--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

F-35 uçaklarından neden vazgeçildi?

Vehbi Kara
Vehbi Kara
31

Birinci Dünya Savaşı öncesinde İngiltere, parasını verdiğimiz iki adet kruvazöre, gönderilen denizciler tam da gemileri teslim almak üzereyken el koymuştu. 

Uluslararası ticari anlaşmaları bu derece küstah bir şekilde ayaklar altına almak Anglosakson ülkelerin çirkin yüzünü göstermesi açısından iyi bir ders olmuştu.

Belki de Almanya ile beraber bu ikiyüzlü Batılı devletlere karşı savaşa girmemizin en önemli sebeplerinden bir tanesi de budur. 

Sultan Osman” ve “Reşadiye” isimli savaş gemilerinin apaçık gasp edilmesi olayı bu ülkelere güvenilmemesi gerektiğini gösteren önemli bir derstir. Şimdi 108 yıl öncesinde olduğu gibi bu sefer ABD de aynı çirkin davranışı yapmıştır. İngilizler ile aynı anlayışa sahip ve ahde vefa duygusuna sadık olmayan Anglosakson eşkıyası; parası ödenmiş F-35 uçaklarımıza el koymaktan utanmıyor ve çekinmiyor. 

İşin daha ilginç olan kısmı ise F-35’lerin bir kısım parçalarını hâlâ Türk firmaları üretmektedir. Ne yazık ki; yapılan ticari anlaşma ve ortak üretim faaliyetlerinin ABD derin devleti ve Yahudi Lobisinin oyuncağı haline gelmiş ABD Başkanı üzerinde hiçbir etkisi olmuyor. Apaçık bir şekilde Türkiye için çok önemli “Hava Savunma Sistemlerini almayacaksınız” diye tehdit edebiliyorlar.

ABD’nin küstahlıkları bu kadar değil ki. 

Uluslararası hukuku hiçe sayarak 15 Temmuz Darbesini yapan Feto’yu teslim etmediği gibi; devlet bankası olan Halkbank yöneticisini tutuklayıp hapislerde süründürebilmiştir. 

Döviz operasyonları ile Türkiye ekonomisini çökerteceğini açıkça ilan etmekten çekinmemiştir. Ülkemizin içişlerine karışacak derecede küstah bir şekilde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı iktidardan indireceklerini dahi söyleyebilmişlerdir. Bunlardan başka daha nice çirkinlikleri yapmaya devam edip hatta diplomatik nezaket kurallarını hiçe sayıp Türkiye’yi açıktan tehdit edecek kadar zıvanadan çıkmış bu durum; artık sürdürülemeyecek bir noktaya gelmiştir.

İşte Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD’nin anlayacağı dil ile konuşmaktadır. Çünkü ABD’nin küstah ve aşağılayıcı politikasını kabul etmek ülke itibarımızı yerle bir edecek bir mahiyet taşımaktadır. Eğer boyun eğersek bunun ülkemizin sosyal-siyasi konumuna ve ülke ekonomisine vereceği zararı telafi etmek mümkün değildir.

Aslında biz bu filmi bundan 40 yıl önce seyretmiş onurlu bir şekilde dik duruşumuz sayesinde savunma sanayimizin gelişmesini gözlerimizle görmüştük. 1974 Kıbrıs harekâtı sonrasında ABD’nin koyduğu silah ambargosu orta vadede ülkemizin yararına olmuştur. 

Türkiye’ye uygulanan silah ambargosu nedeniyle elimiz armut toplamamış 1975 yılında; ABD’ye ait 21askeri üs ve tesis kapatılmış 5 bin ABD askeri ve sivil personeli ülkemizden kovulmuştu. Tek istisna olarak Adana’daki İncirlik ortak savunma tesisine; NATO görevi saklı kalmak kaydıyla müsaade edilmişti. Fakat burası da 26 Temmuz 1975 tarihinden itibaren durdurularak Türk Silahlı Kuvvetlerinin denetimine alınmıştı.

Üstelik Kıbrıs Harekatından dolayı Batılı devletlerin düşmanca tutumu yüzünden neredeyse dünyadan dışlanmış bir Türkiye vardı. Kıbrıs’taki garantörlük anlaşmalarından doğan haklarını savunmak konusunda kararlı olan Türkiye; her ne pahasına olursa olsun geri adım atmamıştı. İşte 2019 yılında Doğu Akdeniz’de henüz keşfedilen petrol ve doğalgaz kaynaklarından istifade etmek için Kıbrıs Harekatının ne derece önemli olduğunu; şimdi daha iyi anlıyoruz.   

Türkiye’nin kararlı tutumu sonrasında gittikleri yolun bir çıkmaz sokak olduğunu anlayan ABD hükümeti, geri adım kararı almak zorunda kalmıştı. Sonunda, 1978 tarihinde ABD Kongresi bu haksız kararı kaldırmak zorunda kaldı. Buna rağmen ABD askeri üs ve tesisleri hemen açılmadı. 

Türkiye, sütten ağzı yandığı için yoğurdu üfleyerek yiyordu. Fakat ABD ile olan ilişkilerimiz 12 Eylül 1980 tarihinden sonra yeniden eskiye dönmüştü. Kenan Evren ve askeri cuntası, ülke menfaatlerini hiçe sayarak Yunanistan’ın NATO’ya girmesine de müsaade etmişti.

Şimdi durum çok farklıdır. Türkiye’nin dış politikası Sabetay Yahudilerinin etkisinden çıkarılmış ve ülke menfaatleri doğrultusunda yeniden şekillenmeye başlamıştır. 

NATO’da her söylenen emre “başüstüne” diyen bir ülke yoktur. İsveç ve Finlandiya’nın NATO’ya girme istekleri, Türkiye’nin talebi doğrultusunda yeniden düzenlenmiştir.

F-35 uçaklarının Türkiye’ye verilmemesinin gelişmiş ve yüksek teknolojinin kullanılması noktasında ülkemize zararı olsa da şu noktada faydası olmuştur:

F-35 uçakları ve üzerindeki yazılım, ülke savunmasını etkileyecek düzeyde mahrem bilgilerin ABD’ye verilmesine neden olacaktı. Çünkü bu uçakların envantere girmesi ile birlikte hava limanları, mevcut cephane ve yakıt stokları güncel olarak paylaşılmak zorunluluğunu doğuruyordu. 

Türkiye’ye karşı uluslararası platformlarda açıkça düşmanlık yapan ABD ve bazı NATO ülkelerine bu bilgilerin verilmesi ülke savunmasını olumsuz yönde etkileyecek düzeydedir. ABD bu uçakları satarak bir taşla iki kuş vurmaktadır. 

Hem çok pahalı bir silah satmakta hem de ülkenin askeri sırlarına sahip olmaktadır.

S 400 Füze sistemlerini Rusya’dan alarak bu tehlikenin önüne geçmiş durumdayız. ABD, ticari olarak parası verilmiş olan uçakları teslim etmeyerek büyük bir skandala imza atmıştır. Yetmedi F-35 projesinin kurucu ortaklarından biri olan Türkiye’yi saf dışı bırakmak için ortaklık sözleşmesini fesh etmiştir. Yeniden kendi kafasına göre ortaklık anlaşması yapan ABD’nin bu çirkin tutumu unutulmayacaktır. Elbette güvenilir bir müttefik olarak ABD’nin tutumu birçok ülke tarafından tartışılacak ve eskiden olduğu gibi her anlaşmaya kimse kolayca imza atmayacaktır.

Kısaca söylemek gerekirse F-35 projesinden Türkiye’yi çıkarmak ABD’ye pahalıya mal olmuştur, vesselam…

 

Yorumlar

(31)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Ssylg

10 Temmuz 2022 10:31

Allah bütün canlıları insanların hizmetine vermiştir diye nerede yazılmış? İspatlamak zorundasın....

Makatronik

6 Temmuz 2022 22:31

Dogrudan uzak bilgliler yazmak yakışmıyor.

Okır

6 Temmuz 2022 22:29

Hocam, f 35 iyi olsa Reyiz napar eder alırdı demekki f 16 daha iyimiş

Baran KEMAHLI

6 Temmuz 2022 21:39

Esas ABD dostu hatta uşağı anti-emperyalist gençlere saldırıp sonra da 6. Filoya karşı namaz kılanlardı. Şimdi de ABD’nin her dediğini yapıyorsunuz.

ersan

6 Temmuz 2022 21:31

aciyorum sana ben sana yilmaz ozdilin dunku yazisini okumani tavsiye ederim 

TC Bursa

6 Temmuz 2022 21:00

Keşke vazgecseydik, bu daha onurlu olurdu. Resmen paramızla, emeğimizle rezil olduk. Rusya'ya düşündüğümüz uçağın diyeti olarak satın aldığımız ve belki de hiç kullanmayacağımiz S400 ler için F35 leri heba ettik. Sizlere de bunu millet'e vazgeçtik olarak yedirme görevi verilmiş.ne diyelim size kolay gelsin. Gerçi kitleniz ve trolleriniz için bu pek zor olmaz. İş bundan sonrası önemli hava savunma sistemini yerli ve milli yazılımı olan bir sistem geliştirilmelidir.

Yekta

6 Temmuz 2022 19:40

Gemilerimizin bedelini alamadık bizi uyuttular, inşallah bundan sonrası böyle olmaz.

FİRMALAR

6 Temmuz 2022 18:44

EMEKLİ RUMUZLU YORUMCU TABBİ OLACAK BİZİM ATALARIMIZ HAREMDE KARILARI KOVALAYIP AKŞAM HANGİSİYKE HALVET OLACAĞINI HAYALİNİ KURARKEN ONLAR TEKNOLOKJİ GELİŞTRİP KEŞİF İCATLAR YAPIYORLARDA VİCA (ÇİMENTO) SEN GOBEN (CAM) 600-800 YILIK FİRMALAR

Karamanlı

6 Temmuz 2022 18:07

Hani abd f35 yerine f16 teklif etmişti. Yalanmış , şimdi f16 versinler diye yalvarıyoruz.

Sn. Yilmaz Ozdil'in dünkü yazisini okuyunuz lütfen

6 Temmuz 2022 18:06

Selamlar..

Vehbi Kara Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle