Sessiz Gemi ve Değişmeyen Gerçek

12 Nisan 2019 Cuma

Yahya Kemal Beyatlı “Sessiz Gemi” şiirinde ölümü şu şekilde tarif etmiştir:

“Artık demir almak günü gelmişse zamandan, Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan.

Hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol; Sallanmaz o kalkışta ne mendil, ne de bir kol.

Rıhtımda kalanlar bu seyahatten elemli, Günlerce siyah ufka bakar gözleri nemli,

Biçare gönüller! Ne giden son gemidir bu! Hicranlı hayatın ne de son matemidir bu.

Dünyada sevilmiş ve seven nafile bekler; Bilmez ki giden sevgililer dönmeyecekler.

Bir çok gidenin her biri memnun ki yerinden, Bir çok seneler geçti; dönen yok seferinden.”

Birde Bediüzzaman, ölüm hakkında ne demiş; bir de onu dinleyelim:

Dünya hayatı, aldatıcı bir menfaatten başka bir şey değildir." (Al-i İmran, 3/185)Ayetini nazarlara verdikten sonra insanların dünya hayatına meftun olduklarını şöyle dile getiriyor:

"Ey gaflete dalıp ve bu hayatı tatlı görüp ve âhireti unutup, dünyaya talip bedbaht nefsim! Bilir misin, neye benzersin? Devekuşuna! Avcıyı görür, uçamıyor; başını kuma sokuyor, ta avcı onu görmesin. Koca gövdesi dışarıda; avcı görür. Yalnız o, gözünü kum içinde kapamış, görmez."

Eğer insan sadece dünyayı görür ve ahreti düşünmez ise müthiş bir elem ve üzüntüye maruz kalır. Çünkü hem bu dünyada hem de ölümden sonra saadet ve mutluluk iman iledir. Bunu şöyle bir örnekle ele almıştır:

"Meselâ, şu karyede, yani Barla’da, iki adam bulunur. Birisinin yüzde doksan dokuz ahbabı İstanbul’a gitmişler, güzelce yaşıyorlar. Yalnız bir tek burada kalmış. O dahi oraya gidecek. Bunun için şu adam İstanbul’a müştaktır. Orayı düşünür, ahbaba kavuşmak ister. Ne vakit ona denilse, 'Oraya git!..' sevinip gülerek gider. İkinci adam ise, yüzde doksan dokuz dostları buradan gitmişler. Bir kısmı mahvolmuşlar. Bir kısmı ne görür, ne de görünür yerlere sokulmuşlar. Perişan olup gitmişler zanneder. Şu biçare adam ise, bütün onlara bedel, yalnız bir misafire ünsiyet edip teselli bulmak ister. Onunla o elîm âlâm-ı firakı kapamak ister."

"Ey nefis! Başta Habibullah, bütün ahbabın, kabrin öbür tarafındadırlar. Burada kalan bir iki tane ise, onlar da gidiyorlar. Ölümden ürküp, kabirden korkup başını çevirme. Merdâne kabre bak, dinle, ne talep eder? Erkekçesine ölümün yüzüne gül, bak, ne ister. Sakın gafil olup ikinci adama benzeme."

Ölüm; vazife-i hayattan bir terhistir, bir paydostur, bir mekan değiştirmektir. Sonsuz bir hayata kavuşmak için vücudumuzun dönüşmesidir. Aynı zamanda ebedi bir hayatın da başlangıcıdır. İmansız insanların zannettiği gibi bir yok oluş ve idam değildir.

Her insan çaresi yok; bir gün mutlaka karşılaşacağı ölüm hakkında asla başkalarını düşünüp  “Zaman değişmiş, asır başkalaşmış herkes dünyaya dalmış, hayata perestiş eder, maişet derdi ile sarhoş olmuştur” dememelidir.

Çünkü ölüm ve ayrılık değişmez. İnsan bu noktada yani ebedi hayatı elde etmek konusunda; acizdir.  Halbuki bu yolculuk sessiz gemi şiirindeki gibi kesilip durmaz. Tam tersine daha da sürat kazanmaktadır.

Ben de herkes gibiyim diyerek teselli bulmak mümkün değildir. Çünkü herkes bize ancak kabir kapısına kadar arkadaşlık eder. Herkesle musibette beraber olmak demek olan teselli ise, kabrin öbür tarafında pek esassızdır. Kabre giren kişi burada ömür sermayesinin ilk hesabını vermeğe başladığında, dünyada bırakıp geldiği arkadaşlarının bundan haberleri bile olmaz. Eğer kabir azabına layık görülürse, arkadaşları onu çoktan unutmuş olarak kendi sefalarını sürerken, o cefasını tek başına çeker. İnsan, bütün bu safhaları arkadaşlarından ayrı olarak tek başına yaşar.

İnsan kendini başıboş zannetmemelidir. Zira şu dünya misafirhanesine hikmet nazarı ile bakıldığında hiçbir şeyi kuralsız, nizamsız ve gayesiz görmek mümkün değildir. Kainatın en değerli varlığı olan insan; nasıl nizamsız, gayesiz kalabilir ki?

Yeryüzünün, insanoğlundan beğenmediği bir kısım insanın manevi yüküne karşı bir çeşit omuz silkmesine benzeyen  bu olaylar gayesiz, tesadüfen olamaz. Bu şekilde düşünenler, deprem musibetine uğramış insanların üzücü kayıplarını “boş yere heba olmuş” diyerek daha da fazla üzüntüye boğmaktadırlar. Hem büyük bir hata, hem büyük bir zulüm ederler. Belki öyle hadiseler, Allah’ın emriyle, müminlerin fâni geçici mallarını sadaka hükmüne çevirip sonsuzlaştırmaktadır.

Nasıl ki bir gün gelecek, şu zemin, yüzünün ziyneti olan insanların eserlerini ve kendilerini şükürsüz görüp çirkin bulur.  Yaratıcımızın emriyle, büyük bir zelzele ile bütün yüzünü siler, temizler. Allah’ın emriyle kendisine ortak koşanları Cehenneme döker. Şükür içinde olanlara ise “Haydi, cennete buyurun!..” der, vesselam…

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • Hadisi SerifHadisi Serif27 gün önce
    Hz. Sevban radiyallahu anh Peygamberimizden rivayet ettigi hadisi serifte :Yakinda yemek yiyenlerin sofralarina birbirini cagirdigi gibi yabancikavimler uzerinize ususecekler Orada bulunanlardan birisi şöyle dedi:Bu durum bizim azlığımızdan mı olacak? Allah Resülü (sav);Hayır, bilakis siz çok olacaksınız.Fakat sizin çokluğunuz selin üzerindeki çer çöp gibi olacaktır.Allah,düşmanlarinizin kalbinden sizin korkunuzu sökeceksizin kalbinize vehn bırakacak. Orada bulunanlardan birisi:Vehn nedir ey Allah Resulü?Vehn dünyayı sevmek ve ölümden hoşlanmamaktır. (Ebu Davud Melahim 5, Ahmed bin Hanbel Müsned 2/359)
  • Süleyman Sırrı DinçerSüleyman Sırrı Dinçer1 ay önce
    Aşağıda..Mustafa..isimli..Yorumcu..Kedi..köpek..diyerek..Müslümanları..sanki..hayvanları..düşünmeyen..merhamet..nedir..bilmeyen..kimseler..olarak.tanınmasına..bilerek..veya..bilmeyerek..sebep..oluyorsun..yüce..Allah(cc)..yarattığı..her..canlıya..merhamet.b.imanımızın..gereğidir..Vehbi..kara..beyefendi..Kardeşimiz..herzamanki..gibi..güzel..ve..özlü..yazmış..sağolsun..hep..varolsun.
  • Mustafa Mustafa 1 ay önce
    Kedi köpek icin gözyaşı döken ler anne ve babanızı huzur evine vermeyin
  • aslan akbeyaslan akbey1 ay önce
    ne kadar güzel bir yazı olmuş. Allah razı olsun. böyle yazıları daha çok bekleriz yeni akitten. zira maddiyatta terakki edeceğiz diye maneviyatımızı kendi ellerimizle avans verdik. ama maddiyatta ilerleyemediğimiz gibi elimizdeki manevi değerlerimizi bir bir kaybettik. aslında hala tam olarak şuurunda bile değiliz. sabah sabah çok iyi geldi bu yazı kalbime ruhuma aklıma.. Allah razı olsun
  • ali dalali dal1 ay önce
    allah razı olsun bu malum atmosferden uzaklaştırdın sabahsabah .ne kadar muhtaçmışız meyer.

Günün Özeti