--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Askerlik Mesleği Nedir Ne Değildir?

Vehbi Kara
Vehbi Kara
10

Afganistan Kabil Havaalanını korumak maksadıyla Türk Silahlı Kuvvetlerinin görevine devam etmesi gündeme geldiğinde bir kısım siyasetçi ve yazarlar; hop oturup hop kalkmaya başladı. Irak, Suriye, Libya, Azerbaycan, Somali, Kosova ve daha birçok ülkede görev yapan askerlerimiz hakkında onur kırıcı bir şekilde “Bizim orada ne işimiz var!” demeye başladılar.

İşin ilginç tarafı Herat ve Gazne gibi iki büyük Müslüman Türk kavmi olan Timur ve Gazneliler devletlerine başkentlik yapmış bir ata toprağına asker gönderilmesine karşı çıkan kişilere rastlıyoruz.

Burası Türkiye olduğu için bu gibi anormalliklere alışmış insanlarız. Siyonistlere, ABD ve Batı toplumlarına uşaklık yapan binlerce dönmenin yaşadığı bir ülkede yaşıyoruz. Ceddimiz, atalarımızın kurduğu cihan devletlerinden korkup nefret eden çok sayıda kişiliksiz ve ikiyüzlü insana sahip bir coğrafyada yaşıyoruz. Bunların oldukça önemli bir kısmı Türklükle alakalı olmadığı halde soyadı kanununun bir cilvesi olarak “Türk” ismi ve soyadını taşımaktadırlar.

Bu bahtsız insanlar, İslam kahramanı Türklerin; yeniden eski satvetine kavuşmasını ve büyük bir devlet olmasını istemezler. Bu nedenle akla ziyan sözleri sarf edip utanıp sıkılmadan açıklama yapacak kadar ileri gitme cüretini gösterebilmektedirler.

Askerlik mesleğinin ne olduğunu hatta tanımını dahi bilmeyecek kadar cahil olan bu kimselere bazı önemli gerçekleri hatırlatmakta yarar vardır. Aksi takdirde ülkemizin maddi ve manevi menfaatlerine köstek vurulmuş olur.

Askerliğin tarifi olarak her ne kadar “savaş sanatını öğrenme ve uygulama yükümlülüğü” diye bir tarif getirilmiş olsa da en basit ifadesi ile askerlik “boğuşmak ve adam öldürmek sanatıdır” şeklinde ifade edilmektedir. Bu hali ile yıpratıcı, zor ve cesaret gerektiren bir meslektir. Ölümden korkmamak en önemli şartlardan bir tanesidir.

Fakat gelin görün ki; Türkiye’de neredeyse 200 yıldan beri askerlik mesleği; “devlet yönetimine en kısa yoldan ulaşmak” olarak anlaşılmıştır. Elbette buna uygun olarak faşist askerlerin darbesi şeklinde sık sık önümüze çıkmıştır. Özellikle sivil yöneticilerin iş başına geldiği 1950 yılından itibaren her 8-10 yılda bir askerler darbe yapmış ve halkın seçtiği yöneticileri türlü yollarla öldürerek ortadan kaldırmışlardır.

Önceki yıllarda Harp okullarında “rakı içmek” ve “dans etmek” subay olacaklar için önemli bir kıstas olarak belirlenmiştir. Bunun en önemli sebebi ise Türk milletinin seciyesine işlemiş olan “İslam kahramanlığını” ortadan kaldırmaktır. Batılılardan emir alan Siyonist ve dönmeler; Türk Silahlı Kuvvetlerinde akıl almaz tasarruflara sebep olup dedeleri gibi kahramanlık ruhu taşıyan vatanperver nice gencimizi ya ordudan atmışlar ya da pasif görevlere getirip terfi etmemesi için çirkin tedbirler almışlardır.

Bunların başında herkesin 15 Temmuz 2016 darbesinden sonra iyice anlamış olduğu “eşleri baş örtülü” askerlerin ordudan atılma uygulaması, gelmektedir. “Gözün üstünde kaşın var” misali “eşinin üstünde başörtüsü var” diyerek binlerce askerin ordudan ilişiği kesilmiştir.

Bundan daha kötüsü ise Türk Silahlı Kuvvetlerinin en üst seviyesinde ortaya çıkmıştır. Necip Torumtay isimli Genelkurmay Başkanı, 1. Körfez savaşı öncesinde Misak-ı Milli sınırlarına ulaşmak fırsatı doğmuş iken; Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın emrine karşı gelerek 3 Aralık 1990 tarihinde kendi isteği ile görevinden emekliye ayrılmıştır. Bu kişi ve etkilediği generaller yüzünden vatan topraklarının kurtarması harekatı engellenmiştir. 2. Körfez harekatında da benzer bir tavır sergilenmiş Misak-ı Milli fırsatı tekrar kaçırılmıştır.

Dünya savaş tarihinde ve askerlik mesleğinde böylesine çirkin davranışlar pek görülmemiştir. Bilakis generaller savaş çıkması için elinden gelen her gayreti gösterip vazifesine ne kadar bağlı olduğunu ispatlamaya çalışmışlardır.

Zaten Genelkurmay Başkanı’nın en önemli vazifesi; Türk Silahlı Kuvvetlerini harbe hazır tutmaktır. Fakat askerliği “vatan savunması ve menfaatlerini korumak” için değil de “yönetimi kısa yoldan ele geçirmek” olarak gören faşistlere göre bu vazife bilinci mantıksızdır ve yetişme şekline aykırıdır.

15 Temmuz darbesinden sonra Türk Silahlı Kuvvetlerinde önemli yapısal değişikliklere gidilmiştir. Bunların en önemlisi Genelkurmay Başkanı, Milli Savunma Bakanına bağlanarak darbeci askerlerin kurduğu faşist yapı düzeltilmeye çalışılmıştır.

Daha sonra yapılan çeşitli düzenlemeler sonunda “profesyonel askerlik” kuralları işlerlik kazanmış; mükellef askerlerin çatışma ortamlarından çekilerek yardımcı sınıf hizmetlere kaydırılması sağlanmıştır. Bu sayede PKK ve terör örgütleri ile mücadelede büyük başarılara imza atılırken ülkemizin Suriye, Irak ve Libya gibi yurt dışı operasyonlarda kesin sonuçlar alınması mümkün olmuştur.

Türk Silahlı Kuvvetleri, ülke savunması ve menfaatlerinin korunması maksadı ile askerlik mesleğine girişte yapmış olduğu yemine bağlı olarak görev yapmaktadır. “Askerliğin namusunu Türk Sancağının şanını canımdan aziz bilip icabında vatan, cumhuriyet ve vazife uğrunda seve seve hayatımı feda eyleyeceğime, namusum üzerine and içerim” diyen gençlerimiz bunu içtenlikle söyleyerek Peygamber Ocağına adım atmaktadır.

Türk Askeri, devletimizin gerekli gördüğü her yerde; ister Afganistan isterse Somali olsun ölümden korkmaz. Şehit veya gazi olacağını bildiği için bu manevi makamlara ulaşmak için fırsat gördüğü askerlik vazifesini en güzel şeklinde yapar.

Bazı kanı bozuk siyasetçilerin şurada, burada “ne işimiz var” sözleri; askerlerimize yapılan bir hakarettir. Zira Müslüman Türk askeri, bu kutsal mesleği; FETÖ örgütü ve dönmeler gibi “ülke yönetimini ele geçirmek” şeklinde düşünmez. Vatan için ölecek kadar üstün seciyelere sahiptir.

Türk askeri, Allah rızasını kazanmak için hayatını feda etmekten çekinmez. Bu nedenle eğer başka niyet ve maksatlar için bu mesleğe giren varsa derhal bu kahramanlar ocağını terk etmelidir. Gitsinler parazit ve kımıl zararlılarını ortadan kaldırmaya çalışan diğer vatandaşlarımız gibi başka meslekleri yapsınlar, vesselam… 

Yorumlar

(10)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

kim kimi suçlarken

24 Temmuz 2021 00:03

Oğuzhan lan senin ayfonun yok mu yoksa; o yoksa hp bilgisyarın da mı yok; vardır; buyur sen de american uşağısın işte

Oğuz Han

23 Temmuz 2021 19:57

Sayın Yazar cahilliğime verin lütfen. Reis-i Cumhur Afganistan için Amerika'dan para ve diplomatik destek istiyor. Şimdi biz Amerika ve Batıya karşı mı çalışıyoruz?  

Uğur

23 Temmuz 2021 16:23

Yazınızın ana fikri çok haklıdır, ama Afganistan'da Taliban'a karşı Amerikan ordusu ve istihbaratının müttefiği olarak bulunmak da doğru mu ve yazıda anlattığınız görevlerle aynı şey mi?

mutmaine

23 Temmuz 2021 15:26

NE İŞiMİZ VAR SURİYE'de diyen zihniyet...ALLAHIN EMRİ CİHADI bilmeyen zavallılardır....cuma namaz dahi kılmayan bu adamlar bu ülkenin müslümanlarını yönetmek istiyor...işleri güçleri fitne fesat yalan...heykel (put) dikmekten başka bir icraatlarını göremezsin...

Torumtay

23 Temmuz 2021 14:22

Torumtay paşa adamdır gerisi yalandır..

önümüzde çok farklı bir 10 yıl bekliyoruz inşallah

23 Temmuz 2021 12:53

Stalinin ölümünden sonra Jukov sovyet ordusunun komünist partiyle olan bağını koparmak için harekete geçti, ancak Kruşçev bunun farkına varır varmaz Jukovu bir ayak katakullisi ile alaşağı etti. Çünkü biliyordu ki ordu elinden giderse Kruşçev avara dişliden başla bir işe yaramayacaktı. İşte bizde de orduyu chp' nin emrine sokup ona bağlayan fevzi çakmak idi! Şimdi yavaş yavaş bu bağ kopuyor inşallah artık, bir daha torumtaylar, karadayılar, ilkerler, çelikçomaklar gelmeyecek artık inşallah

dahası:

23 Temmuz 2021 12:07

o öztorun ki, son anda şutlandığını farkedince EtyyübSultan' da ziyaret yaparken annesinin elinden tutmayınca kaybolup zır zır ağlayan sünnet çocukları gibi hüngür hüngür ağlamıştı; bu kadar da kişiliksiz, karaktersiz ve aşşağılık bir adamdı bu genel kurmay başkanlığının kendinden adayı bu herif!

Kahraman Özalı hatırlayalım:

23 Temmuz 2021 06:08

Hatırlar mısınız Özala posta koyarak genel kurmay başkanlığını erken öten horoz gibi ilan etmeye kalkan bir öztorun vardı. Ona bu yolu açan diğer küstah üruğ idi. Kendi kendilerine oynaşıyorlardı, Özal ve hükümeti bir hiçti. Tabii Özal umulmadık bir şekilde bu adamın kafasını tavuk kafası koparır gibi koparıp attı. Yeni göreve atanan torumtay, öztorunun mürüvvetini göremeden defolup gitmesine çok üzülmüştü, işte bu herif daha o zaman kaybetmişti ki Iraka çıkarma mı yapacaktı!

halbuki torumtay başka bir hainin yerine görevlendirimişti üstelik

23 Temmuz 2021 05:33

necip torumtay saddam' a meydan okuyacağına Özal' a meydan okumuş ve tüymüştü! o zamanın yawşak şakşakçıları onu: 'abd ordusunu yönetecek çapta bir asker' diye parlatıyorlardı; ki aynı cilacılar ruşen çakır' ı da: 'dünya çapında bir gazeteci' diye eşi görülmemiş palavralarla pompalayan kişilerdi.

Erzurumlu

23 Temmuz 2021 04:09

Kahraman ordu dizginlerini kurtarıyor...

Vehbi Kara Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle