--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

FETÖ ve PKK’nın sonu göründü

Vehbi Kara
Vehbi Kara
12

Rusya’nın Ukrayna’ya saldırması sonrasında uluslararası ilişkilerde büyük değişiklikler yaşanmaya başladı. Türkiye’nin stratejik, ekonomik ve sosyo-politik önemini Amerika’daki sağır başkan bile anlamaya başladı. Özellikle Batılı devletler, Türkiye ile ilişkilerini düzeltmenin kendileri için hayati önem taşıdığını anlamaya başladılar.

Türkiye ile iyi ilişkiler kurmanın zorunluluğunu en iyi anlayan ülkelerin başında İsveç ve Finlandiya geliyor. Bu ülkelerden özellikle İsveç, ABD’den sonra FETÖ’ye destek veren ülkelerin başında yer alıyor. PKK ile beraber FETÖ hainlerinin Avrupa’daki merkezi haline gelen İsveç, NATO’ya girme karşılığında Türkiye ile anlaşmak zorunda kalmıştır.

NATO Genel Sekreteri Stoltenberg’in öncülüğünde Türkiye, İsveç ve Finlandiya Cumhurbaşkanlarının bir araya gelmesi sonunda çok önemli bir mutabakat muhtırası imzalanmıştır. 10 Maddelik bu metnin FETÖ ve PKK konusuna değinen çok önemli maddeleri var. Bu mutabakata uyma konusunda İsveç ve Finlandiya’nın gerçek tutumunu yakında göreceğiz. 

Eğer şimdiye kadar olduğu gibi yüzümüze gülüp arkamızdan teröristlerle işbirliği yapan bu ülkeler tutumlarını değiştirmez iseler; cevap çok ağır olacaktır. Türkiye’nin NATO’ya yeni katılacak ülkelere uyguladığı veto hakkını kullanması bitmiş değildir. En azından Mecliste bu konu değerlendirilerek Batılı devletlerin ikiyüzlü politikalarına karşı çıkmak söz konusudur.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Batılı devletlere karşı uyguladığı başarılı tatlı-sert politika meyvelerini vermeye devam ediyor. İşte “veto” hakkını öne sürerek İsveç ve Finlandiya’ya uyguladığı baskı sonucunda FETÖ ve PKK terör örgütlerine karşı ilk defa uluslararası bir anlaşma metninde maddeler yazılarak çok önemli kazanımlar elde edilmiştir. Yakında bu iki dehşetli terör örgütünün sonunun yaklaştığını göreceğiz.

Anlaşma muhtırasının hemen sonrasında NATO liderler zirvesinde ABD Başkanı Biden ile Cumhurbaşkanı Erdoğan arasında yapılan ikili görüşmelerde uzlaşma konusunda olumlu sözler söylendi. Bu durum FETÖ ve PKK konusunda ABD’nin geri adım atması anlamına gelmektedir. Bundan sonra her iki terör örgütünün en büyük destekçisi olan ABD’nin yardım ve yatakçılığı sona ermek üzeredir.

Elbette bugünden yarına FETÖ ve PKK örgütleri, bıçak kesilmiş gibi birdenbire faaliyetlerini kesmeyecektir. Fakat ABD’nin desteğini resmi olarak arkalarında göremeyecekler. Örneğin ABD’nin görevlileri ve subayları PKK yetkilileri ile gazetecilere karşı kolayca poz verip resim çektiremeyecek. 

ABD’nin istihbarat teşkilatının bir parçası haline gelen FETÖ, bu gelişmelerden dolayı çok rahatsız durumdadır. İsveç ve Finlandiya’da bulunan elemanlarının aynı PKK’da olduğu gibi Türkiye’ye iade edilme süreci yakında başlayacaktır. Her şeyden önce ilk defa uluslararası bir metinde FETÖ örgütü terör unsuru olarak yer almıştır. Bu husus gelecekte meydana gelecek Türkiye’nin diplomatik atakları açısından çok önemlidir. 

Son gelişmeler ile ilgili olarak Türkiye’nin kazanımlarını ifade edebilmek için önemli bir hususu dile getirmek gereklidir. Kimsenin yeteri kadar üzerinde durmadığı batılı ülkelerin Türkiye’ye karşı açıkça hasmane tutumu sona ermek üzeredir. En azından resmi olarak tavır değişikliği gözlenmeye başlamıştır. Unutmamak gerekir ki; Türkiye, PKK ve DAES terör örgütlerinin Suriye sınırımızdan ileriye geçip operasyon yapmalarına engel olmak maksadıyla 30 kilometrelik bir güvenli bölge meydana getirme çabasına karşılık BM Güvenlik Konseyinden çok tehlikeli bir adım gelmişti. Batılı devletler, Türkiye’nin terörle mücadele kapsamındaki sıcak takip hakkını görmezlikten gelerek bir “kınama” kararı çıkarmaya çalışıyordu.

10 Ekim 2019 tarihinde Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde, Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyinde güvenli bölge oluşturmak için başlattığı “Barış Pınarı Harekâtı’nı” kınama oylaması yapmıştı. Harekâtın yapılmasına karşı açıklamalarda bulunan ABD ve Rusya, BM Güvenlik Konseyi’nin Türkiye’yi kınama kararını veto ederek Türkiye’nin kınanmasını önlemişti. Bu tutum BM tarihinde alışılagelmiş bir durum değildir. 

Almanya, Belçika, Polonya, Fransa, Britanya ve Estonya, Türkiye’ye Suriye’deki tek taraflı askeri hareketlerini sonlandırma çağrısı yapmış ve harekâtın Türkiye’nin mevcut güvenlik kaygılarına cevap olmayacağını söylemişti. Yetmedi Türkiye’yi kınayarak bunu BM zeminine getirmişlerdi. Hâlbuki Suriye’deki Esed yönetimi ve terör örgütleri tarafından ölümle yüz yüze kalan milyonlarca sivil akın akın ülkemize geliyordu. Bu gerçeği görmeyen Batılı devletler, Türkiye’nin BM sözleşmelerinde yer alan sıcak takip hakkından doğan terörist örgütlerle mücadelesine karşı çıkıyordu.

Dünya beşten büyüktür” diyerek “veto” hakkına karşı olan Türkiye, ilk defa bunun faydasını görmüştü. ABD harekâta karşı çıkmasına rağmen Rusya’nın kınama kararını veto etmesi nedeniyle ayıplı duruma düşmemek için Türkiye’nin yanında durmak gerektiğini düşünmüştü. 

2019 yılında yaşayarak gördüğümüz Batılı devletlerin bu ikiyüzlü tutumu, açıkça Türkiye’ye karşı düşmanca tavır gösterdiğinin bir ispatıydı. İşte İsveç ve Finlandiya’ya karşı önce gösterilen sert ve kararlı tavır ve sonrasındaki NATO üyeliği için “dostluk şartlarına uyarsanız size yardımcı oluruz” kararı; çok önemlidir. Türkiye’nin uluslararası ilişkilerde Batılı ülkeleri hizaya getirdiğinin bir göstergesidir. 

Bundan böyle Batılı ülkeler, Türkiye’ye karşı daha dikkatli olmak zorunda olduklarının farkına varmıştır. Türkiye’nin daha önce hiç kullanmadığı “veto” ve benzeri haklarını gerektiğinde ülke menfaatleri doğrultusunda çekinmeden kullanacağını görmüş ve daha dikkatli olmaları gerektiğini anlamışlardır, vesselam…

 

Yorumlar

(12)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Ali uzel

3 Temmuz 2022 11:42

İnancı ve düşüncesi sebebiyle askeri okullarından atılan yüzlerce askeri öğrencilerde bu darbelerin mağdurlarıdırlar. Bu dehşetli mağduriyeti önemsemeyen, yok sayan, bunlarda öğrenciymiş diyerek hafife alan, askerlerin mağduriyetini zikrederken "askeri öğrenci " kelimesini telaffuz etmeye üşenen yetkili ve etkili insanları da Allaha havele ediyorum Vesselam

Metin KALENDER

1 Temmuz 2022 21:32

Bu FETO belasının siyasi ayağı nerede? Simitçi çıktı, bankacı çıktı, memur çıktı o çıktı bu çıktı, peki siyasi çıktı mı? O zaman nasıl temizleniyor?

Okur

1 Temmuz 2022 21:01

Ne göründü ? Allah Allah

Tik

1 Temmuz 2022 19:06

Biri bu komutanı uykudan uyandırsın!

HOMOTOKMAKUS

1 Temmuz 2022 14:23

Bahsettiginiz ulkelerin bu orgutleri desteklemeyi birakacaklarina kendinizi inadirmaniz cocukca bir duygu! Siz saniyorsunuz ki bu ulkeler PKK nin 40 yildir genc,yasli cocuk yetiskin kadin erek demeden 40 bine yakin insani acimasizca katlettigini bilmiyorlar ya da fetonun bombalarla ve silahlarla 2016 da yuzlerce insani iktidar hirsiyla parcaladigini bilmiyorlar!Ve siz bunlara bu gercekleri anlattiginizda " aaa bunlar ne kadar kotu imisler" diye geri adim atacaklarini dusunuyorsunuz cocukca!Yaniliyorsunuz,her seyi essek gibi biliyorlar. Cunku bunlar materializmin ve acimasizligin kitabini yazmis bati medeniyetleridir ve kanin akmadigi yerleri ve zamanlari hic ama hic sevmezler.Ukrayna savasi durduk yerde bosuna cikarilmadi...

Hak dostu

1 Temmuz 2022 14:08

Kelbin duası kabul olsaydı gökten kemik yağardı..

Erkmen

1 Temmuz 2022 13:33

ABD ; TC ‘ ni gözden çıkarmakla kalmamış, karşı kampa göndermeye çalışmaktadır. Batının çektiği cizgi Dedeağaç’tan Finlandiya’ya uzanıyor. Biz doğuda kalıyoruz. Şimdilik Finlandiya ve İsveç hatırına ağzımıza bir parmak bal çalıp gönderdiler. ABD ve Britanya’nın yeni düşman paktına ihtiyacı var, Rusya/Çin/İran trenine bir şekilde Türkiye’yi de bağlayabilirlerse, yeni dünya savaşının tarafları da belli olacak. Bir kere daha denizlere hakim olan batı, kara gücü olan doğuyu yenip sömürecek, plan budur.

Çetin

1 Temmuz 2022 12:47

Durum pek böyle değil gibi

Ahmet Faruk

1 Temmuz 2022 10:57

Bu fetö rezaletinden ders çıkarmamız lazım. Ehli Sünnet büyük İslam ulemasının çizgisini koruyalım. Mahmud Efendininde dediği gibi ayet hadis okumayan hocaları dinlemeyelim. 15 Temmuz da top direkten döndü, bir daha dönmeyebilir. Abdülhamid gidişi ile Müslümanlığın adeta gökyüzüne kalkması da müminlere ders olmalı.

iyildiz

1 Temmuz 2022 10:21

NATO zirvesinde ne oldu? 01 Temmuz 2022 Abdurrahman Dilipak

Vehbi Kara Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle