--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

9 ve 12 Mart 1971 Askeri Darbeleri

Vehbi Kara
Vehbi Kara
14

CHP’nin kurmuş olduğu faşist eğitim sistemi her 8-10 yılda bir askeri darbelere neden olmaktadır. 

Halkın oyları ile asla iktidara gelemeyeceğini bilen CHP yöneticileri, ülkemizi ateşe atmak pahasına cuntacı askerleri daima desteklemişlerdir. 

En son 15 Temmuz 2016 tarihinde FETÖ örgütünün elebaşılığı ile gerçekleştirilmek istenen askeri darbe de bu sürecin hâlâ devam ettiğini göstermektedir.

Halkımızın bilmediği ve öğretilmek istenmeyen darbelerden bir tanesi 12 Mart 1971 darbesidir. 

Aslında bu darbe “27 Mayıs 1960 albaylar cuntasının” kendi aralarındaki iktidar mücadelesinin gizli kalmış bir yansımasıdır.   

12 Mart Muhtırası” olarak bilinen ve Hükümetinin istifası ile sonuçlanan askeri darbe; aslında gerçekleşmeyen 9 Mart 1971 darbesinin devamıdır. 

Talat Aydemir’in 22 Şubat 1962 ve 20 Mayıs 1963’te gerçekleştirdiği darbe teşebbüsü, CHP Genel Başkanı İsmet İnönü’nün diğer generallere verdiği “darbeye katılmayın” talimatı ile başarısız kalmıştır. Hâlbuki CHP, 27 Mayıs’ta darbeci askerleri desteklemiş hatta kışkırtıcılığını yapmıştır.

Bu durum CHP yöneticilerinin silahlı kuvvetler ile organik bağının bulunduğunu apaçık bir şekilde göstermektedir. 

Halkın seçtiği liderlere karşı cuntacı askerleri destekleyen CHP, kendi liderleri iktidarda olunca darbeye karşı çıkmaktadır. Bu durum; CHP’nin demokratik değerlere karşı ne derece ikiyüzlü bir politika yürüttüğünü göstermektedir. 

Tarihe 12 Mart 1971 adıyla geçen ve başarılı olan bu darbe ile Türk Silahlı Kuvvetleri, Genelkurmay Başkanı Memduh Tağmaç, Kara Kuvvetleri komutanı Faruk Gürler, Deniz Kuvvetleri komutanı Celal Eyiceoğlu ve Hava Kuvvetleri komutanı Muhsin Batur’un imzasıyla Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay’a bir muhtıra vererek hükümeti istifa ettirmiştir. Türkiye Cumhuriyeti tarihinde meydana gelen dördüncü; başarılı olmuş ikinci ve emir-komuta zinciri içerisinde yapılmış ilk askeri darbe eylemidir. 

Bu darbenin bilinmeyen kısmı ise şu şekildedir. 

12 Mart muhtırası verilmemiş olsaydı, TSK içinde kurulmuş olan ve başında emekli Korgeneral Cemal Madanoğlu’nun bulunduğu gizli askeri cunta, fiilen 9 Mart 1971 tarihinde darbe yapacaktı. Cunta içine sızmış ve önemli görevler üstlenmiş kişiler vasıtası ile darbe önceden haber alınmış ve darbeye adı karışan ve orgeneral rütbesinden daha kıdemsiz olanlar re’sen emekliye sevk edilmişlerdir.

12 Mart 1971 darbesine giden süreçte darbeci askerler, Doğan Avcıoğlu’nun çıkardığı Devrim gazetesi etrafında toplanıyorlardı. 

İçlerinde 27 Mayıs Darbesini yapan Millî Birlik Komitesi’nin gerçek lideri Madanoğlu’nun da bulunduğu “Milli Demokratik Devrimciler”, o dönemin siyasi partilerinin demokrasi anlayışının bir oyalamaca olduğunu ileri sürerek ulusçu-devrimci yöntem olarak ifade edilen ilkeler doğrultusunda parlamento dışı muhalefeti savunuyorlardı. 

Devrim gazetesinin genel yayın yönetmeni Hasan Cemal çok sonraları anılarını anlattığı “Cumhuriyet’i Çok Sevmiştim” adlı kitabında o zamanki maksatlarının “ulusalcı” subayları ikna ederek onlarla birlikte bir “Milli Demokratik Devrim” darbesi yapmak olduğunu yazmıştı.

Nitekim 9 Mart 1971 tarihinde planlanan darbe, içlerinde Mahir Kaynak ve Mehmet Eymür’ün de bulunduğu Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) mensuplarının durumu Genel Kurmay Başkanı Memduh Tağmaç ve 1. Ordu Komutanı Faik Türün’e haber vermesiyle akamete uğratılmıştır. 12 Mart Muhtırası’nı veren Orgeneral Memduh Tağmaç, Orgeneral rütbesindekiler hariç bu 9 Mart 1971 Milli Demokratik Devrimine adı karışan başta Tümgeneral Celil Gürkan olmak üzere tüm subayları re’sen emekliye sevk etmiştir. 

Yetmedi 1. Ordu Komutanı Faik Türün, bu darbeye adı karışan tüm Devrim yazarlarını Ziverbey Köşkünde MİT vasıtasıyla sorguya çekmiş Faruk Gürler ve Muhsin Batur’un da 9 Mart darbesine önce destek verdikleri, fakat sonra istihbarat bilgileri Genel Kurmay Başkanı Memduh Tağmaç’a ulaşınca desteklerini geri çektikleri ortaya çıkmıştır.

Darbe, 1971 yılında 12 Mart günü saat 13:00’da TRT radyolarından okunan milletimize karşı şu küstah muhtıra ile ilan edilmiştir:

 “Parlamento ve hükümet, süregelen tutum, görüş ve icraatıyla yurdumuzu anarşi, kardeş kavgası, sosyal ve ekonomik huzursuzluklar içine sokmuş, Atatürk’ün bize hedef verdiği çağdaş uygarlık seviyesine ulaşmak ümidini kamuoyunda yitirmiş ve anayasasının öngördüğü reformları tahakkuk ettirememiş olup, Türkiye Cumhuriyeti’nin geleceği ağır bir tehlike içine düşürülmüştür.”

12 Mart Muhtırasının 3. Maddesi ise açıkça darbe ile anayasal rejimi yıkma tehdidini gösteriyordu. 

Türk Silahlı Kuvvetleri kanunların kendisine vermiş olduğu Türkiye Cumhuriyeti’ni korumak ve kollamak görevini yerine getirerek, idareyi doğrudan doğruya üzerine almaya kararlıdır. Bilgilerinize

Metinden de anlaşıldığı üzere bu darbe de diğer darbeler gibi CHP ilkeleri adına yapılmaktadır. Düşman olarak dindar insanlar ve “irtica” hedef alınmaktaydı. Darbe geleneği aradan dokuz yıl geçtikten sonra bu sefer 12 Eylül 1980’de benzer şekilde tereyağından kıl çeker gibi başarılı bir şekilde gerçekleştirilmiş ve ülkemiz en az 20 yıl geriye gitmiştir,

Darbelerin odağı ve önemli bir merkezi olan Kara Harp Okulu’nu sonraki yazımızda inceleyeceğiz, vesselam…

 

Yorumlar

(14)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

müslüm

16 Mart 2022 20:27

70 yıldır sağ iktidarla tarafından idare edilen Türkiyede her kötü olay hala CHP den biliniyor 

Vehbi Kara

16 Mart 2022 16:42

Eğitim sistemimiz CHP li tek partinin acımasız faşist yöntemlerini hala devam ettiriyor. Özellikle askeri okullardan mezun olanlar darbeci ve faşist kafalı oluyorlar. Bunu değiştirmek için gayret ve emek lazımdır. Maalesef bu konuda çöz az insan çalışıp doğru yola sevk ediyor. Bu nedenle bir yazı dizisi halinde içine düştüğümüz gerici faşist anlayışı dile getirmeye çalışacağım. Tevfik Allah tandır.

60 komiteci yeniçerinin önünü açtı

16 Mart 2022 16:02

28 şubat’ın ağababası 12 eylül’dür. askeri bu iki işi yapmaya alıştırıp yüzsüzleştirerek arsızlaştıran ise 60 darbesidir. inönü bu darbeye karşı: ‘bana çaktırmadan yapın lan, sonra da Menderes’i asarsınız işte’ demiştir. İnönü, atatürk zamanının baş sinsiydi, ondan sonra da ölene dek baş sinsiliğini devam ettirmiştir. fevzi ise dünyanın en ahmak kurmayıdır.

mümtazı sosyal komünist başbakan olmaya hazırlanıyordu

16 Mart 2022 15:53

çok kişi bu 9 Mart ve 12 Mart darbeleri arasındaki farkı bilmez; 9 martçılar komünistler iken 12 martçılar kemalistlerdi. kemalistler son dakkada vaziyeti kurtarmışlardır. 1960, 71 arası her yıl darbe teşebbüsü vardı, türk siyaseti tam bir hababam sınıfıydı.

ADİL

16 Mart 2022 13:08

ÜÇ SILAÇ RUMUZLU ARKADAŞTAN ÇOK ÖZÜR DİLERİM. ARKADAŞI TAM ANLAMADAN YORUM YAPMIŞIM. KUSURA BAKMA ARKADAŞ ÖZELİMDE BAZI ŞEYLER YOLUNDA GİTMEDİĞİ İÇİN SALDIRGAN OLABİYORUM. SÖZLERİMİ GERİ ALIYOR VE TEKRAR SENDEN ÖZÜR DİLERİM KABALIK ETTİM...

Vatandaş

16 Mart 2022 12:53

Yaw ben bu 9-12 Mart olaylarını çözemedim. Bu yazıdan da birşey anlamadım. Olaylar silsilesinde tutarlılık ve mantık yok. Ordu içinde ihtilaf edenler, taraflar kim ve ihtilaf sebepleri ne? Yoksa kendileri de mi cevabı bilmiyordu? Sonuçta 12 martçılar, 9 martçıları ordudan atmış ama sonra onların yapmak istediğini yerine getirmiş.. bu mudur yani?

///

16 Mart 2022 12:05

Adil sen 50 yaşına gelmişsin ama boş yaşamışsın...

Ziyaretçi

16 Mart 2022 09:49

netekim lakablı  evrende öyle diyordu şimdi geberdi şimdi goruna kefere mason o paşanın

ADİL

16 Mart 2022 09:41

3 SILAÇ RUMUZLU SEN ÇOK SAHTEKAR VE İKİYÜZLÜ BİRİNE BENZİYORSUN BİRAZDA GİZLENEREK OYNAMAYA ÇALIŞIYORSUNARTIK SENİN GİBİ DÜZENBAZLARI SILAÇLARDAN TANIYORUZ NE GEÇMİŞİ  DAHA DÜN OLDU BU İŞLER TİLKİLİK YAPAMAZSINIZ ARTIK

AHMED

16 Mart 2022 09:06

Kaleminize sağlık Vehbi Bey.Geçmişini bilmeyen geleceğini yönlendıremez. Rahmetli Mahir Kaynak 12 Mart olayını hatıratında anlatmıştı. M. Kaynak darbecilerin arasına karışıyor. Üzerinde gizli alıcı ile bir toplantıya girerken , üzerini arıyorlar ve alıcıyı bulamıyorlar. Daha sonra kendisi de deşifre oluyor ve mahkemede ifade veriyor.

Vehbi Kara Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle