--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Rüşdü Erdelhun’un darbeci askerlere karşı nutku

Vehbi Kara
Vehbi Kara
23

27 Mayıs 1960 darbesinin Genelkurmay Başkanı Rüştü Erdelhun, ABD’nin ülkemizde darbe yapacağının istihbaratını almıştı. Askerlerin siyasete karışmasının ne derece kötü sonuçlar doğuracağını görmüş ve bunun ülkemize vereceği zararları fark etmişti. Komuta kademesinde bulunan fakat darbeden sonra emekli edilen 265 general ve 5000’e yakın subay da aynı düşünceye sahipti.

Fakat içlerinde Ümit Özdağ’ın babası Yüzbaşı Muzaffer Özdağ’ın da bulunduğu ABD’nin kandırmış olduğu subaylar; vatan hainliğine eşdeğer bir darbe kararı almışlardı. ABD’nin gizli servis elemanları birçok ülkede olduğu gibi Türk Silahlı Kuvvetleri içerisinde sinsi bir şekilde yuvalanmış ve halkın seçtiği iktidarı devirmenin planlarını yapmıştı. Çünkü Adnan Menderes, Batının Türkiye’de kurmak istemediği çok önemli sanayi tesislerini Sovyetler Birliği ile beraber inşa ediyordu. 

Darbe hazırlığını fark eden Erdelhun, faşist cunta yapılanmasının önüne geçmek için Ankara dışından takviye kuvvet getirilmesini emreder. Fakat CHP, darbeyi desteklemektedir. Bir de hükümet içinde cuntacılarla işbirliği yapan Milli Savunma Bakanı Ethem Menderes bulunmaktadır. 

Samet Kuşçu isimli bir subay, cuntacı subayları ifşa etmiş fakat mahkemede 27 Mayıs darbesini yapacak bu subaylar beraat ederken; Kuşçu hapis cezasına çarptırılmıştır. Kısaca ABD ve CHP, Menderes hükümetini yargı dâhil her yönden kuşatmıştır. Savunma Bakanının sinsiliği sayesinde Adnan Menderes kandırılır ve takviye kuvvet getirilmesi konusu rafa kaldırılır.

Erdelhun Paşa, yine de darbeyi önleyebilmek maksadı ile 27 Mayıs’tan bir gün önce cuntacıların da aralarında olduğu subayları Genelkurmay Karargahı’nda toplar ve tarihe geçecek şu konuşmayı yapar:

1912 Balkan Harbi’nde Silahlı Kuvvetler; İttihatçı ve İtilafçı diye ikiye bölündü. Emir komuta ve idarenin muhal (boş) olması neticesinde Osmanlı İmparatorluğu parçalandı. Bütün bu misaller askerlerin mesleklerinden gayri bilmedikleri ve rejimin kendilerine vermediği hakları zorla alarak ya aşırı milliyetperverlik ya da birden, sıfırdan yüze çıkabilmek için yaptıkları hareketlerdir. Anayasa iç hizmet kanunu ile silahlı kuvvetler, millet iradesi yetkisine verilmiştir. Parlamento ve onun icra ettiği hükümetin elindeki bir kuvvettir. Demokratik rejimlerde parlamento ve hükümet, milletin seçimi ile meydana gelir. Partiler içerisinde en çok rey alan iktidara geçer. Bugün Demokrat Parti iktidardır. Silahlı Kuvvetler parti diye değil, seçimle gelmiş bir iktidar hükümetinin emrindedir. Yarın seçimleri Halk Partisi kazanırsa ordu onun başkanına da itaat etmeye ve emirlerini yapmaya mecburdur. Seçimle gelen hangi iktidar veya partinin herhangi bir kusuru olursa onu millet takdir eder. Ve seçmez, düşürür. Kulağıma gelen bazı haberlere göre Ankara’da 60 kadar subay Sayın Cumhurbaşkanlığı Köşkü’nü ve Millet Meclisi’ni basarak istifalarını isteyecekmiş. Bugün Türkiye’nin en değerli malı Silahlı Kuvvetlerdir. Bunun diğer maddi ve fiziki kıymetlerinden başka hassaten itaatkârlığı, hükümet ve milletime; kanunlarına riayeti sayesinde malıdır. (Silahlı Kuvvetler’de) Kıta ile veya kıtasız, cüzi ve külli yapılacak böyle bir hareket, yukarıda Türkiye için değerli mal olarak ifade ettiğim biricik kıymetli silahlı kuvvetlerin bu değerini gaip etmesiyle (kaybetmesiyle) neticelenir. Sonra, demokrasiye ve seçime bir darbe olacak böyle bir hareketin milletin büyük ekseriyetince tutulmayacağından neticesi hüsran olur.” 

Sözlerini askerlerin siyasete müdahaleleri konusunda örneklerle sürdürür: “1941’de İkinci Dünya Harbi’nde Japonlar, Amerikalılarla anlaşmaya çalışırken silahlı kuvvetlerin tazyiki ile Pearl Harbour baskını yapılarak Amerika ile harbe tutuşmuş ve neticesinde mağlup olup kayıtsız şartsız teslim olmuşlardır. Yunan Silahlı Kuvvetleri’nin Geminis hükümetine müdahalesi neticesinde Milli mücadelede bize karşı mağlup olmuşlardır. İtalyan ordusunun Mussolini ile faşizme kayması neticesinde silahlı kuvvetler siyasete girmiştir.” 

Erdelhun, bu konuşmadan yalnızca 12 saat sonra 27 Mayıs günü gece saat 3’te tutuklanarak Harp Okulu’na götürülür. Küfürler altında hakarete uğrayarak yaka paça dövülerek askeri disiplini ayaklar altına alan cuntacı askerler tarafından aşağılanır. 

Bundan sonrası ise Türkiye için acı olayların başlangıcı olacaktır. Türkiye en az 40 sene geriye gider. Daha kötüsü ise darbeci askerlerin kurmuş olduğu “askeri vesayet sistemi” sayesinde her 10 senede bir darbeler yapılması sağlanmış olur.

İşte Erdelhun’un bu sözlerinin aksine hâlâ askeri okullarda devrimci ve darbeci ruhu ayakta tutan eğitime ve müsamerelere devam edilmektedir. Halkın seçtiği yöneticilere bağlılığı arttırmak yerine öğrenciler, CHP’nin faşist ruhlu ilkelerini benimsemeye ve itaat etmeye zorlanmaktadırlar. 

Umulur ki; Erdoğan hükümeti ülkemizin karşı karşıya kaldığı bu büyük tehlikeye karşı gerekli tedbirleri alır. 15 Temmuz 2016 darbe teşebbüsünden şu ana kadar yapılan icraatlar önemli ise de yeterli değildir. 

Halkın seçtiği siyasetçilerin yönetimine saygı duyulması için Erdelhun’un yukarıda arz ettiğim konuşmasını bütün askeri okul öğrencilerine öğretmek ve benimsetmek için çalışmalar yapılması zorunludur, vesselam… 

 

Yorumlar

(23)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Uğur

11 Ağustos 2022 16:32

Eğer bir ülkede darbe varsa, darbe meşru görülüyorsa, kendi beceriksizliklerini darbe ile yamiyorsa o ülkede demokrasi yoktur.

Tencere dibin kara

12 Haziran 2022 15:31

27 mayıs darbemidir? Evet darbedir! Bu ülkenin en demokratik anayasasıda o darbeden sonra yapılmıştır,buda bir gerçektir..hani bazı sagcı politikacıların,bol geliyor dedigi anayasa..madem yazarsın hem nalına hem mıhına vur..nalıncı keseri gibi tek taraflı yontma..

Vehbi Kara

9 Haziran 2022 18:22

Değerli Doğan Bey. Makaledeki bazı cümleler sizi karamsarlığa sevk etmesin. Çünkü koca koca adamlara şu ilkokul musamerelerini yapmayın dediğim halde hala CHP başkanının askeri okula gelişi töreni yapıyorlar. Elbette faşist ruh bu şekilde devam ediyor. Yazmasam olmazdı vesselam...

Doğan

9 Haziran 2022 10:52

ERSİN TEKİN'E CEVAP : Ersin Tekin Yavuz Sultan Selim babasını darbe ile indirmiyor. babası yaşlanmış. Şah ismail'in adamları Anadolu içlerine kadar girip kendi bozuk din anlayışının propagandasını yapıyorlar, çeşitli cinayetler işliyorlar. Yavuz Selim daha şehzade iken şah İsmailn anadoluda yaptığı bozgunculuğa karşı askeri harekatlar yapıp Şah ismailin askerlerini çeşitli ufak çatışmalarında yok ediyor. Şah ismail yavuz Selim'i babasına şikayet ediyor. Babası "sen karışma bu işlere" anlamında Şehzade Selim e mektuplar yazıyor. Selim babasına "babacığım bu Şah İsmail Anadolu'da can mal güvenliği bırkamıyor bir vali olarak benim bununla uğraşmam görevim" anlamında cevap mejktubu yazıyor. Her ne ise. yavuz'un yaptığı darbe değil öyle bile olsa yavuz zulum yapmadı sekiz sene padişahlığında hiç boş durmadı mesaisini dolu dolu vatn için millet için harcadı. Peki ya günümüz darbecileri. TBMM tutanaklarına bak 27 Mayıs darbesini yapan Milli Birlik Komitesi Menderes'in idam kararını onayladıktan sonraki ilk toplantısında bazı adli suçlulara özel kişisel af çıkarıyorlar. Bir Milli Birlik Komitesi üyesi itiraz etmiş demiş ki "biz böyle kişiye özel af çıkarırsak birçok suçlu da bizden beni de af edin diye talepte bulunur. Bunlara ne cevap veceğiz?" gibi çok haklı bir cevap vermiş dinleyen olmamış. Yavuz öylemiydi? Hiç kişiye özel af çıkardı mı Yavuz? Ama darbeciler bunu yaptılar. Git Menderesin idam kararından sonra Milli Birlik Komitesi sonraki toplantıda nelerle uğraşmış tutanaklardan bak. Kişiye özel af yaptıklarını gör. Artık o kişi hangi MBK üyesinin yakını ve hısımı ise bir güzel onu affetmişler.

Doğan

9 Haziran 2022 01:14

Sayın yazarın makalesindeki en önemli cümleler şunlar : "İşte Erdelhun’un bu sözlerinin aksine hâlâ askeri okullarda devrimci ve darbeci ruhu ayakta tutan eğitime ve müsamerelere devam edilmektedir. Halkın seçtiği yöneticilere bağlılığı arttırmak yerine öğrenciler, CHP’nin faşist ruhlu ilkelerini benimsemeye ve itaat etmeye zorlanmaktadırlar. " bu cümleler bende karamsarlık oluşturdu biraz. Hâlâ bu ülkede darbe tehlikesi var ise, başka demokratik ülkelere göç etsem mi acaba diye aklıma bir soru geldi.

Mehmet

8 Haziran 2022 15:48

Chp denen parti darbelerden beslenir, geçmişinde kan, zulüm ve gözyaşı vardır, bu parti tarihin çöplüğüne atılmadığı sürece bu ülkeye rahat yoktur!..

Ebu Rana

8 Haziran 2022 14:09

CHP ve liderleri ülkemizde faşizmin kurucuları ve savunucuları olmuştur. Bütün darbeleri destekleyen bu parti yöneticileri ülkemize yönelik en önemli tehdittir...

Antikemalist Akpartili

8 Haziran 2022 11:52

Muhacir Düşmanlığını adete kendisine meslek ve ekmek kapısı haline getirmiş Irkçı Kemalist Ümit Özdağ, gecesiyle gündüzüyle insanların kökenini ve geldiği yeri didiklemekle geçiriyor! Biz de buna Darbeci Babası Muzaffer Özdağ'ı soralım? Dağıstan gelip bağdaki kovma hakkını kimden aldığını soralım? Darbeci babasından mı?

anadolu kartalı

8 Haziran 2022 11:41

6 lı masada vesayetcidir darbecidir 6lı masadaolan temmuzda başbakan olacağım diyen meralyan denen ermeni  feto  bu kadında soruşturulmalı 28 şubat generallerinin ceza almasını içime sindiremiyorum diyen iblis saadetin başındaki bu şerefsiz adamda soruşturulmalı

Mehmet

8 Haziran 2022 11:01

Esin Tekin rumuzlu ne içiyorsan artık, belli ki iyi kafa yapıyor, kemalistlere ahmak diyince kızıyorsunuz bizlere!

Vehbi Kara Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle