--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Siyasi parti başkanı eleştirilemezse kim eleştirilir?

Vehbi Kara
Vehbi Kara
17

Demokrat Partinin en büyük günahı 5816 sayılı kanunu çıkarmasıdır. Bu yasa nedeni ile 31 Temmuz 1951 tarihinden itibaren yüzlerce aydınımız “CHP genel başkanını eleştirdi” diye hapis cezası almıştır. 

Düşünebiliyor musunuz? Türkiye’yi ölene kadar demir bir yumrukla yönetmiş ve diğer siyasi partilerin yaşamasına müsaade etmemiş bir siyasi lideri eleştiremiyorsunuz. 5816 Sayılı kanun giyotin gibi düşünce suçu işleyen insanların başlarını kesmeye hâlâ devam ediyor. Bir Allah’ın kulu çıkıp da “Yahu bu yol çıkmaz sokak. Demokratik hukuk devletinde böyle ceza olmaz” diyemiyor.

Geçen gün, 28 Şubat mazlumlarından olan ve bu sebeple uzun süre hapis yatan Akademya Dergisi’nin Editörü ve çok değerli arkadaşım Hayreddin Soykan, Anadolu Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada, 5816 sayılı kanuna muhalefetten hapis cezası verildi. Sosyal medya paylaşımı sebebiyle görevinden uzaklaştırılan bir Polis Özel Harekat memurunu destekledi diye Soykan’a 1.5 yıl hapis cezası veren hâkimlere kimse bir söz söyleme cesareti gösteremiyor.

Öncelikle partisinin tabelasında “Adalet” yazan Ak Parti hükümetine ve hukukçu diye geçinen akademisyenlere sadece iki soru sormak istiyorum. Maksat bu sorulara cevap verilirken “adalet mekanizması nasıl çalışıyor” bir görsünler. Umulur ki; 21. Yüzyılın ilk çeyreği dolarken ülkemizi medeni ülkeler seviyesine çıkaracak bir hukuk sistemi kurulmuş olsun. Aksi takdirde 1951 yılında çıkarılan ve suiistimal edilerek yüzlerce aydınımızın hayatını karartan bu kanun sayesinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesindeki yargılamalar sonucunda milyonlarca lira tazminat ödemeye devam edeceğiz.

Ülkemiz, halkın huzuruna çıkan bazı yasakçı siyasetçiler, gazeteciler hatta darbeci generallerin küfürleri ile adeta bir lağım çukuruna dönüşmüşken; 5816 sayılı kanun ileri sürülerek bir siyasi parti liderini eleştirdi diye aydınlarımızı hapse atmak vicdanınızı hiç sızlatmıyor mu?

Hakaret, kanunlarımıza göre bir suçtur. CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu örneğinde olduğu gibi Cumhurbaşkanımıza küfür etmekten dolayı yüz binlerce lira para cezası verilmektedir. Bu kanun orta yerde dururken siyasetçi bir kişiyi eleştirenlere “hakaret manası var” diyerek ceza vermek; dünyanın hangi ülkesinde görülmüştür?

Tekrar yazmak lüzumu doğdu. Zira burada yazacağım hususlardan dolayı siyasetçiler, gazeteci ve generaller ceza almamıştır. Bu hakaretler öyle bir iki kişi arasında söylenmiş sözler değildir. Basın ve kameralar önünde hiç utanıp sıkılmadan ve yüzü kızarmadan sarf edilmiştir. Buna karşılık “adalet” adını sık sık kullanıp konuşabiliyorlar. Varın hangi seviyeye düştüğümüzü siz hesap edin. 

Meral Akşener, kendi partisine ait bir milletvekilinin şehit yakınına söylediği küfürden dolayı bu küfürbazı korumaya kalkmış; yetmedi şehit yakınına “ya..ak ya..ak konuşuyor” diyerek kendisi de küfür etmeye başlamıştır. Hem de Meclisteki grup toplantısında bir kadına yakışmayacak seviyedeki bir üslup ile bu çirkinliğe imza atmıştır. 

Aslında 28 Şubat 1997 sürecinde İçişleri Bakanı olan Akşener aslında kendisine yakışanı yapmaktadır. Zira Orgeneral Çetin Saner, İçişleri Bakanı Akşener hakkında “ileri geri konuşmasın, geldiğimizde İçişleri Bakanlığı önüne koyduğumuz bir yağlı kazığa kendisini oturturuz” diyecek kadar iğrenç konuştuğu halde Akşener, bu çirkin hakarete karşı bir dava dahi açmamıştır.

Osman Özbek isimli bir küfürbaz general, halkın oyları ile başbakan olmuş Erbakan’a “p…nk” diyecek kadar iğrençleşmiş karşılığında ceza almadığı gibi rütbesi tümgeneralliğe yükseltilmiştir. Bir özür dahi dilemeden hâlâ paşa paşa gezmektedir.

Fatih Altaylı denilen bir gazeteci, başörtülü kadınlara radyodan “fa..şe” demiş yetmedi bunu haber yaparak terfi üstüne terfi almıştır. Bu küfürbaz kişi özür dilememiş hiçbir ceza almamış ve halkın karşısına geçip hâlâ pişkin pişkin sırıtmaktan çekinmemiştir. Onu bu seviyeye getiren medya patronları ve hukukçular utansın!

28 Şubat’ın destekleyicisi olan ve dindar insanlar üzerinde büyük hukuk skandallarının yaşandığı bir devrin Cumhurbaşkanı olan Demirel, bu küfürbaz darbeci generallerin Milli Güvenlik Konseyi ve Yüksek Askeri Şûralarda yapılan hakaretlerine ses çıkarmadığı gibi daha büyük bir skandala da imza atmıştır. Başbakan Çiller’in bu generallerin cezalandırılması için talepte bulunulduğu bir zamanda “Bu bir boşalmadır” diyerek küfürbazların önünü açacak çirkin bir tutum sergilemiştir. Bu iğrençliği “Başörtülüler Arabistan’a gitsin” diyecek kadar ileri seviyelere götüren Demirel’den güç alan nice siyasetçi, ortalığı necasete ve lağım çukuruna çevirmiştir.

İşte 5816 Sayılı Yasa sayesinde hâkim ve savcılar hukuka aykırı öylesine kararlara imza atıyorlar ki; vicdanı olan hiçbir insan bu durumu kabul edemez. Zaten AB ilerleme raporunda ifade özgürlüğüne engel kanunlar arasında kabul edilen “5816 Sayılı Kanun’a muhalefet” sebebi ile ülkemiz defalarca mahkûm edilmekte ve insan haklarına karşı itibarımız yerle bir olmaktadır.

5816 Sayılı yasaya karşı çıkanların arasında DP Milletvekili Halide Edip Adıvar da vardı. Diyordu ki; “Yeni bir kanun yapmayı bir şark zihniyetinin yeni bir mahsulü diye telakki ederim”. CHP Mardin Milletvekili Kamil Boran da itirazî bir konuşma yapmıştır. Sonuçta 5816 Sayılı Kanun yasalaşmış ve bu kanuna muhalefetin cezası acımasızca uygulanarak yüzlerce vatandaşımız hapse atılmıştır, vesselam…

 

Yorumlar

(17)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Korna Kamil

24 Haziran 2022 23:55

Mohaç, keşke Yunan galip gelseydi sözünün temelini aklı olan hemen herkes biliyor ama hinlik olsun diye çarpıtıyorlar.Yedi düveli yendik kurtulduk denildikten sonra düşmanın yapmayacakları devrim adı altında yapıldı. Bunu Yunan galip gelseydi o da yapardı, ha o kazanmış ha siz Yunan galip gelip yapsaydı zorumuza gitmezdi en azından, denilmiştir. 

@@@

24 Haziran 2022 22:36

İyide eleştirince lince uğruyor millet, tabi bide hapis korkusu var.

Vehbi Kara

24 Haziran 2022 21:30

Hukumet ve Ak Parti yöneticileri hakkında en fazla eleştiri yapan yazarlardan bir tanesidir. Lütfen arşivdeki ilkeli siyaset ve Ak Partiden lütuf beklemiyoruz, başlıklı yazılarımı okusunlar. Demek ki bazı yorumcular on yargılı. Ya da Türkçe den anlamıyorlar.

Süleyman

24 Haziran 2022 20:49

Bir parti.genel başkanı eleştirilmezse ne olur Bu partinin genel başkanı cumhurbaskanıysa asıl eleştirince ne oluyor eleştiride gör Mesela 20 yıldır bu ülkeyi yönetiyorsun tayip erdoğan Ama hala bu ülkede zona suç sayılmıyor  

MOHAÇ

24 Haziran 2022 15:29

Aklı sıra siyasi parti parti başkanı diyerek, Türk İstiklal savaşının baş komutanı , Türkiye Cumhuriyeti Devletinin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü her hangi bir parti başkanı ile aynı kefeye koyuyor. Fettullahçı sahtekarlığı ve kurnazlığı.Şimdi bu yorumu yayınlatmaz bunu biliyorum. Yorumlara baktığınızda da zaten seviye ortada...Bu Atatürk düşmanlığının sebebi zaten ortada.Yenildiler, diz çöktüler.Biz Türkler ,Keşke yunan galip gelseydigillerin çocuklarının Atatürk' e saygı duymalarını beklemiyoruz zaten.

Hisar

24 Haziran 2022 15:13

Kanunla koruma yerine ,sevgi saygı kalplerde olmalı liderler ve insanlar için. Hakaret elbette farklı. Liderler eleştirilere açık olmalı

mutmain

24 Haziran 2022 14:49

RTE bu kanunu kaldırması gerek, ama başka işlerle uğraşıyor...gereksiz insanları memnun etmenin peşinde...ama yinede severiz onu...

Okur

24 Haziran 2022 14:38

Sayın yazar sadece CHP veya diğer muhalefet liderleri mi var. Neden AKP ve diğer partiler ile ilgili bir değerlendirmeniz yok. Allah hakkı söyleyin diyor, siz tek taraflı bir yazı yazmış yorum yapmışsınız okuyucuyu yönlendiriyorsunuz. Cesaretiniz var mı iktidar partisini eleştirmeye.

ersan

24 Haziran 2022 13:12

herkesi elestirecek cesaretin cesaretin varmi merak ettim

Gavurun, kafirin

24 Haziran 2022 10:34

Mazlumu, mağduru, haklıyı ezen, suçluyu, eşkiyayı, çeteyi, katili, tecavüzcüyü koruyup kollayan kanunlarında ne hayır gelecek. Herkes kendi adaletini kendisi sağlamak durumunda. Adalete, kanuna başvuruyorsun bir halt olmuyor, olsa da bir basit dava yıllarca sürüyor bugün git yarın gel diyerek. Ölümü, öldürmeyi göze alıp, Allah ne verdiyse girişip başının çaresine baktığında da burası dağ başımı kardeşim kanun var nizam var diyorlar. Yâni bu kanunlardan amaç kaos çıkarmak ve böylece devleti yıkmak bence. Ve bunca adalet memurunu boş bedava milletin sırtına tufeyli, kan emici, sülük olarak yerleştirip bir de veremedikleri adalet adı altında milletin kanını emdirmek.

Vehbi Kara Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle