--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Lozan hezimetinin ispatı Montrö Sözleşmesidir

Vehbi Kara
Vehbi Kara
20

Lozan Barış Anlaşmasının Türkiyealeyhineolarak çok sayıda madde içerdiğini Montrö Boğazlar Sözleşmesi sayesinde kolay bir biçimde anlayabiliyoruz. Zira 500 yıl boyunca İstanbul ve Çanakkale Boğazlarında elde ettiğimiz egemenlik hakları; Lozan’da tamamen terk edilmiştir. 

Aslında Sevr Anlaşmasının neredeyse birebir kopyası olan Lozan Boğazlar Sözleşmesini imzalayan Türk heyetinin, ülkemiz aleyhine olan bu maddeleri nasıl imzaladığı ne yazık ki hâlâ ciddi olarak tartışılmamaktadır. Montrö Sözleşmesi ile Boğazlardaki egemenlik haklarımızın elde edildiği doğrudur, lakin bu durum aynı zamanda Lozan’ın ne derece aleyhimize hükümler içerdiğini de ispatlamaktadır. Bu durumu anlamak için zeki olmaya da gerek yoktur.

Lozan’da kabul edilen Boğazlar Sözleşmesi’ne göre; Yeni Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları birçok noktada kısıtlanıyordu. Öncelikle Boğazlar askerden arındırılıyordu. Yani Boğazlar bölgesine Türk askeri yerleştirilemiyor, buralarda tahkimat yapılamıyor, savunma tedbirleri alınamıyordu. Hem Çanakkale Boğazı hem Karadeniz Boğazı silahsız, askersiz, savunmasız bırakılıyordu. Bu bölgede, hiçbir istihkâm, hiçbir topçu tesisi, hiçbir deniz üssü olmayacaktı. 

Lozan’a göre yabancı askerler, Boğazlar bölgesinden çıkarılmıştı fakat bölgeye Türk askeri de sokulamıyordu. Kendi askerimiz kendi toprağımıza giremiyordu. Bu durum Boğazlarımızda devam eden 500 yıllık hâkimiyetimizin sonu anlamına geliyordu. Çünkü Osmanlı Devleti zamanında siyasi olarak önemli bir üstünlük sağlanıyor; geçiş yapan gemilerden oldukça önemli bir miktarda gümrük vergisi, rüsum ve harç gibi ücretler alınıyordu. 

Lozan’da Türkiye ekonomisini olumsuz yönde etkileyen gümrük tarifeleri ve ayrıcalıkların 5 yıl süre ile uygulanmasına devam edilmesine 1929’da son verilmişti. İşte Lord Gürzon, İngiltere’nin 1807 ve 1915’te Boğazlardan geçişte yaşadıkları zorluklardan dolayı Türkiye’ye bir bedel ödetmeye kararlı olduğunu gösteriyordu. Lozan’daki bu kısıtlamalar İngiltere’nin ödediği bedelden çıkarılan tarihi derslere göre düzenlenmişti.

Fakat Lozan’da Boğazlar konusundaki asıl felaket; bütün gemilerin hatta savaş gemilerinin dahi serbestçe geçişine izin verilmesiydi. Boğazlarımız adeta “yolgeçen hanına” dönmüştü. Dokuz devlet temsilcisinden oluşan bir Boğazlar Komisyonu kurulmuştu. Gerçi bir jest olarak komisyonun başkanı Türk idi lakin dokuz üyeli komisyonda sadece bir oya sahipti.

İşte bu şartlar altında Lozan imzalanmış Türkiye’nin Boğazlarına Batılı devletler tarafından pranga vurulmuştu. Bu durumdan rahatsız olan başta Sovyetler Birliği olarak Karadeniz’de kıyısı bulunan devletler de vardı. Hiçbir izne tabi olmadan Boğazdan geçen savaş gemileri, 2. Dünya Savaşının yaklaşmakta olduğunu hisseden bu devletleri, endişe içinde bırakmıştı. Sovyetler Birliği, Boğazlar konusunda kendisini güvende olmak istiyordu. Bu nedenle Montrö Sözleşmesine taraftar olmuştur. Kısaca söylemek gerekirse Montrö ilk olarak Sovyetleri ikinci olarak da Türkiye’yi rahatlatmıştır. 

ABD, Rusya’yı sıkıştırmak için Türkiye’yi bu konuda yoklamaktadır. Son olarak Rusya-Ukrayna savaşında da savaş gemilerinin geçişi gündeme gelmiş fakat Cumhurbaşkanı Erdoğan bu tuzağı çok iyi görmüş bu savaş esnasında dahi denge politikasını gözetmeye çalışarak hiçbir taviz vermemiştir.

Bu yazıdan Montrö’nün Lozan’da yaşadığımız hezimetten tamamen kurtulduğumuz sonucu çıkarılmamalıdır. Zira Montrö Sözleşmesi Boğazlardaki egemenlik haklarımızı hâlâ kısıtlamaktadır. 28. Madde’ye göre Boğaz geçişlerinden ücret alınmama kuralı sınırsız olarak belirlenmiş ve devam etmektedir.

Türk Boğazlarında can, mal, çevre ve seyir emniyetini sağlamak amacıyla hazırlanan Boğazlar Tüzüğü, Montrö Sözleşmesine uygun olarak Rusya’nın karşı çıkmasına rağmen 1994 Temmuz ayında yürürlüğe girmiştir. Böylece gemilerin Türk Boğazlarından geçişlerinde seyir güvenliği kaptan sorumluluğundan büyük ölçüde alınarak emniyetli bir şekilde geçiş sağlanmıştır. 

Yapılan bu çalışmalar egemenlik haklarımızı pekiştirmiş olsa da yeterli değildir. Kanal İstanbul gibi projeler ile İstanbul Boğazından geçiş tamamen kontrol altına alınabilir ve geçişler ücrete tabi tutulabilir. Çünkü yapay suyollarından ücret alınması gayet tabii bir hak olup dünyanın birçok bölgesinde uygulanmaktadır. 

Yaşanan gelişmelerden dolayı almamız gereken derslerden bir tanesi de şudur: 28 Şubat özlemi içinde hareket eden 104 emekli amiral Montrö ve Kanal İstanbul ile ilgili olarak hükümete ayar vermeye kalkışmışlardır. Maksatlarının aksi ile karşılaşmışlardır. Zira adalet sistemimiz cunta oluşumu içinde olan askerlere fırsat vermemektedir. 

104 emekli amiralin toplu olarak bir araya gelip muhtıra şeklinde beyanat vermeleri dönemi kapanmıştır. Eğer siyasi konularda çok meraklı iseler bazı emekli generaller gibi televizyonlara çıkıp beyanat verebilirler. Kimse ağızlarını bağlamamaktadır, vesselam…

 

Yorumlar

(20)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

süleyman şah

5 Mart 2022 01:08

size katılmıyorum,çünkü gücün kadar konuşursun,lozan'da güç bela yeni bir devlet kurmuşssun,hiçbir şeyi yok demiyorum ama bitik devletten yeni bir devlet çıkarmışsın,silahın yok,yabancılara muhtaçsın,gücün yok sen kalkmış boş konuşuyorsun,bugün güçlüsün öyle mi? öyleyse git gücünü kullan,tüm dünyaya deki : ben montröyü kaldırıyorum,boğazların tek hakimi benim,istediğim zaman açarım kapatırım,bugün bunu diyebiliyor muyuz? hayır...çünkü rusya abd avrupa...vb tüm dünya üstümüze çöker...varsa bi babayiğit söylesin bakalım...boş konuşup insanların asabını da bozma...kaybol...

Ingiliz muhipler cemiyetinin kalıntıları..

4 Mart 2022 23:29

Devrialem devam ediyor....bu kalıntıların devamı ni tüm uyarılarımıza rağmen inanmayanlar 15 temmuzda gördüler ...

Cahil adamsin

4 Mart 2022 22:34

Serv Lozan maddelerini oku

Maskeli Balo

4 Mart 2022 21:11

Lozan'ın hezimet olduğunun delilleri bir değil bir çok, tabii bunlar tarih kitaplarında yazmaz. 

Adam

4 Mart 2022 14:31

Lozan Sevr'in biraz açık renklisi 

Okur

4 Mart 2022 12:34

Adil rumuzlu kişi, eğer Osmanlı'nın kabul ettiği Sevr e bakarsan lozanin ne büyük başarı olduğunu görürsün.

Zeliha okur

4 Mart 2022 12:28

Yorumcunun biri yazmışda yazmış uzun uzun yok Osmanlı şöyle galip gelmişse üstünmüşler falan filan yahu Osmanlı batmış bitmiş Son 250 senesinde gerilemiş hep toprak kaybetmiş Sarıkamış’ta 90 bin Mehmetçiğimiz savasamadan soğuktan donarak şehit olmuş Hicaz’da Yemen’de savaşa giden geri gelmemiş türkü yakmışız Balkanlar’da kursun atamadan çekilmişiz canakkalaede komutanımız silahımız teçhizatımız Almanlar olmuş gelmişsin burda hikaye masal anlatıyorsun git oksijen al iyi beslen hadi hadi .....

Cevat

4 Mart 2022 12:23

İşgalci ABD donanmasının dünya üzerinde giremediği tek deniz Karadenizdir o da Atatürk’ün sayesinde yaptığı Montrö dayesindedir gerisi hikaye traş

Lozan hezimeti

4 Mart 2022 12:04

Kaleminize sağlık Vehbi Bey. Sizi saklanan , yazılamayan , gizli tarih bilginizden dolayı hayranlıkla takip ediyorum. Bu yazınızda da belirttiğiniz gibi ;Mondros Ateşkes anlaşması esnasındaki sınırların esas alındığı ve bu sınırlar içinde kalan vatanın bölünmez olduğunu kabul eden Misak-ı Milli, Osmanlı Devletinin Meclis-i Mebusan’ında aldığı son karardır. Lakin bu konuyu bu kadar kısa geçip , ayrıntılarından bahsetmemek bu milletinin , aziz milletinin , necip milletinin , millet milletinin bilgi edinme hakkını yemek gibi olur.Bu nedenle ben de sizinle kimsenin bilmediği gizli tarihten bazı vesikalar aktaracağım.Bilindiği gibi Osmanlı 1.cihan harbinden galip çıkmış ve İngilizlerle mondros anlşaşmasını imzalamıştır.Bu anlaşmanın gizli maddelerine göre; ( Gizli ama ben biliyorum.Hep siz mi bileceksiniz canım gizli tarihi?) 1-İngilizler 16 Mart 1919 da donanmasıyla birlikte İstanbul'a gelecek ve teslim olacak. Zaten öyle de oldu. Ama bu olay resmi tarihte sanki ingilizler Istanbulu işgal etmiş gibi anlatılır. Oysa teslim olmaya gelmişlerdir. 2-Yunanlar 15 Mayıs 1919 da İzmir' e çıkarma yaparak teslim olacaklar. Bunlar aynen uygulandı.Sıkıysa uygulamasınlardı.Neden ? Çünkü Osmanlı galipti bunları yedi cephede perişan etmişti.Teknolojik üstünlüğünü çok iyi kullanmış , denizde karada , havada bu İngilizleri büyük bir bozguna uğratmıştı.Neyse uzatmayalım.Bunlar İstanbula gelip teslim olduktan sonra , İngiliz Muhipleri Cemiyeti nin kurucuları Kuvayı milliyeciler, bu işe çok bozuldular.Bunların başı M.Kemal İngilizlerle gizlice görüşerek bu anlaşmayı tanımayın , ben size sultan vahdettinle bir randevu ayarlarım dedi.Siz şimdi Sevr anlaşmasını hazırlayın ve saraya sunun dedi.İngilizler sevr anlaşmasını hazırladılar.Osmanlıya hitaben ; Abi biz ettik sen etme , taaa ingiltereden istanbula koskoca donanmayla ve orduyla gelip teslim olduk.Artık sal bizi de gidelim diye yalvardılar. Sevr anlaşmasını herkesin bildiği gibi hem gizli tarihte , saklı tarihte , ve sadece sizin ve benim bildiğim tarihte hem de aleni tarihte Osmanlı yı temsilen eski Maarif Nazırı (milli eğitim bakanı) Bağdatlı Mehmed Hadi Paşa, eski Şura-yı Devlet (Danıştay) reisi Rıza Tevfik Bey ve Bern Sefiri Reşat Halis Bey imzaladılar. Bu anlaşmaya göre İngilizler dize getirilmiş , Osmanlı toprakları Kuzeyde Grönland dahil olmak üzere İngiltereyi de kapsayacak şekilde ve güneyde Papua Yeni Gineye kadar uzatılmış , Ege , Akdeniz , Atlas okyanusu , pasifikte ne kadar ada varsa Osmanlıya kalmıştı. Kuvayı Milliye Sevr anlaşmasını işte bu yüzden tanımadığını bildirip derhal Lozan da bir konferans toplamış. Ve bu vatan hainleri Osmanlıya darbe yaparak bütün toprakları İngiliz ve Yunanlılara teslim etmişlerdir. Bir hezimet vesikası olan Lozanı resmi tarihte bir zafer gibi yutturmaya çalışan ve keşke yunan galip gelseydi diyecek kadar alçalan bu Cehape zihniyetinin yüzüne bu gizli tarih belgelerini her yıl Lozanın yıl dönümünde bir tokat gibi çarpan siz kıymetli hocama saygılar sunuyorum. Not: Vehbi hocam yazınızda bir bölüm beni çok üzdü. Oda şu; Sevr neredeyse Lozanin kopyası. Umarım bunu sehven yazdınız. Zira Sevr anlaşması yukarda da bahsettiğim gibi Osmanlı nin ingilizlere karşı bir zaferi, işgal güçlerine diz çöktüren , onların korkudan titreyerek imzalamak zorunda kaldıkları bir belgedir. Lozan ise CHP nin memleketi işgal güçlerine teslim ettiği bir hezimettir. Sevr e bu haksızlığı yapmak biraz ayıp olmuyor mu ?

bakii

4 Mart 2022 11:32

Ulkemi ve kanunlarini bukadar begenmiyorsaniz neden afganistanda talibanla yasamiyorsunuz?

Vehbi Kara Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle