--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

İzzetimiz 28 Şubat’ta Ayaklar Altına Alındı

Vehbi Kara
Vehbi Kara
15

Cumhuriyet dönemi boyunca Türkler, tarihin hiçbir döneminde inançlarından dolayı bu kadar aşağılanmadılar. İzzeti nefsimiz ayaklar altına alındı. Sırf Müslüman olduğumuz için hayasızca muamelelere ve acılara maruz kaldık. Neler olmadı ki!

Bir kış günü şapkayı nereden bulup da takacağız diyen Anadolu halkı, idam sehpaları ile karşı karşıya kaldı. Fakat İskilipli Atıf Efendi gibi onurlu İslam alimleri çıktı, hamd olsun. Belki kısa dünya hayatını kaybetti; lakin zalimlere İslam izzetini ve onurunu şahane bir şekilde göstermiş oldu.

Savcı, İskilipli Âtıf Efendi için 3 yıl hapis cezası istemişti. Mahkeme, müdafaa için bir gün sonraya bırakıldı. Ancak İskilipli Âtıf, savunma haklarından tümüyle vazgeçtiğini belirtti. Ertesi gün, mahkeme reisi Kel Ali (Çetinkaya), savunma yapmaya gerek görmeyen İskilipli Âtıf’ı bu sefer idama mahkûm etti. 

Yazıklar olsun… Şapka yüzünden kadınları asan bir yönetim, savcının ceza talebini yeterli görmeyerek işte böyle zulüm yapabiliyordu. Böylesine acı olayları CHP’nin tek parti döneminde defalarca yaşamıştık.

Çok partili hayata geçtikten sonra hileli 1946 seçimi hariç halkımız bir daha CHP’yi iktidara getirmedi. Fakat Batı ülkeleri, ABD ve Siyonistlerin azmettirdiği darbeci generaller, defalarca milletin seçtiği iktidarları yönetimden indirip hatta başbakanları ve bakanları asıp başa geçtiler. Sonrasında aynı “Şapka Devrimi” esnasında yapılan zulüm benzeri Müslüman ahali cezalandırıldı. Fakat hapisler yetmedi bir de milletimizi derinden inciten acılar yaşatıldı.   

27 Mayıs 1960, 12 Mart 1971, 12 Eylül 1980, 28 Şubat 1997 ve 15 Temmuz 2016’da benzer aşağılanmalarla karşı karşıya kaldık. Türk Silahlı Kuvvetlerine sızmış Sabetaycı generallerin yapmış olduğu darbelerle iktidarı ele geçirdiği yetmiyormuş gibi hâkim ve savcıları da kendilerine zorla boyun eğdirerek adalet kavramını derinden sarsan iğrenç icraatlarda bulundular. 

Özellikle 15 Temmuz darbesinin bir hazırlığı olan 28 Şubat döneminde bütün kamu kurumlarının dindar insanlara karşı yürüttüğü muamele, unutulması mümkün olmayan travmalara yol açmıştır. Hapse atılmak, işkence görmek darbe dönemlerinin hazmı kolay olan kısmıdır. Fakat kabul edemeyeceğimiz ve asla unutulamayan husus ise Müslümanların izzet ve şerefini ayaklar altına alan tutum ve uygulamalardır.

Şu andaki genç neslin bunu anlaması zordur. Çünkü 28 Şubat darbesi üzerinden tam 25 yıl geçti. Orta yaşlı insanlar beni daha iyi anlayacaklardır. Zira o yıllarda öğrenci oldukları için işlenen rezaleti bütün çirkinliği ile beraber yaşayıp gördüler. Sırf başörtüsü taktığı için sınıftan atılan, polislerin tacizine uğrayıp dayak atılan fakat daha da kötüsü mahkemelerden ceza alan kadınlarımız oldu.

Bu aşağılanma ve tahkir Şapka Devrimi esnasında yapılan zulüm boyutlarını da aştı. Çünkü daha önce en fazla idam ediyorlardı. Fakat 28 Şubat döneminde devlet, yargı, siyasetçiler, medya, silahlı kuvvetler, sanayici ve iş adamları elbirliği içinde baş örtülü kadınlarımıza savaş açmış haber kanallarında her türlü iftirayı atarak iğrençlikte zirve yapmışlardı. Hatta canlı yayında başörtülü kadınlara küfreden aşağılık bir yazar hâlâ görevinin başında ahkam kesebilmektedir. Kısaca söylemek gerekirse “rezilliğin bini bir para” olmuştur.

Sırf eşi başörtülü olduğu için benim gibi binlerce asker ordudan atılmıştı. İşin tuhaf yanı Yüksek Askeri Şura kararı ile yargıya dahi başvurma hakkımız yoktu. Gerçi kararname yolu ile ordudan atılan asker arkadaşlarımız da vardı. Fakat darbeci generallerden sicil alan askeri idare mahkemeleri, vermiş olduğu kararlar ile zulme ortak olmuştu. Yargı kararı olmadan kararname ile atılan bütün askerleri suçlu bulmuşlardı. Nihayet 15 Temmuz 2016 darbesi esnasında FETO pisliği de dahil olmak üzere din düşmanlarının bütün foyaları ortaya çıkmış oldu. Deyim yerindeyse tam da suç üstünde yakalandılar. Askeri idare mahkemeleri de kapatılarak yargı, darbeci askerlerden temizlenmiş oldu.

Darbeciler zannetmişlerdi ki daha önce olduğu gibi tankların önüne kimse çıkamaz. Yine insanlara zulmedip “yetimin parasını zimmetine geçirip zıkkımlanırız” diye düşündüler. Fakat genci ve yaşlısı ile bu kahraman millet, hep birlikte ayağa kalktı. Darbeci generallere öyle bir ders verdi ki acısı hâlâ Washinton ve Pensilvanya’da duyulmaktadır. 

Bu darbecilerden Batı Çalışma Gurubu (BÇG) isimli yasa dışı bir kurucusu ve yöneticisi olan general ve amirallerden sadece birkaç tanesi hüküm giymiş diğerleri hâlâ paşa paşa gezmektedir. Üstelik bu hain darbecilerin mağdur ettiği binlerce insanın mağduriyeti devam etmektedir. 

Garip olan şudur ki hükümetimiz hâlâ darbecilere gereken cezaları vermediği gibi mağdur edilen binlerce vatandaşımıza haklarını vermemekte ısrar etmektedir. FETÖ örgütü tarafından haksız yere askerlikten atılıp hapse düşen askerlere tazminatları da dahil olmak üzere bütün hak kayıpları ödenmiş iken sıra dindar insanlara gelince Ak Parti hükümeti ilginç bir şekilde gasp ve cimrilik yapmaktadır.

Elbette bunun hesabını sorulacaktır. Bu dünya olmaz ise mahşer niçin vardır? Hiç olmaz ise 28 Şubat’ın 25. Yıl dönümünde bunları hatırlatıp yazmak kimseyi rahatsız etmesin, vesselam…

 

Yorumlar

(15)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Yok ya

15 Şubat 2022 01:54

Sende izzet ne gezer..

cavit

14 Şubat 2022 20:09

İzzet hee 

Okuyan adam

14 Şubat 2022 18:39

Vehbi bey, yazınızdaki başlıktaki İzzet kim? Bir kişinin mağduriyeti bu kadar mı önemli?

Abdullah tekin

14 Şubat 2022 18:11

Bacıma başörtülü f.hişe dir diyen her gün TV de hiçbiri değişmedi biz gafil iz

Maskeli Balo

14 Şubat 2022 17:47

Şalcı bacı ve şapka rumuzlu ile yazan sallamacı, hayal ürünü senin uydurmalarındır. 

Muhterem

14 Şubat 2022 14:51

Yahudiler Almanyada gördükleri zulmün envaicesidini filistinlilere uyguluyor .

Uğur

14 Şubat 2022 13:53

Veli Bey, Ak Parti iktidarda miktidarda değil. Zilletçi bürokrasi ve muhafaza-kâr zenginler iktidarda. Böyle fantezileri bırakalım. Görmüyor musunuz zincir marketçiler Erdoğan ve Ak Parti ile ve Erdoğancı sade ahali ile gülmekten katıla katıla dalga geçiyor. Zenginlere yani Zillet İttifakına taviz vermeye dayalı Erdoğan siyasi doktrini çöktü.  

Mustafa

14 Şubat 2022 13:23

Ecevit hükümeti nin zaafından faydalanıp krızden iki gün önce trılyon luk kredileri koç ve sabancı nasıl aldı. Devlet nasıl zarar ettirildi.  

anadolu kartalı

14 Şubat 2022 09:35

üstadım 28 şubat dönemlerinde sahada bu keferelerle mücadele ettik bu yüzden diyorum saadet denen  parti şimdi o dönemin siyasi ayağı chp ile beraber yürüyerek islam a ve müslümanlara alçaklığın en büyüğünü yaptı bu yüzden diyorum bu  sakallı temel ...dur diyorum şerefsiz diyorum ..

Şalcı Bacı ve şapkası

14 Şubat 2022 09:34

1- Türk tarihinde şalcı bacı yahut şalcı ana diye bir kadın şapka yüzünden asılmamıştır. Bu tamamen hayal ürünü ve gülünç bir uydurmadır. 2- Sn.Vehbi Kara da dahil olmak üzere 28 Şubat mağduru denilen ve şanlı TÜRK ordusundan irticai faaliyetler suçundan atılanların tamamı fettullahçı yapılanmanın TSK şubesidir ve atılmakla kalmayıp Türk milletine ihanetle yargılanmaları gerekirdi. Halen ortalıkta cirit atmaktalar... 3- İskilipli Atıf şapka yüzünden asılmamıştır. Mahkeme tutanakları ortadadır. İskilipli Atıf azgın bir kuvayı Milliye karşıtı ve sırf hilafet kalsın diye ingiliz mandası savunucusudur. Şapka yüzünden asılan bir tek kişi yoktur. Vehbi beye kalsa , ingiliz uşağı şeyh Said de milli kahramandır.:)))) 4- Bu ve benzeri uyduruk safsataları ,safsatanın kendisini belge diye gösterip bir de buna bilinmeyen tarih, saklı tarih gibi komik sıfatlarla kendi aralarında bunları birbirlerine anlatıp bir süre sonra kendi uydurduklarına kendilerinin de inandığı bir sefil ve gülünç durum ortaya çıkıyor ki , çok acıklıdır...Cehaletin pençesinde:))))

Vehbi Kara Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle