--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

15 Temmuz analizi ve Bursa Nutku

Vehbi Kara
Vehbi Kara
13

15 Temmuz 2016 darbesi ile ilgili olarak bir okuyucum kısa ve öz olarak yorum yapmış benzeri bir yazıyı da gazeteci Mehmed Göktaş yazmıştır. Şöyle diyorlar:

15 Temmuz darbesi kaçınılmaz bir darbeydi. Bunun önüne geçilmesi ise imkânsızdı. Çünkü orduda yönetim kademesinde olan general ve amirallerin yarısı Feto örgütüne mensup idi. Bunları yargılaması ve tutuklaması gereken yargı ve emniyet teşkilatı da FETÖ’nün etkisi altına girmişti. Üniversiteler, kamu kurumları ve iş dünyası da ABD’nin güdümündeki Feto’dan talimat almaktaydı. İşte devlet yönetimi bu tehlikeli durumdan kurtulabilmek için darbeyi önlemekten ziyade en hafif şekilde atlatılması için çalışmıştır.” 

Bu ifadelere katıldığım için 15 Temmuz’u Feto’nun suçüstü yakalandığı ve içyüzünün açığa çıkarıldığı bir darbe olarak ifade etmeye çalışıyorum. Elbette bu darbe ile ilgili olarak çok derinlemesine analizler yapılmalı ve darbelerin gerçek sebepleri araştırılmalıdır. Meseleyi sadece İslam düşmanlığı ile meşhur Feto’ya indirgemek kolaycılığa kaçmaktır. Konunun sosyolojik ve tarihi yönden analiz edilmesi şarttır.

İşte bu çalışmalara katkıda bulunmak maksadı ile “Bursa Nutku” olarak ifade edilen CHP Genel Başkanına ait olduğu söylenen bir metinden bahsetmek gereklidir. Zira bu metin eğitim sistemimizin kutsal metinler gibi kabul ettiği ve tartışılmasına müsaade edilmeyen ifadeler taşımaktadır.

Türkiye’de askeri darbeler ve şiddete dayalı terörün kaynaklarını anlamak istiyor isek bir dönem gençliğe Kur’an sureleri gibi ezberletilen metinlere bakmak önemlidir. Bunlardan bir tanesi de 5 Şubat 1933 tarihinde söylendiği ifade edilen budur. Bu nutuk ve konuşmanın Türkçe ezan protestolarına karşı yapıldığı söylenmektedir. 1966 yılında İzmir’de bir mahkeme; bu nutkun bildiri halinde dağıtılmasını yasaklamıştır. Fakat Türk Tarih Kurumu Yönetim Kurulu, bu nutkun gerçek olduğuna karar vermiştir. Daha sonra 1975 yılında Kayseri Ağır Ceza Mahkemesi de bu nutkun yargısal bir gerçek olduğuna dair kararını açıklamıştır.

İşte  hastalığın teşhisi tedavinin yarısıdır” gerçeğinden yola çıkarsak; askeri darbe ve şiddetin temeline inilecek analizlerde bu metnin önemli katkısı olacaktır. Bu nutuk, özellikle solcu gençler arasında sadeleşmiş bir biçimde aşağıdaki şekilde kullanılıyor ve dağıtılıyordu:

Türk Genci, devrimlerin ve cumhuriyetin sahibi ve bekçisidir. Bunların gereğine, doğruluğuna herkesten çok inanmıştır. Yönetim biçimini ve devrimleri benimsemiştir. Bunları güçsüz düşürecek en küçük yâ da en büyük kıpırtı ve bir davranış duydu mu, ‘Bu ülkenin polisi vardır, jandarması vardır, ordusu vardır, adalet örgütü vardır’ demeyecektir. Elle, taşla, sopa ve silahla; nesi varsa onunla kendi yapıtını koruyacaktır. Polis gelecek, asıl suçluları bırakıp, suçlu diye onu yakalayacaktır. Genç, ‘polis henüz devrim ve cumhuriyetin polisi değildir’ diye düşünecek; ama hiçbir zaman yalvarmayacaktır. Mahkeme onu yargılayacaktır. Yine düşünecek, ‘demek adalet örgütünü düzeltmek, yönetim biçimine göre düzenlemek gerek’ diyecektir. Onu hapse atacaklar. Yasal yollarla karşı çıkışlarda bulunmakla birlikte bana, başbakana ve meclise telgraflar yağdırıp, haklı ve suçsuz olduğu için salıverilmesine çalışılmasını, kayırılmasını istemeyecek. Diyecek ki, ‘ben inanç ve kanaatimin gereğini yaptım. Araya girişimde ve eylemimde haklıyım. Eğer buraya haksız olarak gelmişsem, bu haksızlığı ortaya koyan neden ve etkenleri düzeltmek de benim görevimdir’ diyecektir”.

Bu metni yorumlamaya gerek yok her şey gayet açık bir şekilde ifade edilmiştir. Dünyada emsali olmayan askeri darbeler ve terör olaylarının ülkemizde akıl almaz boyutlara yükselmesinin önemli sebeplerinden bir tanesi bu taşlı, sopalı ve silahlı anlayıştır. Medeni ülkelerin hiç birisinde şiddete açık bir şekilde çağrı yapan bu ifadeler kabul edilemez. 

Bazı faşist yazarlar Bursa Nutkunu inkâr edenlere şu sözlerle karşılık vermişlerdir. “1933 Bursa Nutku’nun içerik ve üslubuyla 1927 Gençliğe Hitabesi’nin içerik ve üslubu birebir örtüşmektedir. Her iki nutukta da gençlere seslenilmekte, Cumhuriyetin, devrimlerin korunmasının altı çizilmekte ve gençlerin direnişinden söz edilmektedir” demektedirler. Ayrıca “Galip gelmek için mutlaka ve mutlaka o gayeye varacağız” cümlesi CHP Başkanının söylev ve demeçlerinde de geçmektedir. Bu söz “amaca ulaşmak için her yol mubahtır” diyen darbeci askerlere ve şiddet taraftarı insanların şiarı olmuştur. 

Elbette Meclis kürsüsünde “ihtimaldir ki bazı kelleler kesilecektir” anlayışı birçok nutuk ve söyleve yansımıştır. Buna karşı ancak ciddi bir eğitim ile karşı konulabilir. Yapılacak analizlerde bu tutum ve davranışlar ele alınmalı cesaretli bir şekilde tartışılmalıdır. Zira Feto ve teröristleri de aynı silahlı yöntemi kullanmaktadır. Her türlü kutsal değeri ayaklar altına almaktan çekinmeyen bu dehşetli terör örgütüne karşı devlet ve sivil toplum örgütlerinin daha çok çalışması gereklidir, vesselam… 

 

Yorumlar

(13)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Hasan

15 Ağustos 2022 04:26

Bursa Nutku diye birşey yoktur. Sayın yazar böyle bir nutku Mustafa Kemal'in söylediği kanaatine nerden varmış?

Erkmen

18 Temmuz 2022 22:32

Bu millet Mustafa Kemal Atatürk’ü S E V İ Y O R! Sen sevmezsen sevme, kim takar seni

tefsirci

18 Temmuz 2022 21:50

osmanlı tarihçisi akit yazarı mustafa armağana sorsaydınız komüncülerce uydurulduğunu öğrenirdiniz.atatürk komüncülüğü,komüncüleri hiç sevmezdi

YAVUZ

18 Temmuz 2022 19:27

DEVŞİRME SOLYANDANÇARKLITAIFE ATATÜRK MANDACİ DEĞİLDİ CHP MANDACİ HEMDE PKK HDP İLE NİKAH KIYDILAR EVLENDİLER TERÖRİSTLERE FETO YA ABD ALMANYA FRANSA YA TÜRKİYEYİ ŞİKAYET EDİYOR EMPERYALİZM DEN BESLENİYOR ATATÜRK MEZARDAN ÇIKSA GELSE CHP Yİ KAPATIR FİRİLDAK KEMALİ SOPA İLE KOVALAR

Mikail okuroğlu

18 Temmuz 2022 18:32

Hangi m.kamal 1.meclisteki sakallı sarıklı camide hutbe okuyan dualarla meclis açılışı yapan yada içki kadın da sınırsız dans vals bir önder şavaşdıklarımız kanunlarını devrim diye sorunsuz kabullenen yarı tanrı peyganber üstü adına ezan mevlit kitap bile yazılan düşman ların neden sevdigini çözülmeyen sonunda öldürülen 10 yıl müzede saklayıp türk olmayan doktorlara teslim edilen yunan mimatına yunan tapınağı koyulan dünya eşi benzeri olmayan kanunlar korunan eşinin hatıraları boşanma sebebi açıklanamayan resmi ve gayrı resmi tarihi bırakan büyük kahraman...

Yavuz

18 Temmuz 2022 18:29

DEVŞİRME SOLYANDANÇARKLITAIFE SAYİN YAZAR FETO MANKURTLARİ NA ANLATAMAZSİN ANLAMAZLAR ANLALAMAK İSTEMEZLER FETÖ İBLİSİ BEYİNLERİ Nİ BOŞALTTI SAMAN DOLDURDU BUNLAR ŞİZOFREN HALKA KURŞUN ATTILAR BOMBA ATTILAR BUNLAR KATİL SÜRÜLERİ BUKELEMUNLAR BEKLEYİN SIRA SİZEDE GELECEK PAKETLENIP GETİRECEĞİZ BİRAZ DAHA KEV KEV KEV LERİN.

Akt

18 Temmuz 2022 13:37

Sayın yazar kılıçtarın kontrollü darbe teorisine delil getirip adamı haklı çıkarmışın .farkında mısın devleti bu mankurtlardan temizlemek için devlet in başka çaresi yoktu ya getirmişsim işi bu kabul edilemez bir teori dir ...

Okur

18 Temmuz 2022 11:06

Sözde CHP genel başkanı diyerek Atatürk ü küçülteceğini sanan bir zavallı, kafanıza sokun bu ülke Atatürk ün ülkesi ve öyle kalacak vesselam

ADİL

18 Temmuz 2022 09:53

BUNLARIN HEPSİNİ AZ ÇOK KABACA BU MİLLET BİLİYOR

Okur

18 Temmuz 2022 09:29

Atatürk ilke ve inkılaplarına yürekten bağlıyız.

Vehbi Kara Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle