--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

5816 Sayılı Yasa Türkiye’ye Yakışmıyor

Vehbi Kara
Vehbi Kara
29

Ülkemiz maalesef çok çirkin küfürlerin hem de siyasi parti genel başkanları tarafından yapıldığı adeta bir lağım çukuruna dönmüştür. Gören de diyecek ki “bu devlette hakaret eden kişilere ceza verilmiyor”.

Buna karşılık bir siyasi partinin başkanı eleştirildiğinde 5816 Sayılı Yasa gereğince çok ağır cezalar verilmektedir. Bu absürt ve akıl dışı durumu izah edilmesi zor olsa da anlatmaya çalışalım. Öncelikle Türkiye gibi “dünyanın en büyük 10 ülkesi içinde olacağım” diye hedef koyan bir devlete bu çirkin durum yakışmadığını söylemek gerekiyor.

Bu duruma nasıl geldiğimizi önceki yazımda açıklamıştım. Lakin keşke yazmaz olsaydım. Yazımdan hemen sonra Meral Akşener, parti milletvekilinin bir şehit yakınına söylediği küfürden dolayı kendisini korumaya kalkmış; yetmedi şehit yakınına “ya..ak ya..ak konuşuyor” diyerek kendisi de küfür etmeye başlamıştır.

28 Şubat 1997 sürecinde İçişleri Bakanı olan Akşener aslında kendisine yakışanı yapmaktadır. Zira Orgeneral Çetin Saner, İçişleri Bakanı Akşener hakkında “ileri geri konuşmasın, geldiğimizde İçişleri Bakanlığı önüne koyduğumuz bir yağlı kazığa kendisini oturturuz” diyecek kadar iğrenç konuştuğu halde Akşener, bu çirkin hakarete karşı bir dava dahi açmamıştır.

Bu noktaya gelmemizdeki olayları hatırlatmakta yarar vardır:

Osman Özbek isimli bir küfürbaz general halkın oyları ile başbakan olmuş Erbakan’a “adam olsan o p…nk..” diyecek kadar iğrençleşmiş karşılığında ceza almadığı gibi rütbesi tümgeneralliğe yükseltilmiştir. Bir özür dahi dilemeden hala paşa paşa gezmektedir.

Fatih Altaylı denilen çirkin bir gazeteci, başörtülü kadınlara radyodan “fa..şe” demiş yetmedi bunu haber yaparak terfi üstüne terfi almıştır. Bu küfürbaz kişi hiçbir ceza almadığı halde hala halkın karşısına geçip pişkin pişkin sırıtmaktan çekinmemektedir. Onu bu seviyeye getiren medya patronları utansın!

28 Şubat’ın destekleyicisi olan ve dindar insanlar üzerinde büyük hukuk skandallarının yaşandığı bir devrin Cumhurbaşkanı olan Demirel, bu küfürbaz generallerin Milli Güvenlik Konseyi ve Yüksek Askeri Şuralarda yapılan hakaretlere ses çıkarmadığı gibi daha büyük bir skandala da imza atmıştır.

Başbakan Çiller’ın bu generallerin cezalandırılması için talepte bulunulduğu bir zamanda “Bu bir boşalmadır” diyerek küfürbazların önünü açacak çirkin bir tutum sergilemişti. Bu iğrençliği “Başörtülüler Arabistan’a gitsin” diyecek kadar ileri seviyelere götüren Demirel’den güç alan nice siyasetçi ortalığı necasete ve lağım çukuruna çevirmiştir.

Nitekim CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu defalarca kürsülerden hakaret ve küfür dolu sözler sarf etmiştir. Elbette balık baştan kokar. Demirel gibi insanlar küfür eden generalleri terfi ettirip bir de yapılan iğrençliğe “bu bir boşalmadır” diye kılıf uydurursa olacağı budur.

Bir okuyucum yapmış olduğu yorumunda “Çok haklısın. Hükümet bu küfür konusunu kökten halletmek zorunda. Yüksek mevkilerde cezasız kalan bu küfür suçu milletin diline geçiyor. Sokaklarda küfür etmeden konuşamayan insanlar çoğalıyor. Makam ve mevkiye göre davranan hukuk sistemimiz adalet dağıtmıyor. Aynı küfrü bir savcıya, bir hakime yapan üç beş yıl hapis yatıyor. O şehit yakını Lütfü Türkkan’a aynı küfrü etseydi kaç yıl hapis yatardı? Böyle adalet, böyle bir hukuk ile nereye kadar” diyerek bahse konu durumun vahametini dile getiriyor.

Gelelim bu hakaret konusunun bir başka yönüne! Eğer hakaret edilen kişi vatandaş olursa mahkemelerimiz kılını kıpırdatmaz iken bir siyasi partinin başkanını eleştirdiğiniz anda ağır cezalar ile karşılaşmanız mümkündür. Gözünüzün yaşına bakmazlar. İnsafsız ve acımasızca ceza verilir hatta yıllarca emek vererek gelmiş olduğunuz sosyal konumunuz birden bire sıfıra indirilir.

İşte 5816 Sayılı Yasa sayesinde hâkim ve savcılar hukuka aykırı öylesine kararlara imza atıyorlar ki; vicdanı olan hiçbir insan bu durumu kabul edemez. Zaten AB ilerleme raporunda ifade özgürlüğüne engel kanunlar arasında kabul edilen “5816 Sayılı Kanun’ a muhalefet” sebebi ile ülkemiz defalarca mahkûm edilmekte ve insan haklarına karşı itibarımız yerle bir olmaktadır.

Yeri gelmişken bu yeryüzünde emsali olmayan kanuna bir göz gezdirelim:

Kanun metnini Alman Yahudisi Prof. Dr. Ernst Eduard Hirsch yazmıştı. Neden bir Yahudi’ye yazdırıldığını ise Hirsch şöyle anlatmaktadır; “Adnan Menderes'in adamları benden bir formül isteyerek biz bu kanunu çıkarmamız lazım" demiş Hirsch de bir formül bulmuştur. Fakat şöyle demektedir “Evet, ölmüş bir insan hukuk tarafından korunamaz, dünyanın hiçbir yerinde savunulacak bir şey değildir”
Fakat Hirsch’in aklına bir kurnazlık gelmiştir.
Nitekim seçimlerden bir yıl sonra Menderes Hükümeti’ni 5816 sayılı kanunu çıkartmaya ikna edecektir. Nitekim o tarihlerde Ticaniler isimli bir gurup heykellere saldırmaya başlayınca bahse konu kanunu çıkarmak kolaylaşmıştı. Fakat gerçek sebep başkadır. Şöyle ki:

Cumhurbaşkanı öldükten sonra İnönü Cumhurbaşkanı olmuş “Milli Şef” dönemi başlamıştır. Resmi dairelerdeki ve paraların üstündeki resimler kaldırılarak İnönü’nün resimleri konulmuştur. Bu duruma en çok kızan kişilerden birisi ise Demokrat Parti’nin kurucusu Celâl Bayar’dır.

Bayar, İttihat ve Terakki Cemiyeti mensubu ve Müdafaa-i Hukuk-ı Osmaniye Cemiyeti üyesi, bakan ve ilk Cumhurbaşkanının son başbakanıydı. 1950 seçimlerinde oyların yüzde 53'ünü alan DP büyük bir seçim başarısı elde ederek tek başına iktidara gelince Celal Bayar 22 Mayıs 1950'de Cumhurbaşkanı seçilmiştir.

Bayar, İnönü'ye “Siz Milli Şef olabilirsiniz ama birinci adam değilsiniz" diye seslenerek 5816 sayılı Kanunu Meclis’e getirmiş ve üye sayısı 487 olan Meclis’te 288 oy kullanılmıştır. Kanun 232 kabul, 50 ret oyuyla çıkmış 6 kişi çekimser kalmıştır. 199 Milletvekili oy kullanmamış ve teklif 31 Temmuz 1951’de kanunlaşmıştır.

Yasaya karşı çıkanların arasında DP Milletvekili Halide Edip Adıvar da vardı. Diyordu ki; "Yeni bir kanun yapmayı bir şark zihniyetinin yeni bir mahsulü diye telakki ederim”

CHP Mardin Milletvekili Kamil Boran’da itirazi bir konuşma yapmıştır. Sonuçta 5816 Sayılı Kanun yasalaşmış ve bu kanuna muhalefetin cezası “en fazla 3 yıl, heykelleri tahrip etmenin cezası 5 yıl” olarak uygulanmıştır.

Gazeteci Hakan Albayrak gibi yazarlar bu kanundan ceza alan isimlerin arasında olmasına rağmen 5816’dan hüküm giyen çok farklı düşünceye sahip insan vardır. Örneğin Türkiye’de liberal düşüncenin en önemli temsilcisi Prof. Dr. Atilla Yayla 5816 sayılı kanuna muhalefetten ertelemeli olarak 15 ay hapis cezası almıştır.

İpek Çalışlar Latife kitabından dolayı dava açılmış Yayıncı Ragıp Zarakol, Fatih Taş, Ahmet Önal, şair Can Yücel’e de cezalar verilmiştir. Yazar Yılmaz Odabaşı ile yayıncı Niyazi Koçak’ın "Düş ve Yaşam" isimli kitabı 1997 yılında Ankara Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanmış Yargıtay 5 Şubat 1999 tarihinde kararı onamış ve sonuçta Odabaşı'na 2 yıl 6 ay hapis, Koçak'a 4 bin 550 TL para cezası verilmiştir.

Bir çok mahkûm davaları Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHS) götürmüş ve Türkiye’ye cezalar verilmiştir. Çünkü AİHS’in ifade özgürlüğünü düzenleyen 10'uncu maddesine, 5816 sayılı kanun da 10/2. Maddesinin “demokratik bir toplum için zorunluluk” ilkesine aykırı bulunarak Türkiye ilk olarak 21 Şubat 2006’da mahkûm edilmiştir. Odabaşı'na 6 bin Avro, Koçak'a da 2 bin 450 Avro tazminat ödenmiştir.

Bu örneklerin sayısı çoktur. Türkiye bu yasa nedeniyle defalarca mahkûm edilmiştir. Ülkemizin düşünce özgürlüğü ve insan hakları konusunda defalarca sicili bozulmuştur. Sorunu çözmek ise çok kolaydır. Mecliste kabul edilecek bir yasa ile düzenleme yapılabilir.

Kurnazlığı ile tanınan Demirel'e 5816. Madde sorulduğunda bu meseleyi kıvrak bir şekilde geçiştirmiş “Bunları konuşmanın zamanı gelmedi” demiştir. Peki! şimdi şunu sormak gerekmez mi?

Yahu hakaret zaten kanunlarımıza göre suçtur. Bunu yapan kişi çobana dahi küfretse yargıya gidildiğinde hüküm giyer. Fakat siyaset yapan bir parti genel başkanını eleştirdi diye insanları hapse atıp Türkiye’yi ayıplı hale getiren bu yasanın hiç olmaz ise 2021 yılında konuşulması gerekmez mi?

Yorumlar

(29)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

ilyas say

18 Kasım 2021 00:37

Körler sağırlar birbirini ağırlar olmuş bu Cübbeli tamam hacası fazla biraz olsun muhabbet duyardım bu hocardan artık gına geldi.

Kul

17 Kasım 2021 07:43

Şevki Yılmaz bey efendi ve muhterem Dilipak derdi ki (şimdi değil önceleri Allah için mücadele yaptıkları yıllar da) Siyonistler batılılar silla korkutup sagla islerini yürütürler ozaman chp ile milletin dinine mudahale ettiler zulum ettiler ümetin dinini yasakladilar zulmettiler ama millet buna ragmen sieye bunu sindirmedi ve hep direndi medreseler kapandı koskoca Ormanlı yikildi kuran ve arapça dersi yasaklandi ama millete kabul ettiremediler fakat usta siyonistler gidişatı iyi ayarlıyor milletin tepkisini dindirmek ve gazını almak için ezanı chp nin içinden bir ılımlı birisiyle sağdan gösterip arapça okuttular ve asıl sıkıntı burda başladı asıl ifsat hem dini manevi hep kültürel hem ekonomik ve öğündür bugündür solla korkutulup sağ la dini değerlerimiz aile yaşantımız milli ve kültürel her şeyimiz ekonomimiz tamamiyle batının yönlendirmesine kontrolüne girdi bunu demirelle odakla vs yaptılar fetoyle vb devam ettiriyorlar Ama bir türlü uyanamıyoruz Allah hakkı hak bilip ona uymayı batılı batıl bilip ondan da hakkıyla sakınmayı hepimize nasip eylesin inşaallah

Maklubeci vehbi

16 Kasım 2021 21:24

Mesela ne olacak kaldırılırsa? Mevcut durumda yaptığınız hakaret, iftira ve komikliklerin üzerinde daha ne gibi yalan ce iftiralar atacaksınız?

muhlis arvas a cevap

15 Kasım 2021 22:27

yapılanı herkes gördü hala algı yapan eziklere duyrulur 

hakan a cevap

15 Kasım 2021 22:24

fetfa verip verip açıklamış helallik alın diye helallik hangi şartlarda olur onuda araştırın bari zavallılar ezikler bile sizin daha iyidir

hakan a cevap

15 Kasım 2021 22:22

bari bilmediyiniz konuda yorum yapmayın 4 şahit i kim uydurdu merak ettim 2 ne zaman 4 de çıktı algı yapıcan bari uydurma dersine çalış zavallı ezik

anatolia ya cevap

15 Kasım 2021 22:18

siz ailenizi kıskanmıyosan bu senin sorunun  

Faruk BEKCAN

15 Kasım 2021 16:48

Bu ülke daha gazeteci ve yazarları içeri tıkmayı engelleyen yasayı çıkartmıyor...Ucu siyasete, siyasetçiye dokununca " kanun çıkaralım "...  

MT.AN

15 Kasım 2021 15:59

AKP yapmaz...birileri başvurup önüne gelirse ( Ayasofya gibi ) ! Belki düşünür...tepki çoksa geri adım atması muhtemel !

Şeref

15 Kasım 2021 14:20

Bu kanunu kaldırırsak bu ortamda Reis'e edilecek küfürlerin nasıl önüne geçeriz Sayın yazar..,

Vehbi Kara Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle