kurulan karanlık ilişkiler sistemini tam olarak çökertememiştir.
Sadece ordu içinde yasadışı bir örgütlenme olan Batı Çalışma Gurubu’nun yöneticisi olan bazı general ve amiraller yargılanarak hapse atılmıştır. 28 Şubat ve sonrasında ABD’nin desteği ile güç kazanan FETÖ, bu darbeci dönem sonrasında arkasında milyarlarca dolarlık enkaz bırakmıştır. Gezi olayları ülkemize karşı yapılan saldırılardan sadece bir tanesidir.
Askeri darbelerin borazanı olmuş bazı medya kurumları hâlâ işbaşında ve faşist cuntaların adeta sözcüsü durumundadır.
İşte bu medya kurumlarından bir tanesi; Turgay Ciner’in kendi ismini verdiği Ciner Medya Gurubudur. Utanmadan “kaliteli ve tarafsız” yayıncılık ilkesine bağlı olduğunu söyleyebilecek kadar insanların aklıyla alay etmektedirler. Televizyon kanallarında küfürbazlığı ve saygısızlığı ile meşhur olmuş spikerleri çıkaran bu grup yöneticilerine ve patronuna ne söylense azdır.
Fatih Altaylı denilen küfürbaz gazeteci, Ciner Medya’nın en önemli tetikçilerinden bir tanesidir. 28 Şubat sürecinin en önemli provokatörlerinden biri olan Altaylı, içindeki başörtüsü nefretini defalarca açığa çıkarmış bir kez olsun özür dileme erdemini bile göstermemiştir.
Üniversite kapılarına ikna odalarının kurulduğu yıllarda eğitim haklarının ellerinden alınmasına karşı eylem yapan başörtülü öğrencilere “fahişe, kevaşe” diyerek hakaret eden Altaylı, fırsatını bulduğu her an; kinini dışa vurmaktan çekinmeyen birisidir. Doğan Medya gurubunda sadece başörtülü kadınlara değil polis memurlarına ve medya mensuplarına da hayasızca küfür etmekten çekinmeyen Altaylı, bu çirkin tutumuna Ciner gurubunda da devam etmektedir.
Bu küfürbaz haber spikerinin en önemli koruyucusu ve destekçisi patronu Turgay Ciner’dir. Zira defalarca soruşturmalara uğradığı halde FETÖ mensubu yargıçlar sayesinde hiçbir ceza almadan sıyıran Altaylı’ya iş ve aş vermekten çekinmemektedir.
Altaylı, sadece başörtü karşıtlarının değil darbeci askerleri koruyup kollayan birçok faşist düşünceye sahip işadamı ve kamu kurumu yöneticisinin de desteğini almıştır. Küstah ve argo kelimeleri kullanması bir yana halkın seçtiği yöneticilere karşı alaycı yaklaşımları faşistleri ve din karşıtlarını oldukça memnun etmektedir.
Habertürk kanalının saygısızlıkları bu kadarla kalmamıştır. Örneğin haber spikerlerinin skandalları bir türlü bitmemektedir. Muharrem Sarıkaya isimli bir spiker yayın sırasında ses kontrolü yapan kişiye tokat atacak kadar küstah davranabilmektedir. Fakat hiç olmaz ise Sarıkaya, konuyla ilgili açıklamalarda bulunma erdemini göstermiştir. Tokat attığı İHA Muhabiri Ahmet Demir’den özür dilemeyi becerebilmiştir. Ciner Grubu için böylesine bir geri adım dahi büyük bir gelişmedir. Zira Altaylı gibi küfürler edip bu sayede medya basamaklarında yükselerek kariyer yapan gazeteciler için “özür dilemek” imkânsız bir durumdur.
Bu nedenle Ciner grubuna ait medya kuruluşlarından elimden geldiği kadar uzak durmaya çalışıyorum. Kendime olan saygım gereği. Fakat devletin bakanları nedense Ciner Grubuna ait kanallarda boy göstermekten çok hoşlanıyorlar. İşte böyle zamanlardan birinde küfürbaz kişileri görmek zorunda kalıyorum. Geçen gün bir devlet bakanını izlerken birden yırtık dondan çıkmış gibi Altaylı’nın reklamı ekranı kapladı. Yalancı bir gülümseme ile şirin görünmeye çalışan bu küfürbazın sırıtmasına katlanmak zorunda kaldım.
Bu durumlarda hükümete çok kızıyorum.
Çünkü Ciner grubu, daima hükümet aleyhinde yayın yapmaktadır. Tarafsızlık ilkeleri dedikleri hususlar tam bir riyakârlık örneğidir. Her türlü provokasyona çanak tuttukları yetmemiş gibi gerçek dışı haber üretme konusunda çok mahir davranan bu medya kuruluşu, AK Parti’ye çok büyük zarar vermektedir. Zira programlarına davet ettikleri kişilerin çok büyük çoğunluğu yeminli Ak Parti düşmanlarıdır. Tarafsız gibi görünen kişiler ise çoğu zaman iki cümleyi bir araya getirip yerli yerinde kullanamayan siyasetçilerdir.
Elimden geldiğince dilim döndüğünce hükümetimizi bu küfürbaz ve saygısız medya mensupları konusunda ikaz ediyorum.
Bir sözüm de yargı mensuplarınadır. Başörtülü kadınlarımıza ve trafik polislerine hakaret eden ve her fırsatta dindar insanları aşağılayıp alay eden Altaylı gibi gazetecilere nasıl müsaade ediyorsunuz.
Evet, patronu Turgay Ciner denilen şahıs bu kişiyi koruyup kollayarak kendine yakışan davranışı gösterebilir. Fakat siz bu küfürbaz insana kanunlardaki açık hükümlere rağmen müsaade edemezsiniz, vesselam…


