--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Her kapıyı Açan Söz ve Kâinatın Şifresi

Vehbi Kara
Vehbi Kara
9

Bırakın yeryüzünü kâinatın en ücra köşesine dahi gitseniz her kapıyı açacak sizi koruyacak bir parola ve şifre vardır. Bu söz ise “La ilahe İllallah’tır”. Bu sözün kıymetini anlatmak için denizler mürekkep ağaçlar kalem ve gezegenler sayfa olsa yetmez. 

Allah’a inanmanın ve ona ortak koşmamanın ifadesi olan bu söz ile ilgili olarak Peygamber Efendimiz (asm) şöyle buyurur:Benim ve diğer Peygamberlerin söylediği en faziletli kelam, 'La ilahe illallah' sözüdür.” (Muvatta, Hacc 246)

Yine bir başka hadislerde : “Ey Ebu Hureyre! Yapmış olduğun her amel kıyamet günü tartılacaktır. Yalnız şehadet kelimesi tartılmaz. Zira sıdk ve ihlas ile bu kelimeyi söyleyen kişinin mizanının bir kefesine bu, diğer kefesine de yer ve gökler bütün içindekilerle beraber konsa, şehadet kelimesi onlardan ağır gelir.”(Müslim, Mesâcid, 146)

Dinin direği olan ve günde 5 defa yerine getirilmesi farz olan “Namazın mânâsı, Cenâb-ı Hakkı tesbih ve tâzim ve şükürdür. Yâni, celâline karşı kavlen ve fiilen "Sübhânallah" deyip takdis etmek. Hem kemaline karşı, lâfzan ve amelen "Allahü Ekber" deyip tâzim etmek. Hem cemaline karşı, kalben ve lisanen ve bedenen "Elhamdülillâh" deyip şükretmektir. Demek tesbih ve tekbir ve hamd, namazın çekirdekleri hükmündedirler. Ondandır ki, namazın harekât ve ezkârında bu üç şey, her tarafında bulunuyorlar. Hem ondandır ki, namazdan sonra, namazın mânâsınıte'kid ve takviye için şu kelimât-ı mübareke, (La ilahe İllallah)otuzüç defa tekrar edilir. Namazın mânâsı, şu mücmel hülâsalarla te'kid edilir.” (Bediüzzaman, Sözler, 9.Söz)

Kelime-i tevhid’in ne kadar önemli olduğu Kuran ve hadislerden anlayabiliyoruz. Bu kelimeden anlaşılacak bir mana da şudur. Allah’a ortak koşmamak. En çok okunan surelerden biri olan “İhlas suresinde” Rabbimiz: “Kulhuvallahuehad, Allahüssamed, Lemyelidvelemyuled, velemyeküllehüküfüvenehad” buyurmaktadır. Bunun mealini söylemek için Arapça bilmeye gerek yoktur. “Allah’ın bir olduğu, doğurmadığı ve doğurulamayacağı, onun eşidi ve küfüvü bulunmadığını söyle” diyen Rabbimiz daha bir çok ayette  kendisine ortak (şirk) koşmanın affedilemez bir günah olduğunu söylemiştir.

Evet, şirk yani Allah’a ortak koşmak büyük günahların en büyüğüdür. Allah, insanların her türlü günahını bağışlayabilir fakat kendisine ortak koşanı affetmez. Bunu çeşitli ayetlerden öğrenebiliriz. Şirkin pek büyük bir günah ve zulüm olduğu (Lokman, 13), Kendisine şerik koşulmasını asla affetmeyeceği, bundan başka olan günahları dileyeceği kimseler için affedeceği (Nisa, 48) bildirilmektedir.

Şirk kelimesi, ortak koşmak (ortaklık) demek, “tevhid” kelimesinin “La ilahe İllallah’ın” zıddıdır. Şerik ise, ortak de­mektir. Çoğulu ”Şüreka” dır. Kur'an-ı Kerîm'de insanlar, tevhide, yani Allah'ın bir olduğuna davet edilmişler, O'na gerek zatında, gerek sıfat ve fiillerinde başkalarını şerik, yani ortak kılmaktan, yalnız Allah'a mahsus olan ibâdette başkalarını O'na ortak etmekten şid­detle menedilmişlerdir.

İnsan, Allah'ın yer­yüzündeki halifesi bir başka ifade ile vekilidir. Zira yeryüzündeki her şey onun em­rine ve hizmetine verilmiş, onun idaresine terkedilmiştir.(Bakara, 29-30) Öyle ise nasıl olur da, kâinatı idare etmek için yaratılan insan, kendisi gibi veya kendi hizmetinde olan şeylerin bazısını ilâh olarak kabul ederek Allah'ı bırakıp, ona ibâdet eder veya onları Allah'a şerik koşar?
Şirkin temeli, insanların Allah'a tam manasıyla inanmamaları, O'nun emir ve yasaklarına gerektiği gibi uymamaları ve ondan sonra yukarıda arzedilen süfli bir duruma düşmelerine dayanır. Bu husus birçok âyette dile getirilmiştir (A'raf, 7/80, 81, 85, 86; Yusuf, 12/23, 25, 28, 29, 30, 31, 35; Hicr, 15/3 vb).

Şirk'in zıddı tevhiddir. O da, Allah'ın varlığını ve birliğini kabul etmekle beraber, O'nun tasarruflarında tek kudret sahibi olduğunu, hüküm ve irâdesinin her şeyin üstünde bulunduğunu kabul etmektir. İslâm dininde tevhid esastır. Şirk bunun tam zıddıdır. Tevhid'in ana gayesi ve esas hedefi olan Allah'ın birliği hususundaki inancı zedelemek, O'na ortak kabul etmek, büyük şirk kabul edilmiştir.

Yüce Allah Kur'an'da: "Muhakkak ki şirk, büyük bir zulümdür." (Lokman, 31/13)diye buyurarak, şirki bir zulüm olarak tanıtmıştır. Yüce Allah'ın şirke bakışını ve şirkin Kur'an'daki tanımını sergileyen diğer bazı âyetlerin meâli şöyledir:"Allah, kendisine ortak koşulmasını elbette bağışlamaz. O'ndan başka günahları dilediği kimse için bağışlar. Kim Allah'a ortak koşarsa, büsbütün sapıtmıştır." (Nisa, 4/116)

Allah'ın Rasûlü Hz. Muhammed (asm) de, şirki helâk edici büyük günahların başında saymıştır: Bu hususu belirten bir hadiste şöyle buyurmuştur:"Helak edici yedi şeyden sakının:
1. Allah'a şirk (ortak) koşmak;
2. Sihir (ve büyücülük gibi göz boyayan, aldatıp oyalayan şeyler)le meşgul olmak;
3. Allah'ın haram kıldığı cana haksız yere kıymak;
4. Yetim malı yemek;
5. Savaş alanından kaçmak;
6. Faiz yemek;
7. İffetli, namuslu, suçtan beri, mü'mine kadınlara zina isnâd etmek." (Buharî, Vesaya, 23, Tıb, 48, Hudud, 44; Müslim, İmân, 144; Ebû Davûd, Vesâya, 10; Nesâı, Vesâya, 12)

Şirkin dışındaki günahların affedileceği, imân sahibi olan bir insanın bu gibi günahları işlediği takdirde, cezasını çektikten sonra mutlaka cennete gideceği, ancak şirke giren insanların, tövbe etmeden öldüğü takdirde, affedilmeyeceği Resulullah (asm) tarafından haber verilmiştir.

Buraya kadar kelime-i tevhidin önemini ve bunun zıddı olan şirkin ne derece büyük bir günah olduğunu ifade etmeye çalıştık. Fakat gelin görün ki günümüzde insanlar İslami kavramları keyfine göre yorumlayıp altını üstüne getiriyorlar. Örneğin “şu iş şirktir” veya “bunu yapan şirke girer” diye bu en büyük günahı basitleştirip safi zihinleri bulandırıyorlar.

Hatta bir siyasi ve yönetim sistemi için “Demokrasi küfür rejimidir” veya “dalalet ve şirk dolu bir felsefi düşünce sistemidir” diyerek mide bulandırıyorlar.

Şunu anlarım; “demokrasiyi beğenmiyorum, Yunanlılardan gelme bir sistemdir, iyi bir yönetim sistemi değildir” buna itiraz edilse bile söyleyene çok fazla hücum edilmez. Zira herkesin kendine göre ideal gördüğü bir yönetim sitemi olabilir. Eflatun gibi monarşiyi yani krallık sistemini ideal olarak kabul edebilir. Lakin bunu beğenmedi diye küfürle şirkle bir tutup İslami kavramları ve kâinatın şifresi denilecek derecede önemli bir sözü basitleştirip adileştiremezsiniz. Dünyanın siyasi oyunlarına alet edemezsiniz…

Bunu yapanların yani basit ve güncel meseleleri kâinatın en yüce sözü ile bir tutup değerlendirenlerin; çeşitli amaçları vardır. Bunlar dini siyasi amaçlarına alet etmekten başka fitne için yapıyorlar. Bir kısmı ise yurt dışından finanse ederek Müslümanları bölüp parçalamayı ve düşmanlık duygusunu körüklemek için yapıyor. Örneğin demokrasi için “Ne kadar terakki etse yine esası, mehazı şirktir” dediği yetmiyormuş gibi “Bir Müslüman, bir Mü’min, ‘ben demokratım’ diyemez” diyecek kadar bölücülük yapabiliyor.

Yahu bu güne kadar dindar insanları ve cemaatleri bölüp parçaladığınız yetmedi mi? Daha ne kadar parçalayacaksınız. Hiç Allah’tan korkmaz mısınız? Belli ki dinin en yüce kavramlarını fütursuz ve pervasızca kullandığınız için Allah’tan korkmuyorsunuz, peki kuldan da mı utanmazsınız? Nasıl insanların büyükçe bir bölümünü karşınıza alıp şirk, küfür ile suçlayabiliyorsunuz?

Demek ki şurası ispatlandı ki; “Cennet ucuz, cehennem dahi lüzumsuz değildir”. Kılığı kıyafeti, mevkisi makamı her ne olursa olsun bu din tüccarlarını iyi tanımalı onların insanlar arasında bölücülük yapmak ve düşmanlık için sarf ettiği sözleri kaale almamak gerekir. Aksi takdirde mesul olur o şahısların günahlarına ortak oluruz, vesselam…

Yorumlar

(9)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Susma hakkı

13 Mayıs 2021 01:44

Muhterem Yazar, epeyi bir zahmetle suya sabuna ilişmedin anlatmaya çalıştığınız şirk ve tevhid konusu çok zor bir mesele. Ülkemiz bu konuda maalesef çok yanlış veya eksik değerlendirmelere sahip. Hatta yazdığınız bu mecrada kalem sahibi olan bazı arkadaşlarınız (Örneğin; A. Dilipak) dahi bu şirk konusunda (Mesela örnek olarak adı verilen zat, hemen hergün “din büyüklerinizi ilah edinmeyin” uyarısı çerçevesinde -haşa sanki böyle bir şey varmış gibi- tasavvuf erbabını töhmet altında bırakarak) kendi zehapları çerçevesinde yanlış ve uç uyarılarla okuyucularını formatlamaya (keskinleştirmeye) çalışıyorlar. Elhak beceriyorlar da, Yazık ki ne kadar yazık. Yazmadan diğer yorumlara da baktım, ne çok kınamışlar sizi. Bu konuda alimlerimizin de kafası epeyi karışık. Kimse ne dediğini tam olarak bilmiyor. Allah encamımızı hayreylesin inşallah

Zaman cemaat zamanı

12 Mayıs 2021 21:44

Derslere devam lazım, yalnız kalarak olmuyor.

islam ehli

12 Mayıs 2021 10:18

hocam sen eğer demokrasinin islama göre bir din olduğunu bilmiyorsan , tevhidi anlamamışın demek.peygamberler niçin mücadele ettiler o zaman.kuranın ve sünnetin dışında ne kadar hukum koyucu varsa bu şirktir.bunu benim 8 yaşındakı oğlum bile biliyor.kim ilahlık taslarsa bu şirktir.yani allahın hükümlerinin olduğu bir konuda o hükmü beğenmeyip başka bir hüküm icra ederse bu şirktir.bence sen önce tevhidin ne olduğunu nus.çelik hocadan öğren.sonra konuş.insanları yanlış bilgilendirme.

Seyfi

12 Mayıs 2021 08:28

"Her kapıyı Açan Söz" Hangi kapıları açtık biz? Asırlardır haşir neşir olduğumuz bu sözle açtığımız kapılar belli. Fitne, fesat, yoksulluk, hastalık, bela, musibet, zillet vs. kapıları. Demek ki kalpten inanmadık, kendimizi kandırıyoruz.

aniden her şeyi sıfırlamak

12 Mayıs 2021 04:40

ordudan atıldığınızı söylüyorsunuz ki ben bu zulme üzülmüş biriyim. ama şimdi şunu anlıyorum ki, hakim zulmederken kader de adalet ediyor demek ki! demokrasiye bu kadar bağlı bir insan aynı zamanda laiktir de ve siz bu durumda bu ihracı haketmişsiniz. ("madem demokratsınız iddia ettiğiniz düzeninizde benim de hayat hakkımı veriniz" demek başka; "sapına kadar demokratım" demek ise bambaşkadır)

Erzurumlu

12 Mayıs 2021 04:25

Aklına esip şu şirktir bu şirktir diyen herkes bu yazıyı okumalıdır. Şirk affedilmeyen tek günahtır. Zira kul hakkı ödenmediği de hakkına girdiği kişinin günahını yüklenir. Böylece bir çıkış yolu vardır. Fakat şirke giren bir kişinin tevhidden başka çıkışı yoktur

demokrasi Allah' ı inkar etmeyi öngörür en başta

12 Mayıs 2021 04:24

neden demokrasiyi savunma gereği duydunuz ki birden? size böyle bir görev mi verildi? bunu imamoğlu, kılıçoğlu, demireloğlu, ecevitoğlu, itoğlu ve ne kadarı varsa hepsi savunuyor zaten! siz biraz cumhuriyetle demokrasiyi de karıştırıyorsunuz herhalde, kaldı ki mevcut cumhuriyet modellerinin hiç biri İslama da uygun değildir o da ayrı

Merzifonlu

12 Mayıs 2021 04:24

Allah razı olsun kaleminize yüreğinize sağlık Rabbim her daim selamet afiyet huzur sağlık nasip etsin bu mubarek günlerin yüzü suyu hürmetine ya RABBIM

bir yaşıma daha basarken:

12 Mayıs 2021 04:17

anlamadım; bir müslümanın 'ben demokratım' demesi mi gerekiyor?

Vehbi Kara Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle