--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

CHP özünde faşist bir partidir

Vehbi Kara
Vehbi Kara
25

Türkiye Cumhuriyetinin en eskipartisi olan CHP, dünyadaki siyasi değişimlere karşı direnebilme başarısı gösteren emsalsiz bir yapıdadır. Kurulduğu dönemdeki gibi aynı ilke ve ideolojileri günümüze kadar taşımayı başarmış ve bunlardan asla vazgeçmeyeceğini defalarca savunabilmiştir.

1920’li yıllarda kurulan ve özellikle Birinci Dünya Savaşında mağlup olmuş ülkelerde güçlenen faşizm hareketleri; ülkemizde de çok etkili olmuştur. 

Muhalefette olan siyasi partileri kapatan ve çeşitli yöntemlerle siyasi hayatın dışına çıkararak ayakta kalmayı başaran yegâne parti; CHP’dir. Bunu biraz daha izah edebilmek için kendimize ve dünya siyasi tarihine bir göz atmak gerekiyor.  

Dünyanın ilk faşist partisi İtalya’da kurulmuştur. İtalyan lider Mussolini’nin parti ilkelerini, kendi ideolojileri olarak benimseyen CHP yönetimi, 1920’lerde iktidara geldikten hemen sonra İtalyan faşist yönetimine benzer olarak ülkemizi demir yumrukla yönetmeye başlamıştır. 

Faşizm kavramı, kökeni Antik Roma yöneticilerinin geniş hükümet yetkisini sembolize eden ucunda balta bulunan bir çubuk demetinin adı olan Latince “fasces” sözcüğünden ileri gelmiştir. CHP’nin oklarında da bu anlayış ve ideolojiyi esas alan semboller kullanılmıştır.

Baskıcı, otoriter rejim anlayışını öngören bu anti-demokratik yönetim sistemi, CHP’den başka dünyanın hiçbir ülkesinde varlığını sürdürememiştir. Meselenin daha iyi anlaşılması için faşizmin temel ilkelerini ve uygulamada ortaya koydukları ideolojik anlayışı hatırlamakta yarar vardır. 

Faşist yönetimlerin başa geçmesi; İtalya’da hükümdarı tehdit etmekle (Roma Yürüyüşü), Türkiye’de padişahlık ve halifeliğin kaldırılmasıyla, Almanya’da demokrasiyle, İspanya’da ise iç savaşın kazanılmasıyla gerçekleşmiştir.

İlk faşist lider Mussolini’nin doktrininde “milliyetçilik, devletçilik ve cumhuriyetçilik” vurgulanmış vatandaşlık kavramı öne çıkarılmıştır. Türkiye’de ise bu ilkelere ilave olarak “laiklik, halkçılık ve devrimcilik” konulmuştur. Faşizm düşüncesi ve ilkeleri; bu sembollerle hayat bulmuş ve günümüze kadar ulaşmıştır.

Türkiye’den etkilenen Alman faşizminde de özellikle kan bağı daha çok vurgulanmış hatta kafatasçılık gibi ilkel doktrinler öne çıkmıştır. 

20 Yüzyılın ilk yarısında “dolikesefal, brekisefal” kafa ölçümleri yapılırken bu kafatasçılık modası; dünyaca ünlü Mimar Sinan’ın kabri açılarak kafatası ölçümlerinin yapılması noktasına kadar ulaşabilmiştir. Öyle ki; bir skandal olarak Sinan’ın kafatası çalınmış ve hâlâ yerine konulamamıştır.

Bu dönemin faşist doktrinlerini incelediğimizde sonuç olarak “İtalyan faşizminin vatandaşlık bağlarına dayalı “milliyetçiliği” fakat Türk-Alman nasyonal sosyalizminin ise “ırkçı” ve “kafatasçı” ilkel bir yaklaşıma sahip olduğunu söyleyebiliriz. Ne ilginçtir ki; Türkiye’de ırkçılık ideolojisini yayanların Türk milletine mensup olmadığı bir vakıadır. Örneğin önce Kürt sonra Türk Milliyetçisi olan Ziya Gökalp bir Kürt, “Türk’ün Yeni Amentüsünü” yazan Moiz Kohen (Munis Tekinalp) bir Yahudi’dir. Keza Türk Dil Kurumu’nun ilk başkanı Hagop Martayan (Agop Dilaçar) Ermeni’dir.

Soyadı Kanunu sayesinde gerçek kimliklerini gizleyen Yahudi, Rum ve Ermeni dönmeler, Türk ırkçılığının hamisi kesilmişler ve Müslüman halk üzerinde CHP’nin faşist yöntemleri ile baskı kurmaya çalışmışlardır. İşin acı olan tarafı ise 2022 yılında da bu görüşler; doğru dürüst hiçbir değişime uğramadan aynı azim ve cesaretle savunulabilmektedir. Üniversitelerimiz bu faşist ideolojinin esiri olarak farklı düşüncelere tahammül edemeyen bir yapıyı korumaktadır. 

Keza ilköğretim çağından başlamak üzere baskıcı yönetim ilkelerini benimsemiş bir milli eğitim sistemimiz bulunmakta olup siyasi iktidarlar bu kalıplaşmış ilkel sistemi değiştirmeye cesaret dahi edememektedirler.

Cumhuriyeti; tek parti hegemonyasına, milliyetçiliği ise farklı kültürlere tahammül edemeyen kavmiyetçi bir düşünceye dayandıran CHP yönetimi; “muhtaç olduğunuz kudret damarlarınızdaki asil kanda mevcuttur” diyecek kadar kan bağına önem vermektedir. Ekonomide katı bir devletçi anlayış benimsenmiş iktidar olunan dönemde özel sektör; CHP tarafından acımasızca boğulmuştur. 

CHP gerçekten de devrimci bir partidir. Halkın oyları ile iktidara gelmiş siyasi partileri düşürmek için askeri ihtilal ve darbeler; daima desteklenmiştir. 12 Eylül 1980 darbesini yapan Cunta Lideri Kenan Evren, CHP’yi kapatmak zorunda kalmıştı. Çünkü aşırı sol ve komünist düşünceye sahip anarşistler, CHP içinde yuvalanmış ve kışkırtıcı roller üstlenmişti. Kısa bir müddet sonra yeniden siyasi hayata dönen CHP, 15 Temmuz 2016 darbesine dahi karşı çıkmayarak; aynı siyasi duruşunu korumayı başarabilmiştir.

Darbe gecesini “sonucu beklemekle” geçiren ve tankların arasından izin verilerek geçen CHP lideri hâlâ işbaşındadır. Ne yazık ki Kılıçdaroğlu, ABD’nin uşağı olarak hizmet eden darbe elebaşı Feto’yu suçlamak yerine halkı tanklara karşı durmaya çağıran Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı suçlamaya devam etmektedir.

Elbette internetin yaygın hale geldiği, kolayca kontrol edilebilen basın yerine sosyal medyanın çok güçlü olduğu günümüzde; CHP’nin bu gerici yöntemlerle iktidara uzanması çok zordur. 

Devri geçmiş ve çöpe atılmış yöntemler yerine; demokrasi ve insan haklarını esas alan bir yapıya dönmesi; CHP’nin ayakta kalabilmesi için tek yoldur. Aksi takdirde “dünyadaki faşist partilerin sonuncusu” olarak CHP, tarihin karanlık sayfalarında yerini alacaktır, vesselam… 

 

Yorumlar

(25)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Hsn nzl

17 Ağustos 2025 15:00

Hak geldi batıl zail oldu...

Molla kasım

22 Şubat 2022 02:38

Bazı yorumcular kemalist idoologlar tarafından beyinleri iyi doldurulmuş Osmanlı devletinin büyüklüğünden gücünden zamanının süper gücü olduğundan hiç bahs edilmezken sıradan Osmanlı’nın zamanında sancak vilayetleri olan küçük devletlerle kıyaslanması abesle iştiğaldir kadına seçme hakkını peygamberimiz vermiştir yeni cumhuriyette memleketin her tarafında kerhaneler açılarak kadın para karşılığında ırz düşmanı alçak zanilere peşkeş çekilerek fahişelik vesikaları bizzat devlet tarafından verilmiştir bir çocuğun en kıymetli varlığı şerefli namuslu bir anasının olmasıdır feraset gözüyle bakıldığı zaman deccaller ayan beyan görülmektedir dünyanın bütün gavurları hidayet bulup yola gelir ama bunlar yola gelmezler(dakyanus)un ilke ve inkilaplarından asla taviz vermezler Allah cc köklerini kurutsun vesselam

Shane diesel

21 Şubat 2022 15:27

Sen hergün chp yi kötüle yumurta fiyatları düşer bütun derdimiz azalır

Oğuz Han

21 Şubat 2022 14:32

Hadi ya?

Okur

21 Şubat 2022 13:54

Günümüzün Kemal Atatürk'ü Kılıçdaroğlu'dur. ikisinin adı Kemal. birinci Kemal Atatürk soyadını sonradan almıştı. günümüzdeki Kemal ise şayet iktidara gelir"güçlendirmiş parlamenter sistem" kurarsa Güçlendirilmiş Parlamenter soyadını alacaktır.  

Salihce

21 Şubat 2022 13:50

CHP , nasyonal sosyalist bir partidir. Değişim için bayağı yol aldı. Daha çok yolu var ama içerisindeki ulusalcılar engel olmaz iseler!

Sence

21 Şubat 2022 13:35

Chp yi de faşist yaptın ya. Tamam diyelim ki faşist. Bunu niye elestiriyorsun ki.  

Cumhuriyet kadınları

21 Şubat 2022 13:01

100 sene önce Biz kadınların dedelerimizin ninelerimizin namusunu iffetini ırzını Düşmana karşı korumuş bu ülkeyi kurup sapasağlam bir ulus devlet bırakmış olan CHP ve Atatürk’e minnettarız bugün işgal edilen Suriye Irak Afganistan Libya Yemen’deki kadınlar gibi acı fakirlik gözyaşı göç ölüm sefalet çekmiyorsak bunu o günkü kuvayı milliye ruhuna yapılan devrim inkılap ve CHP ye borçluyuz

Berna bulmuş

21 Şubat 2022 12:55

Faşist dediğin parti bu ülkeyi kurdu.kadına secme secilme hakkı verdi. Fabrikalar kurdu 34 tane anadolu sehrini demiryoluna kavusturdu köylere okullar actı düsmandan cok vatanhainleri ile savastı türk oldugumuzu vurguladı bizi arap cöl hayatından kurtardı bilinclendirdi güclü bir ordu kurdu demokrasi bıraktı yoksa afganistan suriye yemen arap libya kadınları gibi acı cekip ege denizinde 1 botun içinde olabilirdik

Ömer

21 Şubat 2022 12:46

Avrupa’nın en solundan , komünistinden , sağcısına kadar hepsi kendi ülke menfaati için çalışır . Çipras neydi ne yaptı . Ama bizde maalesef Türkiye’nin şanssızlığı diyelim CHP Ülke ve millet menfaatine bir hayırları yok . İktidara gelirlerse diye korkuyoruz haklıyız Allah korusun . Ne yapacakları belli . CHP Osmanlı’yı yıkan ittihat ve terakkinin devamıdır milli ve dini değerlere karşıdır . Terör örgütlerini himaye eder . Gerçek bu halkımız uyanık olmalı bunlara fırsat vermemeli .

Vehbi Kara Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle