--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Kayıtdışı Ekonomi Ülkelerin İliğini Kurutur

Vehbi Kara
Vehbi Kara
10

Sedat Peker isimli mafya liderinin ABD’nin beslediği FETÖ örgütü tarafından öne sürülmesi çok önemli bir konunun yeniden gündeme gelmesini sağlamıştır. Bu konu ise yasadışı olan ve ülkelerin iliğini kemiren kayıt dışı ekonomi adı verilen bir gerçektir.

Devletimiz hazır Sedat Peker videoları ortaya çıkmış iken bu konuda çalışmalar yapmalı ve ülkemize ekonomik ve sosyal yönden büyük zarar veren kayıt dışılığı önlemek zorundadır.

Bu konuda önemli bir çalışmamdan da bahsetmek istiyorum. KDY Yayınlarında çıkan “Kayıtdışı Ekonomi ve Çözümler” kitabım, bir çok problemin çözülmesi için çok önemli düşünceleri ortaya koymaktadır. Umulur ki devlet yöneticileri bu doktora çalışmamın bir uzantısı olan eseri okuyarak istifade ederler…

Kayıtdışı Ekonomiyi anlamak ve açtığı sorunları gidermek için şu hususların bilinmesi gereklidir:

Kayıtdışı ekonomik faaliyetler iki ana bölümde ele alınabilmektedir. Bunlar “Kayıtdışı Ekonomi” ve “Yeraltı Ekonomisi” olarak adlandırılmıştır. Kayıtdışı ekonomi; yasa ve yönetmeliklere aykırı olarak gerçekleştirilen belgeye bağlanmamış, kanuni defterlere işlenmemiş işlemlere verilen isimdir.

Faturasız satışlar, sigortasız işçi çalıştırılması, gecekondu yapımı, işportacılık gibi. Bununla birlikte yeraltı ekonomisi ise kamu düzenini korumak için getirilen yasa ve yönetmeliklere aykırı olarak gerçekleştirilen, belgeye bağlanması adetten olmayan hem kayıtdışı hem de yasadışı ekonomik faaliyetlerdir.

Kaçakçılık, uyuşturucu ticareti, dolandırıcılık, yolsuzluk, yasadışı kumar gibi işlerdir. Her ikisinin ortak özellikleri; belgeye bağlanmamış olması, nizamsız/kuralsız çalışması, vergilendirilmemiş ve ölçülemeyen bir yapıda olmasıdır.

Kalkınmış ülkeler ile geri kalmış ülkeler arasındaki en önemli farklardan bir tanesi ekonominin kayıt altına alınmış olmasıdır. Karapara aklama yollarının kapatılması için yapılması gereken en önemli işlerin başında devletin kadastro çalışmalarını düzenli bir şekilde yapabilmesi gelmektedir. Dünya üzerinde yapılan araştırmalarda, mülkiyet sistemi ve kadastro gibi devletin ana işlevlerinin yeterince yapılmaması, “kayıtdışı ekonomi” adı verilen ve ülkelerin iliğini kurutan illegal örgütlenmeleri meydana çıkarmaktadır.

Kayıtdışı ekonomi öylesine güçlü bir şekilde etkisini göstermektedir ki; ekonominin kayıt altına alınmasını isteyen vatandaşlar dahi bunu kendi başlarına sağlamakta büyük güçlükler çekmektedirler.

Dünyanın birçok fakir ve gelişmekte olan ülkesinde yapılan araştırmalar yasal kalmanın yasal olmak kadar zor olduğunu göstermektedir. Şehirlere gitmiş olan göçmenler yasal sistemden feragat etmek zorunda kalmaktadır. Zira yasalar vatandaşların haklarını o derece kısıtlamakta ve ellerinden almaktadır ki göçmenler bu yasaları ihlal etmek zorunda kalmaktadır.

Venezüella’da yapılan bir araştırmada, çalışanların üçte ikisi yasal olarak tesis edilmiş işyerlerinde istihdam edilmekteydi. Fakat şehirlere göçlerin başlaması ile birlikte bu durum günümüzde % 50’nin altına düşmüştür.

Şehre yeni gelenler sistemi bir defa terk ettikleri vakit “yasadışı” duruma düşmekte adeta bu onlar için geri dönülmez bir son olmaktadır. Bu insanlar varlıklarını mobilize etmek ve korumak için tek yol olarak gördükleri gayrı resmi bağlantıları kullanmak zorunda kalmaktadırlar. Bu düzenlemeler, resmi hukuki sistemden seçici bir biçimde ödünç alınmış kurallardır. Bazen köylerindeki veya o bölgeye özgü gelenek ve törelerin birleşiminden de meydana gelebilmektedir.

Bu yasadışı sosyal mukaveleler, hayat boyu olmakla birlikte zaten sermaye yetersizliği çeken ülkelerde büyük bir sektör meydana getirmiştir. İşte bu kayıtdışı sektör, fakir insanların yaşam alanlarını oluşturmaktadır.

Göçmen insanların karakteristik özellikleri arasında tembelliğe kaçma eğilimi çok azdır. Dünyada fakir olarak görülen veya eski doğu bloku ülkelerinde yaşayan ve kentlere göç etmiş insanlar arı gibi çalışmaktadırlar. Giyim eşyasından başlatıp taklit saat ve cep telefonlara varıncaya kadar her şeyi üreten kulübe fabrikalar bu ülkelerde çoğalmıştır.

Eski komünist Avrupa ülkelerinin büyük çoğunluğunun AB’ye girmesi ile birlikte bu ülkelerdeki kayıtdışı sektörler azalmaya başlamış olmakla birlikte tamamen sonlandırılamamıştır. Gelişmekte olan ülkelerde ise taklit ürün ve kayıtdışı işler halen güçlü bir biçimde varlıklarını sürdürmeye devam etmektedirler.

Öyle ki kayıtdışı sektörde makine, otomobil hatta otobüs imal eden işyerleri dahi bulunmaktadır. Şehirlerin yeni sakinleri olan fakir insanlar, kaçak elektrik ve su kullanarak faaliyet gösteren bütün sanayici insanlarla komşuluk ilişkileri kurarak güçlerini korumaya devam etmeye çalışmaktadırlar. Yapılan araştırmalarda ilginç sonuçları nedeniyle kayıtdışılığı vurgulamak üzere dolgu yapan diplomasız diş hekimleri örnek gösterilmektedir.

Kayıtdışılık sadece “yoksulun yoksula hizmet vermesi” değildir. Çoğunluğunu kente göç etmiş göçmenlerin meydana getirdiği yeni müteşebbisler yasal ekonominin boşluklarını doldurmada geri kalmamaktadırlar. Örneğin toplu taşımanın büyük bir kısmı ruhsatsız halk otobüsleri ve plakasız taksilerle yapılmaktadır. Caddelerde gezinen el arabalarından tutun çeşitli binalarda satış yapan işportacılara kadar birçok girişimci halkın gıda ihtiyacının büyük bir bölümünü temin etmektedirler.

Meksika Ticaret Odası yapmış olduğu bir araştırmada Mexico City’de 44 merkezde toplam 443 bin işportacı bulunduğunu tespit etmiştir.  Buradaki minik tezgâhların ortalama uzunluğu 1,5 metre olup peş peşe dizildiklerinde 210 km’den daha uzun bir sıra teşkil ettiği hesaplanmıştır. Binlerce hatta milyonlarca insan gerek sokaklarda gerek evlerinde gerekse şehrin kayıtsız dükkân, ofis ve fabrikalarında yasadışı olarak çalışmaktadırlar. Meksika Ulusal İstatistik Enstitüsü ülkenin bütününde faaliyet gösteren gayrı resmi “mikro işletmeler” sayısını 2.65 milyon olarak hesaplamıştır.

Bu araştırmalarda ortaya konulan bilgiler gelişmiş Batı ülkelerinin gayet iyi bildikleri gerçeklerdir. Evlerle dolmuş şehir çevrelerini, sokakları dolduran işportacı ordularını, garaj kapısı gerisindeki imalathaneleri ve kirli sokaklarda gidip gelen hurdaya çıkmış halk otobüslerini görmek için çok fazla bir çabaya gerek yoktur. Batıda yasadışı dünya, karaborsa denilince; polisi ve misyonerleri ilgilendiren kötü karakterlerin, gangsterlerin dolaştığı sıra dışı yerler akla gelmektedir. Fakat bu kayıt dışılığın kol gezdiği bu ülkelerde zor ve marjinal olan; yasallıktır. Yasadışılık uzun bir zamandan beri bir norm haline gelmiş ve gelişmiştir.

Yoksul insanların elinde bulunan gayrimenkullerin ve kontrol ettikleri üretimin miktarı oldukça büyük noktalara yükselmiştir. Bu devasa büyüklükteki ekonomiyi düzenli ve tutarlı bir yasal çerçeve içinde entegre ederek anarşi içindeki yaşam önlenmiş olacaktır.

Bunun mümkün olabilmesi için Batılı ülkelerin büyük ölçüde başarılı oldukları mali dönüşüm ve mülkiyet sisteminin hukuki altyapısını hazırlamak en önemli unsur haline gelmiştir. Eğer bu işlem gerektiği gibi yapılamaz, gelir vergisi kanunları halen olduğu gibi kalır ve çok az beyanname veren dolaysız vergi mükellefi olursa; ne kalıcı bir büyüme gerçekleşebilir ne de mali istikrar sürdürülebilir olacaktır.

Yapılması gereken işlerin oldukça basit olduğunu iddia eden iktisatçılar da vardır. Bu iktisatçılar, 16 Yaş üstü tüm vatandaşlara beyanname verme yani maliye ile kişisel temas kurma mecburiyeti getirmeyi çözüm olarak sunmaktadırlar. Bu sayede belirli bir tarihte kabul edilecek bir eşiğin üzerinde geliri olanlardan yani mali gücü olanlardan tek ya da iki oranlı bir tarife ile vergi almak, tüm boşlukları kapatmanın gerekli olduğu savunulmaktadır.

Hatta kayıtdışını adeta sıfırlamanın, mali gücü olmayanlara da negatif gelir vergisi uygulamanın yani para vermek ama mutlaka ve mutlaka tüm vatandaşları beyannameli mükellef yapmanın gerekli olduğu ifade edilmektedir.

Bütün dünya üzerinde yapılacak kayıtdışılığı önleme çalışmaları ve benzeri uygulamalarsistemli bir şekilde geliştiğinde Malikiyet ve Serbestiyet Devrinin genel özellikleri ortaya çıkacaktır. Bu devrin en belirgin özelliği kayıtdışılığın en aza indirilmesi, mülkiyet sistemi ve çalışma alanlarının yasal çerçevesinin ortaya konulmuş olmasıdır, vesselam…

Yorumlar

(10)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Kahya

22 Haziran 2021 01:32

Kayıt dışı ekonominin sorumlusu kim. Halelerdeki ahlaksız lik ihya edermi. Muhterem zengin niye daha çok zengin fakir niye çok fakir hiç düşündünmü. Fakir zengin olmak için hangi hırsızlık yöntemini takip etmeli??

25 kuruşluk laylon poschetler belediyeleri kaybettirdi, unuttunuz mu?

21 Haziran 2021 23:44

Ülkedeki tüm kayıt dışıyı kayıt altına almaya kalkın högümad düşer; tıpkı uberin serbest bırakılması halinde taksici isyanının başlayarak dalga dalga toplumun her yannına yayılacak olması gibi! O nedenle iktidarlar sinir uçlarına basmadan, mayınları patlatmadan yol almaya devam etmeyi tercih ederler; akıllıdırlar

Nakarar

21 Haziran 2021 21:28

Kayıt dışı ekonomi kayıt altına alınsa kayıt altındakiler de inim inim inlemez. 

Oğuz Han

21 Haziran 2021 17:05

Sedat Peker'i Fetö nün öne sürdüğüne yemin edermisin?

Son fikrin mi adlı arkadaşa

21 Haziran 2021 15:34

Siz de çok safsınız be kardeş.

Sedat Peker de mi Fetöcü çıktı. Hay Allah

21 Haziran 2021 13:11

Türk insanı 6 gruba ayrılır. Fetöcüler, eski fetöcü olup dönenler, eskimez fetöcüler, dönmeyen kripto fetöcüler, amelde fetöcüler, itikatta fetöcüler, potansiyel fetöcüler. Bu bağlamda ülkemizde herkes Fetöcü olabilir. 

Ömer

21 Haziran 2021 12:13

Kendimi bildim bileli kayıtdışı ile mücadele , enflasyon , dolar , mark( şimdi yuro ) , hep söylenen ama bir türlü çare bulunamayan meseleler . Evet kayıtdışı peki zengin vergi veriyor mu ? Çoğu hayır. Şu akaryakıt mesela ya o kadar basit ki zam yapma ( zaten çoğu vergi) kaçakçılık kendiliğinden biter ve daha fazla vergi alınır . Bir de şu gereksiz ithalatlar durdurulmalı . Yerli ürünler desteklenmeli . Çin istilasından kurtulmalıyız .

OSMANLI KARTALI

21 Haziran 2021 10:58

 soyu soy suz soytarı .. sedat pekere kaçmadan evvel yakalanabilirdi ama basiretsiz yöneticileriöiz olay dallanıp budaklandıktan sonra operasyon yapmaları beceriksizliklerinin tezahürüdür sankide sedat pekere kaçınız haber veriyoruz der gibi basiretsizlik seziyorum arada bir baikanımızıb pkk ya bir gece absızıb denesigibi basiretsizliktir bu hataları yapanlar kendilerine bir özeleştiri yapmalı

ceycey

21 Haziran 2021 09:28

adam seyyar arabasında vergi vermiyor kira vermiyor elektrik yok su yok. ESNAF'A ise her seferinde vergi üstüne vergi biniyor kazansada kazanmasada dükkanı kapalı olsada esnaftan vergi alınıyor. Bu da tabi kayıt dışılığı ortaya çıkarır. benzin fiyatları her gün zamlanıyor bu da tabi kaçakçılığı ortaya çıkartır.

Son fikrinmi

21 Haziran 2021 09:23

Bir önceki yazın devletçiliğin ekonomiyi batırmadıydı. ...ekonominin içindeki belli alanlarda olmıyan devlet kayıt dışılığı önleyemez.cunku tekeller oluşur.durdrmaya kalksan, kuracaklari alt firmalarıyla yine piyasa hakimiyeti ve kayıt disiliğı artırır, bugünün en liberal ekonomilerinden ingilterede devletin ekonomideki yeri % 47 abd te tarımın %80 i devlet destekli kooperatiflerde... ülkemizde zaten % 20 ler düşmüş , kanın ışığın kurumuş....cilgin liberalizmin çılgın aldatılmış çocukları....boyle safsataların peşinde koşarsan 5 molto üniversiteli olmak uzere% 14 işsizlik ile böyle korkunç işsizlik ve yoksulluk kucağında kıvrım kıvrım kıvranırsın.

Vehbi Kara Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle