--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Misak-ı Milli’nin Öneminin Anlaşılması

Vehbi Kara
Vehbi Kara
11

Musul ve Kerkük gibi Misak-ı Milli sınırları içinde kalan vatan topraklarının kaybedilmesi konusunun işlendiği Akit TV’de yayınlanan Kayıt Dışı Tarih programını izledim. Değerli tarihçi Mustafa Armağan’ın bu konuda yapmış olduğu çalışmalar gerçekten de takdire şayandır. 

Ne yazık ki aradan neredeyse yüz yıl geçtikten sonra yaşadığımız acı olayların içyüzünü öğrenebiliyoruz. Bu nedenle kişilere bağlı kalmadan ve kimseden korkmadan yapılan çalışmalara millet olarak çok ihtiyacımız var. Çünkü güçlü bir Türkiye için tarihten almamız gereken dersler vardır. O halde bazı tarihsel olaylara değinerek Misak-ı Milli adı verilen yeminimizi sık sık gündeme taşımak gerekiyor. 

 “Maksat vatan ise gerisi teferruattır” diyen vatandaşlarımızın kaybedilen vatan topraklarının kurtarılabilmesi için öncelikle yaşadığımız olayları soğukkanlılıkla ve içtenlikle değerlendirmesi gerekiyor. Eğer yakın tarihimizi iyi bilirsek; ülkemizin geleceğini de daha sağlam bir şekilde inşa edebiliriz. Bu konuda halkımızın bilinçlendirilmesi için eğitim sistemimizde yapılması milli ve manevi değerlerin üzerinde durulması gerekmektedir. 

Emekli bir asker olarak yaşamış olduğum çok acı bir olayı arz etmek istiyorum. Bu sayede umulur ki komutanlarımız ve öğretmenlerimiz Misak-ı Milli’nin önemini daha iyi idrak edebilirler. Canımız, ciğerimiz evlatlarımıza tarihi gerçekleri doğru anlatıp benzer hataları yapmamak için tedbir almak gerekmektedir.

12 Eylül darbecileri, ülke menfaatlerinin korunması konusunda çok büyük hatalar yapmıştır. Örneğin ABD’li askerler bir telefon ile askeri cunta lideri Kenan Evren’den talepte bulunup kolaylıkla isteklerini yerine getirebiliyorlardı. Nihayetinde Yunanistan’ın yeniden NATO’ya alınması konusunda ülkemiz yararına hiçbir talepte bulunmadan onay vermiştik. Fakat aynı Yunanistan bu olaydan birkaç yıl sonra Türkiye’nin Avrupa Birliğine girmesini veto edebilmişti.   

Fakat bundan daha kötüsünü ise cuntacı Kenan Evren’in genelkurmay başkanı olarak atadığı bir general ve onu destekleyen askerler yapmıştı. 1926 Ankara Anlaşmasına göre İngilizlere bıraktığımız Musul Kerkük’ü kurtarma fırsatını yakalamıştık. 

Birinci Körfez Savaşı esnasında Irak’ın Kuveyt’i işgal etmesi ile başlayan süreçte Musul ve Kerkük’ün kurtarılması fırsatı Birleşmiş Milletler kararları ile mümkün hale gelmişti. Fakat CHP öncülüğündeki bazı partiler ve silahlı kuvvetlerinin başındaki generaller savaş yolu ile vatan topraklarının kurtarılmasını istemiyorlardı. 

Cumhurbaşkanı Özal, 17 Ocak 1991 tarihinde başlayan “Çöl Fırtınası Harekatı’na” katılmak ve Misak-ı Milli sınırları içerisinde yer alan topraklarımızı kurtarmak istiyordu. Fakat Genelkurmay Başkanı istifa etmiş yerine geçen komutanlar ise “ordumuz harbe hazır” değil gerekçesi ile savaştan kaçmışlardı.

Hâlbuki bugün dahi askeri talimatların en başında “emri altındaki birlikleri harbe hazır tutma” görevi yazmaktadır. Fakat her 8-10 yılda bir yapılan askeri darbeler ordumuzdaki disiplini bozmuş halkın seçtiği yöneticilere karşı bir başkaldırı meydana gelmişti.

Bu fırsat 1 Mart 2003 tarihinde bir kez daha kaçırılmıştı. CHP ve kendilerine destek veren asker-bürokrat-siyasetçiler, Irak’a asker gönderme tezkeresine karşı çıkmışlardı. Ak Parti Genel Başkanı Erdoğan’ın bütün çabaları boşa çıkmış 264’e karşı 250 oyla elde edilen çoğunluğa rağmen 267 sayısına ulaşılamadığı için tezkere reddedilmişti.

Asker belki 50 yıl beslenir fakat sadece bir gün lazım olur. İşte o gün gelmiş fakat milli ve manevi değerlerden yoksun olarak yetiştirilen komutanlar yüzünden iki defa ayağımıza kadar gelen fırsatı kaçırmıştık. O halde yaşadığımız bu acı olaylardan ders çıkarmalı ve askerlerimizin sivil yöneticilere itaat etmesinin ne derece önemli olduğunu herkesin bilmesi gerekiyor, vesselam… 

Yorumlar

(11)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

samimi

25 Aralık 2021 11:30

Musul ve Kerkük konusunda yapılan her bir tezkere girişimi sonuçsuz kaldı diyorsunuz...evet hatırlıyorum " asker harbe hazır değil" laflarını...o zaman Özal'ı halka" Musul ve Kerkük için tezkere girişimi " diye tanıtmadılar... tıpkı bugün Suriye ye giren askerimize CHP nin bakışı "ABD'nin çıkarlarını korumak için " olduğu gibi ...o günlerde de halka abd çıkarı için savaşacak diyorlardı...istemiyorlardı ... tıpkı afrinde ne işimiz var dedikleri gibi...mavi vatanda " bir kova doğalgaz çıkmayan yerde ne işimiz var" dedikleri gibi... Kılıçdaroğlu komedi gibi" bir kova petrol, doğalgaz çıkmayan yer " diyordu bu kadar önemli bir mevzuyu sulandırıyordu...bu dönemde olanların aynısı o dönemde de olmuş belliki...bu bir hazırlık ve yoğrulma sürecidir...körfez Savaşı'nda çıkmayan tezkereye hiç üzülmeye gerek yok çünkü ordunun içindeki hainler ( fetö) yine bizi ABD uşağı haline getirirdi... Musul da Kerkük de yine bize bırakmazlardı...Allah fırsatları kullarının önüne daima periyodik olarak dönem dönem getirir...belliki bu iş içinizdeki hainler tamamen temizlendikten sonra gerçekleşecek...ordumuz tam hazır...ekonomi tam hazır olsun...hepsinin vakti geldiğinde kimse önünde duramaz... doğum vakti gelen bebek gibi... Allah'ın takdiri böyle bir şeydir...

Hiç bir şey

24 Aralık 2021 13:26

Herşeye yazan kardeş,fesci değil fesli diyorlar.Neden diyorlar peki? Ortaya koyduğu kanıtlı ve delilli bilgilerden bir tanesini dahi karşıt delil ve belge ile çürütemediklerinden, fesli deli diye küçümsüyorlar.  

Vehbi

23 Aralık 2021 00:54

Afaşım misak'ı milli ye ihanet edenlerin ip ucunu rahmetli Raif Karadağ, Petrol Fırtınası adlı eserinde parmak bastığı için otel odasında şehitlerden olma onuruna erişmiş biliyoruz.

Şeref

22 Aralık 2021 23:06

Sen Kerkük ve Musul'u alırsan Rusya' da senden Kars ve Ardahan'a alır...

Asker Savaştan Kacmaz

22 Aralık 2021 15:44

Eğer bir asker savaştan kaçar ise bozgunculuk yapmaması için kurşuna dizilir. Bu çok önemli kural Sabetaycı generaller yüzünden bozulmuştur. Ordumuzun bu hale getiren darbe yaptıran ABD ve uşaklarının asla affetmemeliyiz.

Maskeli Balo

22 Aralık 2021 10:43

Vehbi bey, Tarihinin cahili olan yegane millet Türk milletidir. Gerçek tarih resmi tarih ile gizleniyor. En önemli dezavantaj da okumayan millete dönüştürülmemiz.

Okur

22 Aralık 2021 09:40

100 sene önce giden geri gelir mi? Antlaşmada '100 yıl sonra bölge Türkiye'ye ait olacak' diye bir madde de yok.

Adanalı

22 Aralık 2021 09:40

Değerli tarihçi mustafa armağan..değerli ekonomist Nebati..değerli hekim Sefa saygılı.. değerli hocamız Latif Erdoğan..ve siz.. bu değerli insanların bir ortak noktası var. Bilin bakalım...

cavit

22 Aralık 2021 09:29

anlatıkların tamamen yalan çünkü sen emekli asker değil tskdan fetoculuktan atılmış birisin .

iyildiz

22 Aralık 2021 09:26

ABD, Musul ve Kerkük'ü size yedirecekti öyle mi a benim saftiriğim... Dimyat'a pirince giderken...

Vehbi Kara Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle