--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Çanakkale’deki 19 Mayıs 1915 Faciası

Vehbi Kara
Vehbi Kara
15

Genel bir kaidedir; galibiyetler orduya ve millete verilir, mağlubiyetler ise tedbirsizliği nedeniyle komutana ve yöneticiye fatura edilir. Çünkü başarıyı ne kadar çok kişi ile paylaşılırsa küçülmez aksine büyür. Keza mağlubiyeti de bir şahsa yüklenildiği takdirde küçülür ve moral bozucu etkisi en aza iner.

Bu konuda verilecek örnek çoktur. En belirgin olanlarını söyleyelim:

Alman milleti savaşlardaki başarısızlıklarını Hitler’e fatura etmiştir. Keza Amerikalılar, İngiliz ve Fransızlar asla galibiyet şerefini Müttefik Ordular Komutanı olan General Eisenhower’a vermezler. Bu şeref “bütün müttefik halklarının ve askerlerinindir” diyerek başarılarını daha da genelleştirerek büyütüp pekiştirirler.

Gelin görün ki bizde bu durum tam tersine işler. Galibiyet ve başarı bazı komutanlara, mağlubiyet ve başarısızlık ise orduya verilir. İşin daha fenası; savaşların gerçek yönleri çarpıtılarak olduğundan çok farklı bir biçimde resmi tarih kitaplarına geçirilmiştir.

Nisan 2015 tarihli Derin Tarih Dergisinde Tarihçi Mustafa Armağan bu çarpıtmaya el atmış “Resmi tarihte kahramanlığı ebedileştirilmek istenen komutanlara başarısızlık zinhar yakıştırılmıyor. Böylece Çanakkale düğümünün üstü bir türlü açılmıyor ve yine açamıyorsan örteceksin kuralı işliyor” diyerek bu acı gerçeği dile getirmiştir.

Avusturyalı tarihçi Robin Prior, Çanakkale’de 19 Mayıs Taarruzundan bahsederek “Bütün Çanakkale savaşında Türklerin yaşadığı en büyük felaket oldu” ve taarruz neticesinde “30 veya 42 bin Türk askerinden 10 bini kaybedilmişti” demektedir. Peki, bu 19 Mayıs Taarruzunun komutanı kimdi?

İşte tarihin bir huyu vardır ki gerçekler bir gün mutlaka ortaya çıkar. Ne kadar sorumlu komutanları gizleseniz de başarısızlıklarının üzerini örtemezsiniz. Genelkurmay’ın “Çanakkale Tarihi (Cilt V, 3. Kitap)” ve diğer bazı kitaplarda 19. Tümen’in savaşları anlatılmaktadır.

Arıburnu cephesinde 19 Tümen taarruza geçmiş ve bu büyük kayba neden olunduğu ifade edilmektedir. Fakat komutanın ismi söylenmemektedir. Elbette bunun için biraz cesaret biraz da araştırıcı tarihçi olmak gerekiyor.

General Celil Erikan bir kitabında 19. Tümen’de 89 subay ve 10877 er bulunduğunu 27. Ve 64. Alaylarında emrine verildiğini ifade etmiştir.

Nedense bu önemli ayrıntı, resmi tarih profesörlerinin dikkatsizliğine gelmiştir. Zira resmi tarihi alt üst edecek derecede önemli ayrıntılar bulunmaktadır. Neden böyle bir riske girilsin ki? Tarihçilerin başını belaya sokacak bu gerçekleri söylemek tehlikelidir. Hazır devletten bilim adamı maaşı alırken bu insanların keyiflerini bozmaya gerek yoktur!

Bu başarısız taarruz için resmi tarihçiler 1181 askerimizin şehit olduğu ifade etse de gerçek maalesef böyle değildir. Nigel Blundel isimli bir yazarın “Tarih Boyunca Dünyayı Sarsan Yanlışlar- Milliyet Yayınları) isimli kitabında şöyle demektedir: “Çanakkale’nin en kanlı savaşı 18 Mayıs’ta Anzak Koyunda oldu”. Çünkü Taarruzdan önce top atışı 18 Mayıs’ta başlamış taarruz ise 19 Mayıs’ta gerçekleşmişti.

“Yeni yeni birlikler getiren Türkler, şimdi ayakta duran 12000 Avusturyalı ve Yeni Zelandalının üç katı güce sahiptiler. Saat 1700’da o güne kadar görülen en büyük baraj atışı başladı. Askerler siperlere ve boy çukurlarına büzülmüş beklerken topçu ateşi gecenin geç saatlerine kadar sürdü. Sabah saat 3’te birliklerin saldırıya hazır olmaları emredildi… Ardından Türkler siperlerinden çıkıp Anzakların üzerlerine yürüdüler… Türk komutanları saldırıya son verdiklerinde çoğunluğu Anzak siperlerine birkaç adım kala yaşamını yitirmiş ve 10 bin kayıp vermiş bulunuyorlardı”.

Şimdi Çanakkale’de vermiş olduğumuz 250 bin şehit ve yaralının sebebini daha iyi anlayabiliriz. Maalesef Çanakkale’de bazı komutanlarımız başarısız ve tedbirsiz idiler. Bunun sonucunda ise İngilizler başarılı bir şekilde geri çekilerek savaş azim ve cesaretini kaybetmemişlerdir. Akis olabilseydi 1. Dünya savaşının akıbeti çok farklı olabilirdi…

Bazı komutanların gizlenen başarısızlıkları ve üstü örtülen acı gerçekler karşımızda durmaktadır. Örneğin Balkan savaşında Bulgarlara karşı Tekirdağ Çıkarması ve hezimeti, Filistin’de El-Megiddo Savaşında (Armagedon Savaşı diye de bilinir) General Allenby’ye karşı Türk tarihinin en büyük bozgunu bunlardan sadece iki tanesidir.

Bu savaştan sonra Mondros Ateşkes Anlaşması imzalanmış, 450 bin asker ve 1 milyon km kareden fazla toprak kaybedilmişti. Yine Ethem Bey’e arkadan saldırarak ordunun ilerlemesinin durdurulması, Kütahya ve Eskişehir Muharebelerinin kaybedilmesi ise Milli Mücadele yıllarının üstü örtülen gerçekleri arasında yer almaktadır.

Bakalım resmi tarihin üstü örtülen gerçekleri daha ne kadar gizlenecek? Bende hala merakla bekliyorum, vesselam…

Yorumlar

(15)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Levent Akyol

6 Mart 2026 18:17

Bakış açısı değişik olunca böyle anlatım normalleşmemeli

Emrk

17 Mayıs 2021 23:25

Doğrudur bu yüzden Çanakkale geçilemedi Ancak 2 yıl sonra 250 bin kayıp verdiğimiz ve bir o kadar da düşmana kayıp verdirdiğimiz çanakkaleden bir mermi atmadan geçerek İstanbul’u işgal ettiler

fehmi

17 Mayıs 2021 22:26

abi hakkatten islah olmaniz icin dua ederim. Çanakkale de yapilan fedakarliklar sonucu bugun nefes aliyoruz. yapilanlari, komutanlari , askerleri , sehitleri, gazileri, basarilari, gayreti, bu kadar hafife almaniz cok yanlis. 

Orhan İnan

17 Mayıs 2021 18:13

DOĞRULARI YAZMAYAN TARİHÇİLERİN VEBALİ COK BÜYÜK. YAKIN TARİHİMİZİ DOGRU BİR ŞEKİLDE ÖĞRENMEMİZ ÜLKEMİZİN İSTİKBALİ İÇİN ÇOK ÖNEMLİ.

TAMYOBAZSEMİH

17 Mayıs 2021 16:54

saldırınnnnnnnnnnnnnnn yobazlaaaaaaa  

Ömer

17 Mayıs 2021 13:34

Çanakkale de çok büyük zayiatlar verilmiş bunun sorumluları gizlenmiş Libya ve Filistin’de öyle olmuştu .

Objektir

17 Mayıs 2021 13:02

 ATATURK Duşmanlari.aciyorum sizlere...

kamil

17 Mayıs 2021 12:40

Işte Kahraman Atatürk

Objektif

17 Mayıs 2021 11:56

Biraz once yazdiğim yorumu lutfen yayinlayin.kesmeyin kirpmayin.Madem yorum sayfaniz var yorumlari yayinlamakla Mukellef olduğunuzu Dusunuyorum.

ada ülkesi ingilizin ihtirası

17 Mayıs 2021 09:26

Bütün denklem, "ingilizlerin: 'padişah(halife) alaşağı olursa ey osmanlı, o zaman biz seni tanırız' formülü üzerine mi kurulu ki" diye düşünesi geliyor insanın..

Vehbi Kara Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle